23/01/2026
Sevgili ve biricik NENEM,
Prof. Dr. ŞENGÜN ULUTİN, 22 Ocak 2026 Perşembe günü saat 14:00’te Hakk’ın rahmetine kavuştu. 🙏❤️
Cenaze namazı 27 Ocak 2026 Salı Günü,
Barbaros Hayrettin Paşa Camii Levent’te öğle namazını takiben kılınacaktır ve ardından Aşiyan Mezarlığı’na defnedilecektir.
Şengün Ulutin
(8 Aralık 1934 - 22 Ocak 2026)
Canım nenem Şengün Ulutin güzel Yaradan’ıma ve onun rahmetli kollarına kavuşmayı seçti, ruhu yoluna devam ediyor, ve daima ışıklar içinde olacak, yolun açık olsun canım nenem, son günlerine kadar yüzünde olan huzurlu gülümsemenin huzuru içinde ol inşallah daima🙏❤️
Canım nenem,
Tontonum,
O da bana öyle derdi “tontonum”🥰
Seninle çok derin bir sevgi bağımız var ve o kadar çok şey kattık ki bu yaşam yolunda birbirimize… Tabi benden çok sen vermişsindir bana, ona şüphem yok.
Bana kattığın her şey için sonsuz şükran doluyum,
İyi ki nenem sen olmuşsun.❤️🙏
Seni öyle çok seviyorum ki… öyle ÇOK…💗💗
Sen dünyanın dört bir tarafını gezip görmüş, gitmediği çok az ülke olan, gezmeye tutkun bir yay burcuydun. 💗
İç hastalıkları ve Dahiliye alanında Profesör olana kadar ihtisasına devam edip, hematoloji konusunda uzmanlaşıp hem hocalık yaptın birçok doktor adayına, hem de doktor olarak çok ileri yaşlara kadar hizmet ettin birçok canın şifalanmasına.
Dokunduğun her bir insan adına da sonsuz şükranlarımı sunuyorum, 🙏🙏
Bu dünyadaki varlığın o kadar kıymetliydi ki…
İnsanlara verdiğin şifa o kadar kıymetliydi ki…
Seni tanıyanlar bilir adın gibi ne kadar şen ve keyifli biri olduğunu. 🥰
Ne de güzel anlatırdın seyahat anılarını…
Kendi uzun soluklu eğitimin yetmezmiş gibi benim okullarımı da birlikte okuduk resmen,
Sınavlara birlikte çalışır, ödevleri birlikte yapardık. Sınavlardan sonra seni arar ve “nene şu notu aldık ya da şu ödevden şu notu aldık” derdim, sen de bundan çok keyif alırdın ve kahkahayı patlatırdın.
Kabuklara ve deniz dibine duyduğun sevgi de kimsede görmediğim bir şey idi,
Ne güzel bir kabuk ve doğal taş koleksiyonu yapmıştın, yine tutkuyla.
Planör uçak pilotluğu bile yaptın.❤️
Aynı zamanda harika bir ressamdın ve çok iyi satranç oynardın.❤️
Şimdi bakıyorum da, ne yaptıysan içinde çok yoğun bir tutku varmış, doktorluğu da müthiş bir tutkuyla yaptın. 🙏
Beni gerçekten kızın gibi severdin, ve hastalığın ilerleyince de kızın zannettin, “en sevgili torunum” derdin ve bu derin sevgi hep karşılıklı oldu.
Beni ruhsal yolda ilerlemeye iten en önemli insanlardan birisin çünkü seni kaybetme korkumla baş etmekte epey zorlanmıştım çok seneler önce geçirdiğin bir rahatsızlık sürecinde. Çokça ağzımdan çıkan şu cümlemi hiç unutmuyorum; “nenem ölürse ben ne yaparım?”
O zaman bilmiyordum tabi ölenin sadece bir giysi gibi olan beden olduğunu… Ruhun tatlı tatlı yoluna devam ettiğini…
Çok güzel bir hayat yaşadın,
İnsanlığa sayısızca faydan dokundu, hizmetin oldu,
Bolca gezdin,
Bolca güldün,
Tabi ki birtakım az kolay süreçler de yaşadın,
Hayat böyle…
Ve bu hayatın 40 senesini seninle geçirdiğim için çok dua ediyorum, çok şükrediyorum, çünkü sen benim 2. Annem gibiydin, sen de beni öyle sevdin, ben de seni öyle sevdim. ❤️
Şu anda artık gitmeyi seçtin ve farkında olduğum birçok ruhsal ve fiziksel gerçeğe rağmen senin gidişini kabul etmekte zorlanıyorum…
Son 3 haftalık süreçte bedeninin çektiği acılar sona erdiği için gerçekten rahatladım, ve ruhunun huzur içinde olduğunu da hissediyorum, ama yine de kalbim acıyor. 💗
Bu iç döküş, sana aslında… Fakat hayat dostlarla paylaşınca kolaylaşıyor, güzelleşiyor, o yüzden burada paylaşıyorum tüm bunları. Senin ruhunun yüreğimi duyduğunu zaten biliyorum, benim de senin sesini duyduğum gibi…
Seni sonsuzca seviyorum,
Yine kavuşacağız…❤️💗🙏 🌹