18/07/2022
Sen Kime Kulluk Ediyorsun?
Kime Kulluk etmek istersin?
İnsan madem ki âlemin özüdür. “Öğretmek içindekini açığa çıkartmaktır” , ” insana dışarıdan hiçbir bilgi verilemez, yalnızca içinde zaten ezelde dürülüp bükülmüş olanı açığa çıkartır” derdi hocam. Biz yaratılmış varlık olarak, bu yaratılmışlık özelliğimizi aslında içten içe bilmekteyiz.
İşte bu yüzden zaten yaratılmış olan insanın yaratıcısını içten içe biliş, Issız bir adada tek başına hayatta kalsa bile yaratan arayışını başlatır. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinin üçüncü basamağındaki “aidiyet ihtiyacı” da bunu açıklıyor aslında. Kişi o eşsiz ve sonsuz yaratılışın bir parçası olduğunu ve “parça bütüne aittir” prensibi ile kendisini tamamlayan O bütününü aramaktadır aslında. İşte bu arayış, birçoğumuzun hayat amacı olmuş ve bu uğurda birçok şarkılar yazılmış, resimler yapılmış, devletler ve dinler yıkılıp kurulmuş, destanlar yazılmıştır.
İşte bir yaratıcı (kendinden üstün bir güç) tarafından yaratıldığını bilen insan, o kendini yaratana ulaşmak ve ona “Beni var ettiğin için teşekkür ederim” demenin umuduyla çabalar durur asırlarca. Etmiştir çünkü böylece âidiyet ve yaratanı kabul, O’na teşekkürünü sunmak ve ihtiyacı olduğunda O’ndan yardım dilemek için O’nu kabul etmek ister. Bu kabullenişle kendini yaratıcısına göstermiş ve böylece varlığını onaylatmış olacaktır.
Bunu kabul etmeyenler ise, bu âidiyet ve kabul görme ihtiyaçlarını karşılamak için farkında olarak ya da olmadan, bazen insanlara; bazen bir oluşuma (ırk, statü, şöhret…); bazen bir bilime; bazen bir olaya (fiziki kuramlar, doğa olayları gibi…); bazen bir kişiye (bir siyasi lider, sporcu, sanatçı, bir dini lider, hatta bir sevgili gibi…); hatta ve hatta bir hayvana bile hayatını adayıp “KULLUK” etmeye başlamışlardır ya da doğdu doğalı kulluk ediyordur da haberi bile yoktur bu kulluğundan.
Peki, Sen Kime Kulluk Ediyorsun?
Kime Kulluk etmek istersin?