22/04/2026
İnsanlar bize çoğu zaman hastalıkla gelmiyor.
Bastırılmış duygularla geliyor.
Çünkü süreç hep aynı çalışıyor:
Önce düşünce bozuluyor.
Sonra duygu değişiyor.
Sonra beden sinyal vermeye başlıyor.
Ama biz sinyali en son dinliyoruz.
Göğüs nefesi kısıtlı olan kişilerde sıklıkla;
yüksek stres, yoğun kaygı, kendini ifade edememe,
değersizlik hissi görüyoruz.
Kişi kendini tutuyor…
duygularını bastırıyor…
söylemek istediklerini söyleyemiyor…
Nefes daralıyor.
Alan daralıyor.
Hayat daralıyor.
Beden bir süre tolere ediyor.
Sonra diyor ki:
“Ben senin düşmanın değilim.
Sadece sana bir şey anlatıyorum.”
Bugün birçok fiziksel rahatsızlıkta
stresin ve dönüştürülmemiş duyguların etkisini görüyoruz.
Nefes çalışmaları bir tedavi değildir.
Ama sinir sistemini regüle etmede,
stres ve kaygıyı azaltmada
çok güçlü bir destektir.
Çünkü nefes değiştiğinde
bedenin verdiği sinyaller de değişir.
Belki de mesele sadece şu:
Bastırdığın şeyi fark etmek.
Ve izin vermek.
Nefesin sana ne anlatıyor?
Yorumlara NEFES yaz,
çalışmalarımızla ilgili detayları paylaşalım.