12/08/2025
Keskin Söylemler...
Uzun süredir üzerinde düşündüğüm ve çok hayati bulduğum bir meseleyi sizinle paylaşmak isterim.
Sosyal medyada her gün karşımıza net, iddialı ve keskin cümleler çıkıyor:
“Bunu yaparsanız mutluluğun sırrını bulursunuz.”
“Şu kişilerden kesinlikle uzak durun.”
“İnsan ancak şöyle mutlu olur.”
“Şöyle insanları silin, böyle insanlara çizik atın..." Yok ya! O kadar kolaydı diyesim geliyor 🤣
Sloganik, akıllara zarar aforizmalar, yüzde yüz etkili çözümler, burçlara göre keskin psikolojik analizler, yükselenine göre evlilik planlamaları ve daha neler neler... Geyik muhabbetidir dedik, goygoy dedik, kimse önemsemez dedik ama insanlar ciddi ciddi önemsiyor. Bu çok ürkütücü işte...
Bu tür sözler, ilk bakışta güçlü, ikna edici ve garip bir şekilde güven verici görünebilir. Hatta söyleyen kişi belli bir otoriteyse, sorgulamadan inanmamıza yol açabilir. Fakat tehlike tam da burada başlıyor. Hayat, keskin hatlarla açıklanabilecek kadar basit değildir.
Gerçek hayat, gri tonlarla doludur.
Aynı davranış, bir insana iyi gelirken, başka birine zarar verebilir.
Aynı çözüm, birini iyileştirirken, diğerinin sorunlarını artırabilir. Kesin reçeteler, insanı düşünmekten, sorgulamaktan uzaklaştırır. Bizi, tek tip çözümlere mahkûm eder.
Dinimizde "itidal" adında çok önemli bir kavram vardır bilir misin? Orta yol, dengede olmak, aşırılıklardan uzak durmak, hem ifrata hem de tefrite düşmemektir. Kutsal Kitab'ımızda Yüce Yaradanımız "Biz sizi böyle vasat bir ümmet yaptık ki, insanlara şahitler olasınız, Resul de size şahit olsun" buyuruyor. Vasatlık burada sıradanlık basitlik anlamında değil; dengede kalmak, ölçülü olmak anlamındadır. Orta yol, hem ruh sağlığımız hem de toplumsal barışımız için gereklidir.
Eğer bir insan uç fikirlerde konuşuyorsa, dünyayı sadece siyah ve beyaz olarak görüyorsa, kesin çözümler sunuyorsa, “tek doğru”yu bulduğunu iddia ediyorsa… orada dikkatli olmak gerekir. Çoğu zaman bu tür söylemlerin arkasında Ali Cengiz oyunları, manipülasyonlar veya sahte bir otorite vardır. Kesin konuşan, gri alanı yok sayan kişi ya yanılır ya da yanıltır!
Sloganik cümleler düşünmeyi kolaylaştırmaz; düşünmenin yerini alır. Ve bu da en büyük tehlikedir. Çünkü düşünme zahmetine girmeden, eleştirmeden, filtrelemeden kabul edilen her fikir, bizi gerçeğe değil, yanılgıya götürür.
Hayat, nüanslardan ibarettir. Göz ardı ettiğimiz o küçük nüanslar, çoğu zaman olayların gerçek yüzünü gösterir. Gerçek bilgi, slogana değil, sorgulamaya dayanır.
Sosyal medyada herhangi birini dinlerken ya da bir şey okurken şu birkaç tavsiyeyi hatırlamak faydalı olabilir : Kaynağı ve tarihi kontrol et (bilgi nereden ve ne zaman gelmiş?). “%100 çözüm, kesin doğru" iddialarına şüpheyle yaklaş. Tek bir yazara uzmana bağlı kalma. Insanları kendine şeyh edinme, farklı kaynaklardan faydalan, ufkun açılacak. Yapay zeka oyunlarına dikkat et. Her "Uzmanı" da uzman sanma...
Ve en önemlisi : Her bilgiyi kendi akıl süzgecinden geçir. Kendi hayatına ve gerçeklerine uyarla. Tek tip insan ve tek tip çözüm yoktur.
Bir gün danışanım bir itirafta bulunmuştu : "Eşimin narsist olduğunu bildiğiniz halde bana boşan demediğiniz için size sitem etmiştim. Şimdi sizi daha iyi anlıyorum. İnsan kendisi için en doğru kararı olgunlaştıkça ve tecrübe ettikçe buluyor. Bambaşka pencereler açılıyor..."
İddialı cümeleler, afilli aforizmalar, altı bomboş sığ düşünceler... Hepsi gerçeklerden uzak balonlardır...
Hayat, uçlarda değil; dengede güzeldir.
Sevgiyle 🥰
Cemile Tetik 🌻