Medyum Peder Apraham Balciyan

Medyum Peder Apraham Balciyan Ruhani Meclis Başkanı
Metafiziksel tüm işlemleriniz için bana ulaşınız.
📞 Whatsapp: +357 944 789 66 Sırasıyla 1. Ekonomi Bilimleri ve 2.

Ben kimim?

1987 yılında Hatay'ın İskenderun ilçesinde dünyaya geldim. Şuanda 35 yaşındayım. Aslen yakın zamanda Türkiye'ye göç etmiş ermeni asıllı bir ailenin evladıyım. Küçüklüğümden beri soyumdan bana geçmiş bir takım manevi yetkilerim ve yeteneklere sahibim. si Astroloji Bilimleri olmak üzere 2 üniversite bitirdim. Her iki üniversiteyi de Kıbrıs Rum Cumhuriyeti'nde okudum. Daha sonrasında 15 yıldır Ermenistan'ın Erivan kentinde Kıdemli Peder ve Medyumluk ve Astrolojik çalışmalar üzerine görev yapmaktayım. Şuanda Kudüs Ermeni Patrikhanesi'nde Ermenilerin Ruhani Meclis Başkanı olarak görevliyim. Yüksek ilmi derecem ve manevi yetkim ile siz değerli danışanlara metafiziksel ve büyüsel tüm işlemlerde yardım edebilirim. Bu sayfayı açma amacım Türkiye'deki çok sayıda yalan yanlışlar içerisindeki bu büyük doğruluk boşluğunu doldurmaktır.. Benimle iletişime geçebilirsiniz...

27/01/2024

ERMENİ DÜNYASINDA KUTSAL CUMARTESININ ÖĞRETİSİ VE ANLAMI.
PASKALYA AREFESİ, CRAKALUYS (Kandil akşamı)

''Kutsal Cumartesi günü'' Hristiyan dünyasında,fıtınalı, sıkıntılı , hüzünlü ama ,kutsal günler sonrasında , acı ve kaygı dolu bir sessizliğin, bekleyişin içinden ,İsa Mesih'in ,''Koğgota'' tepesine kadar uzanan işkence,cefa ve zülüm yolunu, ''Çarmıha Gerilmesi'' ve ''Taş Mezarı''nın anımsanması ile geçen sürecin, hüzün ve acı dolu bekleyişin bir günü olarak belirlenir.
İsa Mesih’in mezarı, sanki bugünkü dünyamızdan küçük bir resmi önümüze koyar gibi bir anlam kazanıyor:Tıpkı bugün, hapishanelerde suçlunun yanında, suçsuzların da tutuklu olarak hapiste olması, mezarlarda günahsızın ve masumların yanına ,günahkarların da gömüldüğü gibi..
İsa Mesih ,suçsuzluğunu ispatlayamadı,sahte ve yalancı ,adil olmıyan bir mahkeme ile ölüm cezasına çarptırıldı, mahkum oldu, ancak İsa Mesih fiziksel bedenini dünyamız topraklarına bırakarak , imamının ulviyeti ve ilahi güçü, işlediği sevaplar ve yaptıkları iyiliklerin kudreti ile mezar taşını çatlatıp yardı,ruh oldu,uçtu ve sonsuzluğa karıştı.
Bu, acı,hüzün,keder, işkence,cefa,zülüm dolu günlerin hemen ertesinde,''Yeniden Doğma''nın, ''Dirilme''nin , ''Ruhsal Arınma'' nın başladığı , coşku ve sevinçin yaşandığı pazar günü ''Diriliş Yortusu -Paskalya Bayramı-'' gelir.
İsa Mesih,bize yaşamın gerçeklerini öğretmek ve bizim de kendisi gibi eziyet, işkence, zorluklar yaşayabileceğimizi ,haksızlığa uğrayabileceğimizi,hakkımızı savunamayacak duruma düşeceğimizi anlatabilmek adına ,bizim için, kendisi işkence gördü, çarmıha gerildi, öldürüldü,ölümümün 3. günü ölülerden dirildi ,ruh oldu ve sonsuzluğa uçtu.
Eğer masum isek, günahkar değil isek, birilerine iyilik yapmış isek, sevap işlemiş isek ,hoşgörülü isek ,af edebiliyorsak ,sevdiklerimiz ve bizi sevenler için fedakarlık yapabiliyorsak,her hangi bir şekilde bizden sonrakilerin yollarını aydınlatabiliyorsak, haksızlığa da uğrasak, işkence de görsek, şiddete de maruz kalsak, çarmıha da gerilsek, her şeye rağmen bir şekilde yeniden doğacağımıza ,ruhumuzun yaşamaya devam edebileceğine inanmamız gerektiğini bize öğretmek ve müjdelemek için ,kendisi çarmıha gerildi, gömüldü ve Dirildi:
Kutsal Cumartesi ikindi saatlerinde kilislerimizde ''Arefe Ayini-Crakaluyts ayini(Kandil akşamı)icra edilir.Crakaluyts ermenice ,Işık yakmak(nur yaymak) anlamındadır.Bu ayin esnasında İsa Mesih'in ''Diriliş''i müjdelendiğinde ,40-48 günlük Büyük Oruç dönemi bitmekte ve ''Diriliş'' yortusu-bayramı başlamaktadır.
Kutsal Cumartesi-Arefe günü-, aynı zamanda,İsa Mesih tarafından Cehennemin yıkıldığını,dürüst ve masum ruhların kurtalışını anımsatır.
Apostolik Ermeni Ortodoks kilisesinin 5 ana yortularından ikisi olan Kutsal Doğuş Yortusu ve Kutsal Diriliş(Paskalya Bayramı) Yortularından bir önceki gün Ermeni kiliselerinde özel dini ayin yapılır. Bu ayine Ermenice, Crakaluytz ( Kandil İşığı anlamında) ayini Ermeni halk dilinde Khıtum denir (Arife Ayini) : Crakaluyts-Khıtum(Arife Ayini) ermenicede kelime anlamıyla, Lamba Yakmak,Işık Yakmak,Mum Yakmak daha doğrusu ''Aydınlatma''anlamına gelir, bu bağlamda, İsa Mesih'in ''Sonsuza dek sönmeyen ışık'' (Ebedi Işık) anlamını simgeler .
Bu gün kiliselerde özel dualar ve ilahiler okunur, özel ayinler yapılır,Yortu Perhizi (oruçu) tutanlar, bu gün perhizlerini (oruçlarını) açarlar:
Paskalya arifesi Kutsal Cumartesi ,Acı,hüzün,zülüm,işkence ,kaygı ve endişe dolu günlerle geçen haftanın sonunda, derin bir sessizlik içinde bekleyiş günüdür Kutsal Cumartesi günü,Bu gün Hristiyan dünyasında ,İsa Mesih'in .''KOĞGOTA'' tepesinde yaşadığı, işkence ve zülümü, Çarmıha Gerilmesi , Ölüme giden yolu ,Taş Mezar'ın anımsanması ile geçen hüzün ve acı dolu bir gün olarak belirlenir.
Güne özel olarak ve tüm kilise lamabalarının ve mumların yakılması ile ileri derecede aydınlık ortamda icra edilen dini ayin ,Crakaluyty ayini,İsa Mesih'in çarmıha gerilip ,bedeninin öldürülmesinden ve gömülmesinden sonraki bir iyimser umudun diriliş ayinidir. Bu ayinle,7 haftadır kapalı olan Kilise Alatarın siyah perdesi açılmakta ,48 gündür süren Paskalya oruç dönemi sona ermektedir.
Kilisede ilahisi okunarak ,kutsal müjde verilir ve Paskalya arifesi ayine katılan halk birbirini ''Kutsal Diriliş Müjdesi'' ile selamlar.
Bu ayinle,İsa Mesih'in ölümü ile insanlığı günahların esaretinden kurtardığı, ölülerden mucizevi dirilişi ile de , insan fiziksel olarak ölse de,ruhunun sonsuza de yaşayacağının müjdesi simgelenir.

7 NİSANDA ERMENI DUNYASI ANNELİK VE GÜZELLİK GÜNÜNÜ  KUTLUYOR.- MÜJDE YORTUSU-KUTLU  OLSUN(Meryem Ana'nın Hamileliğinin ...
27/01/2024

7 NİSANDA ERMENI DUNYASI ANNELİK VE GÜZELLİK GÜNÜNÜ KUTLUYOR.
- MÜJDE YORTUSU-KUTLU OLSUN
(Meryem Ana'nın Hamileliğinin Müjdelenmesi)

Ermenistan, senede 2 kadın bayramı kutlayan ender ülkelerden biri,bu bayramlardan biri ''8 Mart Uluslararası Kadınlar Günü'' diğeri ise ''7 Nisan Annelik ve Güzellik Günü''(Meryem Ana'nın Hamileliğinin Müjdelendiği Gün) adı altında kutlanırlar:Genellikle diaspora Ermeni yaşamında insanlar 7 Nisan ''Annelik ve Güzellik Günü'' kutlamaya alışık değildirler: Bayramın oluşumuna genel açıdan baktığımızda ,bu bayramın dini bir esasa dayandığını,''Bakire Meryem Ana''nın hamileliğinin müjdelendiği gün olduğunu öğreniriz:Eski Ahit'e göre İsa'nın doğumundan seneler önce Yesai Peygamber ''İşte bu bakire ,bir oğlan doğuracak ve adı Emmanuel Olacak'' cümlesini yazmış:(Yesai 7,14)
Meryem Ana'nın hamileliğinin müjdelenmesi hakkında ,aziz Ghugas'ın yazdığı kitab-ı mukkadeste ''Allah tarafından gönderilen Cebrail peygamberin,Yusuf ile nışanlı olan Meryem'e yaklaşarak,onun bir erkek evlada hamile kalacağını müjdelediği '' okunmuştur :
Meryem Ana'nın hamileliğinin müjdenlenmesi ve 7 Nisan ''Annelik ve Güzellik Günü''ile arasındaki bağlantı ,Kilise gelenek ve göreneklerine göre ,İsa'nın 6 Ocat'da doğduğunu,Küdüs'ün ilk piskoposu Hagop kanıtlamıştır, bu hesaplamaya göre ,hamilelik süresinin 9 aylık süreçin başlangıcı ,doğumdan 275 gün önce ,yani Meryem'in hamileliğinin müjdenlendiği gün,tam 7 Nisan'a denk gelmektedir: Meryem Ana,Hristiyan dünyasında ve özellikle Ermeni yaşamında ''Mükemeliyetin'' bir örneği olarak algılanır: Ermenilerde ''Annelik ''denildiğinde önce ''Mukkadeslik'' ,''Kutsallık'' ve daha sonra ''Hamilelik'' ve ''Aile Annesi'' olarak algılanır: Bu kavramlar Ermeni bireyi için biri diğerğiden ayrılmayan çok önemli unsurlardır: Özellikle ''Hamilelik'' kadınlara verilen olağanüstü sevindirici ve mutluluk veren bir olaydır:
Bahar'ın bu güzel bayram günü bize, kadınlarımıza karşı bizim minnetlerimizi,takdirlerimizi, övgümüzü, beğenimizi ve saygımızı tekrar ifade etmek imkanı yaratırken, onların aile, iş, sosyal, kültürel hayatımızda oynadıkları rollerin önemini ve elde ettikleri başarıları değerlendirme ve ödüllendirme imkanını bir kez daha yaratmaktadır:
Doğa ,onlara ''Anne Olabilme'' lutfunu bahş etmiştir,bizim, her birimizin hayatı ,annelerin hayır duaları , ninileriyle ,anne terbiyesi ve eğitimiyle başladı,onun, bize ,hayatımızın başlangıçında verdiği temel değerlerle biz ,iyiyi ve kötüyü, doğruyu ve yanlışı, güzeli ve çirkini ölçmeyi ve ayırmayı öğrenmeye başladık:
Kadının duruşu, tavrı,tutumu ve konumu,insanlar arasındaki ilişkileri, ahenki,aile yapısının sağlık durumunu ve mutluluğunu belirler, dolayısıyla toplumumuzun idamesini ve gelişmesini onlara borçluyuz:
7 Nisan Annelik ve Güzellik Günü(Avedman Don) vesilesiyle tüm anneleri ,anne adaylarını ve kadınlarımızı kutlar aile mutluluğu ve huzurlu yaşam dilerim:
Medyum Peder Apraham Balciyan kıdemli peder

ԶԱՏԿԻ  ՀԱՅ  ԺՈՂՈՎՈՒՐԴԻ ԱՒԱՆԴՈՒԹԻՒՆՆԵՐԸ ԵՒ  ԿԱՐՄԻՐ ՀԱՒԿԻԹԸ. (  METNIN TURKCE CEVIRISI"DIRILIS YORTUSU ERMENI GELENEKLERI ...
27/01/2024

ԶԱՏԿԻ ՀԱՅ ԺՈՂՈՎՈՒՐԴԻ ԱՒԱՆԴՈՒԹԻՒՆՆԵՐԸ ԵՒ ԿԱՐՄԻՐ ՀԱՒԿԻԹԸ.

( METNIN TURKCE CEVIRISI"DIRILIS YORTUSU ERMENI GELENEKLERI VE KIRMIZI YUMURTANIN ANLAMI" Baslikla alta ektedir )

Կարմիր ներկուած հաւկիթներով հաւկթախաղը, Սուրբ Զատիկի տօնին հայ ժողովուրդի ամենասիրելի աւանդութիւններէն մին է։ Կոտրող հաւկիթը յաղթող կը ճանաչուի ու կը շահի կոտրուած հաւկիթը։ Աւանդութիւն է նաեւ , երեխաներու խաղի համար Զատիկի հաւկիթները պահել խոտերու միջեւ որ, երեխաները կը փորձեն այդ հաւկիթները գտնել ։
Այս խաղը կը կոչուի «Զատկուայ հաւկթաորս»։
Հայոց մէջ Զատիկը ունէր իր ծիսական ծառը: Ծիսական ծառը կը խորհրդանշէր անցեալը, ներկան եւ ապագան, այդ ծառին վրայ մեր նախնիները կը կախէին ձեռքով գործուած հաւկիթներ: Զատկուան հայ սեղանի ճաշին համար, գիւղին կամ թաղին բնակիչները դրամ կը հաւաքէին եւ հաւաքուած գումարով ոչխար կը գնէին: Ոչխարը կը համարուէր օրուան ամէնէն սուղ մատաղը: Մատաղէն ետք մարդիկ եկեղեցի կ՛երթային, կը մասնակցէին պատարագին, յետոյ, տուն գալէ ետք, կը ճաշէին եւ զատկական խաղեր կը խաղային նախօրօք խաշուած եւ կարմիր ներկուած հաւկիթներով: Զատկուան տօնին առիթով կը պատրաստուէր մասնայատուկ կերակրատեսակներ, ինչպէս նաեւ հաւկիթով եւ մածունով պատրաստուած խմորի էր մէջ կը լեցնէին գինձ(քիշնիշ) կամ սոխով լուբիա:
Օրուան խորհուրդներն էին նաեւ ԳԱԹԱՆ( Ճէօրէք,Փասթա), ձուկը, տարբեր տեսակի կանաչեղէնները, բրինձով եւ չամիչով կամ ծիրանի հիւթով եղինձը(փիլաւ): Եղինձն ալ կը խորհրդանշէր ժողովուրդն, իսկ մէջի չամիչը կամ չիրը` անոր հաւատքը: Զատկի տոնին հաւատացեալները հաւկիթը կարմիր գոյնով կը ներկէն : Հաւկիթը կը համարուի՛
՛Յարութեան՛՛ եւ ՛՛Նոր կեանքի՛՛ սկզբնաւորման խորհրդանիշ: Իսկ կարմիր գոյնը կը խորհրդանշէ խաչեալ Յիսուսի կենդանարար արիւնը, որ թափուեցաւ մարդկության փրկութեան համար: Ըստ Ս.Գրիգոր Տաթևացի՝ «Միայն Զատկին հաւկիթ կը ներկենք , որովհետեւ հաւկիթը օրինակ է աշխարհի և ինչպէս որ իմաստուններն կ՛ըսեն. «Դուրսի կեղևը նման է երկնքին, թաղանթը՝ օդին, սպիտակուցը՝ ջուրին, դեղնուցն էլ երկիրն է: Իսկ կարմիր գոյնը կը խորհրդանշէ, որ աշխարհը Քրիստոսի արիւնով ներկուեցաւ:
Եւ մենք կարմիր հաւկիթը մեր ձեռքերու մէջ առնելով` կը հռչակենք մեր փրկութիւնը»:
Կարմիր հաւկիթը Ս. Յարութեան տոնի խորհրդանիշն է: Հետեւաբար ,՛՛Եթէ տուն մը ննջեցեալ կայ եւ սուգի մէջ է հաւկիթ չեն ներկեր ՛՛այս կարծիքը սխալ է: Հաւկիթ ներկելը սգի նկատմամբ երբեք անարգանք չէ,ուրեմն պետք է ներկեն նաև այն ընտանիքները, որտեղ ննջեցեալ կայ եւ կամ սգաւոր են: Զատկին հաւկիթը որպէս սգի նշան առանց ներկելու մատուցելը վայել չէ Քրիստոնեային:
Տքթ.Սարգիս Ատամ

DİRİLİŞ YORTUSU ERMENİ HALK GELENEKLERİ VE KIRMIZI YUMURTA'NIN ANLAMI.

Hristiyan dünyasında, diriliş yortusu, yeniden doğuşun derin gizemini ve ölümsüzlük kavramını simgeler : Çağımızda maddiyatcılığın ve tüketimin hızlı akımına kapılan bizler, çoğu kez ,''Diriliş Yortusu'' nun ulviyetini ,derin anlamını kavramadan ve özümsenmeden bu mübarek günü eğlenerek, yiyerek ve içerek kutlamaktayız ve bazen de hristiyanlığın öğretilerini ve ilkelerini unutmaktayız.
Bu kutsal günde,kiliselerimiz ayinlerle, ilahilerle ve vaazlerle gürleyerek zenginleşerek ve şenleşerek , insanlara ''Ölümsüzlük'',''Dirilişin Gizemi ve Gerçeği'' müjdesi iletileçek, ancak eğer ''Dirilmek'' müjdesi, kavramı, gizemi ,İsa Mesih'in ilke ve öğretileri ruhumuza işlemez,yaşamımıza geçmez ise, o kutsal gün yanlızca çoşku ve eğlenmek, neşhelenmek vesilesi veya yanlızca bir görüntü olarak kalır.
Dirilme Yortusu'nun gizemi '' Yaşamın Yeniden Doğuşu'' , '' Yaşamın Aydınlığı ve Kutsallığı'', hayatın gerçek kendisidir, bizlere ''Özgürlük'', ''İzan'', ''İnsan Sevgisi'',''Hoş Görü'', armağan eder ve aynı zamanda bizleri kökümüze bağlar: Bu kutsal günün ulvi müjdesi, hayatın mezarlıkta son bulmadığını da ifade eder.
İsa Mesih ölülerden dirilerek,insanı ölüm dehşetinden ve korkusundan kurtarmıştır. Kişiyi fedakarlığa, kendini adamaya, insanlığa hizmet etmeye, insan sevgisine ,kendi özüne ,
geçmişine,köküne bağlanmaya yöneltmiş ve insanlığa ruhun ölümsüzlüğünü,semavi hayatın ebediliğini müjdelemiştir:
Ölümsüzlük gerçeğinin anlamı, bedenin bu geçiçi dünyamızda fiziksel yaşamın ifadesi değildir, ölümsüzlük, ruhun bedenle bütünleşen ve onun içinde yapılaşan varlığın insanlığa veya ait olduğu topluluğa bıraktığı izlerin ve tüm hizmetlerinin değerinin tablosunu simgeler:
Ulu hazretin muciyevi dirilişin anlamını ve gizemini yanlızca dini yortularda ve mili bayramlarda değil, günlük yaşamımızda da anlayarak ve doğru kavrayarak yaşamaya, yortuları veya bayramları kendi öz ve derin anlamlarına uygun duygularla içimize sindirerek kutlamalıyız.
Ermeni halk geleneklerine göre Diriliş Yortusunun ziyafet sofralarının en göz alıcı süsü kırmızıya boyanmış ve kilisede okunmuş yumurtadır: Ünlü filozof ve ruhani, Datev'li Kirikor'a göre yumurta dünyamızı simgeler,kabuğu toprağı,dış kabuğu altındaki zarı hava'yı, akı denizleri, nehirleri ,su'yu, sarısı kara kara ve ateşi ,boyanmış yumuratanın kırmızısı ise Rab İsa'nın döktüğü kan'ı simgeler:
Yumurta, aslında kadim kültürlerde dünyanın yeniden canlanmasını da simgelerdi ve bu adet daha sonraları Hristiyanlar tarafından benimsenmiştir. Hristiyanlık öncesi dönemlere kadar uzanan bir geçmişi olan ve pagan bir gelenek olan yumurta boyamak,
Hristiyanlığın kabulünden sonra Diriliş Yortusu (Paskalya -Yumurta bayramı) ile özdeşleşmiştir:
İlkbahar başlangıçnda(21 Mart ) eski Mısır ve İran'da insanlar birbirlerine, tabiatın canlanmasını simgeleyen boyalı yumurtalar hediye ederlermiş,daha sonraları bu adet Hristiyanlıkla bütünleşip İsa Mesih'in hayata geri döndüğü,dirilidiği gün olan Diriliş Yortusu( Paskalya bayramı) ile özdeşleşmiştir:
Halk arasında söylenen ,her hangi yakınlarının ölümü nedeniyle matemde olan ailelerin veya ailenin üyelerinin Diriliş Yortusuda (Paskalya bayramı)da yumurta boyamazlar ve Yortu çoşkusuna katılmazlar görüşü tamamen yanlıştır: Bu görüş, ölene gösterilen saygının sonucu değil, yanlış bilgi sahibi olmanın sonuçudur,zira burda yumurta, dirilmenin,yeniden doğmanın, yenilenmenin, hayatın ebediliğin simgesidir.Bu bağlamda yasda ve matemde olan aile ve ailenin üyeleri de, rahmetli olan yakınlarının ruhunun ölümsüzlüğün işareti olarak yumurta boyayarak ve Diriliş Yortusuna (Paskalya bayramı) katılabilir:
Geçmişte,Paskalya bayramlarında Paskalya ağaçı süslemek adetten di,ağaç insan şeklindeki bebeklerle özenerek ve elle bezenerek reng a reng boyanmış yumurtalar ile süslenirdi:Bu ağaç geçmişi,günü ve geleceği simgeler:
Ermeniler Paskalya bayramında çeşitli geleneksel bayram yemekleri hazırlarlar ve yumurta oyunu oynarlardı:Ermeni köylerinde Paskalya sabahı insanlar kendi aralarında para toplarayarak kuzu veya koyun satın alıp keserler herkese dağıtırlardı,bayram günü kuzu veya koyun, bayramın geleneksel başyemeği olarak sofraya gelirdi.
Bayram günü,önce kiliseye bayram duasına gidilir,kilise dönüşü hep birlikle ailece bayram sofrası etrafında toplanılır, yenilir, içilir,eğlenilir ve kırmızıya boyanmış yumurtalarla yumurta oyunu oynanır.
Paskalya bayramınında Ermeni evinde çeşitli geleneksel bayram yemekleri pişirilir ve genellikle de ana yemek kuzu veya koyun yemeğı olurdu,ayrıca yumurta ve yoğurtla yoğrulmuş ve içi kişniş veya soğan ve fasulya ile doldurulmuş hamur işi yemekler, ermeni köylüsünün bayram sofrasından eksik olmazdı,günün vazgeçilmezi gelenkesel ünlü Paskalya çöreğidir,bayram sofrasında ek olarak balık,sebze, yeşillik,kuru üzüm veya kuru kayısı ve kaysı suyuyla pişilimiş pirinç pilavı Paskalya bayramda Ermeninin bayram sofrasını süslerdi.
Paskalya sabahı kilise çanlarıyla birlikte halk, bayramlık giyislerini giymiş şekilde kilisede toplanır,Pazar ayinine katılır ve beraberce dua edilirdi:Ayin bitiminde herkes birbirine ''İsa Ölülerden Dirildi'' diyerek selam verir,''İsa'nın Dirilişi Kutsaldır'' yanıtıyla selam alırdı,çoçuklar ise kırmızı renkte boyanmış yumurtalarla oyunlar düzenlerdi.
Paskalya bayramında,halk öğle yemeğinden sonra bayram ziyareterine çıkar birbirlerinin bayramını kutlarlardı,bayramda ziyaret edene muhakkak karşı ziyarette bulunulurdu, ziyarete karşılık verilmeyince gelecekte bayramda o kişi asla ziyaret edilmezdi, bayram ziyaretleri 2-3 gün sürerdi:
Diriliş yortusunu takip eden günlerde, evlerin papazlar tarafından hayır duası için ziyaret edilmeleri (dun orhnenk) ermeni yaşamının bir gelenekdir: Papaz, doğanın, insanlığa armağan ettiği nimetleri simgeleyen ''ekmek'', ''tuz'' ve ''su'' ya insanlık adına şükranla takdis ederek ev halkı için hayır dualar okur.
Ermeni yaşamın önemli geleneklerinden biri de yortu ertesi Pazaretesi günü ''Ölüleri Anma ve Ruhlarına Dua Okuma'' (Merelotz) ve mezarlıkları ziyaret günüdür.9 Nisan 2023 Pazar günü ,Hristiyan aleminin kutlayacağı Diriliş Yortusu (Paskalya Bayramı),''İsa Mesih'in Diriliş'' yortusu,sağlıklı,mutlu,huzur ve esenlik dolu yaşam temennisiyle kutlu olsun: ''Diriliş Yortusu'' veya ''Yeniden Doğuş Bayramı'' barışa,hoşgörüye,sevgiye vesile olsun:
Bu gün aynı zamanda ,Harutyun, Arto, Artin, Artür,Harut,Ardem, Ardaş, Zadik ismini taşıyanların isim günü,onların isim günü de kutlu olsun:
İsa Mesih Ölülerden Dirildi,İsa'nın Dirilişi kutsaldır.

Mutlu ve Hayırlı Günlere
Esenlikler

27/01/2024

Rabbimiz ve kurtaricimiza dualarımız

27/01/2024

Son akşam yemeği torenlerini icra etmekteyiz

27/01/2024

Son akşam yemeği Rab İsa mesihin

27/01/2024
ՏՕՆ ԳԱԼՍՏԵԱՆ ՅԻՍՈՒՍԻ ՔՐԻՍՏՈՍԻ ԵՐՈՒՍԱՂԷՄHİSUS KRİSDOS’UN KUDÜS’E GELİŞİԾաղկազարդ է այսօր։ Կը տօնենք Քրիստոսի Երուսաղէմ գա...
27/01/2024

ՏՕՆ ԳԱԼՍՏԵԱՆ ՅԻՍՈՒՍԻ ՔՐԻՍՏՈՍԻ ԵՐՈՒՍԱՂԷՄ

HİSUS KRİSDOS’UN KUDÜS’E GELİŞİ

Ծաղկազարդ է այսօր։ Կը տօնենք Քրիստոսի Երուսաղէմ գալուստը։ Շուրջ երկուհազար տարի առաջ Քրիստոս ովսաննաներով, ձիթենիի եւ արմաւենիի ճիւղերով դիմաւորուեցաւ։

Այսօր այս տօնին Քրիստոս պատրաստ է դիմաւորելու իր զաւակները Աստուծոյ փառքին ընծայուած տաճարին մէջ։

Սիրով եւ աղօթքով։
——
Bundan ikibin yıl kadar önce Hisus Krisdos hosanna nidaları, zeytin ve hurma dalları ile karşılandı.
Bugün Tanrı’nın görkemine adanmış kilisede Hisus Krisdos evlatlarını karşılamaya hazır.
Sevgi ve dualarımla.

27/01/2024

DERİN KUYU'NUN MERDİVENİ

İman Atamız Surp Krikor Lusavoriç'in Hisus Krisdos'a olan imanı uğruna katlandığı eziyetler ve derin kuyuya atılması kilisemiz tarihinde önemli bir dönemeçtir. Derin Kuyu iman ve yaşam sırrının yaşandığı bir mekandır. Bu sırrın derinliğine nüfuz edebilmek için elimizde var olan vasıta Derin Kuyu'nun merdivenidir.

Kutsal Kitap'tan Yakub'un düşünde görünen merdiveni hatırlıyoruz. Bu merdiven yeryüzünden göklere erişiyor, Tanrı'nın melekleri bu merdivenden inip çıkıyorlardı. Bu görünümde Tanrı kendi halkını gözeteceğini gösteriyordu.

Surp Krikor Lusavoriç'in derin kuyuda geçirmiş olduğu yıllar gerçekten bir berekete dönüştü. Bu bereketle halkımızın yaşamında gerçekleşen Tanrısal mucize, okuduğumuz ilahilerin kelimelerinde yankılanmakta.

Derin Kuyu merdiveninden iniş ve çıkış bir hayli sıkıntılı hatta bazen zor. Fakat bu zorluk ve sıkıntıyı Surp Krikor Lusavoriç'in katlanmış olduğu eziyetler ve derin kuyuda geçen yaşam günlerinin sıkıntılarıyla karşılaştırmak mümkün değil.

Bu merdiven Tanrı'ının sevdiği kulları gözettiği gerçeğinin farkına varmamız için bir fırsattır. Bu fırsatı değerlendirerek Tanrı'nın iman atamızı yalnız bırakmadığını hatırlayabiliyoruz. Tanrı'nın günahkar bir aileden halkımız için bir aydınlatıcı bahşettiğini hatırlayabiliyoruz. Bütün bunları layıkıyla kavrayabilmek için ise Başmelek Cebrail'in Meryem Ana'ya söylediği sözlerini hatırlamamız gerekir: "Tanrı'nın yapamayacağı hiçbir şey yoktur".

İman hayatımızda güçlenmek için gözlerimizi Khor Virab Derin Kuyu Manastırı'na ve Derin Kuyu merdivenine çevirelim. Tanrı'nın kudretiyle gerçekleşmiş olan bir mucizeyi ve bu mucizenin bir sonucu olarak halkımızın yaşamında gerçekleşen mucizevi değişikliği hatırlayabilmemiz için gözlerimizi tekrar Derin Kuyu'ya ve Merdivenine yöneltelim.

Derin Kuyu duvarlarından İnam Atamız'ın duaları yankılanmakta.
Surp Krikor Lusavoriç'in şefaati her zaman bizlerle birlikte olsun. Amen

Medyum Peder Apraham Balciyan

27/01/2024

Kızıl büyü kara büyü islemleri iptali islemleri çalışmaları

27/01/2024

Bir kardeşimizin sevgili öğrencimin islemlerini yaklaşık bir hafta evel aldim bir çok farklı konular ve şüphelerim üzerine konunun en ince ayrıntısına kadar irdeledim üzenlerin de toplamda 50 büyü ve kırmızı lanet olduğunu tespit ettim yapılan işlemlerden ufak bir kare

Konumuz; birçoğunuzun duymuş olabileceği Mahşerin Dört Atlısı. Açıkcası Mitolojiler her zaman ilgimi çekmiştir ve birçok...
27/01/2024

Konumuz; birçoğunuzun duymuş olabileceği Mahşerin Dört Atlısı. Açıkcası Mitolojiler her zaman ilgimi çekmiştir ve birçok(Hint,Mısır,Yunan,Maya, Türk vs.) mitolojiyi derinlemesine incelemişimdir. Bahsi geçen bütün mitolojilerde bu Mahşerin Dört Atlısı denilen arkadaşlara (farklı isimlerle de olsa) rastladım ve en çok ilgimi çeken, hoşuma giden karakterler oluverdiler.

Şimdi size bu kimine göre kıyamet alâmeti, kimi mitolojiye göre doğanın dört elementi, (ateş, su, toprak, hava) kimine göre dört ana yön (kuzey, güney, doğu, batı) kimine göre Dört Büyük Cin/Melek veya gökyüzünü ayakta tutan Dört Büyük Sütun olan görevlilerden bahsedeyim.

Hristiyan İnancında Dört Atlı

İncil, Vahiy, 6. Bölüm:
1 “Sonra Kuzu`nun yedi mühürden birini açtığını gördüm. O anda dört yaratıktan birinin, gök gürültüsüne benzer bir sesle, “Gel!” dediğini işittim.”

2 “Bakınca beyaz bir at gördüm. Binicisinin yayı vardı. Kendisine bir taç verildi ve galip gelen biri olarak zafer kazanmaya çıktı.”
3 “Kuzu ikinci mührü açınca, ikinci yaratığın “Gel!” dediğini işittim.”

4 “O zaman kızıl renkte başka bir at çıktı ortaya. Binicisine dünyadan barışı kaldırma yetkisi verildi. Bunun sonucu olarak insanlar birbirlerini boğazlayacaklar. Atlıya ayrıca büyük bir kılıç verildi.”
[ 5 “Kuzu üçüncü mührü açınca, üçüncü yaratığın “Gel!” dediğini işittim. Bakınca siyah bir at gördüm. Binicisinin elinde bir terazi vardı.”
6 “Bir sesin şöyle dediğini işittim: ‘Bir ölçek buğday bir dinara, üç ölçek arpa bir dinara. Ama zeytinyağına, şaraba zarar verme!”
: 7 “Kuzu dördüncü mührü açınca, “Gel!” diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.”
8 “Bakınca soluk renkli bir at gördüm. Binicisinin adı Ölüm`dü. Ölüler diyarı onun ardınca geliyordu. Bunlara kılıçla, kıtlıkla, salgın hastalıkla, yeryüzünün yabanıl hayvanlarıyla ölüm saçmak için yeryüzünün dörtte biri üzerinde yetki verildi.”
Bunlarla Tanrı yeryüzünde yakında görülecek gazabının özetini gözümüzün önünde sergiliyor. Hz. İsa’yı temsil eden Kuzu, yargı tomarının yeni bir mührünü açtıkça Tanrı’nın yeryüzünü yargılamak için belirlediği sürecin bir sonraki aşaması açıklanıyor.

İncil’e göre, dört atlı birlikte değil, dört ayrı atlı sırayla göründüğünde bu kıyamet belirtisidir. Anlatılmak istenen şudur; o zaman Rabb’in buyruğuna uymadıkları için insanları feci şekilde cezalandıracaklardır.

Mahşerin Dört Atlısı, Hıristiyan Teolojisi’ne göre kıyametin habercisi olarak görülür. Savaş, kıtlık, açlık, yoksulluk, salgın hastalık ve can güvensizliği getirecek olan kırmızı, siyah ve soluk renkli atlılar ile başlarında beyaz atı ile Hz. İsa’nın olacağı düşünülür. Yani bazı teologlarca bu beyaz atlı, Hz. İsa’yı sembolize etmektedir. Bunun sebebi ise şudur: Eskilerden beri beyaz atlar hep krallar ve prensler için ayrılırdı. Büyük fatihler beyaz ata biner ve öylece görkemlerini beyan ederlerdi. (Fatih Sultan Mehmet de, İstanbul’u feth ettiği zaman şehre beyaz bir at ile giriş yapmıştır)

Bunun yanında ayette söz edilen beyaz atın üzerinde oturanın elinde bir yay varken, ne ilginçtir ki okları yoktur. Yani güçlü ama savaşmaktan çekinen merhametli birinin izlenimi veriliyor ve başında bir galibin tacı var. İsa’nın da ilk ortaya çıktığında hep galip geldiğini ve büyük başarılara imza attığını ve “sağ yanağına vurana sol yanağını çevir” mantalitesini benimsediğini biliyoruz.

Beyaz At’ın anlamından bahsetmişken diğer renklere sahip olan atların anlamından bahsetmemek de olmaz.

İkinci atın rengi,(kırmızı) savaş rengidir. Ona “Barışı Kaldırma” yetkisi verilmiştir. Bunun sonucu olarak insanlar, birbirini boğazlayacaklar. Bu at ilkinden çok farklıdır. Kırmızı rengi kanı andırır çünkü bu at bir savaş habercisidir. Onun gelişiyle birlikte barış dönemi sona erer ve insanlar adeta birbirinin boğazlarına yapışmaya başlarlar. Atlı, kendisine verilen koca kılıçla kana doymaksızın kan dökecektir.

Ayrıca Kırmızı atlı, Mesih Karşıtı’nın egemenliğin ikinci dönemini temsil ediyor. İslamiyet’e göre Mesih Karşıtı, Deccal’e denk gelir. Hristiyanlıkta Deccal, dünyaya gelip insanları saptıracak olan, kendisine güçler bahşedilmiş ve bütün ulusları birleştirerek kıyameti getirecek olan Sahte bir peygamberdir. Bu peygamber Hristiyanlığa rakip olacak ve dinini savaşla yayacaktır.

Yukarıda bahsettiğim bütün ulusları birleştirme kehaneti, masonluğun Tek Dünya Düzeni hayâlini akıllara getirecektir. Daha sonra Vahiy 13. bölümde okuduğumuz gibi, bu kişi 666 rejimi adı altında tüm ulusları ona tapmaya zorlamaktadır. Özellikle o dönemde öldürülenlerden “başı kesilenler” olarak söz edilmesi de dikkat çekicidir. Demek ki ilerleyen süreçte ‘barışçıl’ lidere boyun eğmeyene hiç tahammül gösterilmeyecektir. Sizin aklınıza Hristiyanlıktan sonra ortaya çıkan ve baş keserek yayılan bir din geliyor mu? Neyse.

3. Sırada simsiyah bir at çıkıyor karşımıza. Bu atlının elinde sadece bir terazi var. Terazi de ticareti sembolize eder, zaten yazının başındaki ayetlerde de buna değiniliyordu. Ayrıca bu atlının günah ve sevabı tartıp kişinin nereye gideceğini bilebildiğini iddia eden Aziz’ler de vardır. Ancak sadece İncil’den alıntı yapmak gerekirse; bu atlının gelişiyle insanların artık zorbalıkla ticaret yapacaklarını anlıyoruz. Buğday ve arpa gibi sıradan ve temel ihtiyaçlar uçuk fiyatlardan satılacak. Zamlar, tek kişilik yiyecek fiyatlarını 1 Dinar’a, yani işçinin günlük ücretine yükseltecek. Kimilerine göre bu Kapitalizm, kimine göre ise komünizm’dir. Bu atlı’nın modern çağımızda hangi duruma denk geldiği tartışılır. Bize verilen bilgi, hayat pahalılığı (enflasyon) yüzünden en zaruri ihtiyaçların bile zar-zor karşılanabileceğidir.

Vahiy kitabının yazıldığı dönemki dinar, bir işçinin gündeliğidir. Buna göre, yarım kilo buğdayın 100 TL gibi uçuk fiyata satıldığını anlıyoruz. Başta barış müjdeleyen Deccal’in egemenliğiyle, önce etraf kana bulanır ve ardından savaşın en büyük getirileri olan kıtlık ve açlık gibi büyük belalara sebep olur. İnsanlar da birbirine yardım etmek yerine ellerindeki mamulleri gittikçe tırmanan fiyatlarla satmaya kalkışır. Sonuç olarak yeryüzündeki insanlar zaman geçtikçe kapkaranlık bir kaosa sürükleneceklerdir.

İşte şimdi Dört Atlı’dan en ürpertici olana geldik. Çünkü bu atın belirli bir rengi bile yok. İncil’de “Soluk” bir ata bindiği belirtilen bu varlığın adı: “Ölüm.” Ayrıca “Ölüm”, diğer atlılar gibi yalnız başına gelmiyor. Ölüler diyarı, yani ruhlar hemen ardından geliyor. Bu ikili takımın, dünyanın dörtte birine ölüm saçmasına izin veriliyor ve bu korkunç bir rakamdır, günümüzde 2 milyar insana denk gelmektedir.

En önemli atlı olan dördüncü atlı, ölümün renginde olup diğer ilk üçünün özeti ve toplamıdır. Başta bir sahte peygamber ortaya çıkacak, insanları saptıracak, ardından savaşlar meydana gelecek ve kıtlıklar olacak, böyle bir kaos içerisinde insanlar hastalanmaya ve rezil bir biçimde ölmeye başlayacak. Büyük bir nüfus kaybı yaşanacak ve imparatorluklar devrilecek.

4 Atlı’nın, Kısaca Diğer İnanışlardaki Yeri
Hemen hemen diğer inanışlarda da yukarıda bahsedilenden çok daha farklı kişiliklere sahip değiller. Bu yüzden size tek tek her millete, her dîne göre bir tanıtım listesi çıkarmaktansa, genel bir bilgi bombardımanına tutup yazıyı bitirmeyi tercih ediyorum.

Öncelikle; bilmelisiniz ki, bütün dinlerin kökünde sembolizm yatar. İnsanlar, dinlerinin anlaşılabilmesi için hikayelerini sembollerle ifade etmeyi daha kolay görmüşlerdir. Örneğin eski inanışlarda Tanrı’nın sembolü Güneş’tir. (Veya Baş Tanrı, Güneş Tanrısı’dır.) Güneş, gücü ve Dairesel yapısıyla sonsuzluğu sembol eder, çünkü dairenin, tıpkı Tanrı gibi başı veya sonu yoktur ve daire biçiminde olan Güneş, insanın görebildiği en güçlü varlıktır.

Bu 4 Atlı’ya verilen sembol ise, 4 köşesinden anlaşılabileceği gibi Kare sembolü idi. Ancak neden bu Atlılar 4 kişidir? Ya da neden Baş Melekler Dört Tanedir? Neden dört yön vardır ve neden dört element simyanın baştacıdır?

Mitolojilerde kare, 4 kenarı ile 4 elementi, 4 yönü (doğu, batı, kuzey, güney) temsil ederken, her yöne de bir koruyucu atanmıştır. Biz de zaman zaman dünyanın 4 bucağı demiyor muyuz? Evrenin 4 temel yasasını temsil ederken, zamanla bunlara kutsal sıfatlar verilmiştir. Ayrıca, Kutsal Dörtlü’yü sembolize etmek için, Haç kullanılmaya da başlanmıştır. Bu haç da Sw****ka gibi, değişkenlik gösterip birçok anlama getirilmiştir. Kullanılan semboller ve isimler değişse de, Mahşerin 4 atlısı gibi, 4 Melek gibi, 4 sembolü her zaman aynı anlamda kullanılmıştır.

Kutsal 4lü, 7 Emir’in yapıcılarıydı. Tanrı, 7 emir verdi, bunu kutsal 4 lü yaptı. Artık siz bunu her şeyi 4 element oluşturdu diye mi yorumlarsınız, 4 Başmelek mi oluşturdu dersiniz, bilemem. (Ki Başmeleklerin görevi de zaten doğa kanunlarını yönetmektir)

Görünüşe bakılırsa, bütün inançların temelinde bu 4'e verilen isimler şöyle: Kutsal Dörtlü, Büyük Dörtlü, Dört Büyük Kral, Dört büyük Mimar, Dört Büyük Mühendis ve ayrıca Dört büyük Sütun ve Dört Büyük Cin.

Daha sonraları Zerdüştler tarafından Amshaspand,
İbraniler tarafından Elohim ve Seraph,
Hesiodos’un teogonisinde Rabiri ve Titon adlarıyla anıldılar.
Bugün kullanılan genel adı ise Dört Büyük Melek’tir.

Bu 4 güç, ortasında bir Çember ile, (Çember Tanrı’dır, yukarıda bahsetmiştim) veya Çemberin içinde olarak resmedildiği zaman, Tanrı’nın 4 temel gücü yönettiği, veya 4 Temel gücün Tanrı ile bir olduğu, ondan geldiği mesajını verme amacı güdülür. Bu arada, 4 Temel Güc’ü sembolize etmede kullanılan bilindik en son sembol ise Kanatlı Çember’dir. Bununla alakalı örnekler vermek gerekirse;

Bilinen en eski tüy kanatlı çember sembolü bu. (Naacal)

Guatemala. Niven tarafından bulunmuş 2600 küsür tabletlerin içindeki tek kanatlı çember.

Asur-İran

Mısır (En Bilindik Hali)

Pers. (Kanatlı Çember’i en başarılı çağında bulmak için Asurlular, Babilliler ve Mısırlılar zamanına, yani M.Ö 3000–1000 yıllarına bakmalıyız.)

Mısır, Eğik Kanatlı. Kraliçe Hatşeput’un mezar odasında, girişin karşısındaki duvarda kanatlı bir çember resmedilmiş. Kanatların eğik olması tahminen özel himayeyi temsil ediyor.
Mısır, I. Tuthmosis’in mezar odasından.

Yunan
Resimlerine ulaşamadığım (Daha doğrusu kesinliğinden emin olamadığım, ancak isimlerinden ve görevlerinden emin olduğum) diğer inanışlardaki Dörtlüleri de tanıtmak gerekirse;

Mayalar
Kan (Sarı) Bacab : Güneyde.
Chac (Kırmızı) Bacab : Doğuda.
Zac (Beyaz) Bacab : Kuzeyde.
Ek (Siyah) Bacab : Batıda.

Mısırlılar
Amset: Doğudaki Ruh.
Hapu: Batıdaki Ruh.
Tesautmutf: Kuzeydeki ruh.
Quabsenuf: Güneydeki Ruh.

Kaldeliler
Sed-Alap veya Kirub: İnsan yüzüne sahip bir boğa görünümündeydi.
Lamas veya Nigal: İnsan başlı bir aslan görünümündeydi.
Ustar: İnsan görünümündeydi.
Nattig: Bir kartal başı görünümündeydi.

Hindular
İndra-Cennetin Kralı: Doğuda.
Varouna-Suların Tanrısı: Batıda.
Rouvera-Servet Tanrısı: Kuzeyde.
Yama-Ölülerin Hâkimi: Güneyde.

Çinliler
Kendi ülkelerini bu şekilde tanımalama alışkanlıklarından ötürü, Çin’in dört dağı, yani Tse-Yo, dünyanın dört köşesiydi.
Tai-Tsong: Doğunun Yo’su.
Saing-Fou: Batının Yo’su.
Chen-Si: Kuzeyin Yo’su.
How-Kowang: Güneyin Yo’su.

Ayrıca, okumak isterseniz Dinî ve Tarihî konular ile alâkalı diğer yazılarımın bir kısmı: Tevrat Çelişkileri,
Saptırılan Semavî Dinler,
Sirius (Şira) Yıldızı,
Yobaz Dinsizlik/Dindarlık,
Peygamber Enok’un Kitabı,
Dünya Tarihinde Kurban Ritüeli
Mu Kıtası (Dinlerin Kökeni)

Sanırım şimdilik bu kadar yeter. Diğer yazılarda görüşmek üzere…

NOT: Bu yazı ve diğer yazılarım benden özel izin alınmadan ve kaynak belirtilmeden hiçbir ortamda kullanılamaz, kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve paylaşılamaz. Benden özel izin almadan ve kaynak belirtmeden kullandığınız taktirde yasal işlem baslatilacaktir

Medyum Peder Apraham Balciyan

Address

Yerevan

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Medyum Peder Apraham Balciyan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Medyum Peder Apraham Balciyan:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram