21/06/2025
“Öğretmen bana taktı”, “Beni delirtti, ben de vurdum.”, “O başlattı”, “Çocuğum arkadaşlık kuramıyor, çünkü diğerleri kötü”, “Öğretmen idare edemiyor, motive edemiyor, o yüzden çalışmıyor”
Hepimiz bu tarz cümlelere tanıklık etmişizdir. Belki zaman zaman yapıyoruzdur da.
Çocuklar/yetişkinler zorlandıkları duygularla baş etmek için yaşadıkları sorunu dışsallaştırabilirler.
Dışsallaştırma kişinin yaşadığı zorluğun/sorunun/hatanın kaynağını dışsal nedenlere bağlamasıdır. Kısa vadede kişiyi sorunun dışına koyduğu için hafifletir, rahatlatır. Sürekli olduğunda kişinin kendi payını, sorumluluğunu almasını, gelişmesini engeller. Çözüm üretmez. Kişi sıkça kurban rolüne girebilir. Sıkça çevre ile çatışıp, yalnızlaşabilir. Bu noktada bile çevreyi suçlamaya devam edebilir. “İnsanlar kötü, beni anlamıyorlar” vs. Evet bazen sistem bozuk ve gerçekten hayatta haksızlıklar da var. Ama sürekli başkasını suçlamak özfarkındalık gelişimini engellerken, sorumluluk almak kişinin iç kaynaklarını harekete geçirir.
Fark etmek ilk adım! İkinci adımda ise dikkatin odağını dışardan kendimize yönlendirmek;
“Benim bu durumda küçük de olsa payım olabilir mi?” sorusunu sormak bizi kendi payımızı bulmaya götürür.