psikologomeryilmaz

psikologomeryilmaz İsmim Ömer Yılmaz. Klinik Psikoloğum. Ruhsal problemleriniz için buradayım.

Nezaket güzel bir erdemdir, ama sınırı olmadığında insanı korumaz; aksine bazen savunmasız bırakır. Herkese anlayış göst...
16/03/2026

Nezaket güzel bir erdemdir, ama sınırı olmadığında insanı korumaz; aksine bazen savunmasız bırakır. Herkese anlayış göstermek, kimseyi kırmamak için susmak, çoğu zaman karşınızdaki insanlara değil, kendinize zarar verir. Çünkü bazı insanlar nezaketi incelik olarak değil, zayıflık olarak okur.
Bu yüzden bazen ses yükseltmek, bazen sert bir sınır koymak, bazen de “artık yeter” diyebilmek gerekir. İnsan kendini korumayı öğrenmediğinde, bir gün dönüp baktığında en büyük kırgınlığının başkalarına değil, kendisine olduğunu fark eder. Bazen kabalaşmak değil; kendini savunmak gerekir. Çünkü insan başkalarıyla değil, en çok kendisiyle barışık yaşamak zorundadır 🪑

İnsan hayatını çoğu zaman büyük kararların değiştirdiğini düşünür. Oysa hayatı asıl şekillendiren şey, her gün yaptığımı...
15/03/2026

İnsan hayatını çoğu zaman büyük kararların değiştirdiğini düşünür. Oysa hayatı asıl şekillendiren şey, her gün yaptığımız küçük seçimlerdir. Kime yakın durduğumuz, kimlere sınır koyduğumuz, nerede kalmayı seçtiğimiz, nereden uzaklaşabildiğimiz…
İnsan kendine değer vermeye başladığında hayatındaki insanlar, ilişkiler ve hatta alışkanlıklar bile değişmeye başlar. Çünkü insan kendini önemsedikçe, artık her şeye razı olmaz.

İnsan kendisine hiç hata payı tanımadığında, hayatı da dar bir alana sıkıştırmış olur. Her şeyi kusursuz yapmak zorunda ...
13/03/2026

İnsan kendisine hiç hata payı tanımadığında, hayatı da dar bir alana sıkıştırmış olur. Her şeyi kusursuz yapmak zorunda olduğunu düşünen biri, en küçük hatada kendini acımasızca yargılar, yanlış yaptığında kendini affedemez. Oysa insan olmanın doğasında yanılmak, öğrenmek ve yeniden denemek vardır. Psikolojide buna psikolojik esneklik denir; yani hayatın içinde hata yapabileceğini kabul etmek, gerektiğinde yön değiştirebilmek ve kendine biraz anlayış gösterebilmektir. Çoğu zaman bu katı beklentilerin kökü çocuklukta atılır. Sevilmek için kusursuz olmak gerektiğini öğrenen bir çocuk, büyüdüğünde de aynı yükü taşımaya devam eder. Sürekli doğru yapmak zorunda hisseder, hata yaparsa değerini kaybedeceğinden korkar. Ama gerçek şu ki insanı değerli yapan mükemmel olması değil; hatalarıyla, eksikleriyle, öğrenmeye devam edebilmesidir. Çünkü hayat kusursuz olanların değil, kendine hata payı tanıyabilenlerin içinde nefes alabildiği bir yerdir 🎈

Narsistik yapıya sahip insanlar çoğu zaman gerçeği bilmedikleri için değil, bildikleri gerçekle yüzleşmek istemedikleri ...
11/03/2026

Narsistik yapıya sahip insanlar çoğu zaman gerçeği bilmedikleri için değil, bildikleri gerçekle yüzleşmek istemedikleri için inkâr ederler. Aslında sizi kırdıklarının, haksız olduklarının, suçu size yüklediklerinin farkındadırlar. Söylediklerinizin abartı olmadığını da bilirler, yaşananların sizin hayaliniz olmadığını da… Ama kabul etmek demek sorumluluk almak demektir. Sorumluluk almak ise onların kurduğu kusursuzluk hikâyesini bozar. Bu yüzden gerçekleri tartışmak yerine sizi tartışırlar; olanı konuşmak yerine sizi suçlarlar. Çünkü mesele gerçeği bulmak değildir, kendi hatalarıyla yüzleşmekten kaçmaktır. Bu yüzden onları ikna etmeye çalışmak çoğu zaman sonuç vermez. Bazı insanlar gerçeği bilmedikleri için değil, bildikleri halde kabul edemedikleri için inkâr ederler 🧭

İnsanlar çoğu zaman başkalarının hayatı hakkında konuşmayı sever; ne yapılması gerektiğini, hangi kararın doğru olduğunu...
09/03/2026

İnsanlar çoğu zaman başkalarının hayatı hakkında konuşmayı sever; ne yapılması gerektiğini, hangi kararın doğru olduğunu, kimin nasıl yaşaması gerektiğini anlatırlar. Fakat aynı insanlar çoğu zaman o hayatın içini bilmez. Bir insanın neyi sevdiğini, neyin onu kırdığını, hangi yollardan geçtiğini, hangi şeylerle mücadele ettiğini bilmeden verilen tavsiyeler çoğu zaman sadece yorumdan ibarettir. Çünkü uzaktan bakmak kolaydır; zor olan, bir hayatın içindeki yükü gerçekten anlayabilmektir. Bu yüzden herkesin söylediğini ciddiye almak zorunda değilsiniz. Hayatınızın yönünü belirleyecek olan şey başkalarının fikirleri değil, sizin ne hissettiğiniz ve neyi doğru bildiğinizdir. İnsan kendi hayatını en iyi, o hayatın içinde yürüyen biri olarak tanır. Bu yüzden bazen yapılacak en doğru şey, çok konuşanları değil, kendinize kulak vermektir 👂

İnsanın geçmişte zor şeyler yaşamış olması, onun acısını anlaşılır kılabilir; ama başkalarına zarar verme hakkı vermez. ...
07/03/2026

İnsanın geçmişte zor şeyler yaşamış olması, onun acısını anlaşılır kılabilir; ama başkalarına zarar verme hakkı vermez. Birinin yaşadığı kırgınlıklar, travmalar ya da eksiklikler gerçek olabilir. Fakat o acı, başka insanların ruhunu incitmenin mazereti değildir. Çünkü yetişkin olmak biraz da şunu kabul etmektir: Başımıza gelenlerden her zaman sorumlu olmayabiliriz ama başkalarına nasıl davrandığımızdan sorumluyuz. İnsan geçmişinin yükünü taşıyabilir; fakat o yükü başkalarının omzuna bırakmayı seçtiğinde artık mesele acı değil, sorumluluktan kaçmaktır. İyileşmek zor olabilir, zaman alabilir, hatta insanın en çok kendisiyle yüzleşmesini gerektirir. Ama yine de her yetişkinin önünde aynı gerçek durur: Kırıldığın yerden başkalarını kırarak değil, kendini onarmayı seçerek çıkmak. Çünkü acı açıklanabilir; ama başkasına zarar vermek hiçbir zaman haklı gösterilemez.

Bir çocuk için en zor şey, inciten kişinin aynı zamanda sığınması gereken kişi olmasıdır. İlgi görmeden büyütülen, duygu...
06/03/2026

Bir çocuk için en zor şey, inciten kişinin aynı zamanda sığınması gereken kişi olmasıdır. İlgi görmeden büyütülen, duyguları küçümsenen, acısı yok sayılan bir çocuk zamanla şuna inanır: “Demek ki benim hislerim o kadar da önemli değil.” Yıllar geçer, çocuk büyür ama içinde taşıdığı o değersizlik hissi büyümeye devam eder. Çünkü sevgi verilmesi gereken yerde mesafe varsa, şefkat olması gereken yerde soğukluk varsa, çocuk kendini suçlamayı öğrenir. Oysa bir çocuğun ruhunu en çok iyileştiren şey kusursuz ebeveynler değil; hata yaptığında durabilen, özür dileyebilen ve gerçekten görebilen ebeveynlerdir. Bir insanın çocuğuna bırakabileceği en büyük miras para değil, güven duygusudur. Ve bu güven, ancak sevildiğini gerçekten hisseden bir çocukta büyür 🛺

Yanlış yerde, yanlış zamanda ve yanlış insanlarla bir şeyleri yürütmeye çalıştığınızda bazı şeylerin ilerlememesi çok do...
04/03/2026

Yanlış yerde, yanlış zamanda ve yanlış insanlarla bir şeyleri yürütmeye çalıştığınızda bazı şeylerin ilerlememesi çok doğaldır. Bazen mesele çabanın az olması değildir; mesele o çabanın yöneldiği yerin uygun olmamasıdır. İnsan çoğu zaman daha çok uğraşırsa, daha çok sabrederse ya da biraz daha fedakârlık yaparsa her şeyin düzeleceğine inanır. Oysa bazı ilişkilerde ya da bazı ortamlarda ne kadar uğraşırsanız uğraşın sonuç değişmez; çünkü temel uyum hiç olmamıştır.
Bir şeyi elde etmek istiyorsunuzdur ama elinizdeki imkânlar, bulunduğunuz şartlar ve yanınızdaki insanlar o sonuca uygun değildir. Böyle durumlarda insanın önünde iki yol vardır: Ya istediği şeyin o koşullarda gerçekleşmeyeceğini kabul etmek ya da koşulları değiştirmek. Çünkü bazen sorun hedefte değil; o hedefe ulaşmaya çalıştığınız yerde, zamanda ve insanlardadır.

Kasıtın olduğu yerde “ama” aranmaz. İnsan bazen yapılanı hafifletmek için faille arasındaki bağı öne sürer; kan bağı, yı...
03/03/2026

Kasıtın olduğu yerde “ama” aranmaz. İnsan bazen yapılanı hafifletmek için faille arasındaki bağı öne sürer; kan bağı, yılların hatırı, aynı evi paylaşmış olmak, aynı sofraya oturmuş olmak… Oysa bilerek inciten, planlayarak zarar veren, sınırlarını çiğnediğini fark ettiği hâlde devam eden biri için yakınlık mazeret değildir. Kötülük bilinçliyse, özür samimiyetsizse ve davranış değişmiyorsa, affetmek erdem değil; kendine haksızlıktır. Çünkü affı en çok hak eden, zarar gören tarafın iç huzurudur; zarar verenin konforu değil. Hayatında kim olursa olsun, sana kasıtlı şekilde zarar vermeyi seçen biri, o bağı çoktan zedelemiştir. İlişkinin adı ne olursa olsun, insanın kendine saygısı hepsinden önce gelir 🌿

Bir ilişkinin bitişi çoğu zaman tek bir konuşmanın, tek bir farkındalığın ya da tek bir uzmanın sözüyle olmaz. Bir yapı ...
02/03/2026

Bir ilişkinin bitişi çoğu zaman tek bir konuşmanın, tek bir farkındalığın ya da tek bir uzmanın sözüyle olmaz. Bir yapı bir anda çökmez; önce çatlaklar oluşur, sonra taşıyıcı yerler zayıflar. Yıllarca küçümsenen, bastırılan, yok sayılan biri günün birinde kendini savunmaya başladığında buna “bozulma” denmesi kolaydır. Oysa çoğu zaman olan şey yıkım değil, uyanıştır. İnsan destek aldığında değişmez; cesaret kazanır. Daha önce katlandıklarını artık normalleştirmemeyi seçer. Buna dışarıdan müdahale denir, içeriden ise kendine saygı.. Gerçekten sağlam olan bir bağ, taraflardan birinin güçlenmesiyle sarsılmaz. Sarsılıyorsa mesele dış etken değil, zaten uzun süredir ihmal edilmiş olan temeldir. Çünkü kimse keyfi olarak düzenini bozmaz; insan ancak içinde birikenler artık taşınamayacak hale geldiğinde yönünü değiştirir 🏕

Aşk, tek başına evlilik için yeterli değildir; çünkü aşk gözleri büyüler ama karakteri gizler. Birini gerçekten tanımada...
28/02/2026

Aşk, tek başına evlilik için yeterli değildir; çünkü aşk gözleri büyüler ama karakteri gizler. Birini gerçekten tanımadan, değerlerinize bakmadan, öfkesini nasıl yönettiğini, parayla ilişkisini, sorumluluk algısını, kadınlara bakışını görmeden verilen kararların bedelini çoğu zaman yıllar öder. Başta romantik gelen fedakârlıklar zamanla alışkanlığa, sorgusuz verilen destekler sessiz bir eşitsizliğe dönüşebilir. Hayat bir anda olmaz; küçük tavizler birikir, görmezden gelinen kırmızı bayraklar normalleşir. Sonra bir gün kendinizi sadece çocukların, evin ve bitmeyen sorumlulukların içinde bulur; “Ben bu hayatı ne zaman seçtim?” diye sorarsınız. Evlilik kader değildir, seçimdir. Ve seçim dediğimiz şey sadece sevmek değil; bakmak, anlamak, ölçmek ve gerçekten görmekle ilgilidir. Çünkü doğru insanla evlilik; hayatı genişletir yanlış insanla ise yavaş yavaş daraltır. Bu yüzden eşinizi aşkla değil, bilinçle seçin; kalbiniz kadar aklınızın da masada olduğundan emin olun 🌶

28/02/2026

Toksik bir kaynananın gelinine yönelttiği saldırganlık çoğu zaman açık bir düşmanlık gibi görünmez; ince imalarla, küçümseyen bakışlarla, sürekli eleştiren cümlelerle ilerler. “Şaka yaptım” diyerek aşağılar, “tecrübesizsin” diyerek değersizleştirir, oğlunu merkeze koyarak gelini dışarıda bırakır. Çünkü mesele çoğu zaman gelin değildir; mesele kontrolü kaybetme korkusudur. Oğlunun hayatında artık birinci sırada olmamak, bazı anneler için sevginin azalması gibi algılanır ve bu tehdit hissi saldırganlığa dönüşür. Gelin ne yaparsa yapsın eksik bulunur; iyi yaptığında görmezden gelinir, hata yaptığında büyütülür. Böyle bir ortamda amaç ilişkiyi güçlendirmek değil, üstünlüğü korumaktır. Oysa sürekli aşağılanan, sınırları ihlal edilen bir gelinle kurulan bağ sevgi değil, güç mücadelesidir. Ve güçle kurulan hiçbir ilişki sağlıklı kalamaz; çünkü sevgi hiyerarşi değil, eşitlik ister.
Bazı durumlarda ise bu saldırganlık örtük değil, doğrudan ve serttir. Gelinin yüzüne karşı “Bu eve yakışmadın”, “Oğlumun hayatında senden önce ben vardım”, “Sen olmasan hayatı daha düzenli olurdu” gibi cümleler kurulabilir. Amaç artık imayla değil, açıkça yerini hatırlatmaktır. Oğlunu araya koyarak baskı kurar, gelini yalnızlaştırır, kalabalık içinde küçük düşürür. Eleştiriyi nasihat gibi sunar, hakareti “doğruları söylüyorum” diye meşrulaştırır. Böyle bir ortamda gelin sürekli tetikte yaşar; ne söylese yanlış, ne yapsa eksik bulunur. Oysa açık saldırganlığın altında da aynı duygu yatar: Kaybetme korkusu ve kontrolü bırakmayı reddeden bir benlik. Ve kontrolün sevgiye tercih edildiği yerde, ilişki değil sadece güç savaşı büyür 🌿

Address

Istanbul
34381

Telephone

+905525907129

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when psikologomeryilmaz posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to psikologomeryilmaz:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram