07/04/2026
🍀Göç eden hemen herkes şöyle demiş ya da düşünmüştür: “Göç ettik ve burada sıfırdan başlıyoruz.” Geçenlerde ‘ın düzenlediği Göç ve Kadınlık etkinliğinde sıfırdan başlama meselesine değinilince önemli bir farkındalık yaşadım. Çoğu zaman göç ettikten sonra gerçekten de sıfırdan başladığımızı düşünüyoruz. Yeni bir ülkede yeni bir dilde yeni bir düzen kurmak hiç kolay değil elbette. Ama gerçekten sıfırdan mı başlıyoruz?
Göç, sanki sıfırdan başlamak değil de gövdemizi, dallarımızı ve köklerimizi alıp başka bir yere kök salmaya gitmek gibi daha çok. O zamana kadar kendimize kattığımız her şey -aldığımız eğitimler, edindiğimiz meslekler, yaşadığımız zorluklar, kurduğumuz ilişkiler- hepsi bizi o noktaya getirdi. Yani zaten aldığımız her diploma, her sertifika, yaşadığımız her deneyim belki de zaten göç etme sürecimizi inşa etti ve göç etmemizde bize güç oldu. Yine bu anlamda kendimize kattığımız her şey, göçten sonra da yolumuzu kolaylaştıran, yolda bize ışık olan şeylere dönüştü. O deneyimler, olumlu özellikler kaybolmuyor, sadece yeni yerde belki de hemen görünür olmuyorlar,
belki yeniden anlatmak, yeniden kanıtlamak bazen de sabırla beklemek gerekiyor. Ama içimizde bizimle birlikte taşınıyorlar.
Göçten sonra ilerlerken, o birikimler yolumuzu aydınlatan küçük ışıklara dönüşüyor. Ve o birikimler bazen bir problem çözme becerisi, bazen sabır, bazen dayanıklılık, bazen de “ben bunu daha önce de atlattım” diyebilme gücüne evriliyor. Yani hayır, sıfırdan başlamıyoruz. Sadece bu sefer, bildiklerimizi yeni bir yerde yeniden kurmayı öğreniyoruz. Ve tüm bunlar olurken, bu süreçte kendimizi de yeniden keşfediyoruz. 💐