18/10/2025
🌿 Partnerin davranışı mı, yoksa çocukluk sesin mi konuşuyor?
İlişkilerde hissettiğimiz her duygu, her tepki o ana ait değildir.
Bazen partnerimizin mesafesi, aslında çok daha eski bir duygunun yankısıdır.
Bir bakış, bir sessizlik, bir geç kalış… geçmişte duyulmamış, görülmemiş yanımızı yeniden canlandırır.
Şema terapiye göre, çocuklukta şekillenen duygusal kalıplar yetişkinlikte ilişkilerde kendini tekrar eder.
O yüzden bugünkü ilişkide yaşadığımız kırgınlıklar, çoğu zaman geçmişte dokunulamamış yaralardır.
Belki partnerin seni üzmek için değil, kırıldığı için sessizdir.
Ama sen o sessizliği, terk edilme korkunla, reddedilme hissinle karıştırırsın.
Ve hemen etiketlersin: “Soğuklaştı.”
Ardından içsel ses devreye girer: “Yine yalnız kalacaksın.”
“Yine sevilmeyeceksin.”
“Bir kez daha hayal kırıklığı yaşayacaksın.”
Oysa o ses, seni korumaya çalışan geçmiş halindir.
Bir daha incinmemek için teması keser, geri çekilmeni söyler.
Ama tam da o anda, ilişki değil, bağ kopar.
İyi bir ilişki duygusal olgunluk ister.
Ve olgunluk, partnerini suçlamadan önce kendi duygusal geçmişine bakabilme cesaretidir.
Tepkini verirken, gerçekten bugündeki seni mi, yoksa geçmişte incinmiş halini mi duyduğunu fark etmek… işte duygusal farkındalık tam da orada başlar.
Belki de bu yüzden, bazen bir adım geri çekilmek gerekir.
Kendine şu soruyu sormak için:
“Gerçekten partnerim mi uzak, yoksa ben geçmişin sesini mi duyuyorum?”
Çünkü fark etmek, değişimin başlangıcıdır.
Ve ilişkilerde gerçek yakınlık, yalnızca bugünün değil, geçmişin sesini de duymayı seçtiğimizde mümkündür. 🌿
💬 Sence hangi anlarda partnerine değil, geçmişteki yarana tepki verdiğini fark ettin?