Prof.Dr. Haldun OGUZ

Prof.Dr. Haldun OGUZ Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş ve Boyun Cerrahisi
www.drhaldunoguz.com Avrupa Foniatri Akademisi üyesidir.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp (İngilizce) bölümünden mezun olduktan sonra, S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kulak Burun Boğaz Hastalıkları uzmanlık eğitimi almıştır. Yurt dışı ve içerisinde çok sayıda kurs ve toplantıya katılmış, Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi Laringoloji ve Ses Restorasyonu Enstitüsü’nde gözlemci olarak bulunmuştur. Uluslararası ve ulusal kitaplar, dergiler ile konferanslarda 150′nin üzerinde makalesi ve bildirisi yayınlanmıştır. Yayınlarına uluslararası dergilerde 200’ün üzerinde atıf yapılmıştır. Halen Profesyonel Ses Derneği Yönetim Kurulu üyesidir. 2010-2014 yılları arasında iki dönem Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği Genel Sekreterliği görevini yürütmüştür. Avrupa Foniatri Birliği Türkiye ulusal koordinatörüdür. Prof.Dr. M.A. Kılıç ile birlikte Klinik Ses Bozuklukları adlı kitabın editörlüğünü yapmıştır. Onyedi adet dergide değişik görevleri (danışma kurulu üyesi, hakem, İngilizce dil editörlüğü) bulunmaktadır. 2007 yılında Doçentlik, 2013 yılında Profesörlük unvanına layık görülen Dr. Oğuz, çok iyi derecede İngilizce bilmektedir, evli ve iki kız evlat babasıdır.
İlgi alanları:
Foniyatri: ses hastalıkları, yutma bozuklukları, dil ve/veya konuşma bozuklukları, çocukluk çağı işitme kayıpları; ilgili hastalıkların tanısı, medikal ve cerrahi tedavisi, ses terapisi
Pediatrik (çocukluk çağı) ve Geriatrik (ileri yaş) kulak burun boğaz rahatsızlıkları: Alerji, Rinit, Geniz eti, Bademcik, Efüzyonlu otit, Ses, Konuşma sorunları ve diğerlerinin tanısı, medikal ve cerrahi tedavisi
Rinoloji: Burun ve burun çevresi sinüslerin rahatsızlıkları, horlama ve uyku apnesi, alerjik ve alerjik olmayan burun inflamasyonları (rinit) tanısı, medikal ve cerrahi tedavisi
Otoloji ve Otonöroloji: İşitme ve denge bozuklukları, kulak hastalıkları tanısı, medikal ve cerrahi tedavisi

Prof.Dr. Haldun OĞUZ, hastalarını Ankara’daki kliniğinde takip etmektedir.

Ses Teli Lazer TedavisiProf. Dr. Haldun Oğuz
19/02/2026

Ses Teli Lazer Tedavisi

Prof. Dr. Haldun Oğuz

Ses teli lazer tedavisi Ankara'da nasıl uygulanır, ses teli lazer tedavisi sonrası süreç nasıldır; detaylar için web sayfamızı inceleyiniz.

Ses Teli KanseriProf. Dr. Haldun Oğuz
17/02/2026

Ses Teli Kanseri

Prof. Dr. Haldun Oğuz

Ses Teli Kanseri Nasıl Oluşur? Ses teli kanseri, ses tellerinin histolojik olarak katmanlı yapısında en içte yer alan epitel adlı ince katmanda başlayan bazı

İşitme Kaybı Ve Odyolojik Değerlendirme İşitme Kaybı Nedir?İşitme kaybı, bireyin sesleri normal işitme düzeyine kıyasla ...
30/01/2026

İşitme Kaybı Ve Odyolojik Değerlendirme
İşitme Kaybı Nedir?
İşitme kaybı, bireyin sesleri normal işitme düzeyine kıyasla daha az algılaması veya hiç algılayamaması durumudur. Hafif düzeyde sesleri kaçırma şeklinde başlayabileceği gibi, ileri derecede iletişimi ciddi biçimde etkileyen bir tabloya da dönüşebilir. İşitme kaybı her yaş grubunda görülebilir. Nedenleri ve klinik özellikleri yaşa göre farklılık gösterebilir.
İşitme kaybı yalnızca sesleri duyamama sorunu değildir; konuşmayı ayırt etme güçlüğü, sosyal izolasyon, akademik ve mesleki performansta düşüş, çocuklarda ise konuşma ve dil gelişiminde gecikme gibi önemli sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle erken tanı ve doğru odyolojik değerlendirme büyük önem taşır.
İşitme Kaybı Türleri
1. İletim Tipi İşitme Kaybı
Ses dalgalarının dış kulak ve orta kulaktan iç kulağa iletilmesinde sorun olması sonucu ortaya çıkar. En sık nedenleri şunlardır:
• Kulak kiri (serumen) birikimi
• Orta kulak iltihabı (otitis media)
• Orta kulakta sıvı birikimi
• Kulak zarı delinmesi
• Orta kulak kemikçiklerinde hareket kısıtlılığı (otoskleroz)
İletim tipi işitme kayıpları genellikle tedavi edilebilir ve çoğu durumda kalıcı değildir.

2. Sensörinöral Tip İşitme Kaybı
İç kulak (koklea), işitme siniri veya beyin işitme merkezleriyle ilgili problemlere bağlı olarak gelişir. En sık nedenleri arasında:
• Yaşa bağlı işitme kaybı (presbiakuzi)
• Gürültüye maruziyet
• Ani işitme kaybı
• Bazı viral enfeksiyonlar
• Ototoksik (kulak için zararlı) ilaçlar
• Genetik nedenler
Sensörinöral işitme kayıpları çoğu zaman kalıcıdır ve erken tanı rehabilitasyon açısından büyük önem taşır.

3. Mikst Tip İşitme Kaybı
İletim tipi ve sensörinöral işitme kaybının birlikte bulunduğu durumdur. Hem orta kulak hem de iç kulak patolojileri bir arada görülür.
İşitme Kaybının Belirtileri
İşitme kaybı yavaş ve sinsi ilerleyebileceği için kişi tarafından fark edilmesi gecikebilir. En sık karşılaşılan belirtiler şunlardır:
• Konuşmaları özellikle kalabalık ortamlarda anlamada zorlanma
• Televizyon veya telefon sesini normalden fazla açma ihtiyacı
• Sık sık “tekrar eder misiniz?” deme
• Kulak çınlaması (tinnitus)
• Çocuklarda konuşma gecikmesi veya seslere tepkisizlik
Bu belirtilerin varlığında KBB uzmanına başvurulması ve odyolojik değerlendirme yapılması önerilir.

Odyolojik Değerlendirme Nedir?
Odyolojik değerlendirme, işitme sisteminin objektif ve subjektif testlerle ayrıntılı olarak incelenmesini sağlayan bir değerlendirme sürecidir. Bu değerlendirme sayesinde:
• İşitme kaybının varlığı
• Derecesi
• Tipi (iletim, sensörinöral, mikst)
• Hangi frekansları etkilediği
Net olarak ortaya konur. Odyolojik testler, KBB muayenesi ile birlikte değerlendirilerek tanı ve tedavi planı oluşturulur.

Odyolojik Değerlendirmede Kullanılan İşitme Testleri
Odyolojik değerlendirme sürecinde kullanılan işitme testleri, işitme sisteminin farklı düzeylerini ayrı ayrı incelemeye olanak tanır. Bu testler, işitme kaybının yalnızca varlığını değil; tipini, derecesini, yerleşimini ve günlük iletişime etkisini de ortaya koyar. Test seçimi hastanın yaşı, iş birliği durumu ve klinik şüpheye göre belirlenir.

Saf Ses Odyometrisi (Pure Tone Audiometry)
Saf ses odyometrisi, işitme değerlendirmesinin temelini oluşturur. Hastaya kulaklık aracılığıyla farklı frekanslarda (genellikle 125 – 8000 Hz) ve farklı şiddetlerde saf sesler verilir. Kişinin duyabildiği en düşük ses şiddeti her frekans için ayrı ayrı belirlenir.
Bu test sayesinde:
• İşitme kaybının derecesi (hafif, orta, ileri, çok ileri)
• Hangi frekansların etkilendiği
• İletim tipi mi, sensörinöral mi olduğu
Net olarak ortaya konur. Sonuçlar odyogram adı verilen grafik üzerinde gösterilir ve tanı ile tedavi planlamasında temel veri olarak kullanılır.

Kemik Yolu Odyometrisi
Kemik yolu odyometrisi, sesin doğrudan iç kulağa iletilmesini sağlayarak orta kulak sistemini devre dışı bırakır. Hava yolu ve kemik yolu eşikleri karşılaştırılarak işitme kaybının tipi ayırt edilir.
• Hava yolu ile kemik yolu arasında fark varsa: İletim tipi işitme kaybı
• Her ikisi birlikte etkilenmişse: Sensörinöral işitme kaybı ayrımı yapılır.

Konuşma Odyometrisi
Konuşma odyometrisi, hastanın konuşma seslerini algılama ve ayırt etme becerisini değerlendirir. Günlük iletişimi doğrudan etkileyen bu test, saf ses odyometrisini tamamlayıcı niteliktedir.
Konuşma odyometrisi ile:
• Konuşmayı alma eşiği
• Konuşmayı ayırt etme yüzdesi belirlenir.
Özellikle işitme cihazı planlamasında ve işitsel rehabilitasyon sürecinde önemli bilgiler sağlar.

Timpanometri
Timpanometri, orta kulak basıncını ve kulak zarının hareketliliğini değerlendiren objektif bir testtir. Kısa sürede uygulanır ve hasta iş birliği gerektirmez.
Bu test ile:
• Orta kulakta sıvı varlığı
• Kulak zarı hareket kısıtlılığı
• Östaki tüpü fonksiyon bozukluğu tespit edilebilir.
Özellikle çocuklarda orta kulak problemlerinin tanısında büyük önem taşır.

Akustik Refleks Testleri
Akustik refleks ölçümleri, orta kulak kaslarının yüksek seslere verdiği refleks yanıtı değerlendirir. İşitme siniri ve beyin sapı düzeyindeki iletim hakkında dolaylı bilgiler sunar.
Bu testler:
• İşitme kaybının yerleşimi
• Sinirsel iletimle ilgili şüpheli durumlar hakkında klinisyene yol gösterir.

Otoakustik Emisyon (OAE)
Otoakustik emisyon testleri, iç kulaktaki dış tüylü hücrelerin fonksiyonunu ölçen objektif testlerdir. Özellikle:
• Yenidoğan işitme taramaları
• Bebek ve küçük çocukların değerlendirilmesi
• İş birliği kurulamayan hastalar için tercih edilir.
OAE testinin normal olması, iç kulağın sağlıklı çalıştığını gösterirken; testin alınamaması daha ileri değerlendirme gereksinimini ortaya koyar.

İşitsel Beyin Sapı Yanıtları (ABR / BERA)
ABR (BERA) testi, işitme siniri ve beyin sapı düzeyindeki elektriksel yanıtları ölçer. Elektrotlar aracılığıyla yapılan bu test, objektif ve güvenilirdir.
ABR testi özellikle:
• Yenidoğan ve bebeklerde
• İş birliği sağlanamayan hastalarda
• İşitme siniri patolojilerinden şüphelenildiğinde
• Ani veya açıklanamayan işitme kayıplarında kullanılır.

İleri Odyolojik Testler
Gerektiğinde frekansa spesifik ABR, işitsel uyarılmış potansiyeller ve merkezi işitsel işlemleme testleri gibi ileri odyolojik değerlendirmeler uygulanabilir. Bu testler daha çok özel klinik durumlarda ve ayırıcı tanı amacıyla tercih edilir.

İşitme Kaybında Erken Tanının Önemi
İşitme kaybının erken dönemde tespit edilmesi; çocuklarda dil ve konuşma gelişimi, yetişkinlerde ise sosyal yaşam ve bilişsel fonksiyonların korunması açısından kritik öneme sahiptir. Erken tanı sayesinde:
• Uygun tedavi veya cerrahi planlama yapılabilir.
• İşitme cihazı veya rehabilitasyon süreci zamanında başlatılabilir.
• Kalıcı iletişim sorunlarının önüne geçilebilir.

İşitme Kaybında Tedavi ve Takip
İşitme kaybının tedavisi ve takibi, kaybın tipi, derecesi, süresi, hastanın yaşı ve günlük yaşam gereksinimleri göz önünde bulundurularak planlanır. Tedavi süreci, KBB uzmanı ve odyolog iş birliği içinde yürütülmelidir.

İletim Tipi İşitme Kaybında Tedavi
İletim tipi işitme kayıplarında tedavi çoğunlukla altta yatan nedene yöneliktir ve uygun tedavi ile işitme büyük ölçüde geri kazanılabilir.
• Kulak kiri (serumen) birikiminde dış kulak yolunun temizliği
• Orta kulak iltihaplarında medikal tedavi
• Orta kulakta sıvı birikimi olan bireylerde ve çocuklarda düzenli takip veya gerekli durumlarda kulak tüpü uygulaması
• Kulak zarı delinmelerinde ve uzun süreli kulak iltihaplarında cerrahi tedavi (miringoplasti, timpanoplasti)
• Otoskleroz gibi durumlarda cerrahi tedavi seçenekleri
Tedavi sonrası odyolojik kontrollerle işitme düzeyi yakından izlenir.

Sensörinöral İşitme Kaybında Tedavi
Sensörinöral işitme kayıpları uzun süredir var ise çoğu zaman kalıcıdır. Bu nedenle tedavide amaç, mevcut işitme kapasitesini en iyi şekilde kullanmak ve yaşam kalitesini artırmaktır.
• Ani işitme kayıplarında erken dönemde medikal tedavi ile anlamlı iyileşme sağlanabilir
• Gürültüye bağlı işitme kayıplarında koruyucu önlemler ve rehabilitasyon önemlidir
• Uygun hastalarda işitme cihazı uygulamaları ile kaliteli bir yaşam sağlanabilir
Tedavi planı, odyolojik test sonuçlarına göre kişiye özel olarak belirlenir.

İşitme Cihazı Uygulamaları
İşitme cihazları, sensörinöral ve bazı mikst tip işitme kayıplarında en sık kullanılan rehabilitasyon yöntemidir. Cihaz seçimi yapılırken:
• İşitme kaybının derecesi ve frekans dağılımı
• Hastanın yaşı ve yaşam tarzı
• Günlük iletişim gereksinimleri dikkate alınır. Cihaz uyum süreci düzenli odyolojik kontroller ve ayarlamalarla desteklenir.

Koklear İmplant Değerlendirmesi
İleri ve çok ileri derecede işitme kaybı olan, işitme cihazından yeterli fayda göremeyen hastalarda koklear implant bir seçenek olabilir. Koklear implant (biyonik kulak) kararı; ayrıntılı odyolojik testler, radyolojik değerlendirme ve multidisipliner ekip görüşü ile verilir.

Çocuklarda İşitme Kaybı Tedavisi ve Takibi
Çocukluk çağında işitme kaybı, dil ve konuşma gelişimini doğrudan etkilediği için erken tanı ve müdahale hayati önem taşır.
• Yenidoğan işitme taramaları sonrası şüpheli bebeklerin ileri testlerle değerlendirilmesi
• İşitme kaybı saptanan çocuklarda erken rehabilitasyon
• Aile eğitimi ve düzenli gelişim takibi önemlidir.
Takip ve Düzenli Kontroller
İşitme kaybı olan bireylerde tedavi kadar düzenli takip de önemlidir. Takip sürecinde:
• İşitme düzeyindeki değişiklikler
• Kullanılan bir işitme cihazı varsa performansının takibi
• Dış kulak sağlığı ve orta kulağın durumu periyodik olarak değerlendirilir. Takip aralıkları, hastanın yaşına ve işitme kaybının özelliklerine göre belirlenir.

İşitme kaybında doğru tedavi ve düzenli takip, bireyin sosyal yaşamını, iletişimini ve genel yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Kişiye özel planlanan tedavi ve multidisipliner yaklaşım, başarılı sonuçların temelini oluşturur.

Burun TıkanıklığıProf.Dr. Haldun OGUZ
24/01/2026

Burun Tıkanıklığı

Prof.Dr. Haldun OGUZ

Çocuklarda ve yetişkinlerde en sık burun tıkanıklığı nedenleri hakkında bilgiler içerir ve bu nedenler alt alta sıralanmıştır.

🌍 A Remarkable Event: UEP Day at EROC 2026 – Phoniatrics Program The Union of European Phoniatricians (UEP) is proud to ...
18/01/2026

🌍 A Remarkable Event: UEP Day at EROC 2026 – Phoniatrics Program

The Union of European Phoniatricians (UEP) is proud to reflect on a truly outstanding UEP Day held during the EROC Global Forum 2026 in Dubai. The first day of the Phoniatrics Program, organized under the scientific leadership of UEP, was a powerful demonstration of international collaboration, scientific excellence, and the continuous advancement of our specialty.

Hosted at the InterContinental Festival City, Dubai, the UEP Day brought together leading experts from Europe, Asia, and the Middle East, offering a comprehensive and forward-looking program that covered the full spectrum of modern phoniatrics — from fundamental anatomy to cutting-edge technologies and future innovations.

The day was organized by the EROC Phoniatrics Committee led by UEP Education Committee Chair Prof.Dr. Khalid AlMalki. The program was opened with high-impact keynote lectures addressing new insights into laryngeal anatomy, objective acoustic voice assessment, current updates in recurrent respiratory papillomatosis, and a visionary overview of neurolaryngology: past, present, and future. These sessions set the scientific tone for a day focused on evidence-based practice and innovation.

A major highlight of the program was the UEP-led Round Table on Vocal Fold Paralysis, moderated by Prof.Dr. Haldun Oguz, the UEP President. This session offered an in-depth and clinically rich discussion on diagnostic strategies and treatment options, including ECE50, electrical neurostimulation, injection laryngoplasty, thyroplasty techniques, reinnervation approaches, pediatric management strategies, and emerging technologies such as laryngeal pacemaker implantation. The session reflected UEP’s commitment to integrating science, clinical expertise, and long-term functional outcomes.

The afternoon program continued with keynote lectures on European Board Examination in Phoniatrics, advanced acoustic measurements in professional singing, functional dysphonia treatment strategies, botulinum toxin applications, and pioneering work in tracheal regeneration and bioprinting. The day concluded with a forward-thinking session on the responsible and effective use of artificial intelligence and ChatGPT in academic research, underlining the evolving role of digital tools in our field.

The UEP Day at EROC 2026 was not only scientifically rich but also officially accredited with ASHA CEUs, further emphasizing its educational value and international recognition.

We extend our sincere gratitude to:
• The EROC Organizing Committee & Phoniatrics Scientific Committee
• Our esteemed international faculty and moderators by the order in the program: Aude Lagier, Youri Maryn, Seong Kuen Kwon, Berit Schneider-Stickler [the EAP President that led the European Board Exam on Phoniatrics alive], Matthias Leonhard, Yakubu Karagama, Guan Min Ho, Alexander Mainka.
• All participants who contributed to vibrant discussions and knowledge exchange

This successful UEP Day once again confirmed the vital role of UEP as a global leader in phoniatrics, fostering collaboration across borders and shaping the future of voice, swallowing, speech, and laryngeal science.

We look forward to continuing this momentum in upcoming UEP-supported and UEP-led scientific activities worldwide.

🌐 Together, we advance Phoniatrics. Together, we shape the future.

European Board Examination in Phoniatrics (EBE Phoniatrics) & European Academy of Phoniatrics (EAP) Training Courses 202...
18/01/2026

European Board Examination in Phoniatrics (EBE Phoniatrics) & European Academy of Phoniatrics (EAP) Training Courses 2026

The European Board Examination in Phoniatrics (EBE Phoniatrics) represents a landmark achievement in the harmonization, quality assurance, and future-oriented development of specialist training in Phoniatrics across Europe and beyond. Established under the umbrella of the European Board Examination in Otorhinolaryngology – Head and Neck Surgery (E.B.E. ORL-HNS), and developed in close cooperation by the European Academy of Phoniatrics (EAP) and the Union of European Phoniatricians (UEP), the EBE Phoniatrics provides a standardized, transparent, and high-level assessment of medical expertise in the full scope of phoniatric care.
The examination rigorously evaluates knowledge, clinical reasoning, and professional competence in voice, speech, language, hearing, and swallowing disorders, ensuring alignment with contemporary European standards of patient-centered, evidence-based phoniatric practice.
Successful candidates are awarded the prestigious title
“Fellow of the European Board in Phoniatrics (FEBP)”,
a formal recognition of excellence, professional maturity, and commitment to international standards of care. The first Fellows were awarded in 2025, marking a historic milestone for the specialty and setting a new benchmark for phoniatric education and certification in Europe.

EBE Phoniatrics 2026 – Save the Date
• Written Examination (Part I):
March 6, 2026, 10:00 CET – Online
• Oral Examination (Part II):
March 25, 2026, 15:00 CET – In person
(Held immediately before the Pan-European Voice Conference – PEVoC16 / VOICEISTANBUL 2026)
These two complementary components ensure a comprehensive evaluation of both theoretical knowledge and applied clinical expertise .

Official Teaching and Learning Resources for Exam Preparation
Candidates preparing for the EBE Phoniatrics are strongly encouraged to base their studies on the officially endorsed educational materials, which reflect the examination blueprint and European training standards:
• UEP–UEMS Phoniatrics Logbook
(Core framework defining competencies, skills, and clinical exposure)
• Manual of Phoniatrics (Springer), 3 volumes:
o Phoniatrics I
o Phoniatrics II
o Phoniatrics III
• EAP Training Courses 2026, specifically designed as structured preparation for the European Board Examination

EAP Training Course 2026 – Vienna, Austria
February 12–14, 2026
The EAP Training Course in Preparation for the European Board Examination of Phoniatrics will be held at the Medical University of Vienna, organized by the European Academy of Phoniatrics in cooperation with the Medical University of Vienna and the Austrian Society of Logopedics, Phoniatrics and Pediatric Audiology (ÖGLPP) .
Educational Scope and Structure
The course follows the UEMS-accredited Phoniatrics Logbook and delivers a comprehensive, curriculum-based overview of all core domains of Phoniatrics through:
• High-level didactic lectures
• Interactive discussions
• Extensive hands-on workshops
Core Topics Covered
• Voice Disorders and Phonosurgery
(voice diagnostics, organic and functional voice disorders, conservative and surgical treatment)
• Swallowing Disorders
(pediatric and adult dysphagia, neurogenic and oncologic dysphagia, FEES, rehabilitation)
• Speech and Articulation Disorders
(dysarthria, cleft palate, orofacial myofunctional disorders)
• Fluency Disorders
• Hearing Disorders and Pediatric Audiology
(diagnostics, cochlear implants, hearing aids, audiological testing)
• Language Disorders
(developmental and acquired language disorders, aphasia, neurodevelopmental conditions)
• Laryngectomy and Tracheostomy Care
Hands-on sessions include flexible and rigid laryngoscopy, FEES, pediatric audiology testing, high-speed imaging, narrow band imaging, voice acoustics, and voice range profiling, ensuring direct clinical skill acquisition .
International Faculty
The course is delivered by a distinguished international faculty consisting of leading experts in Phoniatrics, Audiology, Voice, and Swallowing from across Europe and beyond, representing EAP, UEP, IALP, and major academic centers .
Accreditation
The EAP Training Course Vienna 2026 has been officially accredited by the European Accreditation Council for Continuing Medical Education (EACCME®) for a maximum of:
🟢 20.0 European CME credits (ECMEC®s)
This accreditation confirms the course’s educational quality and relevance at the highest European level .

EAP Training Course 2026 – World Hearing Center, Kajetany, Poland
November 12–14, 2026
This course provides an additional opportunity for structured preparation and is particularly valuable for candidates planning future examination attempts. The program will be similar to Vienna Course, and details will be available soon.

Admission Requirements for the EBE Phoniatrics
Eligibility for the European Board Examination is clearly defined and tailored to different national training pathways:
• Completed medical degree is mandatory for all applicants.
• For countries with ENT specialization plus additional Phoniatrics training:
→ Participation in an EAP Training Course is mandatory.
• For countries with formal Phoniatrics specialty training:
→ Participation in an EAP Training Course is recommended.
• For countries without structured Phoniatrics training:
→ Completed ENT specialization plus documented internships and courses in voice, speech, language, swallowing, and pedagogical audiology are required.
→ Participation in an EAP Training Course is mandatory.

A Shared Vision for the Future
EBE Phoniatrics stands for excellence, transparency, and sustainability in specialist education. Together with the EAP Training Courses, it forms a coherent European pathway for professional development, ensuring that future phoniatricians are trained, assessed, and recognized according to the highest international standards.

🔗 Further Information
http://www.neurolaryngologie.at/eap.html

Prof.Dr. Berit Schneider-Stickler, EAP President
Prof.Dr. Haldun Oguz, UEP President

Çocuklarda İşitme KaybıProf. Dr. Haldun OGUZ
17/01/2026

Çocuklarda İşitme Kaybı

Prof. Dr. Haldun OGUZ

Çocuklarda İşitme Kaybı Bireyler ve çevresi arasındaki etkileşime duyusal deneyimler aracılık eder. Özellikle işitme duyusu temelde iletişimi kolaylaştırır v

I am very happy to be part of the EROC Global Forum once again. This year, the meeting will take place at InterContinent...
25/12/2025

I am very happy to be part of the EROC Global Forum once again. This year, the meeting will take place at InterContinental Festival City Dubai, offering an inspiring setting for three full days of a rich scientific program.

Under the leadership of Prof. Dr. Khalid AlMalki, the Organizing Committee has prepared an outstanding program covering all major pillars of Phoniatrics, including Voice, Swallowing, Speech, Language, and Hearing.

The first day is dedicated to UEP, featuring an international faculty with a strong focus on voice. We warmly invite all colleagues and professionals interested in voice, swallowing, speech, and language disorders to join us for this special day and for the entire congress.

You are most welcome.

UEP is a proud partner of the EROC Global Forum.

🔗 Phoniatrics Program:
https://www.emiratesrhinologyandotology.ae/phoniatrics-program.php

Çocuklarda Alerjik Rinit Hakkında Sık Sorulan Sorular1. Çocuklarda alerjik rinit kaç yaşında başlar?Alerjik rinit her ya...
25/12/2025

Çocuklarda Alerjik Rinit Hakkında Sık Sorulan Sorular

1. Çocuklarda alerjik rinit kaç yaşında başlar?
Alerjik rinit her yaşta görülebilse de genellikle 2–3 yaşından sonra daha belirgin hale gelir. Okul çağına gelen çocuklarda tanı daha sık konur çünkü belirtiler netleşir ve süreklilik kazanır.

2. Çocuklarda alerjik rinit görülme sıklığı ne kadardır?
Alerjik riniti olan çocukların yaklaşık %20'si 2-3 yaşlarında, %40'ı ise 6 yaşına kadar belirti göstermeye başlar. Uluslararası çalışmalara göre görülme sıklığı 3 yaşında yaklaşık %5, 7 yaşında %9, 13 yaşında %15’tir. Tüm alerjik rinit hastalarının %80 kadarında belirtiler 20 yaşından önce ortaya çıkar.

3. Alerjik rinit kendiliğinden geçer mi?
Alerjik rinit çoğu zaman kendiliğinden tamamen geçmez. Belirtiler dönemsel olarak hafifleyebilir ancak alerjenle temas devam ediyorsa şikayetler tekrarlar. Kendiliğinden geçmesinden ziyade, alerjenlerden kaçınma ve ilaç tedavisi ile semptomların kontrol altına alınması hedeflenen, bu nedenle takip edilmesi gereken bir durumdur.

4. Çocuklarda alerjik rinit bulaşıcı mıdır?
Hayır, alerjik rinit bulaşıcı değildir. Virüs ya da bakteri kaynaklı bir hastalık olmadığı için başka çocuklara geçmez.

5. Alerjik rinit gece öksürüğüne neden olur mu?
Evet, öksürük alerjik rinitin yaygın bir belirtisidir. Geniz akıntısı nedeniyle özellikle gece yatınca artan kuru öksürük alerjik rinitli çocuklarda sık görülebilir. Ayrıca, alerjik rinitin en yaygın belirtisi olan burun tıkanıklığı genellikle geceleri daha belirgin hale gelir; bu da çocuklarda ağızdan nefes almaya, horlamaya ve öksürüğe yol açabilir.

6. Alerjik rinit astıma dönüşür mü?
Alerjik rinit ve astım sık birlikte görülür. Tedavi edilmeyen alerjik rinit, astım gelişimi açısından risk oluşturabilir. Bu nedenle erken tanı önemlidir.

7. Alerjik rinit göz ve boğazı etkiler mi?
Evet, alerjik rinit gözleri ve boğazı etkileyebilir.
Alerjik rinitli çocukların yaklaşık %60'ında eş zamanlı olarak alerjik konjonktivit (göz alerjisi) görülür. Gözlerle ilgili en yaygın belirtiler ve bulgular kaşıntı ve sulanma ile buna bağlı çocukta gözleri ovuşturma isteğidir. Gözlerde kızarıklık, konjonktival ödem ve göz kapaklarında şişlik oluşabilir. Göz altlarında venöz duraksama nedeniyle oluşan morluklar ve alt göz kapağının hemen altındaki belirgin deri kıvrımları alerjik rinitin tipik fiziksel bulgularıdır.
Hastalarda genellikle damak kaşıntısı görülür. Burun tıkanıklığı ve geniz akıntısı nedeniyle çocuklarda sürekli boğaz temizleme refleksi ve öksürük görülebilir. Muayenede boğazın arkasında kaldırım taşı görünümü olarak adlandırılan lenfoid doku artışı gözlenebilir. Özetle, alerjik rinit sadece bir "burun hastalığı" değil; gözleri sulandıran, damağı kaşındıran ve boğazda sürekli bir rahatsızlık hissine neden olan kapsamlı bir alerjik tepkidir.

8. Alerjik rinit çocuklarda kulak enfeksiyonlarına yol açabilir mi?
Evet, alerjik rinit çocuklarda kulak enfeksiyonlarına ve ilişkili komplikasyonlara yol açabilir.
Alerjik rinit, burun mukozasında ödem ve inflamasyona neden olarak Östaki borusunun işlevini bozabilir. Bu disfonksiyon, kulak zarının arkasında sıvı birikmesine yol açar. Alerjik rinitli çocuklarda sık görülen geniz eti büyümesi de tekrarlayan orta kulak iltihabı ile ilişkilidir. Bu kulak sorunları çocuklarda iletim tipi işitme kaybına, buna bağlı olarak dil gelişiminde gecikmeye ve okul performansında düşüşe neden olabilir.

9. Evcil hayvanlar alerjik riniti tetikler mi?
Evet, kedi ve köpek gibi hayvanların tüyleri ve deri döküntüleri, en önemli iç mekan alerjenleri arasındadır. Bazı çocuklarda bu hayvanlarla temas, dakikalar içinde hapşırma ve diğer rinit semptomlarını tetikleyebilir. Evcil hayvanların uzaklaştırılması bir çevre kontrol stratejisi olarak önerilse de, bunun semptomları hafifletmedeki etkinliğine dair kanıtların sınırlı olduğu da not edilmiştir. Kısacası, her çocuk için geçerli olmasa da sık karşılaşılan bir durumdur.

10. Klima alerjik riniti artırır mı?
Klimalar doğrudan alerji yapmaz ancak alerjik rinit semptomlarını arttırıcı ya da azaltıcı etkisi olabilir. Bazı çocuklarda soğuk havaya maruz kalmak fiziksel rinit belirtilerini arttırabilir. Bazı durumlarda ise klimalarda kullanılan HEPA filtreleri, toz akarları ve polenler gibi iç mekan alerjenlerini azaltmaya yardımcı olan bir çevresel kontrol yöntemi olarak şikayetlerin azalmasına yardımcı olur.

11. Alerjik rinit her mevsim görülür mü?
Bazı çocuklarda sadece bahar aylarında görülürken, bazılarında yıl boyunca devam edebilir. Bu durum alerjenin türüne bağlıdır. Mevsimsel alerjik rinitte belirtiler sadece yılın belirli dönemlerinde, genellikle dış mekan polenleri (ilkbaharda ağaç, sonbaharda yabani otlar) nedeniyle görülür. Yıl boyu süren alerjik rinitte ise toz akarları, evcil hayvan döküntüleri veya küf gibi devamlı mevcut alerjenler nedeniyle belirtiler herhangi bir dönemde görülebilir.

12. Kan testi ile alerjik rinit tanısı koyulabilir mi?
Evet, kan testi ile alerjik rinit saptanabilir veya tanısı doğrulanabilir. Alerjik rinit tanısı ideal olarak klinik öykü, fizik muayene ve alerjene özgü immünoglobulin E (IgE) varlığının doğrulanması ile konur. Alerjene özgü IgE testleri, çocuğun bağışıklık sisteminin hangi belirli alerjenlere (ev tozu akarı, polen, evcil hayvan döküntüsü gibi) karşı antikor ürettiğini belirlemek için kullanılır. Kan testleri, hastada herhangi bir alerjik reaksiyona yol açma riski taşımaz ve kullanılan ilaçlardan etkilenmez. Kan testi alerjik rinit tanısını doğrulamak ve çocuğun neye alerjisi olduğunu netleştirmek için kullanılan güvenilir bir araçtır.

13. Burun spreyleri çocuklarda kullanılabilir mi?
Evet, burun spreyleri çocuklarda alerjik rinit tedavisinde güvenle kullanılabilir ve hatta çoğu durumda en etkili tedavi yöntemidir. Burun içi kortikosteroidler çocuklarda alerjik rinit için en etkili tedavi yöntemidir. Benzer şekilde burun içinden kullanılan alerji ilaçları (antihistaminikler), ağızdan alınan ilaçlara göre daha hızlı etki eder. Tuzlu su spreyleri, burundaki alerjenleri ve mukusu temizlemek için kullanılan en güvenli yardımcı tedavidir. Burun spreylerinin en yaygın yan etkisi burun tahrişi ve kanamadır. Bunu önlemek için spreyi burun orta duvarına (septum) değil, burun dış duvarına doğru püskürtmek uygun olur.

14. Alerjik rinit büyüdükçe geçer mi?
Alerjik rinit genellikle geçici bir hastalık değildir ve görülme sıklığı çocukluktan ergenliğe doğru artış gösterir. Ancak belirtiler yaş ilerledikçe hafifleyebilir. Tüm hastaların %80'inde belirtiler 20 yaşından önce başlar ve genellikle uzun süreli yönetim gerektirir.

drhaldunoguz.com

Ses, Yaşlanma ve Çoklu İlaç KullanımıProf. Dr. Haldun OGUZ
24/12/2025

Ses, Yaşlanma ve Çoklu İlaç Kullanımı

Prof. Dr. Haldun OGUZ

Ses, birçok faktörden etkilenir. Bunlardan birisi bireyin yaşıdır. Yaşlı nüfusun tüm nüfusa oranı dünya çapında artmaktadır. Yaşlı insanlarda seste yorgunluk, t

FARENJİT NEDENLERİ NELERDİR?Farenjit neden olur?Farenks (yutak) iltihabı veya diğer adıyla farenjit, temel olarak enfeks...
22/12/2025

FARENJİT NEDENLERİ NELERDİR?
Farenjit neden olur?
Farenks (yutak) iltihabı veya diğer adıyla farenjit, temel olarak enfeksiyöz olan ve olmayan iki ayrı grup nedenden kaynaklanabilir. Akut vakaların büyük çoğunluğu virüslerden kaynaklansa da, uygun tedavinin belirlenmesi ve komplikasyonların önlenmesi için altta yatan nedenin doğru teşhis edilmesi önemlidir.
Birincil Enfeksiyöz Nedenler
Farenjit vakalarının çoğu mikrobiyal ajanlar tarafından başlatılır ve bunlar arasında virüsler ile bakteriler klinik tabloda baskındır.
• Viral Patojenler: Akut farenjit vakalarının %70 ila %90'ından virüsler sorumludur.
o Yaygın Solunum Yolu Virüsleri: En sık görülen etken Rhinovirus (nezle nedeni) olup bunu Adenovirus, Influenza (grip) A ve B, Coronavirüs (COVID-19 dahil) ve Parainfluenza izler.
o Sistemik Virüsler: Daha şiddetli iltihaplanmalara yol açabilen Epstein-Barr virüsü (EBV - öpücük hastalığı), Sitomegalovirüs (CMV), Herpes Simplex, Coxsackievirus ve akut HIV enfeksiyonu da farenjite neden olabilir.
• Bakteriyel Patojenler: Virüslerden daha az yaygın olsalar da ciddi komplikasyon riskleri nedeniyle klinik olarak büyük önem taşırlar.
o Grup A Beta-Hemolitik Streptokok (GABS): Çocuklardaki vakaların %15-30'undan, yetişkinlerdeki vakaların ise %5-15'inden sorumlu olan en yaygın bakteriyel nedendir.
o Diğer Bakteriler: Grup C ve G streptokoklar, Arcanobacterium haemolyticum, Mycoplasma pneumoniae ve Chlamydia pneumoniae gibi etkenler de görülebilir.
o Nadir veya Spesifik Popülasyonlar: Cinsel yolla bulaşan Neisseria gonorrhoeae (bel soğukluğu) ve Treponema pallidum (frengi) gibi bakterilerin yanı sıra aşılanma oranının düşük olduğu bölgelerde Corynebacterium diphtheriae (difteri) görülebilir. Ayrıca Fusobacterium necrophorum, özellikle ergenlerde hayati tehlike arz eden Lemierre sendromuna yol açabilen önemli bir etkendir.
• Mantar ve Parazit Patojenler: Candida albicans, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olanlarda veya inhale kortikosteroid kullananlarda görülen temel mantar nedenidir. Parazit kaynaklı enfeksiyonlar ise gelişmiş ülkelerde oldukça nadirdir.
Birincil Enfeksiyöz Olmayan Nedenler
Enfeksiyöz olmayan farenjit genellikle çevresel, mekanik veya sistemik faktörlerin bir sonucudur ve sıklıkla bir dışlama teşhisidir.
• Çevresel ve Yaşam Tarzı Kökenli Tahriş Ediciler: Uzun süreli sigara dumanı (pasif içicilik dahil), elektronik sigara ve diğer solunum yoluyla alınan uyaran maddeler farenksi tahriş eder. Diğer tahriş ediciler arasında endüstriyel tozlar, kimyasal duman, aşırı alkol tüketimi ve çok baharatlı veya çok sıcak yiyecekler yer alır.
• Atmosferik Koşullar: Isıtma veya klima sistemlerinden kaynaklanan aşırı kuru veya soğuk havaya maruz kalmak boğaz ağrısına neden olabilir.
• Fizyolojik ve Yapısal Faktörler:
o Asit Reflüsü: Gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) ve laringofaringeal reflü (LPR), mide asidinin farenkse ulaşarak kronik yanma ve tahriş yapmasına neden olur. Asidin boğazda rahatsızlık yapması için doğrudan temas kadar, mide ile alt yemek borusu kapakçığı (sfinkteri) ibleşkesi çevresindeki reseptörleri uyarması da etkili olabilir.
o Ağız Solunumu: Alerjik rinit, nazal polipler veya septum deviasyonu gibi nedenlerle burnun tıkanması sonucu ağızdan nefes almak, farenksi filtrelenmemiş kuru havaya maruz bırakır.
o Alerjiler: Polen, toz akarı veya evcil hayvan tüylerine karşı alerjik reaksiyonlar, boğazı sürekli tahriş eden geniz akıntısına yol açar.
• Travma ve Aşırı Ses Kullanımı (Fonotravma): Aşırı bağırma, çığlık atma veya profesyonel ses yorgunluğu boğaz dokularını iltihaplandırabilir. Boğaz travması ayrıca entübasyon gibi tıbbi prosedürlerden veya horlamadan da kaynaklanabilir.
• İlaçlar ve Sistemik Hastalıklar: ACE inhibitörleri (tansiyon ilaçları), kemoterapi ajanları ve bazı antibiyotikler (hap özofajiti) boğaz ağrısı yapabilir. Ayrıca Kawasaki hastalığı, Behçet sendromu ve hipotroidi veya menopoz gibi hormonal bozukluklar da farenjit semptomlarına yol açabilir.
• Neoplazmlar: Nadir olsa da, farenks veya gırtlak bölgesindeki iyi ya da kötü huylu tümörler inatçı boğaz ağrısı ve yutma güçlüğü ile kendini gösterebilir.
Farenksinizi (yutağınızı) bir binanın işlek lobisi gibi düşünün. İltihaplanma, binaya zorla giren ve kargaşa çıkaran istenmeyen davetsiz misafirler (virüsler ve bakteriler) nedeniyle oluşabilir. Ancak bu lobi, binanın kendi iç sistemleri bozulduğunda (tesisattan sızan mide asidi veya havalandırmadan gelen kuru hava) ya da duvarlara sinen dışarıdaki yoğun çevre kirliliği (sigara dumanı ve kimyasallar) nedeniyle de hasar görebilir ve konforsuz hale gelebilir.
Sağlıklı ses, sağlıklı nefes, sağlıklı boğaz dileklerimle. 

www.drhaldunoguz.com

Address

Beştepeler Mah. Yaşam Caddesi Adalet Sok. Neorama İş Merkezi No. 13/20 Söğütözü, Yenimahalle
Ankara
06510

Opening Hours

Monday 09:30 - 19:00
Tuesday 09:30 - 19:00
Wednesday 09:30 - 19:00
Thursday 09:30 - 19:00
Friday 09:30 - 19:00
Saturday 09:30 - 17:00

Telephone

+903122842888

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Prof.Dr. Haldun OGUZ posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Prof.Dr. Haldun OGUZ:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram