Aymnet Sağlık ve Varlık Dünyası

  • Home
  • Aymnet Sağlık ve Varlık Dünyası

Aymnet Sağlık ve Varlık Dünyası Sağlığını ve Varlığını düşünenler, Hayallerin fırsatlara dönüştüğü yüzyılın hareketine sizde katılın

27/12/2017

DAMAR YAŞLANDIRAN 10 RAKAM

1- Yüksek kan basıncı
◊ Sistolik 135’ten yüksek
◊ Diyasistolik 85’ten düşük
2- Geniş bel çevresi
◊ Erkekte 100 cm’den fazla
◊ Kadında 88 cm’den fazla
3- Artmış insülin seviyeleri
◊ Açlık insülini 5’ten yüksek
◊ Tokluk insülini 25’ten yüksek
4- Yüksek kan şekeri
◊ Açlık şekeri 110 mg’dan yüksek
◊ Tokluk şekeri 180 mg’dan yüksek
5- Yüksek HbA1c / 6.2’den yüksek
6- Düşük HDL kolesterol
◊ Kadında 50 mg’dan düşük
◊ Erkekte 45 mg’dan düşük
7- Yüksek LDL kolesterol / 140 mg’dan yüksek
8- Yüksek trigliserid / 400 mg’dan yüksek
9- Yüksek Hs-CRP / 2.5’tan yüksek
10- Yüksek homosistein / 15 mg’dan yüksek
Prof. Osman Müftüoğlu

09/12/2017

HİÇ AMA HİÇ PESETME EMİ
*****************************

Birçok ülke gibi Japonya da 1930'lu yıllardaki büyük ekonomik krizde sersefil olmuştu. İşte bu zorlu dönemde erken yaşlarında çalışma hayatına atılmak zorunda kaldığı için diploması olmayan ama motor ustalığı konusunda büyük bir beceriye sahip Soichiro Honda isimli genç bir adam mahalle arasında açtığı küçücük atölyesinde sürekli olarak motorlarla uğraşıyor ve yeni bir icat bulabilmek için kafa patlatıyordu.

Honda yıllar süren ve tamamen kendi imkanlarıyla giriştiği araştırmalar sonucunda "piston segmanı" konseptine dayanan yeni bir motor dizaynı keşfetti.

Hedefi o dönemlerde Japonya’da yeni yeni faaliyete geçmiş Toyota otomobil firmasına bu fikrini satmaktı. Gece gündüz çalışan ve pek çok gecesini uyumadan atölyesinde geçiren Honda en sonunda fikrini uygulanabilir hale getirmeyi başardı.

Ama öncelikle çalışan bir motor prototipi üretmesi gerekiyordu ve bunun için de paraya ihtiyacı vardı.

Karısının mücevherlerini satarak ve elinde avucunda ne varsa ortaya dökerek edindiği sermayenin tamamını bu prototipi üretmek için harcayan Soichiro Honda en sonunda çalışan bir motor örneği ile toyota firmasının kapısına dayandı.

Bu kadar özenle geliştirdiği fikrinin Toyota tarafından büyük bir hevesle ve güzel bir para karşılığında satın alınacağını düşünen ve neredeyse tüm servetini bu umuda yatıran Honda icadını inceleyen Toyota mühendislerinin birazda eğitimsiz bir adamın kendilerine böylesine bir fikirle gelmesine şaşırarak ama daha çok da burunlarını kıvırarak motor prototipini reddetmeleriyle büyük bir şok yaşadı.

"piston segmanı" fikrinin onlara ne büyük yararlar sağlayacağını tamamen göz ardı eden Toyota mühendisleri Soichiro Honda’nın icadı olan motoru "standartlarımıza uymuyor" diyerek red ettiler.

Soichiro tüm parasını ve umutlarını yatırdığı prototip reddedildiği zaman ne yaptı dersiniz? Bunalıma girerek Toyota'daki mühendisleri suçlayıp dünyadan elini ayağını mı çekti ? Hayır, pesetmedi.

Mühendislerin dizaynını red etmelerinin sebebinin onların istediği teknik standartlara uygun bir motor yapamaması olduğunu ve bunun sebebinin de kendi teknik eğitim eksikliği olduğunu düşünen honda kendisini geliştirmeye karar verdi. Bu sebeple japonya’daki üniversiteleri dolaştı ve oradaki hocalar ve mühendislerle görüşerek usanmadan fikrini anlattı.

Çoğu gittiği yerde kendisiyle alay edilmesine rağmen tam iki sene boyunca sürekli yeni şeyler öğrenerek hem kendini hem de motor prototipini geliştirip mükemmel hale getirdi.

İki sene sonra tekrar Toyota'daki mühendislerin karşısına çıktığında artık ona gülemiyorlardı çünkü getirdiği motor mükemmeldi. en sonunda Toyota kendisi için motor üretmesi için Soichiro Honda’yla anlaştı.

Hikaye mutlu sonla burada bitti demeyin çünkü Soichiro Honda Toyota firmasıyla anlaştığı yıllarda Japonya ikinci dünya savaşına girmişti.

Honda’nın Toyota’yla olan ihaleyi yerine getirebilmesi için bir fabrika açması gerekiyordu ama japonya'daki tüm ham maddeler savaş nedeniyle ordunun emrine verilmişti ve fabrikayı yapacak beton için çimento bile bulamıyordu.

Honda vazgeçti mi? hayır, yine pesetmedi.

Oturdu düşündü ve tamamen yeni bir betonlama tekniği geliştirerek fabrikasını bu yeni teknikle inşa etti.

Uzun yıllar süren çabaları meyvesini vermiş, yeni ürettiği motorunu Toyota’ya kabul ettirmiş, yüklü bir ihale almış ve savaş şartlarına rağmen fabrikasını kurmuştu.

Tam üretime başlayacağı zaman fabrikası bombalandı. Moralini bozmadan fabrikayı yeniden inşa etti ancak ikinci kere bombalandı. Bütün gücünü toplayıp fabrikasını üçüncü kere inşa etmeye başlayacaktı ki savaşta yenilmeye başlayan ve kaynakları tükenmeye yüz tutan Japonya'da çelik bitti ve ordu dışında hiç bir yerde bulunmamaya başladı.

Düşünsenize "normal bir insan" bu kadar çabadan sonra kurduğu fabrikası iki kere bombalanıp üçüncüsünü yapmaya kalktığında üretim yapacak çelik bulamazsa çoktan topu atar belki tımarhaneyi bile boylardı ancak Honda’nın çelikten sert iradesi gene pes etmedi ve son derece ilginç başka bir çözüm buldu.

Japonya’yı sabahtan akşama sürekli bombardıman eden Amerikan savaş uçakları yakıtları bittiği zaman uçaklarındaki ek yakıt depolarını aşağı atıyor ve yollarına devam ediyorlardı. Honda ülkenin her yanında görülen bu boş yakıt depolarını toplattı ve bunlardan elde ettiği çelikle motorlarını üretmeye başladı.

Artık herşey iyi gidiyordu ve savaşta bitmek üzereydi. Honda savaş sonrası çok daha kaliteli üretim yapabileceğini ve ürünlerini çok daha kolay pazarlayabileceğini düşünürken büyük bir deprem oldu ve fabrikası üçüncü sefer ve bu sefer tamamıyla yok oldu. Honda yenilmiş bir ülkede, neredeyse her şeyini kaybetmiş bir adamdı artık.

Bu arada savaş bitmişti ve japonya'da benzin kıtlığı yaşandığı için insanlar otomobil kullanmayı terk etmiş ve gidecekleri yerlere ya yürüyerek ya da bisikletlerle gitmeye başlamışlardı.

Honda’nın fabrikası yok olmasaydı bile insanlar otomobil kullanmayı bıraktığı için ürettiği motorları satabilmesi zor olacaktı. Honda kaderine küsüp "bu işleri bırakıyorum ben" artık diyeceğine kafasını çalıştırdı ve bu yeni durumda ne yapabileceğini düşündü.

Bir gün oturdu ve kendisinin de kullanmaya başladığı bisikletine özel olarak ürettiği küçük ve az benzin tüketen bir motor taktı. Bu ilginç bisikleti gören komşuları kendileri içinde üretmesini istediler ancak ülkede büyük bir fakirlik ve hammade kıtlığı vardı ve böyle bir üretime geçmesi imkansızdı. zaten artık beş parası bile kalmamıştı.

Honda vazgeçti mi ? Hayır.

Japonya’nın her tarafındaki 18.000 (on sekiz bin) bisiklet satıcısı dükkana tek tek mektup yazdı ve onlara üreteceği hafif ve yeni bir motosiklet fikrini anlatarak bunun Japonya'nın geleceği için büyük bir girişim olduğu konusunda onları ikna etti. Bu firmalardan bir kısmı teklifini kabul ederek ona hem hammadde hem de para yardımında bulundular.

Tabii ki başarı hemen gelmedi. Honda bir çok motor tipi üretip geliştirdi ve bunları ayrı ayrı sabırla denedi. En sonunda ise ufak ve tasarruflu motorlu "super cub" modelini üretti ve bu model önce japonya'da sonrada dünyada satış rekorları kırdı.

Bu kadar çabadan sonra Soichiro Honda artık zengin ve mutlu bir şekilde köşesine çekilir ve motosikletlerini satarak mutlu mesut yaşar diyorsanız yanıldınız.

Honda gene durmadı

1970'li yıllarda Amerika'da petrol krizi çıkınca ve çok yakıt tüketen otomobiller satılmamaya başlayınca kendi tasarruflu ve ufak motosiklet üretimi konusundaki tecrübesini otomobil üretiminde kullanmaya karar veren Honda daha önce bu alanda hiç bir tecrübesi olmamasına rağmen otomobil üretimi işine girdi ve az yakıt tüketen minik arabalarla amerikan pazarını fethetti.

Bugün 1930'lu yıllarda gece gündüz atölyesinde motor üretmeye çalışan Soichiro Honda’nın kendi adıyla tanınan şirketi sadece Amerika'da yüz bin kişi çalıştıran dünyanın en büyük şirketlerinden birisi ve her gün trafikte Honda şirketinin ürettiği motosiklet ve otomobillerle karşılaşıyoruz.

Soichiro Honda'nın başarısının sebeplerini özetlersek;

1) Yeni bir fikir bulduğunda ısrarla ve inatla fikrini hayata geçirmek için eyleme geçmesi ve bu fikrini mükemmelleştirmek için çaba harcaması.

2) Etrafındakilerin her türlü kötümserliği ve alaycılığına rağmen moralini hiç bozmadan çalışmaya,üretmeye devam etmesi ve hayalinden vazgeçmemesi.

3) Son derece büyük felaketlere uğrasa ve aşılamayacak gibi görünen engellerle karşılaşsa bile bunalıma girmeyi ve vazgeçmeyi düşünmeden sakince düşünüp yeni çözümler üretmeye çabalaması.

4) Başarıya ulaştığı zaman bile bununla yetinmeyerek etrafında yeni fırsatlar araması ve herkesin felaket olarak gördüğü durumları bile kendisi için fırsata çevirmeyi bilmesi.

5) Hedeflerine ulaşma yolculuğunda asla ama asla pesetmemesi.

Hamil;
Eğer tüm varlığınızı yatırdığınız iş yeriniz tam iki kere bombalanıp bir kere de depremle yok olsaydı ne yapardınız?
Sizin şu anda şikayet edip aşılamayacağını düşündüğünüz engelleriniz Soichiro Honda'nın karşısına çıkanlardan daha mı büyük?

Çook lazım olacak.Çünkü kış yüzünü gösterdi.
06/12/2017

Çook lazım olacak.

Çünkü kış yüzünü gösterdi.

12/07/2017

- Çok borcum var, iş lazım.
- Network Marketing yapmayı düşünmez misin?
- Yok yaa, bana göre değil.

- Kendi ayaklarımın üzerinde durmak istiyorum.
- Network Marketing yapmayı düşünmez misin?
- Ay yok, satış yapamam ben.

- İş arıyorum, ne iş olduğu önemli değil, haberiniz olsun arkadaşlar.
- Network Marketing yapmayı düşünmez misin?
- Çevrem yok benim, zor o iş.

- Bu gidişle emekli ikramiyesiyle bile havuzlu ev alamayacağım, hayal artık.
- Network Marketing yapmayı düşünmez misin? Hayalde kalmaz.
- Utanırım ben, yapamam.

- Maaşım yetmiyor, ek gelire ihtiyacım var.
- Network Marketing yapmayı düşünmez misin? Günde 2 saatini ayırsan yeterli.
- Vaktim yok, yapamam.

Örnekler ve verilen cevaplar çoğaltılabilir.

Önce bir şeyi gerçekten isteyip istemediğinize karar verin.
Gerçekten istiyorsanız onun için ne kadar bedel ödeyip ödemeyeceğinize karar verin.
1-2 yıl kendiniz için çalışıp, 3. yıl hayallerinize ulaşmak varken bahanelerinizin arkasına sığınmaya devam ederseniz anca söylenir durursunuz.

Hayat kısa, adım atın!

https://www.aymnet.com.tr/register/AYM1KPX5HYV

Bundan kolayca kurtulabilirsiniz.
09/07/2017

Bundan kolayca kurtulabilirsiniz.

16/03/2017

Hastalık mı...? Her türlüsü...

Ama kolay Aymnet var.

23/02/2017
01/02/2017
29/01/2017

Senin yerine kimse karar veremez ....

YOL VAR ;gidersen
FIRSAT VAR ; yakalarsan
HAYAT VAR ;yasarsan
ÖZGÜRLÜK VAR; yapmak zorunda olmadığın şeylerden kurtulmak istersen ..
ÇAY VAR ;içersen.

AMA HER ŞEY ; SEN İSTERSEN VAR !!!
Bizler sadece yol arkadaşı oluruz sonuna kadar.

Siz hangisi siniz....?
26/01/2017

Siz hangisi siniz....?

Address


Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Aymnet Sağlık ve Varlık Dünyası posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

  • Want your practice to be the top-listed Clinic?

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram