28/05/2019
✍🏼Sınav Süreçlerinde Ailelerin Dikkat Etmesi Gerekenler
Üniversite ve lise giriş sınavına sayılı günler kaldı. Kaygı düzeyi de buna bağlı olarak artmakta, içsel sesler devreye girip “ya kazanamazsam, ya başaramazsam” gibi konuşmalar yapmaktadır. Hatta ve hatta gençler, ailelerin beklentilerini karşılayamayacağını düşünüp “Ailemin emeklerinin, çabasının karşılığını iyi bir yer kazanarak vermem gerekiyor. Ya veremezsem?” gibi kendilerini daha da zora sokan, kaygıyı arttıran konuşmalar bile yapmaktadırlar. Bu tarz konuşmalar, düşünceler ailelerin nasıl davrandıklarına ve artık nasıl davranmaları gerektiği düşüncesini beraberinde getirir. Sınava hazırlanan bir gence ailelerinin yaklaşımı nasıl olmalıdır:
📌 Yarına değil, bugüne odaklanın.Çocuğunuzun iyi bir geleceğe sahip olması için üniversitenin şart olduğunu düşünseniz de kaygınızı azaltın. Yaşadığınız kaygıyı yansıtmanız, çocuğun sınav stresini artırabilir. Çocuğunuzun bugün ne yaptığına odaklanın. Bu hem sizin sınav sonucunun ne olacağına ilişkin yoğun kaygınızı engeller hem de çocuğunuzun kaygılarını azaltır.
📌Söyledikleriniz ve davranışlarınız farklı olmasın. "Sınav bizim için önemli değil, önemli olan senin elinden geleni yapıyor olman" mesajı verirken, deneme testlerinde yüksek puan aldığında ödüllendirici olmak, düşük puan aldığında ise üzgün, kızgın, cezalandırıcı bir tutumda bulunmak sözleriniz ve davranışlarınızın farklı şeyler ifade ettiğini gösterir. Beden dilinizin, ses tonunuzun ve davranışlarınızın örtüşür olmasına özen gösterin.
📌Gereklilik, zorunluluk içeren ifadelerden durun.
Çocuğunuza; “Bu bölümden full çekmelisin, en fazla üç yanlış yapmalısın, bu yıl mutlaka bir yere yerleşmelisin” şeklinde zorunluluk içeren cümleler kullanmayın. Bu, öğrencinin kaygılanmasına neden olur, motivasyondan uzaklaştırır.
📌Baskı yapmayın, yapıcı olun.
Sınava sayılı günler kala çalışması için zorlamayın. Eğitim hayatı boyunca ders çalışma sorumluluğunu kendisinin almasına yardımcı olun. ‘Ders çalış’ yerine; "Nasıl daha verimli çalışmana yardımcı olabiliriz, bizden bir isteğin var mı, yardıma ihtiyacın olduğu ya da beraber yapmayı istediğin bir şey var mı?" gibi olumlu yaklaşımlarda bulunun.Bu bilinci aşıladıktan sonra ne zaman ve ne kadar ders çalışacağına kendisinin karar vermesine izin verin.
📌Başarın değil, çaban önemli deyin.Özellikle ergenlik döneminde olan gençlerin, kendileriyle ilgili olumlu bir benlik imajı geliştirmeleri son derece kıymetlidir. Bu amaçla, her şeyden önce çocuğunuzun sizin için biricik olduğunu, bu sınavda önemli olanın başarısından çok, elinden gelenin en iyisini yapması olduğunu ona hissettirin. Çocuğunuza başarılı olsa da olmasa da, ona olan sevginizden hiçbir şeyin eksilmeyeceğini, onu önemsemekten asla vazgeçmeyeceğinizi belirtin.
📌Çocuğun değerini sınavla ölçmeyin.
Sınav öncesinde ve sonrasında çocuğunuza sizin için çok değerli olduğunu hissettirin. Onun gözünüzdeki değerinin sınav sonucuyla ölçülemeyeceğini ifade edin. Çocuğunuzla konuşarak her sonuca alternatifleri göz önünde bulunduracağınızı söyleyin. Bütün sınavların geçici; çocuğunuzla ilişkinizin kalıcı olduğunu unutmayın.
📌Sınav bir son değil. Çocuğunuza sınavın bir son olmadığını, sadece gelecekte yapacağı mesleği edinme yolunda atılan bir adım olduğunu belirtmeye özen gösterin. Sizin için önemli olanın sınav sonucundan çok, onun elinden geleni yapması olduğunu anlamasını sağlayın. Başarılı olsa da olmasa da, onu hep seveceğini ona hissettirin.
📌Bunaldığında keyifli etkinlikler yapın: Çocuğunuz kendisini yorgun, gergin ya da umutsuz hissettiğinde onu dinleyerek anlamaya çalışın. Konuşmak istemediği zamanlarda ona saygı gösterin. Motivasyonunun düştüğünü, bunaldığını hissettiğinizde; çocuğunuzu rahatlatacak, enerjisini tazeleyebileceği etkinlikler planlayın.
📌Ve kendinizi unutmayın. Sınava hazırlık döneminde bazı aileler kendi hayatlarını unutarak çocuğuyla birlikte kendini sınav sürecine adıyor. Kimi işten ayrılıyor kimi öğretmenlerle her gün çocuğunun durumu hakkında konuşmaya çalışıyor, kimi de önemli bir işleri olmadıkça eve kapanıyor. Oysa anne-babaların da kendi hayatını unutmaması gerekiyor. Bu tutum ebeveynlerin kendine verdiği zarar kadar çocuğu da olumsuz etkileyebilir. Olası bir başarısızlık durumunda, çocuk kendisini suçlu hissedebilir.