08/12/2023
Ergenlik, derin bilişsel ve psikososyal dönüşümlerin damgasını vurduğu, insan hayatının belki de en karmaşık ve dinamik aşaması olarak tanımlanabilir. Bu dönemin başlangıç ve bitişi bireye özgü olmakla birlikte ne kadar süreceği kültürel ve sosyal etmenlerden çokça etkilenir. Gençler bu dönemde hızlı ve zorlayıcı fiziksel ve zihinsel değişimlerin yanı sıra kimliklerinde, benlik kavramlarında ve kişiler arası ilişkilerinde de yeniden yapılanma yaşarlar.
Bu dönemin bilişsel gelişim alanları soyut düşünme, ileri akıl yürütme becerileri ile üst biliş gelişimi olarak özetlenebilir. Özellikle soyut düşünmenin olgunlaşması, kritik bir bilişsel dönüm noktasıdır. Bu kapasite, elle tutulur gerçeklerin ötesindeki düşünce ve kavramların anlaşılmasını sağlar. Metaforik dilin kavranması, sembolik temsillerin anlaşılması ve hipotetik senaryolarla başa çıkma yeteneğini içerir. İleri akıl yürütme becerisi kazanmış bir ergen artık karşılaştığı durum her ne ise onun doğası gereği barındırdığı farklı olasılıkları keşfetme, varsayımsal düşünme ve mantıksal bir düşünce zinciri takip etme yetileri kullanabilir durumdadır. Üst biliş gelişimi ile ise genç, güçlü ve zayıf yönlerinin, stratejilerinin ve hedeflerinin farkında olma gibi kendi düşünme süreçleri hakkında düşünme yeteneği kazanır. Bu görkemli yetenekler ne yazık ki gencin davranışlarının yetişkinlik kapasitesi kazanmasına yetmez. Çünkü zihinsel gelişimin bir artçısı olarak duygu düzenlemede güçlük, dikkat ve odaklanma becerilerinde bozulma, risk alma ve heyecan arama davranışlarında artış gibi sorunlar onu akademik, aile ve toplumsal alanlarda uygun davranmaktan alıkoyabilir. Zaman zaman saldırgan ve dürtüsel tepkiler vermelerine neden olabilir.
(DEVAMI YORUMDA)