Atölye Kendi’lik

  • Home
  • Atölye Kendi’lik

Atölye Kendi’lik Mindfulness ve Şefkat Eğitmeni Eğitmeni Eğitmeni bireysel seans iletişim: e-mail

kaydırmalı post.. ➡️
22/03/2024

kaydırmalı post.. ➡️

gün’e Es•kalbimLe 🤍zeyna
15/03/2024

gün’e Es•

kalbimLe 🤍
zeyna

hayatımda ilk defa ‘saçımı kestirme isteği’ ile bir hafta oturdum.. çünkü saçlarımı kazıtmak veya kısacık kesmek benim; ...
12/03/2024

hayatımda ilk defa ‘saçımı kestirme isteği’ ile bir hafta oturdum.. çünkü saçlarımı kazıtmak veya kısacık kesmek benim; insanlara ‘başkaldırma’ biçimimdi; bir de kafamın içinde mütemati olarak konuşan seslerle baş etme yöntemi.

tuhaf hikaye Zeynep insanının öfkesini ifade etme(me) halleri.. İnsanların saçıyla, başıyla değil de içiyle ilgiliydim daha çok, saçımın şekliyle, giydiğim kıyafetlerle, bedenimle ilgili hoş veya na’hoş yorumlar karşısında kendimi Nesne gibi hissediyordum.. 🪁

2009’dan 2020’ye kadar kazıdım saçlarımı.. Nasıl yaralıyordu bu yorumlar anlatamam.. zaman zaman ‘beni böyle beğenmiyonMu..’ gibi laflar ediyordum.. Nesneleştirme halleri Can’ı tüketiyor.. benim de tuhaf bulduğum şeyler çoktu; misal kadınların kozmetik kokusu, kendi tırnaklarını değil de takma tırnak kullanıyor olmaları vb…

Lakin çok da iyi biliyordum; bunlar kafamdaki bağzı yorumlar ve bu yorumlara kapılınca Sevemiyorum ve sevemediğim zaman SevgisizLik yaratıyorum.. yorumlara kulak asmadan, hoşuma gitmeyen şeyleri, kişiyi sevdiğim için Sevmeyi öğrendim.
zira sadece seviyor..

Gerçek miyim.¿ hiçbir fikrim yok..
sonra uzattım, yalan yok sevdim de uzun halini..

velhasıl saç kesme, benim için bir ‘başkaldırı’ olduğundan, oturdum bu istek ile..
bu istek Gerçek mi diye merakla baktım..
en son ‘gut feeling’ denen karnımdan bir cevap geldi, Gerçek diye..
çok neşeli;
bazıları ‘yakışmış’ dedi,
bazıları ‘şaşırdı’,
bazıları ‘uzun saç sana çok yakışıyordu’ dedi..
bütün bu yorumlar ise beni ne üzdü, ne de mutlu etti..
o kadar net biliyorum ve tanıyorum ki yorumların ötesindeki Ben’lik halini.. bu yorumlar bana sadece kişilerin algoritmasını nasıl kullandığını fısıldıyor..
çok da şeetmiyorum, o öyle, bu böyle…

bazıları için bu dünyaya köklenmek biçimin güzelliği,
bazıları için bu bedende rahat olmak, bazıları için hiç buralara hiç takılmadan salmak, bazıları için bedenin sağlıklı olması çok mühim..
Ne OLduğunun farkındaysak; ne ile bunu yarattığımızın bir önemi yok..

farkında değilsek Şuursuz hallerimiz; hadSiz bir şekilde acıtıyor..

Gerçeğinin farkında OLasın dilerim Can’..

kalbimLe 🤍
zeyna

buGün’e Es’…🤍
08/03/2024

buGün’e Es’…

🤍

bazen ‘uyanıŞ’ın dedikodusunu yapıyoruz hissine kapılıyorum..öyle ki çoğu şey lafta kalmış da,bizLer sanki AsL OLan her ...
03/03/2024

bazen ‘uyanıŞ’ın dedikodusunu yapıyoruz hissine kapılıyorum..

öyle ki çoğu şey lafta kalmış da,
bizLer sanki AsL OLan her ne varsa dedikodu’nun yancıSı olan ‘Sözlü inceleme’ halinde gibiyiz..

yani
kuruLan cümlelerin bir kısmının, yaşamın büTününde emaresi Yok…

burası o kadar anlaşılır ve bir o kadar da anlayış ile yaklaşmayı öğrenmeye ihtiyacımız olan yerlerden..

çoğu zihin yapısı, Uyanık’Lık halini deneyimlemek için kendini ikna etme ihtiyacında…

ne tuhaf paradoks değil mi..
hani ataların dediği ‘Ne emmeye Ne gömmeye…’ gibi bir yer…

Nasıl dersen şöyle;
uyku halini yaratan zihin, Uyanıklık halini deneyimlemek için ikna edilmek arzusunda…ve bunun için de ataların haberleşmek için yarattığı dedikodu’yu ikna edilmek için kullanmakta…

‘cümlesi var davranışı yok’ nasıL da yaralıyor bizLeri…
oysaki
İnsan şu kusurLu varlık haline bir baksa, Kendi de oralarda… her kelamını ettiğimiz davranışa dönüşmüş olmayabiliyor…

ne yapcaz şimdi biz bu gözlem ile dersen;
Kendini iZlemeyi düstur edinmek elzem derim… bunu da bir görev gibi almayasın üstüne..

henüz yaşamında gerçek olMayan şeylerin cümlelerini kurup kurmadığını Bedenin söyler..

diyelim ki bir cümleyi kurarken omuzların düştü, bacakların huzursuz, ellerin seninle değil de bir sahilin kumları ile oynuyor …. vb…. işte Bedenler incelikli bir dil ile konuşuyor bizimle; konuşurkenki kendini izlemeyi pratik edebilirsin..

kurduğun Cümle içinde Bedenin rahatta ve Mevcut ise o cümle senindir; bir başkası söylemiş olsa bile.. diğer türlüsünde, cümleler Bedenin büTününe sirayet etmemiş;
‘kulakların içinde’ bir titeşim sadece..
yani An’Lamı sende değil,
hala bir başkasının cümleleri…

konuşan Kendininin İz’ini süresin dilerim Can’…
istersen pratiği geliştir; fark ettiğin ‘cümlesi var davranışı yok’ hallere yaşamının bütününde bak.. belki bazı rollerde içselleşmiş bazılarında içselleşmemiş..

ve izin ver bir rol diğerine öğretsin…

keşfedesin Kendi OLmayı,
rastgele..

kalbimLe 🤍
zeyna

hani tarihsel süreçleri zihinler anlasın diye ÇağLar olarak bölmüşüz ya gerçekte öyle yaşanmıyor tabi.. yani bir Çağdan ...
27/02/2024

hani tarihsel süreçleri zihinler anlasın diye ÇağLar olarak bölmüşüz ya gerçekte öyle yaşanmıyor tabi..

yani bir Çağdan diğerine insanlık ‘bir kapı anahtarı bulMuş gibi geçmiyor’.. SancıLı süreçler oluyor hem birey hem toplum ölçeğinde.. tıpkı tam da şimdi Dünya’da OLan gibi..

sonra buharlı makinenin icadı ile büyük bir sıçrama yaşanıyor; yani bizLer şimdilerde ulaşabilir olduğumuz dünyanın bir ucunun bilgisinden tut, yapay zekaya Freddy Mercury’i öğreterek ‘holografik’ konserler verme noktasına; yaklaşık son 240 yılda geliyoruz.. İnsanlığın sindirerek geldiği gelişmeler, şimdi’Lerde büyük sıçramaLar şeklinde olmakta..

sonra sinir sistemlerimize bakıyorum, hala bazı primitif duygusal kalıplar ile örüLü.. sanki İNSAN yontma taş devrinde donmuş da etrafında birileri ‘gelişim’ örüntüleri oluşturmuş gibi.. bir başka açıdan baksan 200 yıla ne acayip teknolojik gelişmeler sığdırmış, Soyut Sanatta muhteşem eserler yaratmış, müzikte aşkın boyutları taşımış yerküreye…

neler olmuş da böyle olmuş dersen, bilemem..
durup bakabilirim sadece; 880 açıdan baksam da bilirim;
881. Açı Sende,
882. Açı Onda..

öyle geliyor ki unuttuğumuz çok temel bir şey var; BEN dediğimizin varlığının devamı için SEN dediğimize ihtiyacı var..

bu arada bakmayın İnsan en çok da ‘OLMAYAN’dan Yaratıyor tüm bu sıçramaları..

bundandır dışarıyı işaret etmeyi öğrenmiş parmağımızı, Kendimize doğru döndürmeyi öğrenmenin bu kadar mühim OLuşu..

büTün YaratıLar; hiç beğenmediğimiz, üzerine eleştireL söylemler etmeden duramadığımız, ‘..DEĞİL’lerin eseri..
bu Dünya var olduğu sürece Aydınlık ve Karanlık,
hiçbir şey olmasa bile, gece ve gündüz olarak varlığını sürdürmeye devam edecek..

sevmez misin gece’yi..?
sevmez gündüz’ü..?
hal böyleyken ne için parmaklarımız işaret etmeye devam eder dışarıda gördüğü algıSaL ‘Karanlığı’..?

gece’nin karanlığına diyebilir misin
‘sen Olmadın, çık başkası gelsin’..
diyebilirsin pek tabii de işine yarar mı..?

içinin ve dışının Karanlığını da Aydınlığını da Kutsa, Onurlandır, Sev..
başka türlüsü mümkün mü pek bilmiyorum..

devamı 🔻

kaydırmaLı sayfaLar.. ,)
27/02/2024

kaydırmaLı sayfaLar.. ,)

hiç böyle sevgi doluymuş gibi göründüğüme bakmayın.. AnLık fotoğraf’lar bunlar.. biraz yakından tanısan belki hiç hoşlan...
23/02/2024

hiç böyle sevgi doluymuş gibi göründüğüme bakmayın.. AnLık fotoğraf’lar bunlar.. biraz yakından tanısan belki hiç hoşlanmayacağın bir insanım.. kim bilir..

eskiden beni ‘iyi …’ veya
‘…ist’ diye tanımlara sokmağa çalıştıkLarında ruhumu besleyen şeyleri -bakmayın iyi de becerdiğim, mesela fotoğraf çekmek gibi- gizli gizli yapıyordum..

A a deliLik..!

sus Sus kimseler duymasın..

Eh kanım deli akıyor 30’larımdayım ser’de anarşistlik var :)
giymişim üstüme bir takım kostümleri, Kendi tasarımım olmasına da baya özen gösteriyorum.. ondandı tanımların beni öylesi tırmalayışı.. zamanın bu sahnesinde ‘guru’lardan tut, ‘şefkat’ timsali bilgelere kadar her şey bir giysi..

tasarLayan kim?
sen kimin kıyafetlerini ödünç aldın?
onları çıkarıp tam da şu An kiminKileri aşırma derdindesin..?

bunlar sert soruLar gibi görünüyor olabilir, karşılaştığın sorulara ‘ben nerde yanlış yaptım’ diye bakmak yerine bu sorular hangi deneyimLerin kapılarını açar acaba diye merak ile de bakabilir insan..

hatırLa biri veya birileri gibi olman gerekmiyor hatta olmağa çalışma lütfen; çeşitliLik muazzam Yaratıcı ve tüm evrimSeL süreci var eden en temel şey.. BİR’arada gerçekten yaşamayı, böylesi bir çeşitliLik halinde becerebilme ihtimali Aşk dolu..

Senfoni gibi..
ve Kendi Senfoninin Yaratıcısısın, ne istersen OLur;
Lakin niyetini ve gayretini saf tutmayı, SadeLeştirmeyi unutmayasın..

niyet gayrete, gayret de niyete çok aşık.. içinin Yaratıcı ateşi söner gibi olduğunda niyetine geri dön, bak bakalım gayret’e neler fısıLdamak ister.. ha bu arada niyet’in cümlesi olmaz,
niyet ile dilek başka şeyler hatırLayasın..

giydiğin kıyafetleri çıkar, soyun, sonRa Yeni’den yarat.. kumaşın sonSuz, mayaSı esnek..

üff neLer OLur o kumaşLardan neLer..!
rastgeLe..

kalbimLe 🤍
zeyna

bakmayın öyle göründüğüme, yazdıklarıma..bu sanaL gerçeklik alanı bir değişik, insan kafasında birilerine dair türlü tür...
19/02/2024

bakmayın öyle göründüğüme, yazdıklarıma..
bu sanaL gerçeklik alanı bir değişik,
insan kafasında birilerine dair türlü türlü imajlar oluşturuyor..
misaL ben; puştun önde gideniyim..🤭zihni sinir algılarım var ve çok yaratıcı küfürLerim..
bana göre olan OLmayan her şey Yaratıcılık konusu..

sağlam küfrederim, kendimi aynı anda dinlerim de; bir ara bir gülme gelir, zira küfürler disleksik zihnimde videolara dönüşmüş olur, o An unuturum neye kızdımdı, neler olmuştu..

30 yıllık dostum ve başka dostlara onlarla ilgili gerçekleri küfürle söylerim bazen, pardon da derim arada; zira ağır olur sözlerin titreşiminin farkında olmayan ve sözlük anlamına takılanlar için küfür, bilirim..

işin tuhafı ‘yok devam et, kendime geldim’ benzeri şeyler duyarım.. ne lütuf’Ludur bilir misin küfürün dahi Sevgi’nin önemseyen yerinden geldiğini anlayan Dostların olması..
birLikte kikirderiz, sarılırız, bitti gitti..

manipülasyon gibi görünen, lakin Öz’de kıymet verdiğim insanın kendine yalan söylediğini fark etmesi için, kişinin altından girip üstünden çıktığım soruLar sorarım..
puştLuk bu ya, süreçten de çok müthiş keyif alırım 😅

kimin benimle yürümeyi tercih ettiğine bakmayı bırakalı çok oldu.. Gerçek ve dürüst olmayı önemsiyorum..
bu yazdıklarımı okurken kafanızda Nasıl bir zeynocum canlandı acaba..¿ 👀

insan merak ediyor,
zira çok komik ve neşeli değil mi zihinlerin biçim verdiği fakat gerçekteki ile alakası olmayan insanları seviyor veya hoşlanmıyor oluşLarımız..

zihniNin oynadığı oyunları fark edesin
ve onLarı gerçek oyunlara dönüştüresin dilerim Can’..

yoksa insanLık bir tuhaf, misaL kendimi bazı An’larda tanımadığım bir tür ile dağ başında mahzur kalmış hissediyorum.. 😮
keşke kafamda oynayan videoları görsen çok komikLi, gerçek olduğuna inandığım An oluşan duygu: hüzün
ve semptom: ağlamak iken,
zihin oyunları olduğunu fark ettiğim An: neşe ve kahkaha..

bazen bu kadar basit, bazen değil..

yaratıcı küfür ve ‘puştLuk’ bakî zeynep insanı için..
yarattığımız yıkımLarın içinde zihnin en muazzam becerisi olan alanında var olmayacaksam büyük sıKıntı..

keşfedesin dilerim oyun oynayabildiğin aLanları..

kalbimLe 🤍
zeyna

Dünyada, doğduğum ülkede, içinde olduğum toplulukta, içine doğduğum bu bedende, çok şeyler oldu ve olmakta..oluyor olmas...
16/02/2024

Dünyada, doğduğum ülkede, içinde olduğum toplulukta, içine doğduğum bu bedende, çok şeyler oldu ve olmakta..

oluyor olmasından utanç duyduğum, kızdığım, öfkelendiğim çok şeyler de oluyor,
kalbimi genişleten, içimi ısıtan şeyler de..

bilinç dediğimiz hemencik uyanmış ve bir takım söylemlere kalkışmışken, bedenlerin büyük kısmı uykuda.. yani söylediklerimizi davranışlarımızda görmekte zorlanıyoruz.. bazı durumlarda ise ne söylem ne de davranış var..

belki de önce kabul etmekte fayda; var şu zamanda her birimizin aldığı nefes ve geri verdiği karbondioksit zarar..

yani hiç kimseyi incitmesek de zararlıyız Dünya için.. bunu kabul etmek ne için bu kadar mühim dersen; söylemekte olduklarımızı işitmemize yardımcı olabilir.. entellektüel ve aydınlık(..) oraya buraya savurduğumuz cümlelerin, birey ölçeğinde vücut bulup bulmadığını fark edebiliriz..

az şey mi bunu fark etmek..
çok şey, zira bu farkındalık ile insan kendini geliştirme gayretini bulabilir..
OLmuş değiliz, OLma yolundayız hepsi bu..

şimdi biraz büyük resimden baksak şu An bizi öfkelendiren, umutsuzluğa sürükleyen şeylerin 100 sene sonra neye hizmet ediyor olduğunu bilmiyoruz.. bunu belirleyecek OLan’ın kalbi ise
‘değerler nerede’ ‘insan olmak böyle bir şey değil’ ‘bu etik değil’ ‘bu şarlarda nasıl yaşanır,’ (…)
dediğimiz ve zorluk’Ların bizdeki yankısını neye dönüştürdüğümüz’de atıyor..

yani öfke, umutsuzluk, utanç, korku vb. ile hangi Yaratıcı hal’Leri destekliyoruz.. bir başka deyişle olumsuz yankılanan şeyler ile Nasıl bir Yaratıcı eylem gerçekleştiriyoruz ki şu An olmakta OLan, 300 sene sonrasına hizmet ediyor olsun..?

şimdinin zorluğu Ne’leri Nasıl Yaratır..?

bu noktada ise cidden çok da şeetmemek lazım.. ne demek bu; belki bir çoğumuzun Yaratıcılığı en yakınımızdaki bir insanı her hali ile sevmeye devam etmenin Yollarını araştırmağa denk düşüyor.. belki Yaratcılık senin için bir sivri sineği Sevmenin BÜTÜN yollarını araştırmak demek, kim bilir..

devamı yorumlarda 🔻

Address


Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Atölye Kendi’lik posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Atölye Kendi’lik:

  • Want your practice to be the top-listed Clinic?

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram