Serdar Onur Kişisel Dönüşüm Ve Yaşam Merkezi

Serdar Onur Kişisel Dönüşüm Ve Yaşam Merkezi Yaşamda bize engel teşkil eden, bizi olumsuz duygu yapısıyla etkileyen her şeyin çözümü için yol arkadaşlığı yapıyoruz. Şifa sizde..

İlerleme çoğu kişi tarafından “büyük adımlar” olarak tanımlansa da psikolojik düzeyde ilerlemek, kişinin içsel engelleri...
17/01/2026

İlerleme çoğu kişi tarafından “büyük adımlar” olarak tanımlansa da psikolojik düzeyde ilerlemek, kişinin içsel engelleriyle temas edebilmesi anlamına gelir. Bu da doğal olarak zorlu bir süreçtir; çünkü ilerlemek farkındalık gerektirir, yüzleşme gerektirir ve bazen acı veren duygularla çalışmayı gerektirir.

🔹Olduğun yerde kalmak ise ilk bakışta daha kolay gibi görünür. Ancak bu kolaylık, genellikle kısa süreli bir rahatlık sağlar. Uzun vadede kişi aynı döngüleri tekrar ederken, içsel bir gerilimin arttığını, tatminsizliğin büyüdüğünü ve hayatın durağanlaşan bir noktaya sıkıştığını fark edebilir. Psikolojik anlamda yerinde kalmak, beyne güvenli gelse de ruh için bir süre sonra taşıması güç bir ağırlık haline gelebilir.

🔹İlerlemenin zorluğu, çoğu zaman varılacak noktadan değil, yolculuk sırasında ortaya çıkan belirsizlik hissinden kaynaklanır. İlerlemek, kişinin kendi hikâyesini yeniden yazmaya niyet etmesini ve eski savunmaların yerine daha işlevsel olanları koyabilmesini gerektirir.

🔹Bu nedenle “zor olan hangisi?” sorusunun yanıtı, kişinin kendi içsel dünyasındaki yüklerle, alışkanlıklarla ve beklentilerle kurduğu ilişkiye bağlıdır. Bazen ilerlemek zordur; bazen de yerinde kalmak daha yıpratıcıdır.
Gerçek güç, hangisinin artık daha fazla maliyet yarattığını görebilmekte yatar.

Konfor alanı, psikolojik olarak güvenlik duygusunun en tanıdık hâlidir; kişi bu alanda hem kendini hem de çevresini öngö...
10/01/2026

Konfor alanı, psikolojik olarak güvenlik duygusunun en tanıdık hâlidir; kişi bu alanda hem kendini hem de çevresini öngörebilir. Ancak konfor alanı genişlemeye başladığında, kişi bu alanı sadece “güvenli bölge” değil, zamanla “alışkanlıkların biçimlendirdiği bir kapalı devre” olarak deneyimleyebilir. Bu alan her ne kadar güven hissi sağlasa da gelişimi sınırlayan görünmez bir çerçeve oluşturabilir.

🔹Konfor alanından çıkmanın psikolojik zorluğu tamamen riskten kaçınmayla değil; beynin değişime karşı biyolojik düzeyde geliştirdiği dirençle de ilişkilidir. İnsan beyni belirsizliği tehdit olarak algılama eğilimindedir ve bu nedenle yenilik, çoğu kişide heyecanla birlikte hafif bir kaygı uyandırır. Bu kaygı, aslında kişinin yeni bir benlik deneyimine yaklaştığının işaretidir.

🔹Kendini keşfetme yolculuğu, kişinin otomatikleşmiş davranışlarını fark etmesiyle ve “neden böyle tepki veriyorum?”, “beni ne motive ediyor?” gibi sorularla derinleşir. Konfor alanının dışındaki her adım, kişinin duygularına, potansiyeline ve ilişkilerine dair yeni bilgi taşır. Bu bilgi, terapötik süreçlerde “içsel çalışma alanı” olarak tanımlanan bölgenin genişlemesini sağlar.

🔹Konfor alanı bir güven duygusu sağlasa da kişinin içsel kapasitesi, genellikle onun bir adım ötesinde ortaya çıkar.

Kriz dönemleri, kişinin alıştığı düzenin, beklentilerin veya güven duygusunun sarsıldığı süreçlerdir. Böyle zamanlarda z...
03/01/2026

Kriz dönemleri, kişinin alıştığı düzenin, beklentilerin veya güven duygusunun sarsıldığı süreçlerdir. Böyle zamanlarda zihin doğal olarak daha fazla soru üretir. Çünkü belirsizlik, insanın kontrol ihtiyacını tetikler ve zihin bu kontrolü geri kazanmak için anlam arayışını yoğunlaştırır.

🔹Kriz sırasında “Bu neden oluyor?”, “Bundan ne çıkarabilirim?” ya da “Hayatımda bundan sonra neler olacak?” gibi sorular daha sık ortaya çıkabilir. Bu sorgulama, çoğu zaman bir çaresizlik göstergesi değil; zihnin yeni bir denge kurma çabasıdır. Kişi, yaşadığı belirsizliği anlamlandırdıkça kendini daha güvende hissetmeye başlar.

🔹Bu süreçte artan sorgulamalar zaman zaman yorucu hissettirse de kişisel gelişim için önemli bir kapı aralayabilir. Çünkü kişi böyle dönemlerde kendi kaynaklarını, dayanıklılığını ve değerlerini yeniden gözden geçirme fırsatı bulur. Hayatı anlamlandırma çabasının artması, aslında içsel gücün hareketlendiğinin bir göstergesi olabilir.

Terapiye başvuran birçok kişi, ilk adımda ne söyleyeceğinden ya da tam olarak ne istediğinden emin olmayabilir. Bu durum...
01/01/2026

Terapiye başvuran birçok kişi, ilk adımda ne söyleyeceğinden ya da tam olarak ne istediğinden emin olmayabilir. Bu durum, zannedildiği gibi bir hazırlıksızlık ya da eksiklik değildir. Tam tersine, terapi sürecinin doğasına oldukça uygundur. Çünkü kişi çoğu zaman hissettiği ağırlığın, tekrar eden döngülerin ya da çözmek istediği içsel karmaşanın tam olarak nereden kaynaklandığını başlangıçta bilemeyebilir.

🔹Zihin, uzun süre ertelenen duyguların ve görülmeyen ihtiyaçların iç içe geçtiği anlarda netlik üretmekte zorlanır. Bu yüzden “ne istediğini bilmeden başlamak”, terapinin en doğal başlangıç noktalarından biridir. Terapi, bu belirsizliğin içinden yavaş yavaş anlam çıkarmaya; düşüncelerin, duyguların ve ihtiyaçların ayrışmasına yardımcı olur.

🔹Birçok kişi süreç ilerledikçe kendine ait hedefleri, beklentileri ve yönünü daha net bir şekilde fark eder. Yani belirsizlik, çoğu zaman terapinin bir engeli değil, sürecin kendiliğinden açılabilmesi için doğal bir ara durak olabilir.

27/12/2025

Gerçekçi hedefler oluşturmak, kişinin kendi kapasitesini, mevcut şartlarını ve ihtiyaçlarını dikkate almasıyla ilgilidir. Ancak zaman zaman gerçekçi olmakla kendini küçültmek birbirine karıştırılabilir. Bu iki durum arasındaki fark, niyet ve duygu tonunda belirginleşir.

🔹Gerçekçi hedefler; kişinin kendine dair sağlıklı bir farkındalık geliştirdiği, aşırı yüklenmek yerine sürdürülebilir adımlar attığı bir süreci temsil eder. Kendini küçültmek ise çoğu zaman başarısız olma korkusundan, özgüven eksikliğinden veya geçmiş deneyimlerin yarattığı sınırlayıcı inançlardan beslenir. Gerçekçi hedef, kişiyi destekler ve ilerlemeye motive eder; kendini küçültme ise potansiyeli daraltır ve kişinin önünü kapatır.

🔹Bu iki durumun ayrımını anlamak, kişinin kendi iç sesini tanımasıyla kolaylaşır. Hedef kişinin ilerlemesine yardımcı oluyorsa gerçekçi olabilir; ilerlemesini engelliyorsa, içerde başka bir duygunun işareti olabilir.

24/12/2025

“Böyle olmak zorunda değilim” cümlesi çoğu kişi için bir kırılma anıdır; ancak bu kırılma, dışsal bir isyanla değil, içsel bir yüzleşmeyle başlar. İnsan yıllarca kendisine ait sandığı özellikleri —sabretme biçimini, ilişkilerdeki rolünü, sorumluluk yüklenme şeklini, hatta kendi duygularını ifade ediş tarzını— aslında çoğu zaman erken dönem deneyimlerden devralır. Kişilik sandığı birçok davranışın, çocukluk döneminde güvenlik, kabul veya onay arayışıyla geliştirilmiş savunma stratejileri olduğu zamanla anlaşılabilir.

🔹Bu farkındalık ortaya çıktığında kişi, kimliğinin sabit bir yapı olmadığını; esneyebilen, şekillenebilen ve değişim kapasitesi yüksek bir sistem olduğunu fark eder. Bu süreçte en değerli noktalardan biri, kişinin “zorunda olduklarıyla” gerçek ihtiyaçları arasındaki ayrışmayı görmeye başlamasıdır. Zorunda hissettiren şey çoğu zaman içselleştirilmiş bir beklenti, geçmiş bir ilişki dinamiği veya eski bir öğrenmedir.

🔹Farkındalık bir anda büyük değişimler yaratmak zorunda değildir. Çoğu zaman kişi ilk kez kendine şu soruyu sorabilir: “Bu gerçekten benim seçtiğim bir davranış mı, yoksa yıllardır otomatik olarak taşıdığım bir yük mü?”
Zihnin bu soruya verdiği içten yanıt, kişisel dönüşümün en güçlü başlangıçlarından birini oluşturur.

Geçmiş ilişkilerden gelen duygusal yükler, şu anki ilişkiye fark etmeden taşınabilir.Terk edilme, ihanet, manipülasyon, ...
17/12/2025

Geçmiş ilişkilerden gelen duygusal yükler, şu anki ilişkiye fark etmeden taşınabilir.
Terk edilme, ihanet, manipülasyon, değersiz hissettirilme gibi deneyimler, zihinde görünmez izler bırakır.
Kişi bu izlerin farkında olmasa bile, yeni ilişkideki davranışlarını şekillendirebilir.

🧠 Örneğin, geçmişte partnerine güvenip hayal kırıklığı yaşamış biri, yeni ilişkide fazla temkinli davranabilir veya mesafe koyabilir.
Aşırı kıskançlık, sürekli onay arama, karşı tarafın bağlılığını test etme gibi davranışlar, derinlerde bir yerde eski travmaların etkisini yansıtır.

🌿 Bu etkileri fark etmek, iyileşmenin ilk adımıdır.
Kişinin kendi davranış kalıplarını gözlemlemesi, hangi durumların onu tetiklediğini bilmesi gerekir.
Travma işlendiğinde, geçmiş olaylar bugünkü sevgiyi, güveni, bağlılığı yönetemez hale gelir.
Bazen bu süreç, partnerle açık iletişim kurmakla ilerler; bazen doğru yönlendirme için psikolojik destek gerekir.
Geçmişin gölgesinden çıkmak, bugünkü ilişkiye özgürce yaklaşmanın ve bağların sağlamlaşmasının en güçlü yoludur.

👶 Çocuk sahibi olmak, ilişkilerin en önemli dönüm noktalarından biridir.Bu karar, sadece fiziksel bir değişim değil; duy...
10/12/2025

👶 Çocuk sahibi olmak, ilişkilerin en önemli dönüm noktalarından biridir.
Bu karar, sadece fiziksel bir değişim değil; duygusal, ekonomik, sosyal ve yaşam düzenini tamamen etkileyen bir adımdır.
Ebeveynlik rolü üstlenmek, ilişkiye yeni sorumluluklar ekler ve çiftlerin hayat önceliklerini yeniden şekillendirir.

🧠 Bazı çiftler için çocuk fikri, bağları daha da güçlendiren bir motivasyon kaynağıdır.
Ancak bu konuda fikir ayrılıkları da sık görülür. Bir taraf hazır hissedip diğeri hissetmediğinde, iletişim doğru kurulmazsa krizler çıkabilir.
Kimi zaman zamanlama konusu, kimi zaman ebeveynlik yöntemi, kimi zaman da ekonomik kaygılar bu kararı zorlaştırır.

🌿 Ortak karar alma süreci, sabırlı ve açık bir diyalog gerektirir.
Tarafların kendi düşüncelerini net bir şekilde ifade etmesi, karşılıklı dinlemenin öncelik kazanması bu sürecin temelidir.
Dışarıdan gelen aile baskısı veya çevresel etkiler, kararı olumsuz yönde etkileyebilir.
Bu nedenle çiftin kendi iç dinamiklerine odaklanması, anlaşmazlıkları yumuşatır.
Sonuçta çocuk sahibi olma kararı, iki tarafın da hazır ve istekli olmasıyla, ilişkiye pozitif bir etki yapar. Aksi halde, sorumluluk dengesizliği ve stres, ilişkiyi zorlayabilir.

Sağlıklı bir ilişki, karşılıklı emek, ilgi ve sevgiyi içerir.Bir taraf sürekli çaba gösterirken diğer taraf geri planda ...
03/12/2025

Sağlıklı bir ilişki, karşılıklı emek, ilgi ve sevgiyi içerir.
Bir taraf sürekli çaba gösterirken diğer taraf geri planda kaldığında, bu denge bozulur. İlk zamanlarda bu durum fark edilmeyebilir; kişi "önemli olan ilişki yürüsün" diyerek kendi harcadığı emekten memnun olabilir. Ancak uzun süre tek taraflı devam eden çaba, yavaş yavaş tükenmişlik hissini getirir.

🧠 Tek taraflı emek, kişinin kendine bakışını da değiştirir.
Sürekli veren, fedakârlık yapan, sorun çözen tarafta olmak, başta güçlü hissettirebilir ama karşılık görmediğinde içten içe değersizlik hissi oluşur.
Bu durumun en tehlikeli yanı ise motivasyonu tamamen ortadan kaldırmasıdır. "Artık uğraşmak istemiyorum" noktasına gelmek, duygusal bağın zayıflamasına neden olur.

🌿 Motivasyonun yeniden kazanılması, çok boyutlu bir süreçtir.
Öncelikle kişinin kendi sınırlarını fark etmesi, "nerede ben yıpranıyorum" sorusunun cevabını bulması gerekir.
Karşı tarafla beklentileri net bir şekilde konuşmak, çaba dengesini sağlamak açısından önemlidir.
Bazen küçük jestlerin, teşekkürlerin ya da karşılıklı planların bile ilişkideki hava değişmeye başlar.
Bu sürecin başarısı, hem kişinin kendi ihtiyaçlarını görmesinden hem de partnerin bu ihtiyaçlara karşılık vermesinden geçer.

Sevgi, herkes tarafından aynı şekilde ifade edilmez ve aynı şekilde algılanmaz.Bazı insanlar sevgiyi iltifatla hissederk...
01/12/2025

Sevgi, herkes tarafından aynı şekilde ifade edilmez ve aynı şekilde algılanmaz.
Bazı insanlar sevgiyi iltifatla hissederken, bazıları birlikte geçirilen zamanla, bazıları ise fiziksel temas veya küçük jestlerle hisseder.

🔍 Sevgi dillerinin farkında olmak, ilişkide yanlış anlaşılmaların önüne geçebilir.
Örneğin “onaylayıcı sözler” sevgiyi ifade etmenin bir yolu iken, “hizmet eylemleri” tamamen farklı bir yaklaşım sunar.
Partnerin hangi sevgi diline öncelik verdiğini bilmek, gösterilen ilginin karşı tarafta anlam bulmasını sağlar.

🌿 Sevgi dilinin anlaşılmaması durumunda, taraflar birbirlerini yeterince değer vermiyor sanabilir.
Oysa gösterilen sevgi biçimi partnerin diliyle örtüştüğünde, kişi kendisini daha iyi anlaşılmış hisseder.
Bu uyum, ilişkideki bağın güçlenmesine ve duygusal tatminin artmasına katkıda bulunur.

26/11/2025

⚖️ İlişkilerde yapıcı eleştiriler gelişime katkı sağlayabilir.
Ancak eleştiri sürekli hale gelirse ve yargılayıcı bir tona bürünürse, zamanla ilişkiyi sessizce yıpratan bir etken haline gelir.

🧠 Kişinin sürekli eleştirilmesi, öz değer hissini azaltabilir.
Zamanla kendi davranışlarını sorgulaması, kendini yanlış yapan biri gibi görmesi söz konusu olabilir. Bu durum, iletişimin bozulmasına ve partnerler arasında duygusal mesafenin artmasına yol açabilir.

🌿 Sürekli eleştiri, bir tarafın diğerinin hatalarına odaklanırken olumlu yönlerini görmemesiyle pekişir.
Eleştiriler yapıcı değilse, karşı taraf kendini savunma ihtiyacı hisseder, bu da sağlıklı diyalog kurmayı zorlaştırır.
İletişimde denge kaybolduğunda, ilişki güven ve yakınlık duygusunu yavaş yavaş yitirir.

24/11/2025

Ghosting, iletişim halindeki birinin aniden ortadan kaybolması ve hiçbir açıklama yapmaması durumudur.
Romantik ilişkilerde, arkadaşlıklarda veya iş hayatında yaşanabilir.

🧠 Ani kopma, belirsizlik yaratır.
Kişi, yaşananın nedenini bulmaya çalışır ancak cevap alamadığında kendi üzerinde yoğunlaşır. “Ne yanlış yaptım?” sorusu zihinde dönüp durur.
Bu belirsizlik, duygusal yarayı daha derin hale getirebilir ve güven duygusunu sarsar.

🌿 Ghosting deneyimi, kişinin ilişkilerdeki geleceğe bakışını da değiştirebilir.
Kimi insanlar daha temkinli davranmaya başlar, kimileri ise yeniden güven tesis etmekte zorlanır.
Yaşananın, karşı tarafın iletişim becerilerinden veya kaçınma davranışlarından kaynaklanabileceğini anlamak, sürecin psikolojik yükünü hafifletebilir.

Address

Muz Sokak Nesime Hacikadiroglu Apt
Antalya
0740

Opening Hours

Monday 10:00 - 19:00
Tuesday 10:00 - 19:00
Wednesday 10:00 - 19:00
Thursday 10:00 - 19:00
Friday 10:00 - 19:00
Saturday 10:00 - 19:00

Telephone

+902425117900

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Serdar Onur Kişisel Dönüşüm Ve Yaşam Merkezi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Serdar Onur Kişisel Dönüşüm Ve Yaşam Merkezi:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category