Psychologist Ozden Bayraktar

Psychologist Ozden Bayraktar Cinsellik Sorunları - Tükenmişlik Sendromu - İlişki
Terapisi
Psikolog/Terapist.

Individual Psychotherapy - Couples Therapy - Family
Therapy - Marriage Therapy
Psychologist/Therapist

Kaygının karşıtı güven değil, umuttur.Kaygı karanlığı büyütür.Umut ise o karanlıkta yürüyebileceğimizi hatırlatır.Kaygı ...
06/04/2026

Kaygının karşıtı güven değil, umuttur.
Kaygı karanlığı büyütür.
Umut ise o karanlıkta yürüyebileceğimizi hatırlatır.

Kaygı çoğu zaman belirsizlikle karşılaştığımızda ortaya çıkar.
Zihin, geleceği kontrol etmeye çalışır.
Olabilecek tüm ihtimalleri düşünür, tehlikeleri büyütür, bizi korumaya çalışır.

Bu yüzden kaygıyı tamamen yok etmek mümkün değildir.
Ama onunla nasıl ilişki kurduğumuz çok şey değiştirir.

Umut, her şeyin mükemmel olacağına inanmak değildir.
Umut, zor olanın içinde de bir yol bulunabileceğine güvenebilmektir.

Karanlık tamamen dağılmadan da yürüyebiliriz.
Ve çoğu zaman yol, yürümeye başladığımızda görünür.

İlişkilerde birçok kişi fark etmeden bir rol üstlenir.Kurtaran, toparlayan, çözen kişi olmaya çalışır.Bu niyet çoğu zama...
29/03/2026

İlişkilerde birçok kişi fark etmeden bir rol üstlenir.
Kurtaran, toparlayan, çözen kişi olmaya çalışır.

Bu niyet çoğu zaman sevgiyle başlar.
Ancak zamanla ilişki dengesini bozabilir.

Birini sürekli kurtarmaya çalıştığımızda
onun kendi gücünü fark etmesine alan bırakmayız.
Sorunları onun yerine çözmek de gelişim sürecine müdahale eder.

Sağlıklı bir ilişkide asıl olan şey kurtarmak değil, eşlik edebilmektir.

Yanında olmak, dinlemek ve kendi yolunu bulması için alan tanımak…

Gerçek yakınlık da tam burada oluşur.

̇lişkiler

Çoğu ebeveyn gece rutininde çocuğuna sevgi gösterir.Bu çok kıymetlidir.Ancak çocuğun ruhsal gelişimini destekleyen bir b...
19/03/2026

Çoğu ebeveyn gece rutininde çocuğuna sevgi gösterir.
Bu çok kıymetlidir.

Ancak çocuğun ruhsal gelişimini destekleyen bir başka güçlü adım daha vardır:
ona kendi başarısını fark etme fırsatı vermek.

Uyumadan önce sorulan küçük bir soru
çocuğun gün içinde yaşadığı deneyimleri
farklı bir gözle değerlendirmesine yardımcı olur.

Bu soru zamanla çocuğun
• kendi güçlü yanlarını görmesini
• başarabildiğini hissetmesini
• içsel motivasyon geliştirmesini
• psikolojik dayanıklılığını artırmasını destekler.

Çünkü öz güven,
dışarıdan verilen övgülerle değil
kişinin kendi değerini fark etmesiyle derinleşir.

Bazen bir çocuğun hayatında en büyük değişimi
her gün tekrarlanan küçük ve bilinçli anlar yaratır. 🌱

Çocukluk sadece öğrenmek ve üretmekten ibaret değildir. Aynı zamanda durmayı, oyalanmayı, boşlukla temas etmeyi de içeri...
17/03/2026

Çocukluk sadece öğrenmek ve üretmekten ibaret değildir.
Aynı zamanda durmayı, oyalanmayı, boşlukla temas etmeyi de içerir.

Bugün pek çok ebeveyn iyi niyetle çocuklarının her anını planlamak, onları sürekli aktif ve meşgul tutmak ister.
Oysa sıkılmak, çocuğun iç dünyasıyla temas kurduğu en doğal alanlardan biridir.

Tam da bu anlarda hayal gücü devreye girer.
Yeni oyunlar kurulur, düşünceler serbestçe dolaşır, yaratıcılık kendine yol bulur.
Kendi kendini oyalayabilen bir çocuk, zamanla problem çözme becerisi ve duygusal dayanıklılık da geliştirir.
Çoğu zaman yapılacak en kıymetli şey, müdahale etmek değil alan açmaktır.
Çünkü her boşluk, gelişim için bir fırsat taşıyabilir.

Bazen hayatımıza anlam katmak için öyle yoğun bir çaba içine gireriz kizamanla kendimizi tek bir role sıkışmış hissedebi...
11/03/2026

Bazen hayatımıza anlam katmak için öyle yoğun bir çaba içine gireriz ki
zamanla kendimizi tek bir role sıkışmış hissedebiliriz.

Oysa insan; çalışan, üreten, anne ya da baba olan, eş olan, evlat olan, dost olan
pek çok yönüyle bir bütündür.
Bu yönlerden birini büyütürken diğerlerini ihmal etmek
içsel dengenin yavaş yavaş zayıflamasına neden olabilir.

Kendimize zaman zaman şunu hatırlatmak iyi gelir:
Hayatı anlamlı kılan sadece yaptıklarımız değil,
hayatın içinde nasıl bir denge kurabildiğimizdir.

Bugün kendi hayatındaki rolleri düşünmek
ve her birine küçük de olsa bir alan açmak
ruhsal iyi oluş için kıymetli bir adım olabilir.

Bir çocuğun içinde biriken öfke,çoğu zaman duyulmamış bir ihtiyacın sesidir.Baskı ve ihmal yalnızca o anı değil,çocuğun ...
03/03/2026

Bir çocuğun içinde biriken öfke,
çoğu zaman duyulmamış bir ihtiyacın sesidir.

Baskı ve ihmal yalnızca o anı değil,
çocuğun kendilik algısını, güven duygusunu ve dünyaya bakışını da şekillendirir.

Görülmeyen her duygu içeride büyür.
Adı konmayan her acı, başka bir kılığa bürünür.

Bazen içine kapanarak,
bazen taşarak,
bazen de kimse anlamadan kırarak…

Bu yüzden çocukların yalnızca davranışlarına değil,
o davranışın altında yatan duygulara bakmak gerekir.

Çünkü her zorlayıcı davranışın ardında
anlaşılmayı bekleyen bir kalp vardır.

Sertifikalı Psikoloji Atölyeleri Başlıyor. 🌿Bilimsel temelli, klinik deneyime dayanan ve psikolojik iyi oluşu güçlendirm...
26/02/2026

Sertifikalı Psikoloji Atölyeleri Başlıyor. 🌿

Bilimsel temelli, klinik deneyime dayanan ve psikolojik iyi oluşu güçlendirmeyi hedefleyen Mart ayı atölye serimize sizleri davet ediyoruz.

Bu atölye serisinde;

• Psikolojik dayanıklılığı (rezilyans) güçlendirme
• Anneliğe hazırlık sürecinin psikolojik ve duygusal boyutlarını anlama
• Postpartum dönemin bilimsel ve bütüncül şekilde ele alınması

konularını, klinik perspektif ve kanıta dayalı yaklaşımlar eşliğinde birlikte ele alacağız.

Atölyelerimiz, katılımcıların kendi içsel kaynaklarını keşfetmelerine, zorlayıcı yaşam deneyimleri karşısında daha dengeli kalabilmelerine ve psikolojik farkındalıklarını güçlendirmelerine destek olmak amacıyla yapılandırılmıştır.

Program sonunda katılımcılara katılım sertifikası ve psikoeğitim booklet’i sunulacaktır.

Kayıt ve detaylı bilgi için:
📞 +90 538 040 0457


Sertifikalı Psikoloji Atölyeleri Başlıyor. 🌿Bilimsel temelli, klinik deneyime dayanan ve psikolojik iyi oluşu güçlendirm...
26/02/2026

Sertifikalı Psikoloji Atölyeleri Başlıyor. 🌿

Bilimsel temelli, klinik deneyime dayanan ve psikolojik iyi oluşu güçlendirmeyi hedefleyen Mart ayı atölye serimize sizleri davet ediyoruz.

Bu atölye serisinde;

• Psikolojik dayanıklılığı (rezilyans) güçlendirme
• Anneliğe hazırlık sürecinin psikolojik ve duygusal boyutlarını anlama
• Postpartum dönemin bilimsel ve bütüncül şekilde ele alınması

konularını, klinik perspektif ve kanıta dayalı yaklaşımlar eşliğinde birlikte ele alacağız.

Atölyelerimiz, katılımcıların kendi içsel kaynaklarını keşfetmelerine, zorlayıcı yaşam deneyimleri karşısında daha dengeli kalabilmelerine ve psikolojik farkındalıklarını güçlendirmelerine destek olmak amacıyla yapılandırılmıştır.

Program sonunda katılımcılara katılım sertifikası ve psikoeğitim booklet’i sunulacaktır.

Kayıt ve detaylı bilgi için:
📞 +90 538 040 0457

Yas; birini, bir ilişkiyi, bir hayali, bir dönemi ne kadar içten sevdiğimizin izidir.Kalpte açılan boşluk, aslında orada...
25/02/2026

Yas; birini, bir ilişkiyi, bir hayali, bir dönemi ne kadar içten sevdiğimizin izidir.
Kalpte açılan boşluk, aslında orada bir zamanlar ne kadar canlı bir bağ olduğunu gösterir.

Kaybın ardından gelen o dalgalar…
Bazen sessizce çöken bir hüzün,
bazen beklenmedik bir anda gözleri dolduran bir anı.
Hepsi, sevginin hafızasıdır.

Yas doğrusal ilerlemez.
Geçti sandığınız bir gün yeniden kapınızı çalabilir.
Bu geri gitmek değil; insan olmaktır.

Belki de mesele “çabuk toparlanmak” değil,
kaybın hayatımızdaki yerini yavaş yavaş anlamlandırabilmektir.

Çünkü yas, sevmenin bedelidir.
Ve sevmiş olmak, hayatın en gerçek hâlidir.

Dijital dünyayı yasaklayarak değil, anlayarak yönetebiliriz.Gençler kontrol edilmekten değil, görülmek ve rehberlik edil...
23/02/2026

Dijital dünyayı yasaklayarak değil, anlayarak yönetebiliriz.
Gençler kontrol edilmekten değil, görülmek ve rehberlik edilmekten beslenir.

Ekranı değil, ilişkiyi güçlendirelim.

Şu sıralar yeniden çok konuşulan Masumiyet Müzesi üzerinden Kemal ve Füsun’un ilişkisine bağlanma kuramı perspektifinden...
19/02/2026

Şu sıralar yeniden çok konuşulan Masumiyet Müzesi üzerinden Kemal ve Füsun’un ilişkisine bağlanma kuramı perspektifinden baktığımızda, karşımıza yalnızca romantik bir hikâye değil; iki farklı bağlanma stilinin birbirini tetiklediği güçlü bir ilişki dinamiği çıkıyor.

Kemal’in sevgisi yoğun, derin ve vazgeçmeyen bir sevgi. Ancak bu yoğunluğun içinde belirgin bir terk edilme korkusu hissediliyor. Kaygılı bağlanan kişiler için ilişki, güvenli bir limandan çok kaybetme ihtimaline karşı sürekli tetikte olunan bir alandır. Kemal’in yıllar boyunca Füsun’a ait nesneleri saklaması, geçmişe tutunması ve aşkı zihninde canlı tutması; kaybı tolere etmekte zorlanan bir bağlanma sistemini düşündürüyor. Onun sevgisi yalnızca “Seni seviyorum” demek değil; aynı zamanda “Onsuz kimim?” sorusuyla da iç içe geçiyor. Sevdiği kişiyi kaybetmek, adeta benliğinin bir parçasını kaybetmek anlamına geliyor.

Füsun ise ilişki içinde daha mesafeli bir yerde duruyor. Yakınlaşıyor ama tam teslim olmuyor; bağ kuruyor ama sınırlarını koruyor. Kaçıngan bağlanma örüntüsünde kişi, yakınlık arttıkça geri çekilebilir. Çünkü derin bağ, bilinçdışı düzeyde bağımlılık, kontrol kaybı ya da incinme korkusunu tetikleyebilir. Füsun’un zaman zaman yaklaşması, sonra mesafe koyması; hem bağ kurma ihtiyacı hem de korunma arzusu arasında gidip gelen bir içsel çatışmayı düşündürüyor. Bazı anlarda görülen çelişkili tutumlar, bu örüntünün daha karmaşık bir boyutuna da işaret ediyor olabilir.

Bu iki stil bir araya geldiğinde klasik bir ilişki döngüsü oluşur: Biri yakınlaştıkça diğeri uzaklaşır; uzaklaşma arttıkça ilk taraf daha çok tutunur. Mesafe kaygıyı, kaygı ise daha fazla yoğunluğu doğurur. Böylece taraflar birbirini değil, çoğu zaman kendi erken dönem bağlanma yaralarını tetikler. İlişki, iki yetişkin arasındaki bir bağ olmaktan çıkıp, geçmiş deneyimlerin yeniden sahnelendiği bir alana dönüşebilir.

Belki de mesele aşkın büyüklüğü değil, o aşkın içinde neyi telafi etmeye çalıştığımızdır. Gerçekten seviyor muyuz, yoksa kaybetmemek için mi tutunuyoruz? Bağlanma stilleri kader değildir; fark edildiğinde dönüşebilir. Ama dönüşüm, önce kendi bağlanma örüntümüzü cesaretle görebilmekle başlar.

Başkalarının bize nasıl davrandığı kadar,bizim kendimize nasıl davrandığımız da belirleyicidir.İçeride kurduğumuz ilişki...
18/02/2026

Başkalarının bize nasıl davrandığı kadar,
bizim kendimize nasıl davrandığımız da belirleyicidir.
İçeride kurduğumuz ilişki,
dışarıdaki ilişkilerin tonunu belirler.

Address

London

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psychologist Ozden Bayraktar posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Psychologist Ozden Bayraktar:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram