Uzman Klinik Psikolog: Kumru Şerifova

Uzman Klinik Psikolog: Kumru Şerifova MSc Clinical Psychologist Gumru Sharifova

MSc Clinical Psychologist | Route: Turkey → UK (Southampton & Cardiff) | PhD in Psychology (ongoing)
Clinical Psychologist & Psychotherapist | Founder of Serenity Mental Academy | Author of Ethical Code

Bir Masanın Üzerindeki 72 Obje ve İnsan Doğasının Görünmeyen Yüzü1974 yılında Marina Abramović, Rhythm 0 performansıyla ...
02/04/2026

Bir Masanın Üzerindeki 72 Obje ve İnsan Doğasının Görünmeyen Yüzü
1974 yılında Marina Abramović, Rhythm 0 performansıyla bedeni bir nesneye dönüştürdü ve sordu: “Sorumluluğu tamamen üzerime alırsam, siz ne yaparsınız?”
Sonuç; bir sanat gösterisinden ziyade, toplumsal bir travma simülasyonuydu. Klinik bir bakış açısıyla bu süreci dört temel başlıkta okumalıyız:
1. Nesneleştirme ve Empati Kaybı
İnsan zihni, karşısındakini “eşit bir özne” olarak algıladığı sürece empati üretir. Abramović hareketsiz kalıp bir nesneye dönüştüğünde, katılımcıların zihninde “insan” vasfını yitirdi. Empati sustuğunda, saldırganlık dürtüleri üzerindeki baskı kalkar.
2. Eşik Teorisi ve İhlalin Normalleşmesi
Sınır ihlalleri hiçbir zaman en uç noktadan başlamaz. Önce bir gül, sonra bir öpücük, ardından kıyafetlerin kesilmesi ve nihayetinde fiziksel şiddet... Her küçük ihlal, bir sonraki daha büyük ihlalin zeminini hazırlar. Travma da tam bu şekilde inşa edilir: Dozu yavaşça artan ve normalleştirilen sınır ihlalleriyle.
3. Sorumluluğun Dağılması (Difüzyon Etkisi)
“Herkes yapıyorsa, tek suçlu ben değilimdir.” Kalabalık içinde bireysel vicdan susar ve anonimlik zırhının arkasına saklanır. Failin sorumluluğu gruba yayıldığında, bireysel etik denetim mekanizması devre dışı kalır.
4. Bağlamın Gücü ve Etik Boşluk
Abramović’in deneyi bizlere insan doğasının mutlak bir “iyilik” veya “kötülük” üzerine kurulu olmadığını, yüksek oranda bağlama duyarlı olduğunu kanıtladı. Sınırların çizilmediği, otoritenin ve hukukun olmadığı bir boşlukta, zihin kendi etik sınırlarını üretmekte zorlanır.
Klinik Not:
Travma, sadece maruz kalınan fiziksel bir eylem değildir; travma, bir insanın iradesinin ve sınırlarının sistemli bir şekilde yok sayıldığı o boşluk anında üretilir. Toplumları bir arada tutan temel yapı taşı, bireylerin birbirinin sınırlarına duyduğu mecburi saygıdır.
Sınırların bittiği yerde, insanlık onuru da silinmeye başlar.
KlinikPsikoloji SosyalPsikoloji Rhythm0

❤️
26/03/2026

❤️

Novruzun yeniləyici ruhu ilə Ramazanın mənəvi dərinliyinin qovuşduğu bu xüsusi günlərdə, qəlbinizin işıq, evinizin isə b...
20/03/2026

Novruzun yeniləyici ruhu ilə Ramazanın mənəvi dərinliyinin qovuşduğu bu xüsusi günlərdə, qəlbinizin işıq, evinizin isə bərəkətlə dolmasını arzulayıram.

Təbiətin yenidən doğulduğu Novruzun sizə ümid, yenilənmə və gözəllik gətirməsi; Ramazan ayının isə ruhunuza sakitlik, səbir və daxili güc qatması diləyi ilə…

Sevdiklərinizlə birlikdə, sağlam, huzurlu və mənalı bayramlar keçirmenizi arzu edirəm.

Novruz və Ramazan bayramınız mübarək olsun.

Fırından tap taze biz makale ile geldim📖; “Saykodelik Rönesansı” Sona mı Eriyor?  (Psikedeliklere örnekler1. Doğal kayna...
19/03/2026

Fırından tap taze biz makale ile geldim📖; “Saykodelik Rönesansı” Sona mı Eriyor? (Psikedeliklere örnekler

1. Doğal kaynaklılar
• Psilosibin → “sihirli mantarlar”
• Ayahuasca (DMT içerir) → bitkisel karışım
• Meskalin → kaktüs (pe**te, San Pedro)

2. Sentetik olanlar
• L*D
• M**A
Dün yayımlanan JAMA Psychiatry makalesi, ruh sağlığı dünyasında adeta bir soğuk duş etkisi yarattı. Yıllardır “mucize tedavi” olarak pazarlanan saykodelik terapiler hakkında bildiklerimizi yeniden sorgulama vakti.
İşte bir bilim insanı gözüyle, bu kritik araştırmanın 4 can alıcı maddesi:
1. Beklenti Mi, Yoksa Molekül Mü?
Çalışma gösteriyor ki; hastalar ne aldıklarını bildiklerinde (açık etiketli), saykodeliklerin geleneksel antidepresanlardan (SSRİ) daha üstün bir etkisi saptanmadı. Yani iyileşmeyi sağlayan şey ilacın kendisinden ziyade, hastanın o ilaca yüklediği “mucizevi beklenti” olabilir.
2. “Körleme” Paradoksu
Bilimsel araştırmaların altın kuralı olan “çift körleme” (kimin ne aldığını bilmemesi), antidepresanlarda sonuçları iyileştirirken, saykodeliklerde aynı başarıyı göstermedi. Bu, saykodelik araştırmalarındaki metodolojik zayıflığı yüzümüze vuruyor.
3. Eşit Şartlar, Benzer Sonuçlar
Eğer antidepresanları da saykodelik terapilerdeki gibi yoğun bir psikolojik destek ve “yüksek beklenti” ortamında verirsek, aradaki o “uçurum” kapanıyor. Gerçek şu ki: Saykodelikler, antidepresanlardan daha etkili değil; sadece daha “havalı” bir PR sürecine sahipler.
4. Bilimin Soğukkanlılığı
Yolun başında olan bir bilim insanı olarak şunu söylemeliyim: Umut, harika bir motivasyondur ama kötü bir kanıttır. Bu makale saykodelikleri çöpe atmıyor; bizi “biyokimyasal bir mucize” beklemek yerine, tedavinin içindeki “insani ve terapötik” unsurları daha ciddiye almaya davet ediyor.
Sonuç: Ruh sağlığında kestirme yollar yoktur. Gerçek devrim, moleküllerin ötesinde, hastanın zihinsel süreçlerini nasıl yönettiğimizde saklıdır.

Araştırma Duyurusuİstanbul’da yaşayan, Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) belirtileri gösteren ve Türkçe konuşan gönü...
18/03/2026

Araştırma Duyurusu

İstanbul’da yaşayan, Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) belirtileri gösteren ve Türkçe konuşan gönüllü katılımcılar aranmaktadır.

Bu bilimsel çalışma kapsamında katılımcılara bilişsel değerlendirme ve bilişsel rehabilitasyon uygulamaları ücretsiz olarak sunulacaktır. Çalışma, travma sonrası dikkat, bellek ve yürütücü işlevlerin güçlendirilmesini hedeflemektedir.

Araştırma, etik kurul onayının ardından başlatılacak olup sınırlı sayıda katılımcı kabul edilecektir.

Çalışma, Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn danışmanlığında, Atlas Üniversitesi doktora öğrencisi Gumru Sharifova tarafından yürütülmektedir.

Başvuru ve detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz. Uygun bulunan katılımcılarla süreç hakkında ayrıca bilgi paylaşılacaktır.
Email: 242136001@st.atlas.edu.tr

Araştırma Duyurusuİstanbul’da yaşayan, Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) belirtileri gösteren ve Türkçe konuşan gönü...
18/03/2026

Araştırma Duyurusu

İstanbul’da yaşayan, Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) belirtileri gösteren ve Türkçe konuşan gönüllü katılımcılar aranmaktadır.

Bu bilimsel çalışma kapsamında katılımcılara bilişsel değerlendirme ve bilişsel rehabilitasyon uygulamaları ücretsiz olarak sunulacaktır. Çalışma, travma sonrası dikkat, bellek ve yürütücü işlevlerin güçlendirilmesini hedeflemektedir.

Araştırma, etik kurul onayının ardından başlatılacak olup sınırlı sayıda katılımcı kabul edilecektir.

Çalışma, Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn danışmanlığında, Atlas Üniversitesi doktora öğrencisi Gumru Sharifova tarafından yürütülmektedir.

Başvuru ve detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz. Uygun bulunan katılımcılarla süreç hakkında ayrıca bilgi paylaşılacaktır.
Email: 242136001@st.atlas.edu.tr

Ayse Ayçiçeği Dinn

Türk dünyası bugün çok kıymetli bir hafızasını kaybetti.Tarih yalnızca geçmişi anlatan bir alan değildir; onu anlayan, y...
13/03/2026

Türk dünyası bugün çok kıymetli bir hafızasını kaybetti.
Tarih yalnızca geçmişi anlatan bir alan değildir; onu anlayan, yorumlayan ve topluma yeniden anlatan zihinlerle yaşar. İlber Ortaylı, sadece bir tarihçi değil; bir medeniyet anlatıcısı, bir kültür hafızası ve nesiller arasında köprü kuran büyük bir entelektüeldi.

Onun bilgeliği, geniş tarih perspektifi ve cesur fikirleri yalnızca Türkiye için değil, bütün Türk dünyası için önemli bir referans noktasıydı. Ardında bıraktığı eserler, konuşmalar ve yetiştirdiği öğrenciler sayesinde düşünsel mirası yaşamaya devam edecek.

Türk dünyasının başı sağ olsun.
Büyük bir ilim insanını kaybettik.

Ruhu şad olsun.

Kadınlar ayı çerçevesinde hazırladığımız bu bölümde konuğumuz, Ankara Üniversitesi Felsefe Bölümü mezunu, aynı üniversit...
13/03/2026

Kadınlar ayı çerçevesinde hazırladığımız bu bölümde konuğumuz, Ankara Üniversitesi Felsefe Bölümü mezunu, aynı üniversitede yüksek lisans ve doktorasını tamamlamış olan, Bingöl Üniversitesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Gülay Özdemir Akgündüz oldu.

Bu bölümde kadın meselesine farklı bir pencereden bakmak istedik: felsefe penceresinden. Antik Yunan düşüncesinden başlayarak tragedyalarda kadına yüklenen anlamları, mitolojik anlatılardaki kadın figürlerini ve buradan Sokrates ve Platon’a uzanan felsefi kadın tasavvurunu konuştuk. Kadının tarih boyunca düşünce dünyasında nasıl konumlandırıldığını; mitoloji, tragedya, din, felsefe ve insanın varoluşuna dair sorular üzerinden ele aldık.

Benim için de oldukça düşündürücü ve ufuk açıcı bir bölüm oldu. Kadın meselesine yalnızca sosyal ya da psikolojik açıdan değil, tarihsel ve felsefi derinliği içinde bakabilmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördüm.

Derin düşünmeyi seven, sorgulamaktan keyif alan ve kadın meselesini antik çağdan günümüze uzanan düşünsel bir perspektifle ele almak isteyen herkesi bu bölümü izlemeye davet ediyorum.

Psyche Psixologiya Mərkəzi () tərəfindən təşkil olunan, doğum, hamiləlik dövrü və doğuşdan sonrakı mərhələlərdə qadınlar...
11/03/2026

Psyche Psixologiya Mərkəzi () tərəfindən təşkil olunan, doğum, hamiləlik dövrü və doğuşdan sonrakı mərhələlərdə qadınların psixoloji vəziyyətinə həsr olunmuş simpoziuma dəvət almaq çox sevindirici hal idi. ()

Cəmiyyətimizdə qadının həyatının bu mühüm mərhələlərinin artıq daha çox müzakirə olunması, elmi şəkildə araşdırılması və maarifləndirici tədbirlərin keçirilməsi son dərəcə sevindiricidir. Bu istiqamətdə göstərdikləri təşəbbüs və dəvət üçün Psyche Psixologiya Mərkəzinə səmimi təşəkkürümü bildirirəm.

Tədbirdən mənim üçün xoş bir xatirə olaraq qalan fotoları kolaj şəklində səhifəmdə paylaşmaq istədim. Bu işdə əməyi keçən hər kəsə təşəkkür edir, bütün təşkilatçılara və iştirakçılara uğurlar arzulayıram.

Psyche Psixologiya Mərkəzi ( ) tərəfindən təşkil olunan, doğum, hamiləlik dövrü və doğuşdan sonrakı mərhələlərdə qadınla...
11/03/2026

Psyche Psixologiya Mərkəzi ( ) tərəfindən təşkil olunan, doğum, hamiləlik dövrü və doğuşdan sonrakı mərhələlərdə qadınların psixoloji vəziyyətinə həsr olunmuş simpoziuma dəvət almaq çox sevindirici hal idi. ()

Cəmiyyətimizdə qadının həyatının bu mühüm mərhələlərinin artıq daha çox müzakirə olunması, elmi şəkildə araşdırılması və maarifləndirici tədbirlərin keçirilməsi son dərəcə sevindiricidir. Bu istiqamətdə göstərdikləri təşəbbüs və dəvət üçün Psyche Psixologiya Mərkəzinə səmimi təşəkkürümü bildirirəm.

Tədbirdən mənim üçün xoş bir xatirə olaraq qalan fotoları kolaj şəklində səhifəmdə paylaşmaq istədim. Bu işdə əməyi keçən hər kəsə təşəkkür edir, bütün təşkilatçılara və iştirakçılara uğurlar arzulayıram.

Address

Azerbaycan
Baku
2001

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Uzman Klinik Psikolog: Kumru Şerifova posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Uzman Klinik Psikolog: Kumru Şerifova:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram