Uzman Psikolog Sena Soysal

Uzman Psikolog Sena Soysal Psikolojik Danışmalık
Psikoterapi Yeditepe Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümü’nü tam burslu olarak tamamlamıştır.

Lisans eğitimi süresince farklı hastaneler, danışmanlık merkezleri ve eğitim kurumlarını deneyimlemiştir. Bu süreçte çocuk, ergen ve yetişkinlerle çalışma şansı elde etmiştir. Kadıköy Acıbadem Hastanesi’nde yaptığı 2 yıllık stajyer psikolojik danışmanlık çalışmaları kariyerini şekillendirmesinde önemli bir yere sahiptir. Buradaki kazanımlarından yola çıkarak ergen ve yetişkinlerle çalışacak biçimd

e kariyerini şekillendirmeye karar vermiştir.Bu doğrultuda yüksek lisans eğitimi için Üsküdar Üniversitesi Yetişkin Klinik Psikoloji bölümünü seçmiştir. Eğitimine orada devam etmektedir. Masterson Yaklaşımı Kişilik Bozukluklarının Psikanalitik Psikoterapisi Eğitimi’ni sürdürmektedir. Şu anda Eşlik Psikoloji’de ergen ve yetişkin bireylerle çalışmaktadır.

Üniversite yıllarında Yöret Vakfı Yoyo Projesi kapsamında Ataşehir Ataevi’nde gönüllü eğitmen olarak çocuklarla çalışma şansı elde etmişken Darülaceze Müdürlüğü’nde yaptığı gönüllü psikolojik danışmanlık ile de yetişkinlerle yakından temas etme fırsatı yakalamıştır.

Psikesinema Varoluşçuluk ve Sinema dosyası ile çıktı🤚🏼Ben de Vagabond filmini yazdım.Binbir emek hazırlanan bu yayınları...
27/03/2026

Psikesinema Varoluşçuluk ve Sinema dosyası ile çıktı🤚🏼
Ben de Vagabond filmini yazdım.

Binbir emek hazırlanan bu yayınları desteklemeyi çok kıymetli buluyorum.
Siz de desteklemek isterseniz www.psikeart.com sitesinden abone olabilirsiniz 🌸

Bayram tatilinde ne izlesek diye düşünenler için;🤚🏼 One Battle After AnotherEn iyi film oscarının sahibi bize; kontrol e...
21/03/2026

Bayram tatilinde ne izlesek diye düşünenler için;

🤚🏼 One Battle After Another

En iyi film oscarının sahibi bize; kontrol edebildiğimizi sandığımız bir dünyada yaşadığımızı; ama hayatın çoğu zaman ardı ardına gelen savaşlardan ibaret olduğunu hatırlatıyor.

Film, insanın hem dış dünyayla hem de kendi içindeki belirsizlikle kurduğu gerilimli ilişkiyi işliyor.
Kontrol dediğimiz şeyin ne kadar kırılgan olduğunu yüzümüze vuruyor.

🤚🏼 Hamnet

En iyi kadın oyuncu oscarının doğduğu film kaybın sadece birinin yokluğu değil; aynı zamanda geride kalanların kimliğinin de dönüşümü olduğunu vurguluyor.

Hamnet, yasın doğrusal olmadığını, bedende ve zamanda dolaştığını ve herkesteki yasımasının başkalığını hissettiriyor.
Kaybettiğimiz şeyle birlikte, kim olduğumuzu da yeniden kurmak zorunda kalıyoruz.

🤚🏼 Sentimental Value

En iyi uluslararası film oscarının sahibi, geçmişin sabit olmadığını; duyguların hafızayı nasıl eğip büktüğünü çok sade ama çarpıcı bir yerden gösteriyor.

Baba- kız hikayesinin içindeki geçmişi, şimdiyi, bugünü takip etmek seyir zevki yüksek bir sinematografi ile oldukça doyurucu bir filme dönüşüyor.

🤚🏼 Sinners

En iyi görüntü yönetmeni, erke oyuncu ve özgün senaryo oscarlarının sahibi bu filmde ben kendi oscarımı müziklerine verdim.

Vampir hikayeleri sevenlere başka bir bakış sunan film, vicdanın, direnişin, seçimlerin ve ötekileştirmenin ekseninde sıradan olmayan bir izleme vaad ediyor.

🤚🏼 Marty Supreme

En iyi erkek oyuncu oscarının adayı olan ama alamayan bu filmde, hırsın ve kendini gerçekleştirme arzusunun ardındaki boşluğu izliyoruz.
Başarı bir saplantıya dönüştüğünde insanı nasıl zehirler sorusunun yanıtı filmde gizli. Ve bence en iyi erkek oyuncu ödülü de bu filme gitmeliydi.

Sorumluluk dilde başlar💫
14/03/2026

Sorumluluk dilde başlar💫

20/02/2026

Ailesi tarafından reddedilen yavru makak Punch ve kollarından düşürmediği peluş oyuncak son zamanlarda sosyal medyada çok sık karşımıza çıkıyor. Peki ne oldu da Punch bu kadar kalbimize dokundu?

Bazen bir görüntü, bir kuramı kitaplardan daha iyi anlatır.

John Bowlby der ki:
Bebek için bakım veren yalnızca besleyen biri değildir.
Aynı zamanda güvenli limandır.
Dünya fazla geldiğinde dönülen yer.

Punch’ın dünyası çok erken sarsılmış.
Annenin reddedişi ile gelen yokluğu sadece fiziksel bir ayrılık değildir çünkü.
Temasın, sıcaklığın, düzenli yanıtın yokluğudur.

O yüzden o peluş oyuncak basit bir oyuncak değil.
Bir ikame bağlanma figürü.
Bir geçiş nesnesi.
Winnicott’ın dediği gibi, çocuğun iç dünyasıyla dış dünya arasında kurduğu köprü.

Bağlanma kuramında erken kopuşlar geride şunları bırakır:
• Yoğun tutunma
• Ayrılık kaygısı
• Sosyal ilişkilerde zorlanma

Punch yetişkin maymunlarla ilişki kurmakta zorlanıyor.
Ama oyuncağına sarıldığında regüle oluyor.
Sakinleşiyor.
Dünyası biraz daha taşınabilir hâle geliyor.

Bağlanma ihtiyacı türler üstü bir şey. İnsan da, maymun da, bebek de aynı yerden sesleniyor dünyaya :

“Güvende miyim?”

Güvende hissetmeye çok ihtiyacımız var…Erken ilişkiler sadece geçmişte kalmaz. Aynı zamanda bugünkü yakınlık kapasitemizin de alt yapısıdır.

Punch peluşuna sarılıyor. Peki, biz kime sarılıyoruz?

Scenes from a Marriage 2021 yılında yayınlanmış, imdb puanı 8 olan bir mini dizi.  Muhteşem oyunculuklar sayesinde Mira ...
16/02/2026

Scenes from a Marriage 2021 yılında yayınlanmış, imdb puanı 8 olan bir mini dizi. Muhteşem oyunculuklar sayesinde Mira ve Jonathan’ın ilişkileri gerçekmiş gibi hissediyoruz. Aslında gerçek dünyadaki pekçok ilişkide bu ilişkinin benzer yansımalarını görmek mümkün. Hadi o yansımalara birlikte bakalım…

Scenes from a Marriage, ilk bakışta bir evliliğin çözülüşünü anlatıyor gibi görünürken daha yakından baktığımızda, aslında iki insanın birbirini ne zaman insan, ne zaman nesne olarak gördüğünü izleriz. Buberci açıdan ilişkilere bir bakacak olursak ;

Martin Buber’e göre insan ilişkileri iki temel biçimde kurulur:
Ben–Sen ve Ben–O.

Martin Buber; Ben–Sen ilişkisinde öteki, tanımlarla sınırlanmaz.
Karşındaki bir rol değil, bir işlev değil, bir beklenti taşıyıcısı değil; orada, canlı ve bütündür.
Kontrol edilmez, sahip olunmaz, kullanılamaz.
Sadece karşılaşılır.

Ben–O ilişkisinde ise öteki;
eş, anne, baba, yük, tehdit, ihtiyaç, engel ya da kurtarıcıdır.
İnsan olmaktan çok bir “şey”e dönüşür.

Dizide Mira ve Johan’ın ilişkisi tam da bu iki mod arasında salınır.
Birbirlerini gerçekten gördükleri anlar vardır;
sessizlikte, kırılganlıkta, savunmasızlıkta…
İşte oralar Ben–Sen anlarıdır.

Ama çoğu sahnede ilişki hızla Ben–O’ya kayar.
Birbirlerini suçladıkları, tanımladıkları, etiketledikleri yerde
karşılarındaki artık bir “Sen” değil, yönetilmesi gereken bir “O”dur.

Sevilmek değil, haklı olmak önemlidir.
Anlaşılmak değil, üstün gelmek.

Buber’in söylediği gibi, Ben–Sen kalıcı bir hâl değildir.
Kısa sürer. Kırılgandır.
Ama insanı dönüştüren de yalnızca o anlardır.

Scenes from a Marriage bize şunu sorar:
İlişkiler neden yorulur?
Cevabı Buber’den alacak okursak:
Çok uzun süre Ben–O’da kalıp “Sen”i kaybettiğimizde…
Bu çerçevede aynı evde olsak bile birbirimize yabancılaşırız ve bu yabancılaşma yorgunluğu, yorgunluk da ayrılığı beraberinde getirir.

Planlı olamıyorum diyenlere tıkanan şeyin saat değil de zihin olduğunu söylesem…
31/01/2026

Planlı olamıyorum diyenlere tıkanan şeyin saat değil de zihin olduğunu söylesem…

Psikesinema 2026’nın ilk sayısı Onur Ünlü sineması dosyası ile yayında 💫Ben de yönetmenin ilk uzun metraj filmi “Polis”i...
21/01/2026

Psikesinema 2026’nın ilk sayısı Onur Ünlü sineması dosyası ile yayında 💫

Ben de yönetmenin ilk uzun metraj filmi “Polis”i yazdım.

Derginin tamamı için: www.psikeart.com

👴🏼 Baba 6/102020 yapımı Anthony Hopkins ve Olivia Colman’ın döktürdüğü ve benim tüm duyguları sahne sahne büyük hayranlı...
25/12/2025

👴🏼 Baba 6/10

2020 yapımı Anthony Hopkins ve Olivia Colman’ın döktürdüğü ve benim tüm duyguları sahne sahne büyük hayranlıkla takip ettiğim filmin tiyatro uyarlamasında Haluk Bilginer başrol oynuyor.
Tek perde olarak sahnelenen oyunda Bilginer Alzheimer hastası bir adamı canlandırıyor. Performansına diyecek söz yok, şapka çıkartılır! Fakat oyundaki diğer oyuncular için ne yazık ki benzer bir şey söylemek benim için mümkün olamadı. Oyunun kendi içinde tekrara düştüğünü söylemeden de edemeyeceğim. Son 40 dakikada geçmiş 50 dakikanın tekrarını izlemiş gibi hissettiriyor. “Unutmak” ve “tekrar” temalarını başka türlü de işlemenin bir yolu bulunabilirdi diye düşünüyorum.
Seyircinin duyguları doğru takip edemediği, hüzünlenilecek yerde kahkahaya boğulması da oyunun ahengini epey sarstı. Keyif almak üzere yapılan her eylem gülmeyi gerektirmemeli diye düşünüyorum.

👫 En Sevdiğinden Başla 8/10

Tiyatro Hemhal’in izlediğim üçüncü oyununda bir çift hikayesi sahneye konmuş. Nezaket Erden ve Hakan Emre Ünal bunu oldukça başarılı bir gerçeklik üzerinden yapmış. Çift dinamiklerindeki sessizlik ve ayrışmaların altında yatan o koca çatışmaların köklerinin ne kadar derine inebildiğini cesaretle sahnelemişler. 1 saat 50 dakikalık bu oyun ilişkilere dair çok şey anlatıyor.

🗞️Meçhul Paşa 9/10

Sabahattin Ali, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz’ın çıkardıkları ve Türkiye’nin ilk siyasi mizah gazetesi olan Markopaşa’nın hikayesini izlerken zamanın geçerken bazı şeyleri nasıl da değiştiremediğini göreceksiniz. Yıllar geçiyor ancak muhalif olana tahammül kendine sığınacak bir yer bulamıyor…
Erdem Akakçe, Fatih Koyunoğlu ve Bülent Çolak’ın performansı izlemeye değer! Oyun 2 perde ve 120 dakika. Tek eleştirim yine süreye olacak; 100 dakikalık bir seyir süresinde oyundaki her şey çok daha berrak bir biçimde parlayabilirdi.
Yakın geçmişe ve bu “canı pahasına” edilen mücadeleye mutlaka şahitlik edin derim.

Not: Şarkı En Sevdiğinden Başla oyunu sonrası günlerce kulağımda çaldığı için bu gönderinin de şarkısı o oldu :)

10/12/2025
Duygular bize aniden mi gelir? Bazen evet, bazen de hayır. Fark etmeyi unuttuğumuz için tüm duyguları “bir anda oldu” sa...
08/12/2025

Duygular bize aniden mi gelir? Bazen evet, bazen de hayır.
Fark etmeyi unuttuğumuz için tüm duyguları “bir anda oldu” sanıyoruz.

Duygu takibi tam da burada başlıyor.

💫 Ne hissediyorum?
💫 Neremde hissediyorum?
💫 Bu duygu beni nereye çağırıyor?

Varoluşçu açıdan duygular sadece bir “hal” değil…
Dünyayla kurduğumuz ilişkinin de izleridir. Bedende bir sıkışma, ilişkide bir uzaklaşma, iç dünyada bir çatışma, değerlerde bir kırılma… Hepsi bize bir şey anlatıyor.

Kaçtıkça büyüyor, yaklaştıkça anlam kazanıyorlar.

⚡️ Duygu takibi, duyguyu bastırmak değil; ona yaklaşabilmek, “sen ne anlatmaya geldin?” diyebilmekte gizli. İhtiyacımız olan şey çözmek değil, dinlemek. Kendimizi, içimizde olup biteni…

Tiyatroseverler serisinin ikinci üçlüsü ile buradayız ☺️🪽Yaralarım Aşktandır 10/10Oyunu ikinci izleyişim olduğunu belirt...
20/11/2025

Tiyatroseverler serisinin ikinci üçlüsü ile buradayız ☺️

🪽Yaralarım Aşktandır 10/10

Oyunu ikinci izleyişim olduğunu belirterek başlamak isterim. Nazan Kesal’ın performansına kapılıp İranlı kadın şair Firuğ Ferruhzad’ın hayatını onunla birlikte yaşıyor gibi hissedeceksiniz. 75 dakikalık bir hüzün selinde geçmişteki mücadelenin bugünün umudu olabilmesi için feda edilen bir yaşamın izlerini görmek beni çok etkiledi. İran’da kadının adı yok iken ikendi hayatımın direksiyonunu sürmek isteyen” Firuğ’un
ödediği bedel izlemeye değer. “Kuş ölür, sen uçuşu hatırla”!

🎭 Bir Baba Hamlet 9/10

Baba Sahne’nin Ses Tiyatrosu’na ve ustalara saygı duruşu olarak hazırlanmış bir tiyatro sahnesi olması beni çok etkiledi, bu sahnede izlediğim ilk oyun oldu Bir Baba Hamlet. Kavuğun son temsilcisi Şevket Çoruh ve oyundaki partneri İlker Ayrık müthiş bir performans sergiliyorlar. Seyirciyi de içine alan, zaman zaman interaktif olarak ilerleyen 2 perde 120 dakikalık temposu hiç düşmeyen bir komedi izledik. Oyunun ofansif muhalif mizah üzerinden ilerlediğini bilerek gitmekte fayda var. Bana olan bitenleri kahkahalarla izlemek iyi geldi, tabii Danimarka’da :)

📢 Sesler 4/10

Daha önce Aydınlık Evler oyununda hayranlıkla izlediğim ve dizi performanslarını da severek takip ettiğim Salih Bademci’nin bu kez benzer bir biçimde beni etkileyemediğini üzülerek paylaşıyorum. Hikayenin bir türlü derinleşememesi sebebiyle izleyici olarak oyunun içinde kalmakta zorlandım.
İstanbul’un seslerini konu alan bu oyun çok daha duygu derinliği ile hikayeleştirilebilirdi.
O gün Salih Bademci de sanıyorum ki iyi gününde değildi, defalarca dil sürçmeleriyle oyunda kalmakta kendisi de zorlandı.

Hayatlarımıza yön verme becerisi büyük oranda kendini ve sınırlarını tanımakla ilgilidir.Her şeyi planlamaya çalışarak, ...
05/11/2025

Hayatlarımıza yön verme becerisi büyük oranda kendini ve sınırlarını tanımakla ilgilidir.

Her şeyi planlamaya çalışarak, başkalarının düşüncelerini ve duygularını kontrol etmeye çabalayarak bunu yapamayız.

“her şeyi bilmek” değil; “kendini bilmek” üzerine çalışmak hayatını sahiplenmeni kolaylaştıracak...

Address

Varyap Meridian A Blok K:34 D:284
Ataşehir Istanbul

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Uzman Psikolog Sena Soysal posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Uzman Psikolog Sena Soysal:

Share