Psikolog Gülan Deniz

  • Home
  • Psikolog Gülan Deniz

Psikolog Gülan Deniz Merhabalar ben Psikolog Gülan Deniz
Bilişsel Davranışçı Terapi ekolünde ergen ve yetişkin bireylerle çalışıyorum. Moscow State Pedagogical University-2017

Ana çalışma alanlarım: ilişki problemleri, kaygı bozukluğu, depresyon, stres yönetimidir.

30/03/2026

Göç ettikten sonra birçok insan fark etmeden
sürekli bir şeylerle meşgul kalır.

Planlamak.
Çözmek.
Halledecek şeyler bulmak…

Çünkü durduğunda,
içerideki duygular daha görünür hale gelir.

Belirsizlik.
Yalnızlık.
Özlem.

Ve zihin bunlarla karşılaşmamak için
seni hep hareket halinde tutar.

Bu zayıflık değil.
Bu bir baş etme biçimi.

Ama bir noktadan sonra
sadece “yaparak” ayakta kalmak yorucu hale gelir.

Belki de ihtiyacın olan şey
biraz daha fazla kontrol etmek değil,
biraz durabilmek.

Kendinle yeniden temas kurmak 🌿

23/03/2026

Terapiye başlamak isteyen birçok kişinin aklında benzer sorular oluyor:

Terapiler gerçekten teorilere mi bağlı?
Her terapist herkese iyi gelebilir mi?
Terapi demek her zaman değişmek mi demek?
Ve en önemlisi… iyi bir terapi insana ne kazandırır?

Bu videoda bu sorulara sade ve gerçekçi cevaplar verdim.

Çünkü terapi tek tip bir süreç değil.
Ve herkes için aynı şekilde işlemez.

Ama terapide güvenli bir bağ kurulduğunda,
insanın kendisiyle kurduğu ilişki gerçekten değişebilir.

Terapiyle ilgili merak ettiğiniz soruları yorumlara yazabilirsiniz, bir sonraki videoda sorularınıza cevap vereceğim ✨🍀




22/03/2026

Yeni bir ülkeye taşındıktan sonra birçok insan sadece işini değil,
aynı zamanda mesleki kimliğini de kaybetmiş gibi hissedebilir.

Yılların emeğinin görünmez olması,
“Ben artık kimim?” sorusunu beraberinde getirebilir.

Bu durum bir zayıflık değil,
uyum sürecinin doğal bir parçasıdır.

Bilişsel Davranışçı Terapi’de bu süreçte ortaya çıkan düşünceler birlikte ele alınır
ve kişinin özdeğerini yeniden inşa etmesine destek olunur.

Eğer siz de bu süreçte zorlanıyorsanız,
bu konuları terapide birlikte çalışabiliriz.

Online görüşmeler için mesaj gönderebilirsiniz





16/03/2026

Doğada birçok canlı tehdit hissettiğinde kendini korumaya yönelik tepkiler geliştirir.

İnsan zihni de travmatik veya zorlayıcı deneyimlerden sonra benzer savunma tepkileri gösterebilir.

Daha sessiz olmak, geri çekilmek veya dünyayla arasına mesafe koymak çoğu zaman zayıflık değildir.

Zihnin kendini koruma yollarından biridir.

Yaşadıklarını güvenli bir alanda konuşabilmek birçok insan için iyileşme sürecinin önemli bir parçasıdır.



12/03/2026

Terapide sıkça yanlış anlaşılan bazı noktalar…

Teknik önemlidir ama tek başına yeterli değildir. Terapide asıl olan, terapistin gerçekten merakla dinleyebilmesi ve karşısındaki insanla temas kurabilmesidir.

Danışan, yaşadığı sorundan ibaret değildir. Depresyon, kaygı ya da başka bir zorluk bir durumdur; insanın hikâyesi ise bundan çok daha geniştir.

Terapide zor duyguların ortaya çıkması, terapinin kötü gittiği anlamına gelmez. Üzüntü, kaygı ve acı çoğu zaman anlamanın ve gelişimin başlangıcıdır.

Devamı 2. bölümde.

08/03/2026

Kadınların yaşadığı birçok psikolojik yük aslında bireysel değil, toplumsal.

Psikolojide çok temel bir gerçek vardır:
İnsan kendini güvende hissetmeden sağlıklı bir şekilde var olamaz.

Ama birçok kadın en güvende hissetmesi gereken yerde, kendi evinde, en yakınındaki erkekler tarafından şiddete uğruyor ya da hayatını kaybediyor.

Böyle bir gerçeklikte korku ile yaşamak, sürekli tetikte olmak, çocuklarımızı endişeyle büyütmek bir “zayıflık” değildir.
Bu, erkek egemen bir sistemin kadınların hayatında yarattığı kolektif bir travmadır.

Feminist terapi bize önemli bir şeyi hatırlatır:
Kadınların yaşadığı birçok psikolojik yara sadece bireyin içinde aranamaz. Çünkü kişisel olan politiktir.

Ve bize sürekli güçlü olmamız söyleniyor.
Ama biz önce güçlü olmak değil, güvende olmak istiyoruz.

Bu korku duvarını yıkmanın en güçlü yolu ise dayanışmadır.

Çünkü kadın dayanışması sadece bir mücadele değildir.
Aynı zamanda kolektif bir iyileşme alanıdır.

Kadın dayanışması iyileştirir.

04/03/2026

“Neden ‘Seni seviyorum’ demek bazen ana dilimizde daha zor?”

Dil sadece iletişim aracı değil.
Kimliği aktive eden bir sistem.

Kazakça konuşurken başka,
Rusça konuşurken başka,
İngilizce konuşurken biraz daha farklı hissedebiliyor insan.

Ana dilimiz çocukluk anıları, aile ilişkileri ve kültürel deneyimlerle güçlü biçimde yüklüdür. Bu yüzden bazı kelimeler çok yoğun duygular tetikler.
Yabancı dil ise daha “sonradan öğrenilmiş”tir.
Duygusal yükü daha azdır.
Bu da utanç, çekinme ve kaygıyı azaltabilir.
Bu da ifadeyi daha “mesafeli” hissettirir.

Bu mesafe sayesinde kişi daha az utanç, daha az kaygı hissedebilir — ve kendini daha cesur ifade edebilir.

Her dil sanki kişiliğimizin başka bir versiyonunu açıyor.

Ve ilginç olan şu:
Bazı duygular bir dilde daha güçlü,
bazıları ise başka bir dilde daha özgür.

Belki de çok dillilik sadece kelime bilmek değil…
Farklı “ben”leri deneyimlemek.

Peki siz?
Başka bir dile geçtiğinizde kendinizde değişim hissediyor musunuz?





Address

Türkiye

35050

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psikolog Gülan Deniz posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

  • Want your practice to be the top-listed Clinic?

Share