23/09/2025
✨ Travmatik deneyimler güvenlik duygumuzu sarsar. Ani kayıplar ya da zorlayıcı olaylar, dünyanın güvenli bir yer olduğuna dair inancımızı zedeler. Bu kayba verilen en doğal tepki ise yastır. Yas yalnızca ölüm ya da boşanma gibi büyük kayıplara değil; hayatımızdaki her türlü değişime, küçük ya da büyük yitime verilen psikolojik bir yanıttır. Keder de bu sürece eşlik eden, yaşantımız boyunca tekrar tekrar karşımıza çıkan doğal bir duygudur.
Toplum olarak yas tutmayı çoğunlukla sadece ölüm ya da boşanma gibi büyük kayıplarla sınırlandırma eğilimindeyiz. Oysa ki yas, her türlü yitim veya değişikliğe verilen doğal bir tepkidir. Süreç boyunca öfke, suçluluk, inkâr, pazarlık gibi farklı duygular yaşanabilir. Bu inişli çıkışlı, bazen karmaşık görünen tepkiler aslında oldukça normaldir. Kişi bunun farkına vardığında rahatlar ve sürecin doğallığını kabul etmeye başlar.
İyileşme yolunda en güçlü destek sosyal bağlarımızdır. Sevdiklerimizden, bir destek grubundan ya da bir terapistten yardım almak süreci hızlandırır. Bunun yanında egzersiz, nefes çalışmaları, yazı yazmak, sanatla uğraşmak ya da kişisel bakım ritüelleri de iyileşmeye katkı sağlar. Herkesin yolu farklıdır; önemli olan kendine iyi gelen yöntemleri keşfetmek ve gerekirse destek almaktan çekinmemektir.
🌱 Ancak bazen yas süreci beklenenden uzun ve zorlayıcı olabilir. Eğer duyguların yoğunluğu azalmaz, günlük yaşamı sürdürmek güçleşir ya da kişi çıkış yolu bulmakta zorlanırsa, bu uzamış yas olarak tanımlanabilir. Böyle durumlarda profesyonel destek almak iyileşme sürecini kolaylaştırır. Terapi, hem duygularla baş etmeye hem de hayatla yeniden bağ kurmaya yardımcı olan güçlü bir destektir.