Psikolog Seyit Aslan

Psikolog Seyit Aslan Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Psikolog Seyit Aslan, Psychologist, Çağlayan, Utes İş Merkezi, Barınaklar Blv. No: 48 D:1) Kat:2, 07230 Muratpaşa/Antalya, Antalya.

Antalya Lara’da bulunan kliniğimizde hizmetinizdeyiz.                                                                   ...
09/09/2025

Antalya Lara’da bulunan kliniğimizde hizmetinizdeyiz.
-EMDR Terapisi, Şema Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi

-Yetişkin ve Ergen, Aile ve Çift Terapisi, Cinsel Terapi alanında profesyonel destek sağlıyoruz.

Detaylı bilgi ve ön görüşme için,

📞0535 373 96 07
🌐www.psikologseyitaslan.com

üzerinden ulaşabilirsiniz.

Sağlıklı bir ilişki, birçok temel özelliği içinde barındırır. Bu ilişkilerde karşılıklı saygı esastır; partnerler birbir...
27/05/2024

Sağlıklı bir ilişki, birçok temel özelliği içinde barındırır. Bu ilişkilerde karşılıklı saygı esastır; partnerler birbirlerinin sınırlarına ve kişisel alanlarına saygı gösterir. İletişim etkili ve açıktır; çiftler, duygularını ve düşüncelerini rahatça paylaşabilirler. Güven ve güvenlik duygusu önemlidir; partnerler birbirlerine sadık ve dürüst davranarak duygusal ve fiziksel olarak güvende hissettirirler.

Bireysellik ve bağımsızlık da sağlıklı ilişkilerin bir parçasıdır; çiftler kendi ilgi alanlarına ve arkadaş çevrelerine sahip olma özgürlüğüne sahiptir. Destek ve teşvik unsurları öne çıkar; partnerler birbirlerinin hedeflerine destek olur ve başarılarını kutlar. Eşitlik ve adalet, ilişkinin dengeli olmasını sağlar; her iki taraf da eşit derecede sorumluluk alır ve kararlar ortaklaşa alınır.

Mahremiyet ve kişisel alana saygı, ilişkinin sürdürülebilirliğini artırır. Partnerler, birbirlerinin kişisel alanına saygı duyar ve sürekli birlikte olma zorunluluğu hissetmezler. Fikirlerinizi ve endişelerinizi partnerinize ifade ederken kendinizi rahat hissedersiniz çünkü partneriniz sizi yargılamadan dinler ve duygularınıza değer verir. Ayrıca, partneriniz sizin arkadaşlarınızla bağımsız zaman geçirmenizi ve keyif aldığınız aktivitelere katılmanızı teşvik eder. Kendinizi fiziksel olarak güvende hisseder ve partnerinizin sizi zorlamayacağına güvenirsiniz. Anlaşmazlık veya çatışmalar olduğunda uzlaşabilir ve müzakere edebilirsiniz.

Bu özelliklerin bir araya gelmesi, sağlıklı ve sürdürülebilir bir ilişkiyi mümkün kılar.




23/05/2024




Çocukluk çağı travmalarının yetişkinlikteki yansımaları, bireyin yaşamında çeşitli psikolojik ve duygusal sorunlara nede...
22/05/2024

Çocukluk çağı travmalarının yetişkinlikteki yansımaları, bireyin yaşamında çeşitli psikolojik ve duygusal sorunlara neden olabilir. Örneğin, çocuklukta terk edilme veya ihmal edilme, yetişkinlikte terkedilme korkusu yaratabilir. Bu korku, ilişkilerde güvensizlik ve bağımlılığa yol açabilir.

Yoğun anksiyete, çocuklukta yaşanan travmatik olayların bir sonucu olarak ortaya çıkabilir ve günlük yaşamda işlevselliği azaltabilir. Sürekli endişelenmek de travmaların bir yansımasıdır; birey gelecekle ilgili sürekli kaygı duyarak olumsuz düşünce kalıplarına saplanabilir.

Çocuklukta onaylanma eksikliği yaşayan bireyler, yetişkinlikte insanları memnun etme eğiliminde olabilirler. Bu durum, kendi ihtiyaçlarını ihmal etmelerine ve tükenmişlik hissine yol açabilir. Travmalar ayrıca düşük özsaygıya neden olabilir, bireyin kendine güvenini ve değerini sarsabilir.

Duyguları bastırma eğilimi ve duyguları düzenlemekte zorlanma da çocukluk travmalarının yaygın sonuçlarındandır. Bu durum, bireyin duygusal patlamalar yaşamasına veya duygusal olarak içe kapanmasına neden olabilir. Bu tür etkilerle başa çıkmak için profesyonel yardım almak önemlidir.




Tükenmişliğe yol açan davranışlar genellikle başkalarını memnun etme arzusunun sonucudur. Birçoğumuz, sürekli olarak baş...
18/05/2024

Tükenmişliğe yol açan davranışlar genellikle başkalarını memnun etme arzusunun sonucudur. Birçoğumuz, sürekli olarak başkalarının beklentilerini karşılamaya ve onları mutlu etmeye çalışırken kendi ihtiyaçlarımızı göz ardı etmeye meyilliyiz. Her zaman evet demek, sürekli onay ve takdir arayışı içinde olmak, hayır diyemediğimizde suçluluk veya kaygı hissetmek gibi davranışlar, tükenmişliğin kapısını aralar. Bu davranışlar, kendi sınırlarımızı ihmal etmemize ve kendi ihtiyaçlarımızı sürekli olarak başkalarının önünde tutmamıza neden olabilir. Ancak gerçek özgürlük ve içsel huzur, kendi ihtiyaçlarımızı ve sınırlarımızı tanıyıp onlara saygı göstererek elde edilir. Kendimize 'Hayır' diyebilmek, kendi mutluluğumuzu ve sağlığımızı korumak için önemli bir adımdır.



İnsanların duygusal deneyimlerini basitleştiren ve hatta geçersiz kılan yaygın ifadelerin altında yatan derinlikleri anl...
07/05/2024

İnsanların duygusal deneyimlerini basitleştiren ve hatta geçersiz kılan yaygın ifadelerin altında yatan derinlikleri anlamak önemlidir. "Kafana takma", "olumlu düşün", "beterin beteri var" ve "çok alıngansın" gibi ifadeler, aslında kişinin duygularını anlamak ve kabul etmek yerine, onları küçümseyebilir veya inkar edebilir. Psikolojik zorluklar karmaşıktır ve genellikle sadece basit bir "olumlama" veya "pozitif düşünme" önerisiyle çözülemez. Her bireyin yaşadığı zorluklar benzersizdir ve bu zorlukları karşılaştırmak, kişinin kendi deneyimini küçümsemesine neden olabilir. Ayrıca, duygusal hassasiyeti etiketlemek veya aşırı hassas olarak tanımlamak, kişinin duygusal ifadesini engelleyebilir ve onlarda utanç hissi yaratabilir. Bunun yerine, açık iletişim ve empati, duygusal sağlığı desteklemenin ve anlamın anahtarıdır. Herkesin duyguları geçerlidir ve anlayışla karşılanmayı hak eder. Bu nedenle, duyguları kabul etmek ve başkalarına destek olmak için empatik bir yaklaşım benimsemek önemlidir.



Depresyon: Basit Bir Üzüntüden Çok Daha FazlasıDepresyon, toplumda yaygın olarak yanlış anlaşılan bir ruhsal bozukluktur...
05/05/2024

Depresyon: Basit Bir Üzüntüden Çok Daha Fazlası
Depresyon, toplumda yaygın olarak yanlış anlaşılan bir ruhsal bozukluktur. Birçok insan depresyonu üzüntü veya keder olarak algılar, ancak bu durum gerçekte çok daha karmaşıktır ve kişinin duygu durumunu, düşüncelerini ve davranışlarını birçok yönden etkiler.

Depresyonun belirtileri kişiden kişiye değişebilmekle birlikte en yaygın belirtileri şunlardır:

Üzüntü ve umutsuzluk duyguları
Enerji eksikliği ve yorgunluk
Uyku problemleri
İştah değişimleri
Konsantrasyon zorluğu
Suçluluk ve değersizlik hissi
Ölüm ve intihar düşünceleri
Depresyon, kişinin günlük yaşamındaki işlevlerini önemli ölçüde bozabilir. İşten veya okuldan uzaklaşmaya, aile ve arkadaş ilişkilerini olumsuz etkilemeye ve sosyal aktivitelerden geri çekilmeye yol açabilir.

Depresyon, biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin karmaşık bir etkileşimi sonucu oluşur. Beyindeki kimyasal dengesizlikler, genetik yatkınlık, travmatik yaşam olayları ve stres gibi faktörler depresyona katkıda bulunabilir.

Depresyon tedavisinde ilaç tedavisi ve psikoterapi birlikte kullanılır. Hafif depresyon vakalarında psikoterapi tek başına yeterli olabilirken, daha şiddetli vakalarda ilaç tedavisine de ihtiyaç duyulabilir.

Depresyon tedavi edilebilir bir hastalıktır. Doğru tedavi ile depresyon belirtileri kontrol altına alınabilir ve kişinin yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılabilir.

Depresyonla mücadele ediyorsanız, bir uzmandan yardım almaktan çekinmeyin. Unutmayın, depresyonda yalnız değilsiniz ve size yardımcı olacak birçok kaynak mevcuttur.




Sınırlar, sağlıklı ilişkilerin temelini oluşturur ve bireyin öz-değer duygusunu güçlendirir. Ruh sağlığı uzmanları, bu s...
03/05/2024

Sınırlar, sağlıklı ilişkilerin temelini oluşturur ve bireyin öz-değer duygusunu güçlendirir. Ruh sağlığı uzmanları, bu sınırların önemini vurgularlar çünkü sağlıklı sınırlar, kişinin kendi benliğini korumasına ve diğerleriyle sağlıklı ilişkiler kurmasına yardımcı olur. Sınırlar, genel olarak iki ana işlevi yerine getirir: birincisi, bireylere nasıl davranılması gerektiğini belirtir ve kötü muameleden korur; ikincisi, birey ile çevresi arasında sağlıklı bir ayrılık sağlar, bu da kişinin kendi duygularına, düşüncelerine, ihtiyaçlarına sahip olmasını sağlar.

Farklı alanlarda farklı türde sınırlar vardır. Fiziksel sınırlar, kişisel alanı ve bedeni korur; mahremiyete saygı gösterilmesini sağlar ve çevredeki diğerlerinin kişiye ne kadar yaklaşabileceğini belirler. Duygusal sınırlar, kişinin kendi duygu ve düşüncelerine sahip olma hakkını korur; başkalarının duygularından sorumlu olmadığını ve sadece kendi duygularına sorumlu olduğunu gösterir. Cinsel sınırlar, kişinin cinsel dokunuş ve yakınlığı belirleme özgürlüğünü tanırken, partnerin cinsel geçmişi hakkında dürüst ve açık olmayı sağlar. Manevi veya dini sınırlar, kişinin inançlarına saygı gösterilmesini sağlar.
Maddi sınırlar, kişinin mali kaynaklarını ve mal varlığını korur; bireyin, maddi varlıklarını kimlerle paylaşacağına karar verme özgürlüğünü sağlar.

Sınırların belirlenmesi, bireyin kendi ihtiyaçlarını ve sınırlarını anlamasını gerektirir. Kişi, kendi sınırlarını belirlerken, kendisine saygı göstermeli ve kendi değerlerine bağlı kalarak hareket etmelidir. Sınırların sağlanması, sağlıklı ilişkilerin temelini oluşturur ve kişinin kendi benliğini korumasına yardımcı olur.

Ergenlik dönemi, bireyin hayatında büyük değişimlerin yaşandığı ve kişisel kimliğin şekillendiği önemli bir evredir. Gen...
06/03/2024

Ergenlik dönemi, bireyin hayatında büyük değişimlerin yaşandığı ve kişisel kimliğin şekillendiği önemli bir evredir. Genellikle ergenlik dönemi olarak adlandırılan bu süreç, tipik olarak ergenin 12 ila 18 yaşları arasında yaşadığı bir zaman dilimini kapsar. Bu dönemde, bireyin bedensel, duygusal ve zihinsel olarak birçok değişimle karşılaşmasıyla birlikte, kendi kimliği ve toplumla ilişkileri hakkında derin düşünceler içine girer.

Ergenlik dönemindeki birey, kendi düşüncelerini, duygularını ve değerlerini sorgulamaya başlar. Kimlik arayışı adı verilen bu süreçte, ergen kendi benliğiyle ilgili sorular sormaya başlar: "Ben kimim?", "Neye inanıyorum?", "Neleri başarmak istiyorum?" Bu süreç, bireyin kendi özüne dair anlayışını derinleştirmesine ve kişisel kimliğini oluşturmasına yardımcı olur.

Ergenlik dönemi aynı zamanda toplumla ilişkilerin yeniden değerlendirildiği bir zamandır. Genç birey, aidiyet duygusuyla ilgili yeni sorular sormaya başlar: "Nereye aitim?", "Hangi gruplara veya kültürlere aitim?" Bu süreç, ergenin kendi değerlerini ve inançlarını toplumun normları ve beklentileriyle çatıştırmasına neden olabilir.

Kimlik oluşumu süreci, ergenlik döneminin temel bir parçasıdır. Ergen, kendini tanımaya çalışırken farklı roller deneyebilir, çeşitli deneyimler yaşayabilir ve kendi benzersiz kimliğini bulmaya çalışır. Bu süreçte, ergenlerin destekleyici bir çevrede bulunmaları ve duygusal olarak güçlendirilmeleri önemlidir.

Sonuç olarak, ergenlik dönemi bireyin kendini keşfettiği, toplumla ilişkilerini sorguladığı ve kimlik oluşumunu tamamlamaya çalıştığı kritik bir evredir. Bu süreçte, ergenlerin sağlam bir destek sistemine ve rehberliğe erişimi önemlidir, bu da onların sağlıklı bir şekilde yetişkinliğe geçişlerini kolaylaştırabilir.

Address

Çağlayan, Utes İş Merkezi, Barınaklar Blv. No: 48 D:1) Kat:2, 07230 Muratpaşa/Antalya
Antalya
07000

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psikolog Seyit Aslan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Psikolog Seyit Aslan:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category