İclal Gözcü Atayay / Uzman Klinik Psikolog / Psikoterapist

İclal Gözcü Atayay / Uzman Klinik Psikolog / Psikoterapist Psikoloji bilimine dair bilinenler, öğrenilenler, okunanlar, izlenenler

“Empati, bir başkasının dünyasına misafir olabilme yeteneğidir.”Dr. Marshall B. Rosenbergİnsan ilişkilerinde çoğu zaman ...
06/03/2026

“Empati, bir başkasının dünyasına misafir olabilme yeteneğidir.”
Dr. Marshall B. Rosenberg

İnsan ilişkilerinde çoğu zaman anlaşılmak isteriz. Ancak anlaşılmanın yolu, çoğu zaman önce anlamaya gönüllü olmaktan geçer. Empati yalnızca birinin ne yaşadığını tahmin etmek değildir; onun duygusuna, deneyimine ve bakış açısına yargısız bir merakla yaklaşabilmektir.

Bir insanın iç dünyasına kısa bir süreliğine de olsa misafir olabilmek, ilişkilerdeki savunmaları yumuşatır ve iletişimi daha güvenli bir zemine taşır. Bu nedenle empati, yalnızca bir iletişim becerisi değil; aynı zamanda psikolojik bağ kurmanın en temel yollarından biridir.

Bazen karşımızdakini değiştirmeye çalışmak yerine, onu gerçekten duymak ve anlamak çok daha dönüştürücü olabilir.

Sizce bir ilişkide en çok hangi anlarda empati kurmak zorlaşır?

📌 Marshall B. Rosenberg (6 Ekim 1934 – 7 Şubat 2015)
Amerikalı klinik psikolog ve arabulucudur. Şiddetsiz İletişim (Nonviolent Communication) yaklaşımının kurucusudur. İnsanların duygularını ve ihtiyaçlarını daha açık, empatik ve çatışmasız bir biçimde ifade edebilmesine yönelik geliştirdiği model dünya çapında yaygın olarak kullanılmaktadır.

Klinik Psikolog / Psikoterapist İclal Gözcü Atayay
+90 501 794 91 99 (Whatsapp Hattı)
https://www.instagram.com/psikologiclalgozcu/

Kaygı Çağında Çocuk Büyütmek: Ebeveynler İçin Psikolojik DayanıklılıkBugün saat 15.00’te Tivi6 ekranlarında, sevgili Ber...
05/03/2026

Kaygı Çağında Çocuk Büyütmek: Ebeveynler İçin Psikolojik Dayanıklılık

Bugün saat 15.00’te Tivi6 ekranlarında, sevgili Berna Tan’ın sunduğu “Berna Tan ile El Ele” programına konuk oluyorum.

Programda hepimizin hayatına dokunan önemli bir konuyu konuşacağız: Kaygı çağında çocuk büyütmek.

Günümüz dünyasında çocuklar yalnızca akademik başarıyla değil; belirsizlik, hızla değişen sosyal dinamikler ve yoğun uyaranlarla dolu bir ortamda büyüyor. Bu nedenle ebeveynlik artık sadece korumak ve öğretmek değil; aynı zamanda duygusal dayanıklılık kazandırmak, güvenli bağ kurmak ve çocukların kaygıyla baş etme becerilerini desteklemek anlamına geliyor.

Program boyunca;
* Çocuklarda kaygının nasıl fark edilebileceğini,
* Ebeveynlerin hangi tutumlarla çocuklarına destek olabileceğini,
* Ev ortamında psikolojik güveni nasıl güçlendirebileceğimizi konuşacağız.

Canlı yayında buluşmak dileğiyle.

Bugün 15.00 – Tivi6

Klinik Psikolog / Psikoterapist
İclal Gözcü Atayay
+90 501 794 91 99 (Whatsapp Hattı)
https://www.instagram.com/psikologiclalgozcu/

“İnsanın iç dünyası dışarıdan göründüğünden çok daha derindir.”Nikolay Gogolİnsan davranışlarını yalnızca görünen yüzüyl...
04/03/2026

“İnsanın iç dünyası dışarıdan göründüğünden çok daha derindir.”
Nikolay Gogol

İnsan davranışlarını yalnızca görünen yüzüyle değerlendirmek çoğu zaman yanıltıcıdır. Bir gülümsemenin ardında bastırılmış bir hüzün, bir öfke tepkisinin altında incinmiş bir çocukluk anısı, sessizliğin içinde ise anlaşılma ihtiyacı saklı olabilir.

Klinik pratiğimizde de sıkça gördüğümüz gibi, bireyin iç dünyası; deneyimlerin, bağlanma örüntülerinin, travmaların, umutların ve hayal kırıklıklarının katman katman bir araya gelmesiyle oluşur. Dışarıdan “basit” görünen bir duygu ya da davranış, kişinin yaşam öyküsünde çok daha derin bir anlam taşır.

Psikoterapi süreci tam da bu nedenle, yüzeydeki belirtileri susturmaktan çok, onların ne anlatmaya çalıştığını anlamaya odaklanır. İç dünyaya temas edildikçe kişi kendini daha net görmeye, duygularını düzenlemeye ve ilişkilerinde daha sağlıklı sınırlar kurmaya başlar.

Derinlik karmaşa değildir; doğru bir eşlik ve farkındalıkla temas edildiğinde, iç dünya iyileşme ve güçlenme potansiyelini ortaya çıkarır.

Sizce sizi en çok anlatan duygu hangisi ve bu duygunun altında hangi ihtiyaç saklı olabilir?

Bugün, psikoloji tarihinde derin izler bırakan önemli bir kalemi, Nikolay Gogol’ü aramızdan ayrılışının 174. yılında anmak istedim.

📌 Nikolay Gogol (31 Mart 1809 – 4 Mart 1852)
Rus edebiyatının önemli yazarlarından biridir. İnsan doğasını, toplumsal yapıyı ve bireyin iç çatışmalarını derinlikli bir psikolojik gözlemle ele almış; karakter analizleriyle insanın görünmeyen yanlarını edebiyata taşımıştır.

Klinik Psikolog / Psikoterapist İclal Gözcü Atayay
+90 501 794 91 99 (Whatsapp Hattı)
https://www.instagram.com/psikologiclalgozcu/

“Merak, insanın kendi zihnini keşfetme cesaretidir.”Jerome S. BrunerMerak çoğu zaman dış dünyaya yöneltilmiş bir kavram ...
03/03/2026

“Merak, insanın kendi zihnini keşfetme cesaretidir.”
Jerome S. Bruner

Merak çoğu zaman dış dünyaya yöneltilmiş bir kavram gibi düşünülür. Oysa terapötik süreçte en dönüştürücü merak, kişinin kendi iç dünyasına yönelttiği meraktır. “Neden böyle hissediyorum?”, “Bu tepkinin altında ne var?”, “Bu düşünce bana ne anlatıyor?” gibi sorular, yalnızca zihinsel bir analiz değil; aynı zamanda içsel temasın başlangıcıdır.

Yargılamadan, acele etmeden ve kendimizi suçlamadan kurulan bu içsel merak; psikolojik esnekliğin temelini oluşturur. Kendi hikâyemize merakla yaklaşabildiğimizde, katı savunmaların yerini anlayış; otomatik tepkilerin yerini farkındalık alır. Değişim çoğu zaman büyük adımlarla değil, dürüst bir iç soru ile başlar.

Belki bugün kendinize şu soruyu sormak iyi bir başlangıç olabilir:
Son zamanlarda en sık verdiğim tepkinin altında hangi ihtiyaç var?

📌 Jerome Seymour Bruner (1 Ekim 1915 – 5 Haziran 2016)

Amerikalı psikolog ve bilişsel psikoloji alanının öncülerindendir. Öğrenme kuramları, keşfederek öğrenme yaklaşımı ve anlatı psikolojisi üzerine yaptığı çalışmalarla, insan zihninin anlam oluşturma süreçlerine önemli katkılar sunmuştur.

Klinik Psikolog / Psikoterapist İclal Gözcü Atayay
+90 501 794 91 99 (Whatsapp Hattı)
https://www.instagram.com/psikologiclalgozcu/

“Yeterince iyi olmak, mükemmel olmaktan daha sağlıklıdır.”Donald W. WinnicottMükemmel olma çabası çoğu zaman görünmeyen ...
02/03/2026

“Yeterince iyi olmak, mükemmel olmaktan daha sağlıklıdır.”
Donald W. Winnicott

Mükemmel olma çabası çoğu zaman görünmeyen bir kaygının ürünüdür. Hata yapmaktan, eksik kalmaktan ya da yetersiz görünmekten duyulan korku; kişiyi sürekli daha fazlasını yapmaya, daha kusursuz olmaya iter. Oysa Winnicott’un “yeterince iyi” kavramı, psikolojik sağlığın temelinde insani sınırların kabulünün olduğunu hatırlatır.

Yeterince iyi olmak; hatasız olmak değil, ilişki içinde onarıcı olabilmektir. Zaman zaman aksamak, zorlanmak, yanılmak ama ardından telafi edebilmek… Hem ebeveynlikte hem yetişkin ilişkilerinde hem de kişinin kendisiyle kurduğu bağda asıl dönüştürücü olan budur.

Mükemmeliyetçilik çoğu zaman benliği daraltır; yeterince iyilik ise esneklik kazandırır. Esneklik, ruh sağlığının en güçlü göstergelerinden biridir. Kendimize de başkalarına da insan olma payını bıraktığımızda, ilişkiler daha güvenli, benlik daha sağlam hale gelir.

Siz kendinizden en çok hangi alanlarda “mükemmel” olmayı bekliyorsunuz? Ve bu beklenti sizi güçlendiriyor mu, yoksa yoruyor mu?

📌 Donald Woods Winnicott (7 Nisan 1896 – 25 Ocak 1971)
İngiliz pediatrist ve psikanalisttir. Nesne ilişkileri kuramının önemli isimlerinden biridir. “Yeterince iyi anne” kavramıyla, çocuğun sağlıklı gelişiminde kusursuzluktan ziyade tutarlı ve gerçekçi bakımın önemini vurgulamıştır.

iyi haftalar

Klinik Psikolog / Psikoterapist İclal Gözcü Atayay
+90 501 794 91 99 (Whatsapp Hattı)
https://www.instagram.com/psikologiclalgozcu/

“İnsanların çoğu dinlemek için değil, cevap vermek için dinler.”Stephen R. CoveyGerçek dinlemek, sessiz kalmak değildir;...
01/03/2026

“İnsanların çoğu dinlemek için değil, cevap vermek için dinler.”
Stephen R. Covey

Gerçek dinlemek, sessiz kalmak değildir; karşıdakinin iç dünyasına alan açmaktır. Cevap vermeye odaklandığımızda zihnimiz çoktan kendi savunmasını kurmaya başlar. Oysa anlamaya odaklandığımızda, ilişkide güven oluşur.

Psikoterapide iyileştirici olan yalnızca teknikler değildir; kişinin kendini kesintiye uğramadan ifade edebilmesidir. Anlaşıldığını hissetmek, sinir sistemini regüle eder, savunmaları yumuşatır ve kişinin daha dürüst bir iç temas kurmasına yardımcı olur.

Günlük ilişkilerimizde de benzer bir soru kıymetlidir:
Karşımdakini gerçekten anlamaya mı çalışıyorum, yoksa kendi cevabımı hazırlamaya mı?

📌 Stephen R. Covey (24 Ekim 1932 – 16 Temmuz 2012)
Amerikalı eğitimci, yazar ve liderlik danışmanıdır. “Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı” kitabıyla iletişim, empati ve kişisel gelişim alanında geniş kitlelere ulaşmış; özellikle empatik dinleme kavramını popülerleştirmiştir.

iyi pazarlar

Klinik Psikolog / Psikoterapist İclal Gözcü Atayay
+90 501 794 91 99 (Whatsapp Hattı)
https://www.instagram.com/psikologiclalgozcu/

“Çocuğun ebeveynine olan bağlanması, insan doğasının temel bir parçasıdır.”John Bowlbyİnsan gelişimini anlamaya çalışırk...
28/02/2026

“Çocuğun ebeveynine olan bağlanması, insan doğasının temel bir parçasıdır.”
John Bowlby

İnsan gelişimini anlamaya çalışırken en sık gözden kaçırdığımız şeylerden biri, “bağ”ın biyolojik bir ihtiyaç olduğudur. Bağlanma yalnızca duygusal bir yakınlık değil; güvenlik hissinin, öz-değer algısının ve ileriki yaşam ilişkilerimizin temelidir.

Güvenli bağlanma deneyimi yaşayan bir çocuk, dünyayı keşfetmeye daha cesur adımlar atar. Çünkü arkasında, dönebileceği bir “güvenli liman” olduğunu bilir. Yetişkinlikte de benzer bir dinamik sürer: Sağlıklı ilişkiler, bağımlılık değil; karşılıklı güven ve psikolojik esneklik üretir.

Terapötik süreçte de aslında yeniden bir güven deneyimi inşa edilir. Kişi, anlaşılabildiğini ve duygularının düzenlenebildiğini hissettikçe içsel dünyasında daha sağlam bir zemin oluşur. Bu zemin; kaygıyı azaltır, öz-şefkati artırır ve ilişkilerde daha dengeli kalabilmeyi mümkün kılar.

Belki de bugün kendimize şu soruyu sorabiliriz:
Hayatımda bana “güvenli liman” hissi veren ilişkiler hangileri? Ve ben başkaları için ne kadar güvenli bir alan olabiliyorum?

📌 John Bowlby (26 Şubat 1907 – 2 Eylül 1990)
İngiliz psikiyatrist ve psikanalisttir. Bağlanma kuramını geliştirmiş, erken dönem ebeveyn-çocuk ilişkilerinin bireyin duygusal ve sosyal gelişimindeki belirleyici rolünü bilimsel temelde ortaya koymuştur. Çalışmaları, modern gelişim psikolojisinin temel taşlarından biri kabul edilir.

iyi hafta sonları

Klinik Psikolog / Psikoterapist İclal Gözcü Atayay
+90 501 794 91 99 (Whatsapp Hattı)
https://www.instagram.com/psikologiclalgozcu/

“Eğer düşünüyor ve bir konuya kafa yoruyorsanız hata yapmanız en doğal şeydir; sadece düşünmeyenler hata yapmazlar.”Ivan...
27/02/2026

“Eğer düşünüyor ve bir konuya kafa yoruyorsanız hata yapmanız en doğal şeydir; sadece düşünmeyenler hata yapmazlar.”
Ivan Pavlov

Düşünmek cesaret ister. Çünkü düşünmek; sorgulamak, denemek, risk almak ve zaman zaman yanılmak demektir. Hata, çoğu insan için kaçınılması gereken bir kusur gibi algılansa da aslında zihinsel gelişimin doğal bir parçasıdır. Öğrenme, durağan bir süreç değil; deneme, yanılma ve yeniden düzenleme döngüsüdür.

Psikolojik açıdan bakıldığında, hata yapma korkusu çoğu zaman mükemmeliyetçilikle ve eleştirilme kaygısıyla bağlantılıdır. Oysa düşünmeye devam eden, sorgulayan ve deneyen zihin canlıdır. Hata, zihnin çalıştığını; yeni bağlantılar kurduğunu ve eski kalıpları dönüştürmeye hazır olduğunu gösterir.

Terapötik süreçte de benzer bir dinamik vardır: Değişim, kusursuz adımlar atmakla değil; tökezlesek bile ilerlemeye devam etmekle mümkündür. Kendimize alan tanıdığımızda, hatayı bir yetersizlik değil bir öğrenme basamağı olarak görebiliriz.

Siz hata yaptığınızda kendinize nasıl davranıyorsunuz? Yargılayan mı, yoksa öğrenmeye açık bir ses mi devreye giriyor?

Bugün, psikoloji tarihinde derin izler bırakan önemli bir kalemi, Ivan Pavlov’yi aramızdan ayrılışının 90. yılında anmak istedim.

📌 Ivan Pavlov (14 Eylül 1849 – 27 Şubat 1936)
Rus fizyolog ve Nobel ödüllü bilim insanıdır. Klasik koşullanma kuramıyla öğrenme süreçlerine dair çığır açıcı çalışmalar yapmış, davranışın çevresel uyaranlarla nasıl şekillendiğini bilimsel olarak ortaya koymuştur.

Klinik Psikolog / Psikoterapist İclal Gözcü Atayay
+90 501 794 91 99 (Whatsapp Hattı)
https://www.instagram.com/psikologiclalgozcu/

“İki kişiliğin karşılaşması, iki kimyasal maddenin temas etmesine benzer; eğer bir reaksiyon varsa, her ikisi de dönüşür...
26/02/2026

“İki kişiliğin karşılaşması, iki kimyasal maddenin temas etmesine benzer; eğer bir reaksiyon varsa, her ikisi de dönüşür.”
Carl Gustav Jung

İnsan ilişkileri çoğu zaman “karşı taraf beni değiştirdi” cümlesiyle anlatılır. Oysa Jung’un işaret ettiği şey daha derindir: Gerçek temas tek taraflı değildir.

Sağlıklı bir ilişki; yalnızca uyum değil, karşılıklı dönüşüm içerir.
Biri konuşurken diğeri sadece dinlemez; ikisi de temasın içinde değişir, öğrenir, genişler.

Psikoterapi sürecinde de benzer bir dinamik vardır. Danışan yalnızca hayatını anlatmaz; anlatırken yeniden anlamlandırır. Terapist yalnızca dinlemez; sürece eşlik eder. Gerçek temas, güvenli bir alan içinde dönüşüm üretir.

Belki de bugün kendine şu soruyu sorabilirsin:
Hayatındaki hangi ilişkiler seni gerçekten dönüştürdü?

Çünkü gerçek bağ, iz bırakır. 🌿

📌 Carl Gustav Jung (26 Temmuz 1875 - 6 Haziran 1961)

İsviçreli psikiyatrist ve analitik psikolojinin kurucusu olan Jung, bireyin içsel dönüşümünü ve ilişkiler yoluyla gelişimini psikolojik büyümenin temel unsurlarından biri olarak ele almıştır.

Klinik Psikolog / Psikoterapist İclal Gözcü Atayay
+90 501 794 91 99 (Whatsapp Hattı)
https://www.instagram.com/psikologiclalgozcu/

“Hayatımızdaki en iyi anlar, edilgen ve rahat zamanlar değildir. En iyi anlar; zor ama anlamlı bir şeyi başarmak için ke...
25/02/2026

“Hayatımızdaki en iyi anlar, edilgen ve rahat zamanlar değildir. En iyi anlar; zor ama anlamlı bir şeyi başarmak için kendimizi gönüllü olarak zorladığımız anlardır.”
Mihaly Csikszentmihalyi

Çoğu insan mutluluğu rahatlıkla, konforla ya da sorumluluktan uzak bir yaşamla eşleştirir. Oysa pozitif psikoloji alanında yapılan çalışmalar bize başka bir tablo gösterir. Gerçek doyum; potansiyelimizi kullanabildiğimiz, zihinsel ve duygusal olarak sürece dahil olduğumuz anlarda ortaya çıkar.

Csikszentmihalyi’nin “akış” kavramı tam da bunu anlatır. Kişi yaptığı işe içten bir dikkatle bağlandığında, zamanın nasıl geçtiğini fark etmez. O an; kaygı azalır, benlik dağılmaz, zihin berraklaşır. Bu deneyim, yalnızca başarıyla değil; çaba, odak ve anlamla ilişkilidir.

Terapötik süreçte de benzer bir dinamik vardır. Değişim çoğu zaman konfor alanının biraz dışına çıkmayı gerektirir. Zorlayıcı duygularla temas etmek, eski kalıpları fark etmek, yeni davranışlar denemek… Bunlar kolay değildir; fakat psikolojik güç tam da bu gönüllü çabanın içinde gelişir.

Belki de kendimize şu soruyu sormak kıymetli olabilir:
Hayatımda beni gerçekten canlı hissettiren, çaba gerektiren ama anlamlı olan ne var?

📌 Mihaly Csikszentmihalyi (29 Eylül 1934 – 20 Ekim 2021)
Macar asıllı Amerikalı psikologdur. Pozitif psikolojinin öncülerindendir. “Akış” (flow) kuramıyla, insanın en yüksek performans ve doyum anlarını bilimsel olarak açıklamış; mutluluk ve anlam üzerine önemli katkılar sunmuştur.

Klinik Psikolog / Psikoterapist İclal Gözcü Atayay
+90 501 794 91 99 (Whatsapp Hattı)
https://www.instagram.com/psikologiclalgozcu/

“Hayatta hiçbir şey, o anda onu düşünürken size göründüğü kadar önemli değildir.”Daniel KahnemanZihnimiz, odağını nereye...
24/02/2026

“Hayatta hiçbir şey, o anda onu düşünürken size göründüğü kadar önemli değildir.”
Daniel Kahneman

Zihnimiz, odağını nereye çevirirse orayı büyütür. Kaygılandığımız bir konu, yaptığımız bir hata ya da bizi üzen bir cümle; düşüncenin içinde döndükçe gerçek boyutunun ötesine geçer. Bilişsel psikoloji bize şunu gösterir: Dikkatimiz, duygusal yoğunluğun en güçlü besinidir.

Bir meseleye uzun süre odaklandığımızda, beynimiz onu merkezi bir tehdit ya da temel bir problem gibi algılamaya başlar. Oysa birkaç adım geri çekilip bağlama baktığımızda, yaşamın bütünlüğü içinde o olayın yerini daha gerçekçi değerlendirebiliriz. Bu, duyguyu bastırmak değil; perspektif kazanmaktır.

Psikoterapi sürecinde sıkça çalıştığımız konulardan biri de budur: “Şu an düşündüğüm şey, gerçekten tüm hayatımı mı temsil ediyor; yoksa zihnimin merceği mi onu büyütüyor?” Perspektif değiştiğinde, duygu da yumuşar.

Bugün sizi zorlayan bir düşünce var mı? Ona biraz uzaktan bakmayı deneseniz, boyutu değişir miydi?

📌 Daniel Kahneman (5 Mart 1934 – 27 Mart 2024)
Bilişsel önyargılar, karar verme süreçleri ve “hızlı ve yavaş düşünme” modeliyle insan zihninin nasıl sistematik hatalar yaptığını ortaya koymuştur. Modern bilişsel psikolojinin en etkili isimlerinden biridir.

Klinik Psikolog / Psikoterapist İclal Gözcü Atayay
+90 501 794 91 99 (Whatsapp Hattı)
https://www.instagram.com/psikologiclalgozcu/

“Sevgi, bir sanat gibidir; bilgi ve çaba gerektirir.”Erich FrommSevgi çoğu zaman kendiliğinden, “olursa olur” diye düşün...
23/02/2026

“Sevgi, bir sanat gibidir; bilgi ve çaba gerektirir.”
Erich Fromm

Sevgi çoğu zaman kendiliğinden, “olursa olur” diye düşünülen bir duygu gibi algılanır. Oysa Fromm’un vurguladığı gibi sevgi, edilgen bir his değil; öğrenilen, geliştirilen ve emek verilen bir beceridir. Bir sanatı icra etmek nasıl dikkat, sabır ve süreklilik gerektiriyorsa; sağlıklı bir ilişki kurmak da farkındalık, sorumluluk ve içsel olgunluk ister.

Klinik pratiğimde sıkça karşılaştığım bir yanılgı şudur: “Gerçek sevgi zaten olur.” Oysa gerçek sevgi; iletişim kurmayı, sınır koymayı, empati geliştirmeyi, zaman zaman da kendi narsistik ihtiyaçlarımızla yüzleşmeyi gerektirir. Sevgi; karşı tarafı değiştirme çabası değil, onu olduğu haliyle görebilme ve gelişimine eşlik edebilme kapasitesidir.

Bir sanatta ustalaşmak nasıl pratikle mümkünse, sevgi de bilinçli bir çabayla derinleşir. Bu bakış açısı, romantik ilişkiler kadar ebeveynlikte, dostlukta ve hatta kişinin kendisiyle kurduğu ilişkide de geçerlidir. Kendimizi sevmek de bir sanattır; öz-şefkat, öz-disiplin ve içsel dürüstlük ister.

Sizce sevgi sizin hayatınızda daha çok bir duygu mu, yoksa üzerinde çalıştığınız bir sanat mı?

Bugün, psikoloji tarihinde derin izler bırakan önemli bir kalemi, Erich Fromm’u doğum gününde anmak istedim.

📌 Erich Fromm (23 Şubat 1900 – 18 Mart 1980)
Alman asıllı sosyal psikolog, psikanalist ve filozoftur. “Sevme Sanatı” başta olmak üzere eserlerinde sevginin bilinçli bir pratik ve etik bir duruş olduğunu vurgulamıştır.

iyi haftalar

Klinik Psikolog / Psikoterapist İclal Gözcü Atayay
+90 501 794 91 99 (Whatsapp Hattı)
https://www.instagram.com/psikologiclalgozcu/

Address

Etiler Mahallesi, Nispetiye Caddesi, Bahtiyar Sokak No: 4 Daire: 1
Istanbul
34337

Opening Hours

Monday 09:00 - 18:00
Tuesday 09:00 - 18:00
Wednesday 09:00 - 18:00
Thursday 09:00 - 18:00
Friday 09:00 - 18:00
Saturday 09:00 - 14:00

Telephone

0212 281 91 91

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when İclal Gözcü Atayay / Uzman Klinik Psikolog / Psikoterapist posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to İclal Gözcü Atayay / Uzman Klinik Psikolog / Psikoterapist:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram