09/04/2026
Nisan ayındayız. Sınavlara sayılı günler kaldı. Bu dönemde seanslarda en sık karşılaştığım ve en net şekilde müdahale edilmesi gereken tablo şu: Çocuklardan çok ebeveynler sınava hazırlanıyor!
Kendi kaygılarınızı, gerçekleşmemiş hayallerinizi veya başarısızlık korkularınızı “motivasyon” adı altında çocuklarınıza yüklemekten vazgeçin. Çocuğunuzun odasına sürekli girip “Ne kadar çalıştın?”, “Deneme netlerin neden düştü?” diye sorgulamak ebeveynlik değil, gardiyanlıktır. Bu tavır çocuğunuza başarı getirmez; sadece var olan stresini paniğe ve tükenmişliğe dönüştürür.
Çocuğunuzun şu an fazladan bir “sınav koçuna” ihtiyacı yok. Onun, süreci sakin yönetebilen, sonuç ne olursa olsun yanında duracak, sınırlarını bilen bir anne-babaya ihtiyacı var.
Eğer çocuğunuzun sınav süreci sizin uykularınızı kaçırıyor, evdeki tüm huzuru bozuyorsa; dönüp kendi kaygı probleminizle yüzleşmelisiniz. Kendi stresiyle başa çıkamayan bir yetişkin, ergenlik çağındaki bir çocuğa sınav stresi konusunda rehberlik edemez. Çocuğunuzun sürecini sabote etmeyi bırakın ve gerekiyorsa önce siz psikolojik destek alın.