Uzm.Psikolog Gizem Alabey

Uzm.Psikolog Gizem Alabey Uzm.Psikolog/Aile Danışmanı

31/03/2026

İlişkilerde en çok yanıldığımız yerlerden biri şu:
Herkesin sevgiyi aynı şekilde hissettiğini sanmak.

Oysa kimimiz için bir mesaj “seni düşünüyorum” demektir,
kimimiz için temas, kimimiz için zaman, kimimiz için emek…

Sen kendi sevgi dilinle verirsin,
karşındaki kendi diliyle bekler.
Ve arada “anlaşılmadım” hissi büyür.

Ama asıl mesele burada başlıyor:
Bazı şeyler yanlış anlaşılma değildir,
bazı şeyler gerçekten yoktur.

Ne kadar anlatırsan anlat,
ne kadar sabredersen sabret…
Eğer karşındaki vermek istemiyorsa,
senin sevgi dilini öğrenmek gibi bir derdi yoksa
orada artık mesele iletişim değil, tercih meselesidir.

Ve şu gerçeği kabul etmek özgürleştirir:
Uğraşarak düzeltemediklerinden vazgeçerek kurtulursun.

Herkes değişmez.
Herkes seni anlamak zorunda değil.
Ama sen, seni anlamayan bir yerde kalmak zorunda hiç değilsin.

Bazen sevgi, ısrar etmek değil;
doğru yerde yeniden başlamayı seçmektir.

Senin sevgi dilin ne?
Ve en önemlisi… karşındaki gerçekten öğrenmek istiyor mu?

Kaydır
30/03/2026

Kaydır

27/03/2026

“Karşılıksız çaba” çoğu zaman dışarıdan fedakârlık gibi görünür… ama içeride yavaş yavaş tükenen bir benlik vardır.

Sürekli veren, anlayan, alttan alan taraf olmak bir süre sonra kimliğe dönüşür. Çünkü kişi şunu öğrenir:
“Ne kadar verirsem o kadar sevilirim.”

Ama gerçek şu:
Sevgi, çabayla kazanılmak zorunda olan bir şey değildir.
Ve senin değerin, başkalarının sana ne verdiğiyle ölçülmez.

Bir noktadan sonra insan şunu fark eder:
Yorulduğu şey aslında insanlar değil…
Sürekli kendini ispat etme ihtiyacıdır.

Ve işte tam burada değişim başlar:
Her çabayı göstermek zorunda değilsin.
Herkesi memnun etmek zorunda değilsin.
Ve en önemlisi…
Karşılık görmediğin yerde kalmak zorunda hiç değilsin.

Bazen en sağlıklı adım, daha fazla vermek değil…
Geri çekilmeyi öğrenmektir.

Şimdi dürüst ol:
Senin hayatında da karşılıksız çaba gösterdiğin biri var mı?
Yorumlara bırak, yalnız olmadığını gör.

25/03/2026

İnsan bazen gerçeği görmekten değil, o gerçeğin getireceği duygudan kaçar.
Bu yüzden netlik yerine belirsizliği seçer. Çünkü belirsizlikte umut vardır… ama aynı zamanda kendini oyalamak da.

Kararsızlık çoğu zaman “bilmiyorum” değildir.
Aslında çok iyi bilip, sonuçla yüzleşmek istememektir.

Birini hayatında tutmak için kendinden vazgeçiyorsan,
bu sevgi değil… alışkanlıkla karışmış bir korkudur.

Ve en zor gerçek şu:
Gitmesi gerekeni tutmaya çalıştıkça, kendini kaybedersin.

Bazen en sağlıklı karar,
canını acıtacak olanı seçmektir. Çünkü o acı geçer,
ama kendinden uzaklaşmanın bedeli kalıcıdır.

Şimdi kendine dürüst ol:
Gerçekten bilmiyor musun, yoksa bildiğin şeyden mi kaçıyorsun?

Yorumlara bırak: “Netlik mi zor, belirsizlik mi?”

23/03/2026

Hayatına kim giriyorsa, sen izin verdiğin için orada.
Sen sustuğunda susarlar,
sen dinlediğinde anlatırlar,
sen değer verdiğinde “değerli” olurlar.
Ama bir yerde durmayı bilmezsen, herkes sınırını senin yerine çizer.

Artık şunu hatırla:
Doğru insanlar “ısrarla” tutulmaz, yanlış insanlar “sabırla” düzelmez.

Kendin için daha doğru tercihler yap.
Seni rahatsız eden, huzurunu bozan hiçbir şeye “alışmak zorunda değilsin.”
İzin vermezsen, kimse hayatında yer kaplayamaz.

Bugün kendine şunu sor:
Ben gerçekten seçiyor muyum, yoksa sadece katlanıyor muyum?

Yorumlara yaz: Artık izin vermem dediğin şey ne?

Address

Izmir

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Uzm.Psikolog Gizem Alabey posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram