19/01/2026
Bugün zihninin içindeki o huzursuz maymun ne alemde? Benimki yine daldan dala atlayıp duruyor. ✨
Budistlerin “Maymun Zihin” (Monkey Mind) dediği bu durum aslında hepimizin fabrika ayarı. Zihin; bir saniye önce geçmişin bir “keşkesine” takılıp, bir saniye sonra geleceğin belirsiz bir kaygısına zıplayabiliyor. Genelde yaptığımız hata ise o maymuna kızmak ya da onu zorla susturmaya çalışmak. Ama hırçın bir hayvanı kafese kapatmaya çalıştığında ne oluyorsa o oluyor; sadece daha fazla gürültü çıkıyor.
Peki, ne yapacağız bu maymunla? Onu nasıl sakinleştireceğiz? ✨
Susturma, sadece izle: Düşünceleri durdurmaya çalışmak boş bir çaba. Sadece bir bulutu izler gibi geçişlerine bak. “Tamam, şu an zihnimden yine o düşünce geçiyor” diyebildiğin an, o düşüncenin seni ele geçirmesine izin vermemiş oluyorsun. Aradaki o ince mesafeyi fark et. ✨
Ona bir “oyuncak” ver: Maymun zihin boş kalmayı sevmez, hemen kendine dert arar. Ona odaklanacağı bir görev ver: Nefesin. Her nefes alışında bedenindeki o yükselmeyi, her verişinde ağırlaşmayı izlemek, zihni pat diye “şimdi”ye demirler.
Matın üstünde antrenman yap: Yoga matı bizim laboratuvarımız. Bir denge pozunda zihin dağıldığı an beden de sallanmaya başlar ya; işte o an düştüğünde kendine kızmak yerine gülümseyip tekrar merkeze dönmek, zihnini sabırla eğitmektir. ✨
Erich Fromm’un o çok sevdiğim sözünü hatırlatmak isterim: “Konsantrasyon, bir şeyi yaparken sadece o şeyi yapmaktır.”
Bugün zihninin hangi dalda asılı kaldığını bir fark et. Onu nazikçe, biraz şefkatle elinden tut ve nefesine geri getir. Hatırla; sen o gelip geçen düşünceler değilsin, sen onları fark eden o geniş alansın. ✨