Psk. Selin Yargıcı

Psk. Selin Yargıcı Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Psk. Selin Yargıcı, Medical Service, Armada Interstate Merkezi, Eskisehir Yolu Dumlupinar Boulevard No: 6 A Blok Kat: 12 Ofis no: 1243, Sogutozu, Yenimahalle, Ankara.

Sınır koymak çoğu kişinin düşündüğü gibi sevgisizlik ya da uzaklaşma değildir.Aksine, ilişkinin sağlıklı şekilde ilerley...
16/03/2026

Sınır koymak çoğu kişinin düşündüğü gibi sevgisizlik ya da uzaklaşma değildir.
Aksine, ilişkinin sağlıklı şekilde ilerleyebilmesi için gerekli olan en güçlü bağlayıcılardan biridir.

Sınırlar ilişkileri nasıl dönüştürür?

✔ Duygusal güven oluşturur
Ne kabul ettiğinizi, neyin rahatsız ettiğini netleştirmek karşılıklı güveni artırır.

✔ Öfke ve kırgınlık birikmez
Kişi susmak yerine kendini açıkça ifade edebilir.

✔ Daha saygılı bir iletişim doğar
İki taraf da birbirinin alanına saygı duymayı öğrenir.

✔ Rol dağılımı dengelenir
Tek taraflı yükler azalır, ilişki daha eşit hâle gelir.

✔ Görünmezlik hissi biter
Kişi ilişkide “ben de varım” demeye başlar.

Sınır koymak bir “duvar” değil;
hem kendine hem ilişkine verilen bir değerdir.

Seni seven biri, sınırına kırılmaz;
sınırına saygı duyar.

09/03/2026

Duygular taştığında kişi genellikle üç yoldan birine yönelir:

1️⃣ Bastırma
“Güçlü olmalıyım” diyerek duyguyu aşağı itmek…
Bu, anlık rahatlatır ama içte büyüyen bir baskıya dönüşür.

2️⃣ Patlama
Uzun süre tutulmuş duygunun aniden taşması…
Öfke, ağlama, kontrol kaybı, sert sözler…
Bu kez duyguyu değil, davranışı yönetmek zorlaşır.

3️⃣ Kaçınma
Sorunu konuşmak yerine uzaklaşmak, görmezden gelmek…
Bu, ilişkiyi yavaşça duygusal mesafeye iter.

Peki sağlıklı olan ne?

✔ Duyguyu fark etmek
✔ Adını koymak: “Kırıldım, yoruldum, kaygılandım…”
✔ Regülasyon becerilerini kullanmak (nefes, duraklama, grounding)
✔ İhtiyacı ifade edebilmek
✔ Duyguyu davranışa değil, konuşmaya dönüştürmek

Duygular taşınca kontrolü kaybetmek zayıflık değil;
duygu yönetimi becerilerinin geliştirilmesine ihtiyaç olduğunu gösterir.

Duygu taşabilir, bu insandır.
Önemli olan, taşıp taşırmaması değil;
taştığında ne yaptığındır.

04/03/2026

Reddedilme korkusu, çoğu insanın fark etmediği en güçlü duygusal tetikleyicilerden biridir.
Bu korku yönetilmediğinde, kişi hayatını kendi isteğine göre değil, reddedilme ihtimaline göre planlamaya başlar.

Reddedilme korkusu kararları nasıl etkiler?

• “Hayır” diyemez hale getirir
• Fazla uyumlu davranmaya zorlar
• Herkesi memnun etmeye çalışırsınız
• Yeni ilişkilere başlamaktan korkarsınız
• Cesaret gerektiren adımları ertelersiniz
• Başarısızlık kaygısı yüksek olur
• “Biri bana kızarsa?” düşüncesi sürekli akıldadır

Bu korku nereden gelir?

✔ Çocuklukta eleştirilme veya dışlanma
✔ Eski ilişkilerde yaşanan hayal kırıklıkları
✔ Düşük öz-değer
✔ Koşullu sevgi deneyimleri

İyileşme nerede başlar?

➡ Kendini reddedilmeye karşı zırhla kapatmakta değil,
reddedilmenin kişisel bir başarısızlık olmadığını anlamakta.

➡ “Herkes tarafından sevilmek” yerine
“kendim olmayı seçiyorum” demekte.

➡ Cesareti, onayı kaybetmekte değil,
kendini kaybetmemekte aramakta.

Gerçek özgürlük, reddedilme korkusunun değil,
kendi iç sesinin yönlendirdiği bir hayat yaşayabilmektir.

Evden çalışmak ilk etapta rahatlık, esneklik ve zaman kazanma gibi avantajlar sunsa da uzun vadede kişinin fark etmeden ...
25/02/2026

Evden çalışmak ilk etapta rahatlık, esneklik ve zaman kazanma gibi avantajlar sunsa da uzun vadede kişinin fark etmeden içine çekildiği bir yalnızlık döngüsü yaratabilir. Çünkü iş ve özel hayat arasındaki çizgi bulanıklaşır; gün içinde insanlarla doğal temas azalır, sosyal geri bildirimler kaybolur. Bu da hem zihinsel esnekliği hem duygusal dayanıklılığı zorlayabilir.

Evden çalışmanın getirdiği izolasyon nasıl hissedilir?
👉 “Kimseyle konuşmadım ama yoruldum” hissi
👉 Günlerin birbirine benzemesi
👉 Sosyal becerilerin körelmeye başlaması
👉 Motivasyonun azalması
👉 Kendini dünyadan kopmuş hissetme

Peki bu izolasyon döngüsü nasıl kırılır?
✨ Gün içinde iletişim ritmi oluşturun (kısa mesaj, telefon, yüz yüze temas)
✨ Çalışma–ev alanını ayrıştırın (bir sandalye bile olsa kendi iş köşeniz olsun)
✨ Haftada en az 2 sosyal plan yapmayı rutin hâline getirin
✨ Kameralı toplantıları tamamen reddetmek yerine bazılarını yüz yüze etkileşim için kullanın
✨ Ev dışına çıkmayı zorunlu bir parça haline getirin (kahve, yürüyüş, market bile fark yaratır)
✨ Hareketi arttırın — hareket sosyal izolasyonun zihinsel etkisini azaltır
✨ Duygusal check-in yapın: “Bugün kendimi nasıl hissediyorum?”

Evden çalışmak yalnızlık demek değildir; ama kendi kendine sosyal bağ üretme sorumluluğu ister.
Sosyal bağlar korunursa, evden çalışma güçlü bir yaşam modeli olabilir.

Terapi, “çok kötü olunca gidilen” bir yer değildir.Terapi, zorluk büyümeden, duygular ağırlaşmadan, ilişkiler zarar görm...
18/02/2026

Terapi, “çok kötü olunca gidilen” bir yer değildir.
Terapi, zorluk büyümeden, duygular ağırlaşmadan, ilişkiler zarar görmeden başlandığında en verimli sonuçları verir.

Terapiye başlama işaretleri:
👉 Aynı sorun tekrar tekrar yaşanıyor ve çözülmüyorsa
👉 Duygular yoğun, dengesiz veya taşması zor hale geldiyse
👉 Uykusuzluk, çarpıntı, iştahsızlık gibi bedensel belirtiler başladıysa
👉 Zihni susturmak zorlaştıysa
👉 İlişkiler zorlanıyor, sürekli yanlış anlaşılıyorsanız
👉 Hayatın tadı, anlamı veya isteği azaldıysa
👉 “Artık tek başıma taşımakta zorlanıyorum” cümlesi içten içe duyuluyorsa
👉 Kendinizi tanımak, geliştirmek, daha iyi hissetmek istiyorsanız

Terapi sadece krize müdahale değildir;
bazen en büyük kazanç, kriz başlamadan önce alınan destekle gelir.

En doğru zaman genellikle şudur:
“Gitmeyi düşünüyorum” dediğiniz an.
Çünkü düşünmek bile bir ihtiyaç olduğunun işaretidir.

Pasif-agresif davranış, öfkenin açıkça ifade edilmediği; bunun yerine dolaylı, sabote edici veya sessiz cezalandırıcı yo...
14/02/2026

Pasif-agresif davranış, öfkenin açıkça ifade edilmediği; bunun yerine dolaylı, sabote edici veya sessiz cezalandırıcı yollarla gösterildiği bir iletişim biçimidir. Manipülasyonun en görünmez ama en yorucu hâlidir.

Bu davranışların ortak özelliği, kişinin sorumluluğu reddedip duygusal yükü karşı tarafa bırakmasıdır.

Pasif-agresif manipülasyon örnekleri:
👉 “Ben bir şey demedim, sen öyle anladın.”
👉 Söz verip son anda iptal etmek
👉 Belirsiz, muğlak cevaplar vererek karşı tarafı ikilemde bırakmak
👉 Sürekli alınganlıkla sessizliğe çekilmek
👉 İstediğini elde edene kadar iletişimi sabote etmek
👉 Bir şeyden rahatsız olup “Sorun yok” demek ama davranışla ceza vermek
👉 Sürekli kurban rolüne bürünmek

Pasif-agresif davranışı fark etmenin ana işaretleri:
• Konu konuşulmaz ama sorun büyür
• Kendinizi sürekli suçlu hissedersiniz
• Hep kendiniz açıklama yapmak zorunda kalırsınız
• İletişim netleşmez, bulanıklaşır

Bu manipülasyona karşı ne yapılabilir?
✨ Net soru – net cevap sistemi
✨ Sınır koymak
✨ Duyguyu açıkça ifade etmek
✨ Suçlamadan gerçek davranışı göstermeyi öğrenmek
✨ Sessiz cezalandırmayı kabul etmemek

Pasif-agresif manipülasyon fark edilmediğinde ilişkileri içeriden çürüten bir örüntüdür.
Fark etmek ise güçlendiren ilk adımdır.

Hakaret, küçümseme, alay etme, değersiz hissettirme… Bunların hepsi duygusal şiddetin en görünür hâlleridir. Çoğu kişi “...
11/02/2026

Hakaret, küçümseme, alay etme, değersiz hissettirme… Bunların hepsi duygusal şiddetin en görünür hâlleridir. Çoğu kişi “O sinirle söyledi”, “Evde böyle konuşulur”, “Abartıyorum galiba” diyerek bu davranışları normalleştirir. Ama hakaret asla iletişim biçimi değildir; ilişkide gücün kötüye kullanılmasıdır.

Duygusal şiddetin maskesi nedir?
👉 Şakaya vurmak: “Takılma ya, şaka yaptım.”
👉 Suçu karşı tarafa atmak: “Beni sen delirttin.”
👉 Normalleştirmek: “Herkes böyle tartışıyor.”
👉 Utandırmak: “Bu kadar alıngan olma.”

Oysa hakaret ve aşağılama çoğu zaman karşı tarafın kırılganlıklarını örtmek için kullandığı savunmalardır:
👉 Değersizlik hissi
👉 Kontrol kaybetme korkusu
👉 Gücünü ispatlama çabası
👉 İçsel öfkeyi dışarı yansıtma
👉 Çatışmayı yönetememe becerisi

Duygusal şiddetin sonuçları:
• Kendine güvenin zayıflaması
• Sessizleşme ve geri çekilme
• Sürekli tetikte olma hali
• Suçluluk duygusu
• “Ben mi hatalıyım?” karışıklığı

Hakaret bir iletişim biçimi değil, duygusal bir ihlaldir.
Bir ilişkide saygı kaybolduğunda sevgi asla tek başına yeterli olmaz.
Duygusal şiddet görünmez ama etkisi derindir; fark etmek iyileşmenin ilk adımıdır.

İlişkilerde herkes tartışmaları görür ama asıl yıpratıcı olan çoğu zaman sessizliktir.Dışarıdan her şey “sakin ve normal...
07/02/2026

İlişkilerde herkes tartışmaları görür ama asıl yıpratıcı olan çoğu zaman sessizliktir.
Dışarıdan her şey “sakin ve normal” görünürken, içeride görünmeyen bir fırtına kopuyor olabilir. Bu sessiz fırtınaların nedeni ise genellikle büyük olaylar değil, fark edilmeyen küçük kırılmaların birikmesidir.

Görünmez nedenler nelerdir?
👉 İfade edilmeyen duygular: Küçük bir kırgınlık konuşulmazsa zamanla sessiz bir öfkeye dönüşür.
👉 Duyulmama hissi: Partner sizi dinliyormuş gibi görünür ama anlamıyorsa, ilişki duygusal olarak kopmaya başlar.
👉 Görünmez yükler: Bir taraf sürekli duygusal, fiziksel ya da ekonomik yük taşıyorsa ilişki eşitsizleşir.
👉 Geçmişten taşınan yaralar: Bugünkü tartışmanın sebebi, bazen yıllar önceki bir güvensizliktir.
👉 Yakınlık korkusu: İlişki iyi giderken bir anda uzaklaşmak, çoğu zaman “kaybetme korkusu”nun savunmasıdır.
👉 Sessiz geri çekilme: Tartışmak yerine susmak bir süre çözümmüş gibi gelir ama uzun vadede bağı zayıflatır.

Sessiz fırtınaların ortak özelliği şudur:
Sorun konuşulmadıkça büyür, yakınlık azaldıkça mesafe artar.
İlişkinin iyileşmesi için en güçlü adım; suçlamak değil, “Sen ne hissettin?” diye sormaktır.

04/02/2026

Ebeveynlik çoğu kişinin dışarıdan “mükemmel görünen” ama içeride yoğun bir duygu yükü taşıdığı bir süreçtir. Pek çok ebeveyn gün içinde defalarca bu cümleyi içinden geçirir ama söylemekten çekinir:
“Yetersiz miyim?”

Bu his nereden gelir?
👉 Toplumsal baskılar: Her şeyin mükemmel olması gerektiği mesajı.
👉 Kıyas kültürü: Sosyal medyada sergilenen “kusursuz ebeveynlik” algısı.
👉 Geçmişten taşınan inançlar: Kendi çocukluğunda duyulmayan ya da görülmeyen ebeveynler.
👉 Aşırı sorumluluk: Her şeyi tek başına üstlenme çabası.
👉 Tükenmişlik: Dinlenemeyen ebeveyn “yetersiz hissi”ne en hızlı kayar.
👉 Sürekli fedakâr olma kültürü: Kendini yok ederek ebeveynlik yapılacağı inancı.

Gerçek şu:
Hiçbir ebeveyn “tam bir yeterlilik” hissiyle büyütmez çocuğunu.
Ebeveynlik mükemmel olmak değil, yeterince iyi olmaktır.

Çocuğun en çok ihtiyaç duyduğu şey:
✨ Tutarlılık
✨ Duyulmak
✨ Güvenli bir alan
✨ Bir yetişkinin yanında olduğunu bilmek

Ebeveynlik zor çünkü görünmeyen bir emek, duygusal bir yük ve sürekli bir denge hâli gerektirir.
Yetersizlik hissi, kötü bir ebeveyn olduğunuzu değil; elinizden geleni yaptığınızı ve bundan yorulduğunuzu gösterir.

28/01/2026

İlişkiler doğuştan sürmez; sürdürülür.
Bağlılık, sadece “birbirini sevmekle” değil, iki kişinin zorlu anlarda nasıl davrandığıyla şekillenir. Sağlıklı bir ilişki, üç adımdan geçer: tanımak, çözmek, güçlendirmek.

• Sorunları tanımak, savunmayı değil farkındalığı gerektirir.
“Bu beni neden rahatsız etti?”
“Ben ne beklentideyim?”
“Bunu söylediğinde ne hissettim?”
Duyguyu tanımayan kişi çatışmayı anlayamaz.

• Sorun çözmek, kazanan–kaybeden değil; ihtiyaç–ihtiyaç denklemidir.
Eleştiri değil, merak soruları bağ kurar.
“Sen böyle hissediyorsun, peki neye ihtiyacın var?” demek çözümün kapısını açar.

• İletişim şekli bağlılığı belirler.
Sen dili suçlar;
ben dili açıklığa kavuşturur.
Savunma duvar örer;
duygu paylaşımı köprü kurar.

• İlişkiyi güçlendiren şey ritimdir.
Düzenli ilgi, küçük jestler, teşekkür cümleleri ve duyguların görünür olması bağ dokusunu onarır.

Sağlıklı ilişki, kusursuzluk değil; iki kişinin aynı takımda olduğunun unutulmamasıdır.

23/01/2026

Mutsuzluk insan yaşamının doğal bir parçasıdır. Her duygu gibi gelip geçer. Depresyon ise bundan tamamen farklıdır: süreklidir, bedeni etkiler, düşünce yapısını değiştirir ve kişinin işlevselliğini bozar. Bu nedenle ikisini ayırt edebilmek ruhsal sağlığı korumada çok önemlidir.

• Mutsuzluk bir duruma tepkidir; depresyon bir durumun kendisidir.
Hayal kırıklığı, ayrılık, zorlayıcı bir süreç… Mutsuzluk neden–sonuç ilişkisi içindedir.
Depresyonda ise neden görünür olmayabilir; kişi “hiçbir şey yok ama kötü hissediyorum” diyebilir.

• Depresyon duygudan fazlasıdır: bir sistem bozulmasıdır.
Uyku düzeni, iştah, enerji, motivasyon ve düşünce yapısı birlikte değişir.

• Keyif alma kapasitesi azalır (anhedoni).
İnsanı mutlu eden aktiviteler anlamını kaybeder; bu depresyonun en belirgin işaretidir.

• Kişi kendini suçlama döngüsüne girer.
“Yetersizim”, “Değersizim”, “Hiçbir şey yoluna girmeyecek” gibi düşünceler kalıcı hâle gelir.

• Mutsuzluk geçicidir; depresyon süreklidir.
Zamanla hafiflemeyen, aksine derinleşen çökkünlük profesyonel destek gerektirir.

Depresyon bir “zayıflık” değil;
zihnin ve bedenin yorulduğuna dair güçlü bir mesajdır.
Doğru destekle iyileşme her zaman mümkündür.

Hedef ertelemek çoğu zaman tembellik değildir.Zihnin görünmez bariyerleri vardır: kaygı, başarısızlık korkusu, mükemmeli...
19/01/2026

Hedef ertelemek çoğu zaman tembellik değildir.
Zihnin görünmez bariyerleri vardır: kaygı, başarısızlık korkusu, mükemmeliyetçilik, belirsizlik endişesi… Erteleme, bu duygularla başa çıkmak için üretilmiş geçici bir çözümdür.

• Ertelemenin altında genellikle yüksek beklenti vardır.
Kişi mükemmel başlamak istediği için hiç başlayamaz.

• Bazen “hazır hissetmeyi beklemek” bir tuzaktır.
Hazır hissetmek bir duygu değil; eylemle ortaya çıkan bir durumdur.

• Erteleme suçluluk ve kaygıyı artırır.
Kişi ne kadar erteliyorsa kendine güveni o kadar düşer, hedef daha ulaşılmaz görünür.

• Önceliklendirme erteleme döngüsünü kırar.
Her hedef aynı ağırlıkta değildir.
“Bugün neyi yaparsam beni bir adım ileri taşır?” sorusu belirleyicidir.

• Küçük ilerlemeler motivasyonu büyütür.
Beyin başarıyı ödül olarak algılar; mini adımlar bile sistemi harekete geçirir.

• Hedef başarının değil, sistemin ürünüdür.
Doğru sistem: düzen, ritim, küçük adım, gerçekçi beklenti ve özşefkattir.

Ertelenen hedefler başarısızlık değil; iç dünyanın henüz hazır hissetmediğine dair bir mesajdır.
Bu mesajı anlamak, ilerlemenin başlangıcıdır.

Address

Armada Interstate Merkezi, Eskisehir Yolu Dumlupinar Boulevard No: 6 A Blok Kat: 12 Ofis No: 1243, Sogutozu, Yenimahalle
Ankara
06520

Opening Hours

Monday 10:00 - 20:00
Tuesday 10:00 - 20:00
Wednesday 10:00 - 20:00
Thursday 10:00 - 20:00
Friday 10:00 - 20:00
Saturday 10:00 - 18:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psk. Selin Yargıcı posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram