13/04/2026
🌾Gözümün nuru, küçüğüm… Nasıl da büyüdün.
Daha dün gibi, varlığının haberini aldığım o an.
İçimde büyük bir sevincin yanı sıra derin bir kaygı da vardı. Bu hayatta birini daha, abin kadar sevebilir miyim diye sordum kendime. İkinizin ihtiyaçları arasında kalır mıyım, yetebilir miyim diye. Zaten uykusuz, yorgun, dağılmış bir bedenin içindeyken bir kez daha o yoldan geçebilir miyim diye…
🌾Ama o an bir karar verdim. Korkunun ortasında. Ben nasıl bir anne olacağımı beklemeyeceğim, anneliğimi yaşayarak kuracağım, dedim. Ne olacaksa olsun. Ne gelirse gelsin. Başıma geleni seçemem belki ama onunla nasıl var olacağımı seçerim. Ve öyle yaptım.
Aynı anda ağladığınızda sizi birbirinize sararak tuttum. Biriniz kanguruda, biriniz bebek arabasında hayatın içine çıktık. Seni emzirirken abin ayağımda uykuya daldı. Üçümüz, tüm yorgunluğumuzla ama birlikte, otobüse binip Sinop yollarına bile düştük.
🌾 Ben anneliği hazır bulmadım. Sizinle birlikte, her gün yeniden kurdum. Şimdi geriye bakınca görüyorum ki ben o korkunun içinde genişledim. Yetmek diye bir şey yokmuş aslında; birlikte var olmak varmış.
🌾Beş yıla bir hayat sığdırdık güzel oğlum.
İyi ki korkuya teslim olmadım.
İyi ki “yapamam” demedim.
Çünkü biz, olanın içinde, birlikte var olmayı seçtik.
🌾 Dünyanı kurmaktan vazgeçmeyeceğin nice yılların olsun küçük oğlum...