Uzm. Dr. Perihan Turhan Gürbüz

Uzm. Dr. Perihan Turhan Gürbüz Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Uzm. Dr. Perihan Turhan Gürbüz, Doctor, Arapsuyu Mahallesi, Atatürk Bulvarı, No23, M. Gökay Plaza Kat1 No4 Konyaaltı/Antalya, Antalya.

Ergenlik, derin bilişsel ve psikososyal dönüşümlerin damgasını vurduğu, insan hayatının belki de en karmaşık ve dinamik ...
08/12/2023

Ergenlik, derin bilişsel ve psikososyal dönüşümlerin damgasını vurduğu, insan hayatının belki de en karmaşık ve dinamik aşaması olarak tanımlanabilir. Bu dönemin başlangıç ve bitişi bireye özgü olmakla birlikte ne kadar süreceği kültürel ve sosyal etmenlerden çokça etkilenir. Gençler bu dönemde hızlı ve zorlayıcı fiziksel ve zihinsel değişimlerin yanı sıra kimliklerinde, benlik kavramlarında ve kişiler arası ilişkilerinde de yeniden yapılanma yaşarlar.

Bu dönemin bilişsel gelişim alanları soyut düşünme, ileri akıl yürütme becerileri ile üst biliş gelişimi olarak özetlenebilir. Özellikle soyut düşünmenin olgunlaşması, kritik bir bilişsel dönüm noktasıdır. Bu kapasite, elle tutulur gerçeklerin ötesindeki düşünce ve kavramların anlaşılmasını sağlar. Metaforik dilin kavranması, sembolik temsillerin anlaşılması ve hipotetik senaryolarla başa çıkma yeteneğini içerir. İleri akıl yürütme becerisi kazanmış bir ergen artık karşılaştığı durum her ne ise onun doğası gereği barındırdığı farklı olasılıkları keşfetme, varsayımsal düşünme ve mantıksal bir düşünce zinciri takip etme yetileri kullanabilir durumdadır. Üst biliş gelişimi ile ise genç, güçlü ve zayıf yönlerinin, stratejilerinin ve hedeflerinin farkında olma gibi kendi düşünme süreçleri hakkında düşünme yeteneği kazanır. Bu görkemli yetenekler ne yazık ki gencin davranışlarının yetişkinlik kapasitesi kazanmasına yetmez. Çünkü zihinsel gelişimin bir artçısı olarak duygu düzenlemede güçlük, dikkat ve odaklanma becerilerinde bozulma, risk alma ve heyecan arama davranışlarında artış gibi sorunlar onu akademik, aile ve toplumsal alanlarda uygun davranmaktan alıkoyabilir. Zaman zaman saldırgan ve dürtüsel tepkiler vermelerine neden olabilir.

(DEVAMI YORUMDA)

Varoluşçuluk gibi yalnızlığı özgürleşmenin gerekliliği olarak değerlendiren ve anlamlı ilişkilerin ötekilerden ayrılmayı...
07/12/2023

Varoluşçuluk gibi yalnızlığı özgürleşmenin gerekliliği olarak değerlendiren ve anlamlı ilişkilerin ötekilerden ayrılmayı başarmadan kurulamayacağını savunan görüşler olmakla birlikte yalnızlık; sıklıkla kaygı, üzüntü, öfke ve kendini diğerlerinden farklı görme gibi duygu ve düşüncelerin eşlik ettiği, genellikle istenmeyen ve nahoş bir durum olarak tanımlanmaktadır.

Düşünülenin aksine ergenlikte ve genç erişkinlikte ileriki yaşlara oranla daha sık yaşanmaktadır. Ergenlik yalnızlığın dramatik bir şekilde önem kazandığı bir dönem olup ergenler, bu dönemin getirdiği ani değişimler ve karşılaştıkları sonuçlarla mücadele ederken yalnız kalmayı istemekte ancak aynı zamanda akranları tarafından kabul görme ve bir gruba ait olma gibi ihtiyaçları olduğundan bu gruplara katılım önem kazanmaktadır. Arkadaşlarından beklentilerinde ciddi bir artış olması sebebiyle daha önceki gelişim dönemlerine oranla yalnız hissetmeye çok daha meyillidirler. Sanal dünya, bulunduğumuz çağda, özellikle de pandemi sonrasında iletişim kurma, bilgi paylaşma, kendini ifade etme ve eğlence gibi ihtiyaçların karşılandığı belki de en önemli sosyal ortamdır. Sosyal medyanın yaygın kullanımı ile dünya daha önce asla bu kadar özgür olmamış olabilir ancak hiçbir zaman bu kadar bağımlı ve birbirine bağlı da olmamıştı yorumu yapılabilir.

Çevrimiçi dünyanın ergenler için yeni gelişimsel görevleri tamamladıkları bir geçiş alanı ve kimlik, cinsellik gibi bazı gelişimsel konular için bir çeşit oyun alanı olarak görev yaptığı belirtilmektedir. Başka bir deyişle sosyal medya, yeni nesil için otorite ve ebeveyn kontrolü olmadan cinsel, toplumsal kimliklerini keşfedebilecekleri ve geliştirebilecekleri bir mecrayı temsil ediyor olabilir. Çalışmalarda gençlerin çevrimiçi uygulamaları en çok akranlarıyla iletişimi sürdürmek için kullandıkları gösterilmiştir. Çalışmalarda dikkat çeken bir diğer konu gençlerin çevrimiçi iletişim halinde oldukları kişilerin daha çok gerçek hayatta arkadaşlık ettikleri akranları olmasıdır.

(DEVAMI YORUMDA)

Sınav kaygısı, becerilerin test edildiği durumlarda ortaya çıkan, bireyin bu değerlendirmeye konu bilgi ve kapasitesini ...
02/12/2023

Sınav kaygısı, becerilerin test edildiği durumlarda ortaya çıkan, bireyin bu değerlendirmeye konu bilgi ve kapasitesini etkin bir biçimde kullanmasını engelleyen, birçok bilişsel, davranışsal ve fizyolojik belirtinin eşlik ettiği yoğun kaygı durumudur.

Sınav kaygısı ayrı bir tanı kategorisi olmasa da sosyal ve kültürel etmenler, yaş, mizaç, bağlanma stilleri, erken yaşlardan itibaren yerleşen olumsuz bilişler gibi birçok etkenin karmaşık etkileri ile ortaya çıkan bir süreçtir.
Sınav kaygısı belirtileri genel olarak bilişsel, fizyolojik ve davranışsal olmak üzere üç alanda incelenmektedir. Bilişsel belirtiler, konsantrasyon güçlüğü, hafıza ve problem çözme sorunları, sonuçlara dair felaket beklentileri, kendisine yönelik eleştirel ve başarısızlık ile ilişkili düşünceler şeklinde özetlenebilir. Davranışsal belirtiler arasında ise kaçınma, erteleme, sınav esnasında artmış el ve bacak hareketleri sayılabilir. Fizyolojik belirtilerden en sık ortaya çıkanlar ise terleme, titreme, çarpıntı, mide-bağırsak problemleri olarak sıralanabilir.
Sınav kaygısı bozukluğunun teşhisi; hem öznel hem de gözlemlenebilir davranışların dikkate alındığı, bozukluğun şiddeti ve işlevsellik üzerine etkilerini belirlemek için ölçekler ve bilgi formlarının da kullanıldığı kapsamlı bir psikiyatrik değerlendirme gerektirir. Ayrıca eşlik eden diğer psikiyatrik durumların (yaygın anksiyete bozukluğu, sosyal fobi, dehb vs) ayırıcı tanısı önemlidir.

(DEVAMI YORUMDA)

Öğrenme bozukluğunu çocuğun yaşından beklenen zihinsel gelişime sahip olmasına rağmen okuma, yazma ve matematik öğrenme ...
27/11/2023

Öğrenme bozukluğunu çocuğun yaşından beklenen zihinsel gelişime sahip olmasına rağmen okuma, yazma ve matematik öğrenme veya bu becerilerde ustalaşma konusunda beklenen performansı gösterememesi olarak tanımlamak mümkündür. Her üç alanda (okuma, yazma, matematik) olabileceği gibi bunlardan yalnızca birinde de sorunlar olabilir.

Okul öncesi dönemde konuşma gecikmesi, yönergeleri takip etmekte güçlük, unutkanlık gibi belirtiler göze çarpsa da asıl olarak bulgular çocuk okuma yazma pratiğine başladığında belirginleşir ve ailenin dikkatini çekmeye başlar.

Okul çağı çocuklarında; okumayı öğrenmede güçlük çekme, yavaş ve yanlış okuma, aşina olduğu kelimeleri dahi tekrar ederken zorlanma, sesleri sembollerle eşleştirmekte ve harf harf söyleme ve yazmakta yaşanan sorunlar; düz yazıyı düzgün okuyorken ilişki kurma, sonuç çıkarma ve derin anlamını anlamada güçlük çekme; ayrıca harfleri eksik, fazla veya ters yazma, düşüncelerini yazılı şekilde anlatmakta zorlanma; sayı algısı ve hesaplama güçlükleri, sayısal akıl yürütme ve doğru matematiksel işlemi yapma gibi becerilerde yaşıtlarının gerisinde kalma vb. belirtiler görülebilir. Ayrıca bu çocuklar kısa süreli bellek sorunları, yönünü tayin etme ve zaman kavramını öğrenme gibi becerilerde de güçlükler yaşayabilirler.

Bu güçlüklerin bir bozukluk olduğu fark edilmez ve müdahale edilmezse çocuğun okul ve ders kavramlarıyla bağı henüz en başından hasar görebilir. Yaşadığı sorunları kimliğinin bir parçası gibi algılaması çaresizlik, hayal kırıklığı yaşamasına yol açacaktır. Aile ve öğretmenlerin kendisinde var olmayan yetileri kullanmıyor olduğu için takınacakları muhtemel olan suçlayıcı ve yargılayıcı tutumlar da göz önüne alındığında özdeğer kaybı, suçluluk, isteksizlik artacak, okul reddi, kaygı bozuklukları, depresyon vb ruhsal hastalıklar tabloya eklenecektir.

(DEVAMI YORUMDA)

Otizm Spektrum Bozuklukları (OSB), sosyal etkileşimsel ve iletişimsel güçlükler, tekrarlayıcı davranışlar ve kısıtlı ilg...
24/11/2023

Otizm Spektrum Bozuklukları (OSB), sosyal etkileşimsel ve iletişimsel güçlükler, tekrarlayıcı davranışlar ve kısıtlı ilgi alanları ile karakterize çok farklı görünümlerde ortaya çıkabilen nörogelişimsel bir bozukluktur. Diğer nörogelişimsel bozukluklarla benzer şekilde OSB de çok güçlü genetik bileşenlere sahiptir. Ancak bozukluk çoğunlukla birden fazla risk faktörünün etkileşimi sonucu ortaya çıktığından multifaktöriyel bir hastalıktır.

Belirtiler, çocuğun yaşına bağlı olarak değişen bir yelpazede görülebilir. Göz teması azlığı, sosyal etkileşime isteksizlik, sosyal gülümsemeye yanıtsızlık, ismine dönmeme, kanat çırpma hareketleri, yan bakış, kendi etrafında dönme, insanlardan çok nesnelere ilgi gösterme, duyusal uyaranlara uygunsuz tepkiler (aşırı rahatsızlık ya da yanıtsızlık gibi) gösterme en çok dikkat çeken belirtiler arasında sayılabilir. Belirtiler erken çocukluk döneminden itibaren vardır ancak sosyal taleplerin çocuğun limitlerini aşmadığı durumlarda belirgin olmayabilirler ya da tersine yaşı ilerledikçe baş etme stratejileri geliştiren çocuklarda belirtiler maskelenebilir.
Konuşmanın başlamış olması otizmi dışlamaz ve genellikle sesi kullanma biçimi ve konuşma içeriği de tanısal olarak değerlidir. Monoton ses tonu, vurgulama hataları ve bağlamdan kopuk kalıp ifadeleri tekrarlı biçimde kullanma gibi belirtiler görülebilir.

Diğer nörogelişimsel hastalıklarla benzer biçimde farklı zihinsel kapasitelere sahip bireylerde ortaya çıkabilir. Bazen tek bir alanda genel gelişiminden beklenmeyecek derecede yetenekli olabilirler.

(DEVAMI YORUMDA)

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu(DEHB); temelde dikkatsizlik, aşırı hareketlilik ve dürtüsellikle karakterize...
23/11/2023

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu(DEHB); temelde dikkatsizlik, aşırı hareketlilik ve dürtüsellikle karakterize bir hastalık olmakla birlikte birbirinden çok farklı görünümlere sahip olabilen nörogelişimsel bir bozukluktur. 

DEHB; zeka ile ilişkili bir durum ya da tembellik değildir. Ayrıca her hareketli ve konuşkan çocukta DEHB olmadığı gibi sevdiği konulara dikkatini verebiliyor ve sürdürebiliyor olması da çocuğun DEHB tanısı almayacağını göstermez.

DEHB; çevresel faktörlerden fazlaca etkilenen ve generik temelleri olan; beyinde yapısal, nörokimyasal ve fonksiyonel bozulmaların eşlik ettiği gösterilmiş gerçek bir hastalıktır. Ebeveynlerin tutumları sonucu ortaya çıkmaz ve fakat olumlu aile ilişkileri ile semptomlar azalabilir.

Hiçbir test ya da ölçek de tek başına tanı için yeterli değildir. Bu nedenle çocuğun en fazla vakit geçirdiği ortamlardan (aile ve okul) alınacak ayrıntılı bilgiler ışığında titiz bir değerlendirme yapılmalı ve gerekli durumlarda yapılacak testler sonucu karar verilmelidir.

Son olarak altınız çizmek isterim ki; DEHB tedavisi, sabır gerektiren bir süreç olmakla birlikte bozukluğun doğası gibi çok boyutlu ve bireye özgüdür.

Çocuk ve ergenlerin yaşadıkları zorluklarla baş etmelerine, kendilerini tanımalarına ve geliştirmelerine yardımcı olmak ...
21/11/2023

Çocuk ve ergenlerin yaşadıkları zorluklarla baş etmelerine, kendilerini tanımalarına ve geliştirmelerine yardımcı olmak için yanınızdayım. Hizmetlerim hakkında daha fazla bilgi almak için sayfamı takipte kalın 💡👧👦

Sayfama hoş geldiniz! Çocuk ve ergenlerin karşılaştıkları bazı sorunlar ve bunların çözüm yolları hakkında bilgiler verm...
21/11/2023

Sayfama hoş geldiniz! Çocuk ve ergenlerin karşılaştıkları bazı sorunlar ve bunların çözüm yolları hakkında bilgiler vermek için buradayım. Sorularınızı ve endişelerinizi benimle paylaşmaktan çekinmeyin🌟

Merhaba, Ben Uzm. Dr. Perihan TURHAN GÜRBÜZ.�1986 yılında Anamur’da doğdum. Lise yıllarım da dahil çocukluğumu orada geç...
21/11/2023

Merhaba, Ben Uzm. Dr. Perihan TURHAN GÜRBÜZ.�1986 yılında Anamur’da doğdum. Lise yıllarım da dahil çocukluğumu orada geçirdim. 2004 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinde başladığım üniversite öğrenimimi kendi isteğim ile yatay geçiş yaptığım Çukurova Üniversite’nde 2010 yılında tamamladım. Bir süre acil hekimi olarak çalıştıktan ve ilk çocuğumu kucağıma aldıktan sonra meslek hayatıma gençlik hayalim olan psikiyatri alanında devam etmeyi seçtim. 2014-2016 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi Erişkin Psikiyatri Anabilim Dalı’nda Araştırma Görevlisi Doktor olarak çalıştıktan sonra Çocuk ve Ergen Psikiyatri uzmanlık eğitimime devam etmek üzere yine Akdeniz Üniversite’sinde 2016 yılında Çocuk ve Ergen Psikiyatri Anabilim Dalı’nda göreve başladım. 2021-2023 yılları arasında Tarsus Devlet Hastanesi’nde mecburi hizmetimi tamamladım. Dikiş dikmek, ahşap boyamak, resim ve yeni yeni öğrendiğim piyano çalmak ruhuma en iyi gelen uğraşlarım. Hayatımın aşkıyla evliyim. 2 erkek çocuğu olan bir anneyim.

Mesleğimi daha anlamlı şekilde sürdüreceğime inandığım yerde, kendi özel kliniğimde çalışmaya devam ediyorum🌈💙

Address

Arapsuyu Mahallesi, Atatürk Bulvarı, No23, M. Gökay Plaza Kat1 No4 Konyaaltı/Antalya
Antalya
07070

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Uzm. Dr. Perihan Turhan Gürbüz posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Uzm. Dr. Perihan Turhan Gürbüz:

Share

Category