14/01/2026
Ticaretle uğraşan erkek hasta işine her gün geç kalıyordu. Zira sabah evden ayrıldıktan sonra neredeyse iş yerine varmak üzere iken geldiği yolu tekrar geri dönüyordu ve evin kapısını kontrol ediyordu. “Ya kapı açık kalırsa ve eve hırsız girerse” düşüncesi beynini yiyip bitiriyordu. Yetmiş yaşına merdiven dayamış ve oldukça dindar olan erkek hasta oğlunun ısrarı ile kendi isteği dışında muayeneye geldi. Namazda iken “Allaha küfrettiği” için çok ıstırap çektiğini, kendinin çok günahkâr olduğunu, artık namaz kılamaz hale geldiğini ve intihar ederek bu durumdan kurtulmak istediğini anlattı. Kendine göre Allah’ın lanetli kuluydu ve bir hastalığı yoktu. Nur yüzlü amcayı bir hastalığının olduğuna ikna etmek çok zordu. Neydi hastalığı? Obsesif kompulsif bozukluktan mustaripti aynı diğer örnek olarak bahsettiğim tüm hastalar gibi. OKB’de takıntıların şiddeti değişkendir ki günlük yaşamı kısmen aksatan seviyeden gerçekliğin test edilmesinin bozulduğu psikoz spektrumunda değerlendirilebilecek kadar şiddetli olan seviyeye farklılık görülebilir. Her takıntısı olan OKB hastası değildir. Takıntı nedeniyle sıkıntı yaşayan ve bedel ödeyen ki yorgunluk ve performans kaybı ile evlilik ve iş hayatında sorunlar yaşayan pek çok insanın ve yakınlarının inancı şudur: takıntıları kişi kendi ortaya çıkarıyordur ve kendi kendine bu takıntıları yok etmelidir. İşte bu inanç hastalığın hem şiddetini artırır hem de devamlılığını sağlar.