31/03/2026
İlişkilerde en çok yanıldığımız yerlerden biri şu:
Herkesin sevgiyi aynı şekilde hissettiğini sanmak.
Oysa kimimiz için bir mesaj “seni düşünüyorum” demektir,
kimimiz için temas, kimimiz için zaman, kimimiz için emek…
Sen kendi sevgi dilinle verirsin,
karşındaki kendi diliyle bekler.
Ve arada “anlaşılmadım” hissi büyür.
Ama asıl mesele burada başlıyor:
Bazı şeyler yanlış anlaşılma değildir,
bazı şeyler gerçekten yoktur.
Ne kadar anlatırsan anlat,
ne kadar sabredersen sabret…
Eğer karşındaki vermek istemiyorsa,
senin sevgi dilini öğrenmek gibi bir derdi yoksa
orada artık mesele iletişim değil, tercih meselesidir.
Ve şu gerçeği kabul etmek özgürleştirir:
Uğraşarak düzeltemediklerinden vazgeçerek kurtulursun.
Herkes değişmez.
Herkes seni anlamak zorunda değil.
Ama sen, seni anlamayan bir yerde kalmak zorunda hiç değilsin.
Bazen sevgi, ısrar etmek değil;
doğru yerde yeniden başlamayı seçmektir.
Senin sevgi dilin ne?
Ve en önemlisi… karşındaki gerçekten öğrenmek istiyor mu?