Cemile Tetik - Psychologue/Psikolog

Cemile Tetik - Psychologue/Psikolog Psychologue / Thérapeute systémique brève
Psikolog / Aile Terapisti Bonjour les amis et bienvenue sur ma nouvelle page !

Celle-ci a pour objectif d’échanger, de partager toutes informations utiles relatives à l’humain et tout ce qui l’entoure en passant par sa complexité, ses relations, ses émotions, …

Cette page vise également à servir d’un outil de communication entre vous et moi en essayant de mettre toutes mes compétences à votre disposition afin de chercher des réponses à vos questions d’ordres psycho-sociales. En effet, licenciée en Sciences psychologiques et thérapeute systémique de formation, je pratique essentiellement la « Thérapie Systémique Brève ». Il s’agit d’un courant qui prend son origine à l’école de Palo Alto où « le problème est la solution » et qui travaille dans une optique de « changement concret » tout en restant en relation avec le « système » qui l’entoure. Notons que thérapie brève ne veut pas dire thérapeute pressé. Notre objectif est la diminution la plus rapide, la plus complète et la plus durable possible de la souffrance du patient. La brièveté est donc plus la conséquence d’une façon de penser (d’agir) qu’un but en soi. Si vous désirez me contacter également en dehors de cette page pour une aide éventuelle ou une simple question, vous pouvez me joindre par téléphone ou m’envoyer un mail ou encore me rencontrer dans mon cabinet. Voici mes coordonnées :
E-mail : tetikce7@hotmail.com

REGAİB, KALBİN UMUDA ve GAYRETE RAĞBETİ Hepimiz kaygılıyız biraz. Sebebi az çok aynı: Belirsizlik ve gelecek korkusu. Ya...
25/12/2025

REGAİB, KALBİN UMUDA ve GAYRETE RAĞBETİ

Hepimiz kaygılıyız biraz. Sebebi az çok aynı: Belirsizlik ve gelecek korkusu. Ya geçmezse? Ya bu dertler bitmezse ? Ya daha kötü olursa ? Ve daha bir sürü göğsü yoran sorular... Belirsizlik insanı korkutur; gelecek net olmadığında kalp daralır.

İman, her şeyin net olmasını beklemek değil ki, netlik yokken de Allah’a yönelmeyi seçebilmektir.

Kaygı kontrol ister; iman ise şunu öğretir: Sen çabala. Sonra O'na teslim ol.

Regaib Rağbet etmek, istemek ve gayret etmek demekmiş. Ne muhteşem bir kelime.
Regaib; belirsizliğin ortasında, kaygı susmamışken bile gayret edebilmektir.
Umut, geleceğin garanti olması değildir.
Umut; sonucu bilmeden adım atabilme cesaretidir.

Belki yarın hâlâ belirsiz… Ama kalp hâlâ Rabbine rağbet ediyorsa, yol kaybolmamıştır. Regaib, çabalayıp teslim olabilenlerin gecesidir.

Regaib, karanlığın ortasında cesaretle geleceğe yürüyenlerin gecesidir.

Mübarek olsun 🤍

Cemile Tetik 🌺

25/12/2025
AYRILIK, BIR INSANDAN, BIR HAYATTANSon günlerde hep ayrılıkların yasını tutuyoruz danışanlarımla. Kimi evlilik yoluna gi...
23/12/2025

AYRILIK, BIR INSANDAN, BIR HAYATTAN

Son günlerde hep ayrılıkların yasını tutuyoruz danışanlarımla. Kimi evlilik yoluna giden uzun bir ilişkinin yasını, kimi boşanmanın acısını, kimi ise sevdiğini toprağa vermenin hüznünü yaşıyor... Etrafındakiler buna pek anlam veremez. Hatta sen bile anlamazsın bazen. Neden bu kadar uzun sürdü? Neden toparlanamıyorum? Çok mu zayıfım? diye kızarsın kendine.

Oysa ayrılık sadece “gitmek, uzaklaşmak" değildir. Bir hayattan sessizce çekilmektir.
Hatta henüz yaşanmadan hatıra olmuş günlere, defalarca hayali kurulmuş bir geleceğe veda etmektir. Sadece bir insan gitmez. Sabahları kime mesaj atacağını bilerek uyanma hâli gider. Bir günün içinde biriyle paylaşılacak küçük molalar kaybolur. “Akşam sana anlatırım” cümlesi yetim kalır.

Birlikte alınacağı düşünülen evler, gidilecek şehirler, dolabın diğer yarısı, onun oturduğu koltuğun köşesi, ve gelecek zamanla kurulan bütün fiiller eksilir hayattan.
Ev aynı evdir belki ama masada bir bardak azalır. Bir tabak artık kimseye ait değildir. Sessizlik bile paylaşılmaz olur. Telefonu eline aldığında parmakların hâlâ onu arar. Ama artık listenin en başında değildir adı. Bir alışkanlık, bir refleks, bir “biz” yavaş yavaş silinir.

Bazen kendi ellerinle yıkarsım inşa ettiğini, bazen kader ayırır, bazen de kaçınılmaz sonla yüzleşirsin. İlla bir sebep vardır. Yıkmak acıtır ama kalmak bazen daha çok yaralar.

Ayrılık bu yüzden biraz ölmek gibidir. Eski benliğin, eski hayatın ölür. Yeni olan henüz doğmamıştır. Tam orada, tam ortada bir yerde, iki hayatın arasında, çıplak ve savunmasız kalırsın.

Yalnızlıkla yüzleşme vaktin gelmiştir. Yeni hayatın ilk gecesidir. Birlikte yaşanacak bir ömrün yokluğu vardır odada. Olmayacak sabahların, paylaşılmayacak yorgunlukların ağırlığı çöker göğsüne. Seçtiğin bir yalnızlık değil, zorunlu bırakıldığın bir yalnızlıktır. İçini en çok acıtan hâlidir. Önce bu yalnızlığın acısını tutarsın. Sonra yavaş yavaş, onu taşımayı öğrenirsin.

Ve bir gün…
Yepyeni bir hayata adım atarsın, kendinle kurduğun yeni bir ilişkiye dönüşürsün. Ne öfke, ne acı, ne de nefret. 'Iyi olsun' diye dua eder önüne bakarsın. Ama o başka bir zamanın hikayesidir...

Sevgiyle.

Cemile Tetik 🌺

Sıkça karşılaştığım vakalardan. Şifa olsun 🤍
22/12/2025

Sıkça karşılaştığım vakalardan. Şifa olsun 🤍

22/12/2025

Her yıl olduğu gibi 2026'da da eğitimlerimiz devam edecek. Kayıt için öncelikle bilgilendirme formunu doldurabilirsiniz 🙂

https://forms.gle/SuFBY3KWZzWVdsiK6

SONUNCU GÜN - Ayrılık. Yaz boyunca sizinle tatil yazıları paylaştım. Hepsini ilgiyle okudunuz. Varolun🥲❤️Bu son. Ayrılık...
28/08/2025

SONUNCU GÜN - Ayrılık.

Yaz boyunca sizinle tatil yazıları paylaştım. Hepsini ilgiyle okudunuz. Varolun🥲❤️

Bu son. Ayrılık vakti geldi... Yutkunma, boğazda düğümlenen sözler, helalleşme, sımsıkı sarılma ve birkaç damla gözyaşı... İnsan böyle anlarda neden ağlar? Ayrılık neden ağlatır?

“Hiçbir insan aynı nehirde iki kez yıkanamaz.” diyor Herakleitos. Yani hayatın özü sürekli veda ve ayrılıktır.

Doğduğun anda annenden ayrılırsın. Büyüdükçe oyuncaklarından, okul bahçenden, çocukluk evinden. Gençliğinde hayallerinden, dostlarından, şehirlerinden. Ve zamanla, sevdiklerinden, ailenden, hatta kendi eski benliğinden bile ayrılırsın.

İnsan, farkında olmadan sürekli vedalaşır: Bir gün aynaya baktığında, seninle yıllar önceki senin göz göze gelemeyeceğini görürsün. Çünkü insan, kendiyle bile ayrılır zamanla.

Üniversite'de hocamız bir gün, "Ayrılık, sadece psikolojik değil, fiziksel bir acıdır" demişti. Bedeninde bir yara veya yanık oluştuğunda hissedilen acı gibi, ayrılık da beyinde gerçek bir acı gibi işlenir. Bu yüzden yalnızca ruhunda değil, derinin altında, göğüs kafesinde, midende, kalbinde, damarlarında hissedersin. Eğer acı duyuyorsan, bağ kurmuşsun demektir. Senden bir parça kopmuştur. Ve en derin sevginin kanıtıdır bu...

Yolculuklar bana hep bunu hatırlatır: Hiçbir şey bana ait değil. Mekânlar, eşyalar, zamanlar… Hepsi emanet, hepsi geçici. Kalıcı olan, paylaşılan güzel duygular ve geride bıraktığın izler 🌿

Valizlere yalnızca birkaç eşya sığar, seni oyalar işte. Onlar da zamanla tükenir. Şimdilerde daha iyi anlıyorum. Gerçekte insan ayrılığa değil, geride bıraktığı kendi parçasına ağlar. Çünkü kalıcı olan yanımıza aldıklarımız değil; orada kendimizden bıraktıklarımızdır 🧳✈️

Her bir parçama. Hoşça kalın...❤️

Cemile Tetik

(28 Ağustos 2025)

YAZMAHer yaz Belçika'ya dönmeden, olmazsa olmaz garip bir geleneğim var. Bu yıl yine kısmet oldu. Annemin odasına girer ...
21/08/2025

YAZMA

Her yaz Belçika'ya dönmeden, olmazsa olmaz garip bir geleneğim var. Bu yıl yine kısmet oldu. Annemin odasına girer çekmecesinden bir tane yazma alırım. Ama mümkünse en eski olanı seçip yürütürüm 🤭

Annem de arkamdan gelir, her defasında en yenisini en güzelini vermek ister. "Gız gızım niye eski tülermiş yazmayı alıyon. Bak bunu daha yeni oyaladım, bunu al" diye söylenir.

Ama ben başında en çok taşıdığı yazmayı isterim. Yeni yazma kumaş kokuyor. Ne yapayım onu. Eskisinde misler gibi anne kokusu var. Hepsini tek tek koklarım, "yok bu değil, bu da değil"... Nihayet aradığım kokuyu bulunca alırım.

Annem, "Töbe töbe. Hey Allah'ım ya Rabbim" diye gülümseyen gözlerle bakar. Ben susarım…

İkimiz de biliyoruzdur. Ben yazmayı değil, annemi götürüyorum yanımda...🫠❤️

Cemile Tetik 🌻

ASKERBir zamanlar yüksek surlarla çevrili bir kale varmış. Kapısında cesur askerler beklermiş. Bu kale öyle yenilmezmiş ...
19/08/2025

ASKER

Bir zamanlar yüksek surlarla çevrili bir kale varmış. Kapısında cesur askerler beklermiş. Bu kale öyle yenilmezmiş ki, dört bir yanda nam salmış. Hatta kalenin efsunlu olduğunu, içinde bir canavar olduğunu söyleyen şehir efsaneleri varmış.

Bir gün sayısız savaşlardan yorgun düşmüş Kahraman bir Komutan, bu yıkılmaz kalenin Kralıyla tanışmak, sırrını öğrenmek istemiş. Kral onu saygıyla ağırlamış. İçeride ne büyücü ne de canavar varmış. Kral, “birkaç gün boyunca misafirimiz ol, askerlerimin başına geç ve seyret” demiş.

Nihayetinde kalenin etrafında yaramaz çocuklar taş atmaya başlamış. Bazıları duvarlara çamur sürmüş, bazıları yüksek sesle bağırıp çağırıyormuş. Askerlerin tepkisizliğini gören kahraman komutan hemen harekete geçmek istemiş. “Kralım, emir ver! Bu saygısızlık karşılıksız kalmamalı” diye tepki vermiş.
Ama Kral seslenmiş : “Dur! Onlar ne yaparsa yapsın, surlarımızı aşamaz. Gücünü buna harcamaya gerek yok. Kalemiz sağlam merak etme” demiş. Komutan şaşırmış. Yıllarca öğrendiği tek şey saldırıya saldırıyla karşılık vermekmiş. Zamanla, her taş atana kılıç çekmenin sadece kendi yorgunluklarını artırdığını anlamış.

Elbette Kralın askerleri gerçek bir tehlike olduğunda anında müdahale eder, gerekeni yaparmış. Bunun haricinde, Kral sadece tebessüm edip askerlerine : “Unutmayın. Bizim gücümüz her kavgaya girmemekte. Silahımızı zamanı geldiğinde kullanırız; ama her zaman elimizde taşıyıp yük etmeyiz” demiş.

Komutan işin sırrını anlamış. Sadece gerektiğinde kılıç kuşanmayı, diğer zamanlarda ise olgun ve soğukkanlı olmanın koruyucu gücünü öğrenmiş.

Kalbimiz, ruhumuz ve zihnimiz bizim Kalemizdir. Öfke ise sınırlarımızı koruyan askerlerimiz. Bize her taş atana kılıç çekmek, değerimizi küçültür. Gerçek güç, hangi savaşın verilmesi gerektiğini bilmektir. Bazen de hiç savaşmamaktır.

Gerektiğinde sınır çizeriz ama her sataşmaya karşılık vermek, insanın kendi iç huzurunu zedeler. Olgunluk, öfkeyi yok saymak değil; onu ne zaman kullanacağını bilmektir.

Kalelerin büyüklüğü, her çamur atanla uğraşmakla değil, ancak değerli bir düşman geldiğinde asker çıkarmakla anlaşılır. Değmeyecek insanlara boşuna asker ziyan edilmez. Vesselam 😉😎

Cemile Tetik 🌻

Keskin Söylemler...Uzun süredir üzerinde düşündüğüm ve çok hayati bulduğum bir meseleyi sizinle paylaşmak isterim.Sosyal...
12/08/2025

Keskin Söylemler...

Uzun süredir üzerinde düşündüğüm ve çok hayati bulduğum bir meseleyi sizinle paylaşmak isterim.

Sosyal medyada her gün karşımıza net, iddialı ve keskin cümleler çıkıyor:
“Bunu yaparsanız mutluluğun sırrını bulursunuz.”
“Şu kişilerden kesinlikle uzak durun.”
“İnsan ancak şöyle mutlu olur.”
“Şöyle insanları silin, böyle insanlara çizik atın..." Yok ya! O kadar kolaydı diyesim geliyor 🤣

Sloganik, akıllara zarar aforizmalar, yüzde yüz etkili çözümler, burçlara göre keskin psikolojik analizler, yükselenine göre evlilik planlamaları ve daha neler neler... Geyik muhabbetidir dedik, goygoy dedik, kimse önemsemez dedik ama insanlar ciddi ciddi önemsiyor. Bu çok ürkütücü işte...

Bu tür sözler, ilk bakışta güçlü, ikna edici ve garip bir şekilde güven verici görünebilir. Hatta söyleyen kişi belli bir otoriteyse, sorgulamadan inanmamıza yol açabilir. Fakat tehlike tam da burada başlıyor. Hayat, keskin hatlarla açıklanabilecek kadar basit değildir.

Gerçek hayat, gri tonlarla doludur.

Aynı davranış, bir insana iyi gelirken, başka birine zarar verebilir.

Aynı çözüm, birini iyileştirirken, diğerinin sorunlarını artırabilir. Kesin reçeteler, insanı düşünmekten, sorgulamaktan uzaklaştırır. Bizi, tek tip çözümlere mahkûm eder.

Dinimizde "itidal" adında çok önemli bir kavram vardır bilir misin? Orta yol, dengede olmak, aşırılıklardan uzak durmak, hem ifrata hem de tefrite düşmemektir. Kutsal Kitab'ımızda Yüce Yaradanımız "Biz sizi böyle vasat bir ümmet yaptık ki, insanlara şahitler olasınız, Resul de size şahit olsun" buyuruyor. Vasatlık burada sıradanlık basitlik anlamında değil; dengede kalmak, ölçülü olmak anlamındadır. Orta yol, hem ruh sağlığımız hem de toplumsal barışımız için gereklidir.

Eğer bir insan uç fikirlerde konuşuyorsa, dünyayı sadece siyah ve beyaz olarak görüyorsa, kesin çözümler sunuyorsa, “tek doğru”yu bulduğunu iddia ediyorsa… orada dikkatli olmak gerekir. Çoğu zaman bu tür söylemlerin arkasında Ali Cengiz oyunları, manipülasyonlar veya sahte bir otorite vardır. Kesin konuşan, gri alanı yok sayan kişi ya yanılır ya da yanıltır!

Sloganik cümleler düşünmeyi kolaylaştırmaz; düşünmenin yerini alır. Ve bu da en büyük tehlikedir. Çünkü düşünme zahmetine girmeden, eleştirmeden, filtrelemeden kabul edilen her fikir, bizi gerçeğe değil, yanılgıya götürür.

Hayat, nüanslardan ibarettir. Göz ardı ettiğimiz o küçük nüanslar, çoğu zaman olayların gerçek yüzünü gösterir. Gerçek bilgi, slogana değil, sorgulamaya dayanır.

Sosyal medyada herhangi birini dinlerken ya da bir şey okurken şu birkaç tavsiyeyi hatırlamak faydalı olabilir : Kaynağı ve tarihi kontrol et (bilgi nereden ve ne zaman gelmiş?). “%100 çözüm, kesin doğru" iddialarına şüpheyle yaklaş. Tek bir yazara uzmana bağlı kalma. Insanları kendine şeyh edinme, farklı kaynaklardan faydalan, ufkun açılacak. Yapay zeka oyunlarına dikkat et. Her "Uzmanı" da uzman sanma...

Ve en önemlisi : Her bilgiyi kendi akıl süzgecinden geçir. Kendi hayatına ve gerçeklerine uyarla. Tek tip insan ve tek tip çözüm yoktur.

Bir gün danışanım bir itirafta bulunmuştu : "Eşimin narsist olduğunu bildiğiniz halde bana boşan demediğiniz için size sitem etmiştim. Şimdi sizi daha iyi anlıyorum. İnsan kendisi için en doğru kararı olgunlaştıkça ve tecrübe ettikçe buluyor. Bambaşka pencereler açılıyor..."

İddialı cümeleler, afilli aforizmalar, altı bomboş sığ düşünceler... Hepsi gerçeklerden uzak balonlardır...

Hayat, uçlarda değil; dengede güzeldir.

Sevgiyle 🥰

Cemile Tetik 🌻

Geriye Kalan...Bugün, anneannemizi ziyaret ettik. Geçen sene kayısı ağacının altında evinin avlusunda ellerini öpmüştük....
09/08/2025

Geriye Kalan...

Bugün, anneannemizi ziyaret ettik. Geçen sene kayısı ağacının altında evinin avlusunda ellerini öpmüştük. Bu yıl ise toprağını suladık...

Kabristanın sessizliği, geçmişin yankılarını getirdi bize. Her şeyin bir sonu olduğunu biliyoruz elbet, ama güçlü ve sarsılmaz bir insanın ardından bunu hissetmek bambaşka… O tam bir Kafkasya Çerkes kadınıydı; inatçı, dayanıklı, mağrur ve sert mizaçlı… Yemek yemeği sevmezdi, çok yiyeni de sevmezdi. Hiç halinden şikayet etmezdi, şikayet edeni de sevmezdi. Ama bir o kadar da cömert, eli bol, yardımseverdi. Şifalı elleriyle hem yaralarımıza hem de gönlümüze dokunmuştu.

Kızımı ve oğlumu çok severdi; onlara şakalar yapar, tatlı tatlı takılırdı. Birlikte parklarda yürür, adımlarımıza geçmişin hikâyelerini serperdi. Kızımın kolu ya da bileği ne zaman çıksa, soğukkanlı ve şifalı elleriyle yerine oturturdu. Omzumdaki ağrılar onun sayesinde geçmişti. Bir yanı sertti; dağ gibi dimdik… Bir yanı ise muzip; gözlerinde hep küçük bir gülümseme gizliydi. Ama son yıllarda çok düşünceli ve mutsuzdu... Belki hayal kırıklıkları, belki onca emeğin karşılığını alamama... Anlatmazdı pek.

Onunla biriktirdiğimiz anılar, bugün elimizdeki en değerli miras. Hayatın koşturmacasında çok şeyi kafamıza takıyoruz. Oysa hepimizin yolu bir gün aynı toprağa varacak. Geriye, sevgiyle hatırlanan hikâyelerimiz ve dokunduğumuz kalpler kalacak. İyi hatırlanmak, sevilmek, dünyada elde ettiğimiz bütün maddi kazanımlardan çok daha kıymetli olacak bir gün. Kimseyi kırmaya değmeyecek kadar kısa ömrümüz...

Efendimiz'e (sav) komşu olasın anneanne...❤️

Ruhuna El Fatiha...

Cemile Tetik 🌻

Sela...Bu sabah üç kere sela okundu. Camiden yükselen her ses, ayrı bir vedaydı.Bir annenin evladına, bir dostun dostuna...
07/08/2025

Sela...

Bu sabah üç kere sela okundu. Camiden yükselen her ses, ayrı bir vedaydı.
Bir annenin evladına, bir dostun dostuna fısıldadığı bir veda. “Ne kadar çok cenaze var,” dedim anneme. Boğazımızda bir yumru. Sustuk...

İnsan sadece bedenle değil, kalple de ölür bazen. Hayattayken de yaşanır bazı ölümler.
Bir ilişki biter. Bir dostluk miâdını doldurur. Bir güven sarsılır. Ve biz, içimizde birini toprağa veririz sessizce.

Selalar okunur. Kimse duymaz, ama sen bilirsin: Bir şeyi gömdün bugün. Belki seni artık sevmeyen birini, bir neşeyi, bir kahkahayı, bir umudu... Bir şey olur, bir günde büyüdüğünü hissedersin. İçindeki çocuğun da selasıdır o...

O an, bir yas başlar. Gözyaşı akmaz belki ama ruhunun dizinin bağları çözülür, kapı önüne usulca çöker. Kimse görmez bilmez. Küçük bir mezar kazılır yüreğinin bir köşesine. Oraya bir sevdayı, bir hayali, bir ihtimali gömersin. Sonsuza kadar değil belki, ama eskisi gibi de olmaz artık hiçbir şey.

Eskiden çok sevdiğim biri beni sevmediğinde neden sevmedi diye üzülür anlam vermeye çalışırdım. Yahu herkes seni sevmek zorunda değil diye kendimi teselli ederdim ama kalbim söz dinlemez, hüznüm dinmezdi. Artık sebebini çok iyi anlıyorum. Acı olan sevilmemek değilmiş. Sevildiğini zannettiğin kişinin seni hiç sevmediğini öğrenmekmiş meğer. Bu çok büyük bir yas işte. Biri seni sevmediğinde, yalnızca bir ilişkinin değil, kendine dair bir yanılgının da bittiğini fark edersin. Sevilme ihtimalini gömersin. Kendini kandırmış olduğunu gömersin. Ve o an, içindeki en derin selâ yankılanır.

Ama her ölüm bir sona işaret etmez. Bazen hakikatin kapısı, kaybın sessizliğinde aralanır.
Çünkü biten bir ilişki, seni yalandan alır; hakikate taşır. Giden biri, seni gerçekliğe yaklaştırır.

Toprak öyle bir şey ki, her şeyi yutmaz yok etmez. Bilakis tohum gibi büyütür yeniden can verir. Bazı vedalar, yeni bir doğumun sancısıdır.

Bir selâ okundu kalbinde belki. Ama unutma.
Her selâdan sonra bir sabah olur.
Üzme kendini, her ahirin içinde bir diriliş saklıdır. Göreceksin ❤️

Cemile Tetik 🌻

Sahte Psikolog Meselesi (!)Yine her yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye’mde çakma psikolog vakaları devam ediyor... Meslek...
06/08/2025

Sahte Psikolog Meselesi (!)

Yine her yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye’mde çakma psikolog vakaları devam ediyor... Meslektaşlarımın ismi T.C. Devleti tarafından korunmadığı sürece de maalesef devam edecek...

Ben Belçika'da ikamet edenler için önemli bir hatırlatma yapayım. Bu tarz kafa karışıklıkları dünyanın her yerinde var. İki üç gün online eğitim almış, birkaç hafta kursa gitmiş herkes, aile danışmanı, pedagog, psikoterapist, hipnozcu, bioenerjici, medyumcu, ve daha bilmediğim türlü türlü saçmalıklara bürünüp dolaylı ya da doğrudan psikolojik danışmanlık sunma cüretinde bulunuyor.

Uz. Psikolog diplomasına sahip olmak için 3 yıl lisans, 2 yıl yüksek lisan/master ve üstüne uzman aile terapisti olmak için 3 yıllık yoğun bir master programı yapmak gerekiyor. Sekiz yıl boyunca dirsek çürütmüş, 14 yıldır da aktif olarak bu mesleği icra eden biri olarak insanımızın şarlatanlara güvenip kendini emanet etmesi kanıma dokunuyor. Kibir değil haşa. Şu durumda bile danışanıma yetemediğim zamanlarda, yardımcı olamayacağımı anladığımda benden daha da uzman konuya hakim meslektaşlarıma yönlerdirmeyi ihmal etmiyorum. Sadece ilime, bilime ve emeğe saygımızın olmayışı üzüyor. Bu kul hakkıdır...

Peki gittiğiniz uzmanın "Psikolog" olduğunu nasıl bileceğiz derseniz, Belçika için, bu mesleği korumak adına kurulmuş, Belçika'nın resmi Psikologlar Komisyonu sayfasına girip, danıştığınız psikoloğun adını yazın. (Diğer Avrupa ülkeleri için de sistem aynı). İsmi psikologlar listesinde yoksa buyrun ihtimaller :
- Muhtemelen psikologtur ama ismini vermeyerek vergiden kaçıp Devleti dolandırıyordur. Böylece danışanlarının sağlık sigortasından yararlanmalarını da engelliyordur (psikologlar gerekli sigorta belgelerini size sunmak mecburiyetindedir).
- Diplomasız biri sizi kekliyordur. Büyük üfürüyordur 🤣
- Psikolog değildir ama Terapist, Yaşam Koçu vb. olabilir. Üniversite düzeyinde bir uzmanlık değildir. Faydalanabilirsiniz ama bunu öğrenmiş olursunuz.

İnsanlığa faydalı olmanın yolu dürüstlükten ve ilkeli olmaktan geçer. Kendini ve etrafını kandıran birinden başkasına derman olması beklenemez kanaatindeyim.

Sevgiler saygılar efenim 🥰

(Ahanda Belgemi paylaştım🤣)

Cemile Tetik🌻

Adres

Square Vergote 43
Schaerbeek
1030

Openingstijden

Maandag 10:00 - 15:00
Dinsdag 10:00 - 15:00
Woensdag 10:00 - 15:00
Donderdag 10:00 - 15:00
Vrijdag 10:00 - 15:00

Meldingen

Wees de eerste die het weet en laat ons u een e-mail sturen wanneer Cemile Tetik - Psychologue/Psikolog nieuws en promoties plaatst. Uw e-mailadres wordt niet voor andere doeleinden gebruikt en u kunt zich op elk gewenst moment afmelden.

Contact De Praktijk

Stuur een bericht naar Cemile Tetik - Psychologue/Psikolog:

Delen

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram