01/06/2026
Hiç kontrol edemeyeceğin bir şey için saatlerce kafanda senaryolar kurduğun oldu mu? Başkasının ne düşündüğü, çoktan geçmiş bir an, henüz gelmemiş bir yarın…
Zihnimiz bunları çözmeye çalışırken çok yoruluyor. Çünkü huzursuzluğumuzun büyük kısmı iki şeyi karıştırmaktan doğar: elimizde olanlar ve olmayanlar.
Kontrol edemediklerimiz çoğu zaman sandığımızdan fazladır: başkalarının tepkileri, diğer insanların seçimleri, geçmiş, gelecek ve sonuçların çoğu. Kontrol edebildiklerimiz ise daha az ama çok daha değerlidir: kendi eylemlerimiz, sınırlarımız, dikkatimizi nereye verdiğimiz, nasıl tepki verdiğimiz ve kendimize nasıl davrandığımız.
Buradaki incelik şu: kontrol edemediğini bırakmak pes etmek değildir. Tam tersine, boşa akan enerjini geri toplayıp gerçekten fark yaratabileceğin yere yöneltmektir. (Bu ayrım, kabul ve kararlılık terapisinin — ACT — temel taşlarından biridir.)
Bir endişe seni sardığında şunu sorabilirsin: “Bu benim kontrolümde mi?” Değilse, nazikçe elinde olana dön.
Sen en çok neyi kontrol etmeye çalışırken yoruluyorsun?