17/01/2026
Bazen bir düşünce zihninizde saatlerce dönüp durabilir.
Ne kadar uğraşsanız da sessizleşmeyen bir iç ses, sürekli kötü ihtimalleri tarayan bir zihin ve “neden böyle hissediyorum?” sorusu…
Bu durumda yaşadığınız şey anksiyete mi, yoksa aşırı düşünme (overthinking) mi, ayırt etmek zor olabilir.
• Anksiyete, zihnin tehdit algısını artırdığı bir durumdur.
Beden bu algıyı ciddiye alır ve fiziksel belirtiler ortaya çıkabilir:
– Çarpıntı
– Nefes almakta güçlük
– Karın ağrısı
– Terleme
– Titreme
– Göğüs sıkışması
Bu belirtiler genellikle somut bir düşünceden bağımsızdır; içsel alarm sistemi harekete geçmiştir.
• Aşırı düşünme ise daha çok zihinsel bir döngüdür:
– Aynı konuyu defalarca analiz etmek
– “Ya şöyle olursa?” senaryoları üretmek
– Kendini eleştirmek
– Geçmişi sürekli tekrar etmek
– Karar verememe, aynı noktada sıkışma
Bu durumda beden değil, daha çok zihinsel yük baskındır.
• Ancak ikisi birbirini besleyebilir.
Aşırı düşünme anksiyeteyi tetikleyebilir, anksiyete arttıkça düşünceler daha hızlı ve kontrolsüz hâlde çalışabilir.
• Bu ayrımı yaparken en önemli göstergeler:
– Beden belirtileri baskınsa: anksiyete daha olası
– Zihinsel tekrarlar baskınsa: aşırı düşünme ön planda
– Her ikisi birden varsa: kaygı–ruminasyon döngüsü
✔ Hem anksiyete hem aşırı düşünme, beynin sizi korumaya çalışırken oluşturduğu aşırı tetikte olma hâlinin farklı yüzleridir.
Fark etmek, döngüyü yumuşatmanın ilk adımı olabilir.
Enki Psikoloji Antalya
📲0505 673 53 87
📍Arapsuyu Mahallesi 659 sokak No:5 Kat:1 Daire:2 Uğur Plaza Konyaaltı/Antalya