04/02/2026
Nüks genellikle “yenilmek” diye yaşanır;
“Dayanamadım”, “Güçsüzüm”, “Başa sarıyorum.”
Oysa klinik açıdan nüks, ahlaki bir çöküş değil; tekrarın mantığıdır.
Tekrar, olayın aynısını geri getirmez.
Aynı düğümün etrafında dönerek kendini sürdürür:
Aynı kırılma noktası, aynı iç sıkışma, aynı boşluğu kapatma çabası…
Sanki öznenin tarihi bir yere yazılmıştır ve beden o işareti tekrarlar.
Nüksün bıraktığı iz, çoğu zaman şunu gösterir:
Sözün kesildiği yerde, beden devreye girmiştir.
İrade değil; temas, bakış, utanç, yalnızlık ya da doyum bir noktada ağır basmıştır.
Bu yüzden nüksten sonra gereken soru “neden yaptım?” değildir.
“Nerede koptu?”
Kopma noktasını bulmak, tekrarın mantığını çözmenin ilk adımıdır.