21/01/2026
Anne-baba ve çocuk ilişkisine dair bu cümleyi hiç düşündünüz mü?
👉 Çocuklarınızın hayatta kalmak için artık size ihtiyaç duymadıkları dönemde size nasıl davrandıkları, size ihtiyaç duydukları zamanlarda nasıl hissettiklerinin bir yansımasıdır.
Bu bakış açısı, ebeveynler ile yetişkin çocuklar arasındaki ilişkiye dair algımızı derinden dönüştürür. Çünkü bir çocuk büyüdüğünde kendini geri çekiyorsa, bu onun soğuk ya da nankör olduğu anlamına gelmez. Çoğu zaman, çocukluğunda öğrendiği bağlanma biçimini yeniden ortaya koyuyordur.
Eğer bir çocukken kendinizi görülmüş, duyulmuş ya da duygusal olarak karşılanmış hissetmediyseniz, yetişkinlikte kendinizi korumayı öğrenirsiniz. Ve bu mesafe, sanıldığı gibi bir ceza değil; duygusal hayatta kalmanın bir yoludur.
Bilinçli ebeveynlikte önemli olan, sevgiyi kontrol etmeye ya da talep etmeye çalışmak değil; durup alçakgönüllülükle geriye bakabilmektir. Kendimize şu soruyu sormaktır:
Çocuğum bana bağımlıyken nasıl hissediyordu? Kendini güvende, değerli ve kendi olabilme özgürlüğüne sahip hissediyor muydu?
Çocukluk yaralarıyla yüzleşmeye başladığımızda, bazı şeyler gerçekten değişir. Ebeveyn–çocuk bağı, suçluluk duygusundan değil; farkındalıktan beslenen daha sahici bir ilişkiye dönüşür.
Ve sevginin yeniden akabildiği yer tam olarak burasıdır. ❤️
Ebeveynlik, bağlanma ve duygusal sağlık üzerine konuşmak; daha sağlıklı aile ilişkileri inşa etmenin ilk adımıdır.