14/04/2019
1, Charles Köprüsü günbatımı. 2. Astronomik Saat Kulesi. 3. Dancing House. 4 ve 6. Saint Vitus Katedrali. 5. Prag Kalesinden şehir panoraması ve sonuncu resim Franz Kafka anıtı (Yahudi meydanında)
Prag’dan bedenen ayrılırken (ruhen kopmak sanırım çok olacak) bu şehirle özdeşlemiş Kafka’yı bir kez daha anmaktan kaçamam. Benim de yolculuğumun bir ayağı olacak olan Viyana’da yaşayan sevgilisi Milena’ya yazdığı mektupları - ve bir kısım cevap mektuplarını içeren kitabı Milena’ya Mektuplar’ı - okuduğumda hayattan nasıl bir aşk beklediğimi aslında farkında olmadan oluşturduğumu şimdi çok daha iyi anlıyorum. Evlilik ve/veya duygusal bağlanma ile ilgili şu anda vakıf olduğum pek çok düşüncemin 16 yaşımda Kafka dünyası aracılığıyla oluşturmuşum da haberim yokmuş! Nasıl olur da o kadar erken keşfettiklerimi yıllar içinde unutur ve şimdilerde çözdüm bu işi diye düşünürüm, hayret! İnsan dünyadaki bilinmezliklerle dolu ve kısmen karanlık yolculuğunda bir meşale bulduğunda o yolu aç ve susuz da geçirecek olsa, bir parça yemek için elindeki meşalesini bırakmamalı, ben bunu yapmış olmalıyım. Neyse, tekrar tuttuysam ben de daha geç olmadan meşalemi, mesleki de bir konuya işaret eden, benim aşklarına aşık olduğum iki kişiden Kafka’nın Milena’ya bir mektubunda neden evlenmediğini ve evlenmekten kaçındığını anlattığı pasajdan bir alıntı ile Prag seyahatini ve postu tamamlayayım yoksa ne benden ne Kafka’dan ne de Prag’dan bahsetmenin sonu yok:)
“Evlenmek, bir aile kurmak, gelecek tüm çocukları kabullenmek, onları bu güvensiz dünyada yaşatmak ve hatta biraz da yol göstermek, benim inancıma göre bir insanın başarabileceği en yüce şeydir.”
F. Kafka, Milena’ya Mektuplar. @ Prague, Czech Republic