26/01/2026
Aşırı düşünme, çoğu kişinin kendine yüklediği bir “hata” değildir; aslında beynin duygusal yoğunluk karşısında başvurduğu otomatik bir koruma mekanizmasıdır.
Beyin bir duyguyu regüle edemediğinde — yani taşıyamadığında, adlandıramadığında, anlamlandıramadığında — mantığa sığınır. Mantık, duygunun hızını yavaşlatır; bu yüzden zihin düşünmeye, hesaplamaya, analiz etmeye sarılır.
Aşırı düşünme, beynin sessiz mesajıdır:
“Bu duygu fazla yoğun… onu hissetmek yerine, onu çözmeye çalışayım.”
Bu yüzden kişi:
• Aynı konuyu defalarca düşünür,
• Olasılık hesaplamalarına girer,
• “Ya böyle olursa?” kaygısıyla zihnini meşgul eder,
• Karar veremez,
• Düşüncelerin yoğunluğu yüzünden duygusuna yaklaşamaz.
Aşırı düşünme, duygunun yaşanmasını geciktirir ama durdurmaz.
Süreci gerçekten yumuşatan şey, duyguyu çözmeye çalışmak değil; duyguya güvenli bir alan açabilmektir.
Düşünmenin arkasında çoğu zaman hissetmekten korkan bir zihin vardır.