28/01/2026
Tetikleyen her zaman yalnızlık değildir.
Bazen bir bakış, bir nefes, bir kıyas, bir cümledeki küçük titreşim…
Özne bir anda kendi gözünde değil, Öteki’nin gözünde belirir.
O an içte bir kayma olur:
Kişi kendisi olmaktan çıkar ve dışarıdan görülen bir imgeye dönüşür.
Utanç tam da bu anda gelir.
Dil tutulur, beden büzülür, iç konuşma sertleşir, nefes daralır.
Utanç, dış bakışın bedenin içine çökmesidir.
Ve bazı kişiler için bağımlılık, tam bu anı askıya alan bir mekanizma hâline gelir.
Bakışın ağırlığını keser, ses tonunun çağrışımını susturur, kıyasın baskısını uyuşturur.
Böyle anlarda bağımlılık hazdan çok, görünür olmaktan kaçış gibi çalışır.
Özne kendini değil, bakışı susturmak ister.