18/03/2026
Ben Farklı bir perspektifden bakarak Çanakkale Zaferini kutlayacağım:
Hey Onbeşli’ türküsü; Çanakkale’de, Kafkasya, Filistin ve diğer harp sahalarında vatan savunması için yaşları küçük ama yürekleri büyük Tokat’lı gençlerin, yani 1315 doğumluların ölüme yürüyüşünü anlatan hüzünlü bir ağıttır.
Bu türkü; Tokatlı Halil’in gönüllü olarak cepheye gidişini, geride kalan annesinin acı kaderini ve sözlüsü Hediye ile yarım kalan kavuşmasını dile getirir.
‘İlk Hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!’ ve ‘Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum’ diyen Mustafa Kemal Atatürk’e duyulan güvenin ve inancın, daha 15 yaşındaki yüreklerdeki tezahürüdür bu.
Yaşları küçük, imanları büyük o gençler; verilen emri bir söz değil, bir kader bilmiş; vatan uğruna tereddütsüz yola çıkmışlardır.
Bu; bir neslin liderine olan sarsılmaz inancının,
Vatan sevgisiyle yoğrulmuş tertemiz yüreklerinin en saf ifadesidir.
Mustafa Kemal Atatürk’e duyulan güvenin,
daha 15 yaşındaki yüreklerde nasıl bir inanca dönüştüğünün en güçlü göstergesidir.
Bu bir kurgu değil; bir milletin yaşanmış gerçeği, bir hayat hikâyesidir.
Genç yaşta vatan uğruna toprağa düşen canların sessiz çığlığıdır.
Çanakkale’nin de, Kurtuluş Savaşı’nın da özü budur:
Fedakârlık, iman ve vatan sevgisi…
‘Hey Onbeşli’, işte bu sevdanın yüreklerde yankılanan
en acı, en gerçek sesidir.