14/05/2024
‘Silent treatment’ toplumu olmadigimiz belli, kimse manasini bilememis, anlayamamis. Silent treatment konuşmayarak cezalandirma da degildir, terbiye de degildir. sessiz kalarak;
1. hatasini fark ettirecek sekilde dusunmeye motive etmek,
2. ilgili hatadan dolayi ozur dilettirmek,
gibi iki temel belirleyeni vardir. Diger hatasını fark ettirmek ve ozur dilettirme cabalarindan farki, tercih edilmesinin sebebi, acik vermeyen bir tavir olmasidir. kisilere “ozur dile cunku su acidan haksizsin, bu acidan mustebdisin, su acidan okuzsun” demek ister istemez konusmak ve acik vermek manasina, savunma, savusturma, mesrulastirma kapilarini aralattirmak anlamina gelir. oysa ki sessizlik karsimizdakine “kendi hatasini bulma” firsatini araya bizi karistirmadan kendi kendisiyle cozme, kendi kendisine yenilme sansini verir.
elbette sessizligin suresi belirleyicidir, sahsi tecrubemle soyleyebilirim ki sessizlige uzun sure mukavemet edebiliyorum, dahasi aramizda kesin bunu okuyacak olan kimi arkadaslarimiz da bileceklerdir, “benimle konusmaya tenezzul etmeyenle ben hic konusmam, bana yok muamelesi yapana ben de yok muamelesi yaparim” diyerek bu eylemi dahi bir “soylem”e cevirip, ardindan “benden o denli nefret ediyor ki konusmaya bile tenezzul etmiyor, benden oyle igreniyor ki konusmaya deger bulmuyor, benden boyle igrenip saygisizlik yapana ne geri donecem” diyebilme yetenegine, ozelestirinin onune varsayilan yozelestiriyi koymaya muktedirim.
DEVAMI YORUMDA 👇🏻