19/12/2025
BİR ÖLÜMDEN SONRA NE KONUŞUYORUZ? ŞIDDETIN KONUŞULMAYAN HAFIZASI
SPOT: Bir ölümün ardından ortaya saçılan manşetler, gerçeği değil; aile içi şiddet, çocukluk travması ve alkol bağımlılığı karşısında nasıl körleştiğimizi gösteriyor. Bu yazı, savunmadan ve yargıdan uzak durarak, bağlanma yaralarının ve çocukluk travmasının aile içi şiddeti nasıl nesilden nesile aktardığını psikolojinin penceresinden tartışıyor.
Bir insan öldüğünde, geriye yalnızca hayatı kalmaz; bizim ona nasıl baktığımız da kalır. Güllü’nün ölümünün ardından konuşulanlara bakınca, onun yaşamından çok bizim reflekslerimiz görünür oldu. Alkol, şiddet, ‘şeytan’ kız, “kötü annelik” etiketleri… Ölünün ardından hızla hüküm veren, manşetlerle vicdan rahatlatan tanıdık bir dil bu.
Ama asıl soru şu: Biz gerçekten neyi tartışıyoruz? Bir insanın ölümüyle sonuçlanan aile içi bir şiddet döngüsünü mü (?), yoksa şiddeti ancak öldükten sonra konuşabilen bir toplum olduğumuzu mu?
Basına yansıyan anlatılarda, Güllü’nün kızının çocukluk döneminde yoğun fiziksel şiddete maruz kaldığı ve yıllar sonra annesini itmesine kadar varan bir çatışmanın yaşandığı ifade ediliyor. Bu noktada bazı kesimler şunu da merak ediyor: “Haklı mıydı?”
Bu, psikolojinin sorduğu bir soru değil.
Psikoloji önce şunu sorar: Bu davranış nasıl mümkün oldu? Öz kızı annesini neden pencereden itti?
Bu soru bir savunma üretmek için değil, tekrarını önlemek için sorulur. Çünkü çocuklukta yaşanan şiddet, geçmişte kalıp biten bir olay değildir. Bedenden silinse bile, sinir sisteminde kalır. Çocuk, kendisini koruması gereken kişinin aynı zamanda zarar veren kişi olduğunu deneyimlediğinde, dünyaya dair temel bir güven duygusu zedelenir. Sevgi ile korku aynı bedende birleşir.
Yıllardır klinikte gördüğüm ortak gerçek şu: Şiddetle büyüyen çocuklar, yetişkin olduklarında “normal” tepkiler vermezler. Çünkü sinir sistemleri hâlâ alarmdadır. Otorite, eleştiri, kontrol hissi gibi tetikleyiciler ortaya çıktığında, beyin bugünü değil çocukluğun çaresizliğini yaşar. O anda verilen tepki çoğu zaman bilinçli bir tercih değil, öğrenilmiş bir hayatta kalma refleksidir.
Devamı yorumlarda👇