Medila Tıbbi Analizler Laboratuvarı

Medila Tıbbi Analizler Laboratuvarı Cihaz donanımı olarak; non-radyoaktif sistemlerle hormon ve tümör belirteçleri çalışılmakta, biyokimya testleri için de analizörler kullanılmaktadır.

Laboratuvarımızda Türk Tabibler Birliği (TTB) asgari ücretleri baz alınmakta ve genel olarak uygulanmaktadır. Medila'dan istenildiğinde test örnekleri evden alınabilmekte, sonuçlar istenilen yere telefon, fax, e-posta veya özel kurye ile gönderilebilmektedir.

Kahve, çoğu kişi için güne başlamanın ve ayakta kalmanın vazgeçilmez bir parçası. Ancak gün içinde sık sık kahve tüketme...
22/01/2026

Kahve, çoğu kişi için güne başlamanın ve ayakta kalmanın vazgeçilmez bir parçası. Ancak gün içinde sık sık kahve tüketmek, beklenenin aksine yorgunluğu azaltmak yerine artırabilir.

Kafein, merkezi sinir sistemini uyararak kısa süreli bir canlılık hissi sağlar. Ancak bu etki geçicidir. Gün içinde art arda içilen kahveler, vücudun doğal uyanıklık döngüsünü bozabilir. Özellikle öğleden sonra tüketilen kafein, gece uykusunun kalitesini düşürerek sabah daha yorgun uyanmaya neden olabilir.

Sürekli kahve içmek, vücudun kafeine tolerans geliştirmesine de yol açar. Aynı etkiyi hissedebilmek için daha fazla kahve tüketilir ve bu durum bir kısır döngü oluşturur. Zamanla çarpıntı, huzursuzluk, odaklanma güçlüğü ve ani enerji düşüşleri görülebilir.

Ayrıca kafein, vücuttan su atımını artırır. Yeterli su tüketilmediğinde hafif dehidratasyon gelişebilir. Bu durum baş ağrısı, halsizlik ve konsantrasyon azalması gibi şikayetlere neden olur. Gün boyu yorgun hissetmenin sebebi çoğu zaman uykusuzluk değil, fark edilmeden gelişen sıvı kaybıdır.

Uzmanlar, kahvenin sabah saatlerinde ve ölçülü tüketilmesini önerir. Gün içinde su tüketimini artırmak, kısa yürüyüşler yapmak ve düzenli uyku saatlerine dikkat etmek, enerji seviyesini kahveden çok daha kalıcı şekilde
destekler.

Yorgunluk sürekli hale geldiyse, nedeni sadece kahve alışkanlığı olmayabilir. Vücudun verdiği sinyalleri dikkate almak, uzun vadede sağlığı korumanın en önemli adımlarından biridir.

Bazı gıdaları tükettikten sonra ortaya çıkan baş ağrısı, kızarıklık, mide sorunları veya çarpıntı çoğu zaman “dokundu” d...
20/01/2026

Bazı gıdaları tükettikten sonra ortaya çıkan baş ağrısı, kızarıklık, mide sorunları veya çarpıntı çoğu zaman “dokundu” diye geçiştirilir. Oysa bu tablo Histamin İntoleransı ile ilişkili olabilir.

Histamin intoleransı nedir?
Histamin; bazı besinlerde doğal olarak bulunan ve vücutta bağışıklık, sindirim ve sinir sistemiyle ilişkili bir maddedir. Normalde DAO (Diamin Oksidaz) enzimi histamini parçalar. DAO aktivitesi düşük olduğunda histamin vücutta birikir ve çeşitli şikâyetlere yol açar.

Sık görülen belirtiler:
• Baş ağrısı ve migren benzeri ataklar
• Yüz kızarması, ciltte kaşıntı
• Şişkinlik, mide bulantısı, ishal
• Burun akıntısı, nefes darlığı hissi
• Çarpıntı ve halsizlik

Hangi besinlerden sonra artabilir?
Olgun peynirler, şarap ve alkol, çikolata, fermente gıdalar, salam-sucuk gibi işlenmiş ürünler.

Tanı nasıl desteklenir?
Laboratuvarımızda yapılan DAO Enzim Aktivite Testi, histaminin vücutta yeterince parçalanıp parçalanamadığı hakkında bilgi verir ve şikâyetlerin nedenini anlamaya yardımcı olur.

Tekrarlayan ve nedeni açıklanamayan gıda sonrası şikâyetleriniz varsa, histamin intoleransı göz ardı edilmemelidir. Doğru test, doğru beslenme planının ilk adımıdır.

Sık tekrarlayan bayılmalar, baş dönmesi ya da ani halsizlik her zaman kalp veya tansiyon kaynaklı olmayabilir. Vücuttaki...
17/01/2026

Sık tekrarlayan bayılmalar, baş dönmesi ya da ani halsizlik her zaman kalp veya tansiyon kaynaklı olmayabilir. Vücuttaki elektrolit dengesizlikleri, basit gibi görünen ancak ciddi sonuçlara yol açabilen önemli bir neden olabilir.

Elektrolit metabolizma bozukluklarında görülebilecek belirtiler:
Baş dönmesi ve bayılma
Kalp ritim bozuklukları
Kas krampları ve güçsüzlük
Bilinç bulanıklığı
Ani yorgunluk ve halsizlik

Sodyum, potasyum ve klorür gibi mineraller; sinir iletimi, kas kasılması ve kalp ritmi için hayati öneme sahiptir. Bu minerallerdeki küçük değişiklikler bile günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyebilir.

Neden önemlidir?
Elektrolit dengesizliği; yetersiz sıvı alımı, yoğun terleme, bazı ilaçlar, böbrek hastalıkları veya hormonal sorunlar nedeniyle gelişebilir. Tedavi edilmediğinde bayılmaların yanı sıra kalp ritim sorunlarına kadar ilerleyebilir.

Laboratuvar testleri ne sağlar?
Elektrolit metabolizma bozukluklarının değerlendirilmesinde laboratuvarımızda:
• Sodyum
• Potasyum
• Klorür
• Osmolalite
testleri yapılmaktadır. Bu testler, vücudun sıvı ve mineral dengesinin net şekilde değerlendirilmesine yardımcı olur.

Tekrarlayan bayılmalar göz ardı edilmemelidir. Basit bir mineral dengesizliği erken fark edildiğinde, ciddi sonuçların önüne geçmek mümkündür.

Ağrı kesiciler kısa süreli rahatlama sağlar. Ancak ağrının nedenini araştırmadan, uzun süre ve sık kullanıldığında vücut...
15/01/2026

Ağrı kesiciler kısa süreli rahatlama sağlar. Ancak ağrının nedenini araştırmadan, uzun süre ve sık kullanıldığında vücutta fark edilmeden ilerleyen sorunlara yol açabilir.

Sürekli ağrı kesici kullanımının olası etkileri:
• Mide ve bağırsak mukozasında hasar, gastrit ve kanama riski
• Böbrek fonksiyonlarında bozulma ve sıvı dengesinde değişiklikler
• Karaciğer yükünün artması ve toksik etki
• Tansiyon yükselmesi ve kalp-damar risklerinde artış
• Ağrı eşiğinin düşmesi ve “ilaçla tetiklenen baş ağrıları”

Neden tehlikelidir?
Ağrı, vücudun verdiği bir uyarıdır. Bu uyarıyı sürekli baskılamak; altta yatan enfeksiyon, iltihap, hormonal veya metabolik bir sorunun geç fark edilmesine neden olabilir.

Ne yapılmalı?
• Tekrarlayan veya uzun süren ağrılar mutlaka değerlendirilmelidir
• Ağrının kaynağı belirlenmeden düzenli ağrı kesici kullanımından kaçınılmalıdır
• Doktor önerisi olmadan doz ve sıklık artırılmamalıdır

Ağrıyı susturmak yerine nedenini anlamak, uzun vadede sağlığın korunması için en doğru yaklaşımdır.

Çocukluk ve ergenlik döneminde boy uzamasının beklenenden yavaş olması ya da tamamen durması, her zaman ailesel nedenler...
13/01/2026

Çocukluk ve ergenlik döneminde boy uzamasının beklenenden yavaş olması ya da tamamen durması, her zaman ailesel nedenlere bağlı olmayabilir. Bu durumun altında büyüme hormonu eksikliği gibi hormonal bir sorun yatıyor olabilir.

Büyüme hormonu eksikliğinde görülebilecek belirtiler:
Yaşıtlarına göre kısa boy
Boy uzamasında belirgin yavaşlama
Ergenliğin gecikmesi
Kas kütlesinde azalma
Kolay yorulma ve halsizlik

Bu belirtiler özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde fark edildiğinde, erken tanı büyük önem taşır.

Tanı neden önemlidir?
Büyüme hormonu, kemiklerin uzaması ve vücudun sağlıklı gelişimi için temel bir hormondur.
Eksikliği durumunda, büyüme potansiyeli zamanla kaybolabilir.

Laboratuvar testleri nasıl yardımcı olur?
Büyüme hormonu eksikliğinin değerlendirilmesinde laboratuvarımızda:
• GH (Büyüme Hormonu)
• IGF-1 (İnsülin Benzeri Büyüme Faktörü)
testleri güvenilir ve hızlı şekilde yapılmaktadır. IGF-1 düzeyi, büyüme hormonunun vücuttaki etkisini değerlendirmede önemli bir göstergedir.

Boy uzamasında duraklama fark edildiğinde yalnızca genetik faktörlere odaklanmak yerine hormonal nedenlerin de araştırılması, sağlıklı gelişim için kritik bir adımdır. Erken değerlendirme, doğru yönlendirme ve zamanında destek tedavisi açısından belirleyicidir.

Böbrek taşı, birçok kişide tekrarlayan bir sorun haline gelebilir. Taşlar alındıktan ya da düşürüldükten sonra sorun çöz...
10/01/2026

Böbrek taşı, birçok kişide tekrarlayan bir sorun haline gelebilir. Taşlar alındıktan ya da düşürüldükten sonra sorun çözüldü sanılsa da, bazı kişilerde kısa süre içinde yeniden taş oluşur. Bu durumun nedeni her zaman böbreğin kendisi olmayabilir; altta yatan metabolik dengesizlikler önemli rol oynar.

Tekrarlayan böbrek taşlarında sık görülen belirtiler:
Yan ve bel ağrısı
İdrarda yanma veya kan görülmesi
Sık idrara çıkma
Bulantı ve kusma
Geçmişte birden fazla taş öyküsü
Bu belirtiler, taş oluşumuna yatkın bir metabolik yapıdan kaynaklanabilir.

Metabolik nedenler neler olabilir?
Vücuttaki kalsiyum dengesinin bozulması
İdrarda oksalat düzeyinin yüksek olması
Koruyucu etkisi olan sitrat seviyelerinin düşük olması
Yetersiz sıvı alımı ve beslenme alışkanlıkları

Laboratuvar testleri neden önemlidir?
Tekrarlayan taşlarda, taşın sadece varlığı değil, neden oluştuğu da araştırılmalıdır.
Bu amaçla laboratuvarımızda:
• Oksalat
• Sitrat
• Kalsiyum
• Taş Analizi
testleri güvenilir şekilde yapılmaktadır.

Bu testler sayesinde taşın yapısı belirlenir ve kişiye özel önleyici yaklaşımlar planlanabilir. Altta yatan metabolik nedenlerin saptanması, yeni taş oluşumlarının önüne geçilmesinde önemli bir adımdır.

Sık taş düşürüyorsanız, yalnızca ağrıyı değil nedeni de araştırmak uzun vadeli böbrek sağlığı
için gereklidir.

Kulaklıklar, günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Müzik dinlerken, çalışırken ya da telefon görüşmelerin...
08/01/2026

Kulaklıklar, günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Müzik dinlerken, çalışırken ya da telefon görüşmelerinde uzun süre kulaklık kullanmak pratik görünse de, bu alışkanlığın beyin ve sinir sistemi üzerinde fark edilmeyen etkileri olabilir.

Uzun süreli kulaklık kullanımının olası etkileri:
Sürekli ses uyarısı, beynin dinlenme ihtiyacını azaltabilir. Beyin, sessizlikte kendini toparlarken; kesintisiz ses maruziyeti zihinsel yorgunluğu artırabilir.
Yüksek ses seviyeleri, işitsel sinirlerde hassasiyet gelişmesine neden olabilir. Bu durum zamanla baş ağrısı ve odaklanma güçlüğüyle kendini gösterebilir.
Beynin dikkat merkezleri sürekli uyarıldığında, zihinsel performansta düşüş ve çabuk yorulma görülebilir.
Kulaklıkla uzun süre konuşmak veya müzik dinlemek, boyun ve çene kaslarında gerginliğe yol açarak dolaylı olarak baş ağrısını tetikleyebilir.

Dikkat edilmesi gerekenler:
Ses seviyesinin mümkün olduğunca düşük tutulması
Uzun süreli kullanımda düzenli aralar verilmesi
Gürültülü ortamlarda ses artırmak yerine ortamdan uzaklaşılması
Gün içinde bilinçli olarak sessiz zamanlar yaratılması

Kulaklık kullanımı tamamen zararlı değildir; ancak süresi ve şekli önemlidir. Vücudun ve beynin verdiği yorgunluk sinyallerini dikkate almak, uzun vadeli sağlık açısından
koruyucu bir adımdır.

Şu dönemde dünyada mevsimsel grip vakalarında belirgin bir artış görülüyor. Özellikle Influenza A(H3N2) virüsü, yaygın o...
06/01/2026

Şu dönemde dünyada mevsimsel grip vakalarında belirgin bir artış görülüyor. Özellikle Influenza A(H3N2) virüsü, yaygın olarak tespit edilen grip etkeni olmaya devam ediyor ve bazı bölgelerde beklenenden daha erken ve yoğun seyrediyor.

Bu yıl tespit edilen H3N2 virüsünün bir alt varyantı (subclade K), birçok ülkede dolaşıma girerek grip vakalarının hızla artmasına katkı sağladı. Bu durum bazı medya kaynaklarında “süper grip” olarak anılsa da, virüsün kendisi genel olarak bilinen H3N2 türüne benzer şekilde solunum yolu enfeksiyonlarına neden olmaktadır.

Sık görülen belirtiler:
Yüksek ateş
Şiddetli halsizlik ve kas ağrıları
Baş ağrısı
Kuru öksürük
Boğaz ağrısı
İştahsızlık
Bazı kişilerde uzun süren yorgunluk

Grip belirtileri birçok solunum yolu enfeksiyonu ile benzerlik gösterebilir. Bu nedenle yalnızca belirtilere bakarak kesin tanı koymak her zaman mümkün değildir.

Laboratuvar testleri neden önemlidir?
Influenza enfeksiyonlarında, hastalığın vücutta oluşturduğu inflamasyon ve bağışıklık yanıtı bazı
temel kan testleriyle değerlendirilir.

Laboratuvarımızda:
• Tam Kan Sayımı (Hemogram) ile enfeksiyona bağlı değişiklikler
• C-reaktif Protein (CRP) ile inflamasyon düzeyi
• Eritrosit Sedimentasyon Hızı (ESR) ile enfeksiyonun seyri
güvenilir ve hızlı şekilde analiz edilmektedir.

Bu testler, grip ile benzer belirtiler gösteren diğer enfeksiyonların ayırt edilmesine ve hekim
tarafından doğru tedavi planının oluşturulmasına yardımcı olur.

Glukoz-6-Fosfat Dehidrogenaz (G6PD) eksikliği, kırmızı kan hücrelerinin dış etkenlere karşı daha hassas hale gelmesine n...
03/01/2026

Glukoz-6-Fosfat Dehidrogenaz (G6PD) eksikliği, kırmızı kan hücrelerinin dış etkenlere karşı daha hassas hale gelmesine neden olan kalıtsal bir enzim eksikliğidir. Bu durumda bazı ilaçlar, enfeksiyonlar veya gıdalar alyuvarların parçalanmasına yol açarak ani kansızlık tablosu oluşturabilir.

Dikkat edilmesi gereken belirtiler:
Ani gelişen halsizlik ve yorgunluk
Solukluk ve baş dönmesi
Sarılık (cilt ve gözlerde sararma)
Koyu renkli idrar
Nefes darlığı
Çarpıntı

G6PD eksikliği olan bireylerde özellikle bazı ağrı kesiciler, antibiyotikler, enfeksiyonlar ve bakla gibi gıdalar bu tabloyu tetikleyebilir. Çoğu kişi bu durumu ancak belirtiler ortaya çıktığında fark eder.

G6PD Enzim Aktivite Testi, bu enzimin yeterli düzeyde çalışıp çalışmadığını gösterir. Test, tanının konulmasına ve riskli durumların önceden belirlenmesine yardımcı olur.

Laboratuvarımızda G6PD enzim aktivite testi güvenilir ve doğru şekilde yapılmaktadır. Tekrarlayan kansızlık atakları veya ilaç sonrası beklenmeyen belirtiler varsa, altta yatan nedenin araştırılması önemlidir.

Glukoz-6-Fosfat Dehidrogenaz (G6PD) eksikliği, kırmızı kan hücrelerinin dış etkenlere karşı daha hassas hale gelmesine n...
02/01/2026

Glukoz-6-Fosfat Dehidrogenaz (G6PD) eksikliği, kırmızı kan hücrelerinin dış etkenlere karşı daha hassas hale gelmesine neden olan kalıtsal bir enzim eksikliğidir. Bu durumda bazı ilaçlar, enfeksiyonlar veya gıdalar alyuvarların parçalanmasına yol açarak ani kansızlık tablosu oluşturabilir.

Dikkat edilmesi gereken belirtiler:
Ani gelişen halsizlik ve yorgunluk
Solukluk ve baş dönmesi
Sarılık (cilt ve gözlerde sararma)
Koyu renkli idrar
Nefes darlığı
Çarpıntı

G6PD eksikliği olan bireylerde özellikle bazı ağrı kesiciler, antibiyotikler, enfeksiyonlar ve bakla gibi gıdalar bu tabloyu tetikleyebilir. Çoğu kişi bu durumu ancak belirtiler ortaya çıktığında fark eder.

G6PD Enzim Aktivite Testi, bu enzimin yeterli düzeyde çalışıp çalışmadığını gösterir. Test, tanının konulmasına ve riskli durumların önceden belirlenmesine yardımcı olur.

Laboratuvarımızda G6PD enzim aktivite testi güvenilir ve doğru şekilde yapılmaktadır. Tekrarlayan kansızlık atakları veya ilaç sonrası beklenmeyen belirtiler varsa, altta yatan nedenin araştırılması önemlidir.

AntalyaLaboratory Laboratory KanAlma AntalyaKanAlma EvdeSağlıkHizmeti

Kronik arsenik maruziyeti, uzun süre düşük dozlarda arsenik içeren su, gıda veya çevresel kaynaklara maruz kalınması son...
30/12/2025

Kronik arsenik maruziyeti, uzun süre düşük dozlarda arsenik içeren su, gıda veya çevresel kaynaklara maruz kalınması sonucu ortaya çıkar. Arsenik, vücutta biriktiğinde birçok sistemi etkileyebilen toksik bir ağır metaldir ve belirtileri çoğu zaman fark edilmeden ilerler.

Dikkat edilmesi gereken belirtiler:
Ciltte koyulaşma, lekelenme veya kalınlaşma
Avuç içi ve ayak tabanlarında sertleşme
Uzun süren ishal, mide bulantısı veya karın ağrısı
Açıklanamayan halsizlik ve kilo kaybı
El ve ayaklarda uyuşma veya karıncalanma
Tırnaklarda çizgilenme ve kırılganlık

Bu belirtiler tek başına farklı nedenlere bağlı olabilir, ancak bir arada ve uzun süredir devam ediyorsa toksik maruziyet akla gelmelidir.

İdrarda ve Kanda Arsenik Testi, vücuttaki arsenik yükünü değerlendirmek için kullanılan güvenilir bir yöntemdir. Özellikle kronik maruziyetin saptanmasında önemli rol oynar ve tanısal sürece katkı sağlar.

Laboratuvarımızda idrarda ve kanda arsenik testi güvenilir ve doğru şekilde yapılmaktadır. Açıklanamayan cilt değişiklikleri ve sindirim sorunları varsa, altta yatan nedenin araştırılması erken müdahale açısından önemlidir.

Address

100. Yıl Bulvarı No: 63/2
Antalya
07050

Opening Hours

Monday 08:00 - 17:30
Tuesday 08:00 - 17:30
Wednesday 08:00 - 17:30
Thursday 08:00 - 17:30
Friday 08:00 - 17:30
Saturday 08:00 - 15:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Medila Tıbbi Analizler Laboratuvarı posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Medila Tıbbi Analizler Laboratuvarı:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram