20/01/2017
İnsan öteki ile olan etkileşiminin dışına çıkamaz. Her varoluş öznelerarası bir bağlamda gerçekleşir. Kohut özne ile kendilik nesnesinim etkileşimlerini üç gruba ayırır: ilk grupta teşhirci-büyüklenmeci gereksinimler yer alır. Çocuk kendilik nesnesinin gözünde kendisine yönelik hayranlık görmek ister. İkincisinde, idealize ebeveyn imagosuna gereksinim duyar. Anne babasının herkesden akıllı, kuvvetli, güzel, vs. olmasını bekler. Üçüncüsünde ise, gereksinimi "ikizlik" olarak adlandırılan, arkadaşları, kardeşleri, akranları ile birlikte görkemli olmak, onlar gibi olmak, birlikte başarmaktır. Çocuk ancak bu narsistik gereksinimleri kendiliknesneleri tarafından optimal şekilde karşılandığı zaman, ileriki yıllarda patolojik bir narsizmden kurtulabilir. Bu gereksinimlerin optimal olarak karşılanmadığı bir yaşam başlangıcı, kendiliği eksik ve hasarlı bırakacaktır. Bu eksik ve hasarlı kendilik, duruma mümkün olduğunca kurtarmak için, ikincil yapılar inşa ederek ayakta durmaya çalışacaktır. Kendilik gelişimi çekirdekten bir gelişim programı izler. Gelişimin şartlarının optimal olduğu durumda kendisini tatminkar bir şekilde gerçekleştirecek olan bu program, işler optimalden daha kötüye gittiği zaman, telafi yapıları oluşturmak üzere devreye girer. Bu ikinci yapıların dışarıdan görünüşü ve yan etkileri de patolojik narsizm özelliklerine sahip olacaktır.