14/04/2026
86 yaşında… ve pes etmek yok.”
Omuz çıkığı ve kırıkla gelen bu güzel yürekli danışanım, belki de bugüne kadar en çok şey öğrendiğim insanlardan biri oldu. Çünkü bu süreç sadece bir rehabilitasyon değildi… aynı zamanda bir hayat dersi oldu.
İlk geldiğinde ağrı, kısıtlılık ve doğal bir çekinme vardı. Ama zamanla seanslar ilerledikçe sadece omzu değil, güveni de kazandık.
Seans sırasında bana dönüp şöyle dedi:
“Ben huysuzum… kimseyi sevmem. Ama seni sevdim. Senden başkası gelse tedaviyi bırak, kendime dokundurtmazdım.”
İşte bu cümle… her şeyin özeti.
Beni “evin oğlu” gibi görmesi, anlattığı hikayeler, yılların birikimi olan tecrübeleri… her seansı benim için ayrı bir anıya çevirdi.
Yaş 86 ama azim? Birçok gence taş çıkartır.
Dayanıklılığı, egzersizlere uyumu ve hareket açıklığındaki gelişim gerçekten takdire şayan.
Çünkü bu süreçte yaptığımız şey sadece “omzu çalıştırmak” değildi…
Omuz çıkığı ve kırık sonrası en kritik hedef;
eklem stabilitesini yeniden sağlamak, kasları tekrar devreye sokmak ve hareket açıklığını güvenli şekilde geri kazandırmaktır.
Biz de adım adım ilerledik:
Manuel terapi ile ağrıyı azalttık, eklem ve çevre dokuları rahatlattık.
Doğru egzersizlerle rotator cuff ve skapular kasları güçlendirdik.
Ve en önemlisi… günlük hayatta tekrar özgür hareket edebilmesini sağladık.
İleri yaşta en önemli konu şudur:
Yüklenmeyi doğru vermek, süreci sabırla ve kişiye özel yönetmek.
Bunu doğru yaptığınızda şunu net görüyorsunuz:
Vücut yaşa değil, verilen doğru uyarıya tepki veriyor.
Manuel terapi ve egzersizlerle omuz hareketleri ciddi şekilde rahatladı.
Şimdi kısa bir ara verdik… çünkü bazen iyileşmenin en önemli parçası, vücuda toparlanma fırsatı vermektir.
Ama bu bir son değil.
Daha güçlü, daha rahat bir omuz için kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Çünkü yaş sadece bir sayı…
İstek ve disiplin varsa, vücut her zaman karşılığını verir. ❤️💞❤️ ❤️❤️ ゚viralシfypシ゚