Mehmet Hoca

Mehmet Hoca DÜNYA İÇİN KÜL OLUP KAYIP OLACAĞINA,
ALLAH İÇİN KUL OLUP SONSUZLUĞU YAKALA. WhatsApp 05078181111 Burada tespitten kastımız terkibidir.

HİZMETLERİMİZ VE İNSANLARA FAYDALI OLABİLECEĞİMİZ ALANLAR...

Manevi rahatsızlıklar söz konusu olduğunda her aşamada ilk adım yine tespittir. Neden nasıl bir nedenle gerçekleştirildiği belirlendikten sonra: sizde nasıl bir reaksiyona neden olduğu incelenir. Bu inceleme sonucunda da nasıl bir tedavi yolunu seçileceği bulunur, tedavi sureci planlanır. Farklı karakterlerin yapıp uyguladığı ve maruz kaldığı büyüler nedenleri aynı olsa bile farklı tedavi seçeneklerini dayatacaklardır. Bu manada tam olarak güven ve teslimiyet, size sunulacak reçetelere tam bağlılık esastır. Bu tespitler ışığında büyüden kurtulmak istemenin: ama gerçekten istemenin şart olduğu gerçeğini vurgulamak istiyorum. Tesiri altında kalınan büyüden hareketle içselleştirilmiş bazı durumlar söz konusu olduğunda unutulmamalıdır ki büyünün tedavisi yine hastası tarafından sekteye uğratılmış olur. Tam teslimiyet ve hassas uygulama olmazsa olmazlardan birisi olagelmiştir. Bu genel bakış çerçevesinde aşagıda belitmiş oldumuz rahatsızlıkları aldığmız manevi ilimler ve manevi destekeler sayesinde sonuca götürerek Allah cc izni ile müsadesi ile rahatsızlık vermedenn sağlıklarına kavuşmaları için gerekeni fedakarlığı göstererek sonucu herkesin huzurlu olacağı şekilde neticelendirilmektedir. tıbben tedavisi mümkün olmayan ruhani ve piskolojik sara parkinson alzaymır şeker timör fıtık her türlü rahatsızlık ve hastalıklarda bizimle irtibata geçininiz

Karı Koca Arasındaki Geçimsizlikler

Eşler arasında doğabilecek çeşitli nedenlerle ortaya çıkmış olan huzursuzluk ve geçimsizliklerde iki tarafın birbirine olan muhabbetini artırmak için yapılacak olan dualar ve diğer yöntemler sizleri eşlerinize karşı çok daha muhabbetli ve yakın kılacaktır. Karı koca arasında bu şekilde sıkıntıları olanlar bizimle irtibat numaramızdan ulaştıklarında kendilerine detaylı bilgiler vereceklerdir.Ayrıntılı bilği ve detaylar için irtibata geçiniz.: 05078181111.

12/01/2026

*ŞİFA BİTKİSEL
GÖZ DAMLASI 👁️👁️*

*Ameliyatsız Göz tedavisi, Gözde ne rahatsızlık varsa hepsine sonuç aldığımız Fatih sultan Mehmet Han’ın hekimi Doktoru Şerafettin sabuncuoğlu’nun orijinal terkibi sırlı ecdadın duası olan dide-i nur profesör doktor göz damlası mübareklerin mübarek damlasının faydaları nedir* *?*

*☆Görme kuvvetini arttırır.*
*☆Bulanık görmeyi giderir.*
*☆Görme bozuklukları, Ani görme kaybına*
*☆Göz kuruluğu*
*☆Gözde yanma, batma, kaşıntı, kızarıklık alerjik duruma*
*☆Güneş alerjisine, ışığa karşı hassasiyete*
*☆Göz tıkanıklığına*
*☆Göz ödemi, iltihabına*
*☆Kirpik iltihabına*
*☆Gözyaşı akma yaşarma, çapaklanmaya*
*☆Göz kapakları şişmesine*
*☆Miyop & Astigmat*
*☆Sarı nokta*
*☆Katarakt*
*☆Göz kayması şaşılık*
*☆Gece körlüğü tavuk karası*
*☆Göz tansiyonu & Glokom*
*☆Kornea hastalıkları (keratit, kornea ülseri, keratokonus gibi)*
*☆Göz yorgunluğuna, göz ağrısına*
*☆Göz seyirmesine*
*☆Gözün önündeki ışıltıyı parlaklığı giderir.*

*☆Gözdeki kurt parazit temizlenir.*
*☆Beyni temizler beyin süpürgesidir.*
*☆Beyin tıkanıklığını açar beyni rahatlatır*
*☆Hafızayı güçlendirir zihin açıklığı oluşur.*
*☆Psikolojik olarak kişiye mutluluk hissi verir.*
*☆Baş ağrısına*
*☆Geniz etine*
*☆Geniz akıntısına*
*☆Burun tıkanıklığına*
*☆Koku tat kaybına*
*☆Uyku apnesine*
*☆Kulak yırtığı kulak ağrısı, kulak tıkanıklığında da kullanılır.*
*☆Diş ağrısına*

*Tüm göz hastalıkları, kulak tedavisi, burun tedavisi, Diş ağrısı çok amaçlı kullanılır.*

*Göz kulak buruna dişe damlatılabilir. Tecrübe edilmiştir yan etkisi zararı yoktur. Kulağa 2 damla buruna 1 veya 2 damla yeterli oluyor. Kulaktan kaynama sesi gelir normaldir kulakta yanma olmaz. Burunda yanma hissedilir tıkanıklık açılır. Dişağrısında ağrıyan dişe 1 2 damla damlatılır.*

*✔️ 2 YAŞ ÜSTÜ HERKES KULLANABİLİR.*
*✔️2 YAŞ ALTINA DA KULLANILDI SORUN OLMADI.*
*✔️GÖZÜNDE MERCEK OLANLARDA KULLANABİLİR.*
*✔️GÖZ AMELİYATI OLANLARDA KULLANABİLİR.*
*✔️GÖZÜNE İĞNE VURULANLAR KULLANABİLİR.*
*✔️LENS KULLANANLAR LENSİ ÇIKARIP DAMLAYI KULLANSIN 1 SAAT SONRA LENSİ TEKRAR TAKABİLİR 10-15 DKK SONRADA LENSİ TAKABİLİR FAKAT DAMLANIN ETKİ ETMESİ İÇİN LENSİ GEÇ TAKINIZ.*

👁👁 *HER 2 GÖZE SABAH 2 DAMLA / AKŞAM 2 DAMLA KULLANILIR. GÖZDE YANMA SULANMA ŞİŞLİK KIZARLIK AĞRI BULANIKLIK OLMASI NORMALDİR KULLANMAYA DEVAM EDİN GÖZ TEDAVİ OLUYOR KULLANDIKÇA İYİLEŞME OLUYOR.*

*GÖZÜNDE İLERİ DERECE SORUN OLAN KİŞİLER HER 2 GÖZE SABAH 4 DAMLA / AKŞAM 4 DAMLA DAMLATSIN HIZLI SONUÇ ALINIR ERKEN TEDAVİ OLUR.*

*GÖZDE BULANIKLIK, AĞRI, YANMA, ŞİŞLİK, KIZARIKLIK, GÖRMEDE YEŞİL RENK VE IŞILTI GÖRÜNTÜSÜ OLURSA İYİLEŞME BELİRTİSİDİR KULLANMAYA DEVAM EDİN KORKMAYIN DAMLANIN ÖZELLİĞİNDEN HERKESTE TEPKİ FARKLIDIR. KIYMET BİLENE ŞİFA VERİR RABBİM*

*BURUNDA GENİZ AKINTISI OLUR BURUNDAN KAN PIHTI PARÇA GELEBİLİR NORMALDİR KORKMAYIN KULLANMAYA DEVAM EDİN.* *( HERKESTE OLMAZ )*

*GÜNDE 3 VEYA 4 KEZ DE KULLANILABİLİR YAN ETKİSİ ZARARI YOKTUR.*

*İÇERİĞİN BİR KISMI SAFRAN, PROPOLİS VE BİTKİLER MEVCUTTUR. KİMYASAL İÇERMEZ.*

✅ *PATENTLİ ÜRÜNDÜR*
✅ *TARIM BAKANLIĞI ONAYI VAR*
✅ *%99 MEMNUNIYET VAR*

*EN AZ 3 ŞİŞE KULLANILMASI TAVSİYE EDİLİR. 1 ŞİŞE KULLANIP İYİLEŞENDE VAR. 1 ŞİŞE 1.5 AYDAN FAZLA GİDİYOR. 4 DAMLA KULLANILIRSA 1.5 AY YETMEYEBİLİR.*

*SOĞUKTA BUZDOLABINDA MUHAFAZA EDİLİR.* *( DAMLAYI BUZDOLABINA KOYUNUZ.)*

*Göz için okunacak ayeti kerime*

*18.cüz nur sûresi 35.ayet 3 gün 21 kez göz damlasına okunacak her okumadan sonra okunmuş göz damlası gözlere damlatılacak isteyen hergün ayeti 21 kez okuyabilir ŞİFA ALLAH'TAN*

WhatsApp 0507 818 11 11

12/01/2026

ŞUNLARI YAPTIKTAN SONRA HİÇBİR HASTALIĞINIZ KALMAZ.
► Düzenli olarak elma yiyin.
► Yediğiniz zeytinlerin çekirdeklerini korkmadan yutun.
► Çörek otu yağı için ve saçınıza, cildinize, yüzünüze sürün.
Çörek otunun ölümden başka her derdin devası olduğuna dair hadisler vardır ve günümüzde batı dünyası da yaptığı bilimsel tetkikler ile bu hadisleri doğrulamış ve çörek otunu mucizevi faydaları olan bir bitki kabul etmiştir.
Kalp, tansiyon ve şekerden tutun da saç zayıflamasına, dökülmesine ve kırlaşmasına kadar hemen her şeye, yüzlerce farklı rahatsızlığa muazzam bir tesiri/şifası vardır.
► Çörek otunu kokusundan ve tadından dolayı içemezseniz (ki insanların çoğu içemiyor) çörek otu yağının kapsül haline getirildiği ürünler mevcut, onlardan alın ve kolayca sabah akşam yemeklerden önce ikişer adet yutun.
Çörek otu yağı kapsülleri alırken, kullanılan çörek otunun tamamen doğal olduğuna, ısıtmadan soğuk sıkım yapılarak yağının alındığına, yağa başka katkı maddeleri katılmadığına ve kapsül haline getirilirken kullanılan jelatinin domuzdan değil sığırdan üretildiğine dikkat edin.
► İncir mucizesini de kaçırmayın!
Kuş başı kıyılarak hakiki zeytin yağında birkaç gün bekletilmiş kuru incir yiyin.
Her gün düzenli olarak, zeytin yağında 3-5 gün bekletilmiş kuru inciri, arada zeytin yağı da yutacak şekilde kaşıkla, sabah akşam aç karnına, yemeklerden önce düzenli olarak yiyin.
Zeytin yağı yutmaktan ve içmekten çekinmeyin.
Zeytin yağı, meyve suları gibi içilse bile şifadan başka bir şeye sebep olmaz.
Hiçbir zararı olmaz.
► Sabahları kahvaltıdan önce besmele ile 21 kuru üzüm yiyin.
Kuru üzüm ile zihniniz açılır, hafızanız uçuşa geçer.
Dikkatinizi toplamanız kolaylaşır.
Çekirdekli ve kara olanlarından değil, çekirdeksiz ve açık renkli olan kuru üzüm yiyin.
► Türk kahvesi ile aranız yoksa arayı bulun.
Türk kahvesi de muazzam bir şifadır ve zihin açıcıdır.
Sabahları kahvaltıdan bir saat kadar sonra Türk kahvesi için...
Türk kahvesi, abur cubur ve sürekli tatlı yeme isteğinizi de bastıracaktır.
Sallama çayları, plastik bardak ve şişeleri, damacana suları terk edin.
İş görür bir su arıtıcı kullanın.
Bekleyen ve paketlenip taşınan sulardan uzak durun.
Özellikle plastik kaplarda, pet şişelerde taşınan ve güneş görmüş suları içmeyin.
Bunların kanser yaptığı yapılan tetkiklerde kesinleştirildi.
Normal çay demlemeden önce çayı bir süzgeç yardımı ile bolca soğuk su ile yıkayın.
Sadece şunlara dikkat ederek bile kanser olma riskini yüksek oranda azaltacaksınız.
► Ayçiçek yağlarını ve margarini terk edin.
Gerekirse başka yerlerden kısın ve paranızı zeytin yağına verin.
Damak tadınıza farklı gelirse direnin, bir süre zorlanacaksınız ve birkaç ay sonra alışacak ve hiçbir zorluk çekmeyeceksiniz.
► Kaçınmadan, çekinmeden, imkanınız nispetinde bol bol tereyağı, yumurta, süt ve sağlıklı kırmızı ve beyaz et tüketin.
Piliç ve yumurta sektöründe de insanlık dışı oyunlar dönüyor.
Güvenilir, tamamen doğal ve ahlaki şartlarda üretilmiş ve oynanmamış yumurta satan satıcılar bulup onlardan alış veriş edin.
Bu bozuk düzenin değişmesi için, her nerede dürüst üretici ve satıcı bulursanız destekleyin.
Marketlerde artık ekonomik fiyatlara günlük sütler bulunabiliyor.
Süt gibi görünen uzun raf ömrü olan, içine türlü kimyasallar karıştırılan karışımları almayın, içmeyin, kullanmayın.
Meyve suyu oldukları iddiası ile satılan boyalı sulardan uzak durun.
► Tam da burada bir uyarı yapmam gerekiyor.
Bu yayını beğenip profilinize ya da sayfanıza paylaştığınızda, arkadaş listenize ya da takipçilerinize gerçekten gösterildiğinden, Facebook tarafından gizlice sansürlenmediğinden emin olun.
Facebook yaklaşık yedi senedir Akademi Dergisi yayınlarını yazılarını sansürlüyor.
Bu sansürü defalarca ispat edildi.
Böyle bir hali fark ederseniz, bu yayını özel mesajlar ya da mail yolu ile yakınlarınıza, sevdiklerinize ulaştırabilirsiniz.
Bu yazıyı, ticari bir maksat olmadıktan sonra her ortamda kopyalayarak paylaşabilir, çoğaltabilirsiniz.
► Helal sertifikası hilelerine aldanmayın
► Zeytin yağını da çörek otu yağı gibi için, sürün, bol bol kullanın.
Zeytin yağı hakkında da hadisler var ve artık bunları modern tıp bile ispat etti. Avrupalılar bile bunlara kıymet verip tüketmeye çalışıyorlar.
► 'nün soygunundan kurtulun.
Bir yeri düzeltmeye kalkıp başaramazken, onlarca yeri de bozan ilaç görünümlü zehirlerden kurtulun.
Bir ilaç bir insana yıllarca reçete edilir mi?
Sağlıklı gıda tüketemediğiniz içil ilaçlara mahkum oluyorsunuz ve o ilaçlar size, eksik tükettiğiniz için sağlığınızın bozulmasına sebep olan vitaminleri, proteinleri, mineralleri, lifi vermediği sürece aslında ilaç değildir.
Ve bu sistem bir sömürü çarkıdır.
Sizin eksiğiniz, gıdalardan yeterli değerleri alamamanız.
Hayatınızda besleyici meyve, sebze ve dolayısı ile lif yok, yeterli vitamin, protein ve mineraller yok.
Bunları almaya çalıştığınız sebze ve meyvelerde can yok.
Adeta çöp yiyorsunuz.
İhtiyacınız olduğu halde eksik kalan bu şeylerin vücudunuza girmesini sağlarsanız, vücudunuz zaten hastalıklarla savaşacak şekilde yaratılmış ve siz ne olduğunu bile anlamadan vücudunuz gereğini yapıp hastalıklarla savaşır ve yener.
İşte bu zamanda kuru incir tarifini, çörek otu yağını, zeytin yağını aklı başında her müslüman kullanır ve diğer tarif edilen hususlara da dikkat eder.
Maddi imkanı olanlar bunların yanına hakiki bal da katar.
Çaylarınıza toz şeker yerine hakiki bal ve tarçın katmayı da deneyin.
Tarçın da kolayca/zorlanmadan tüketilebilen ve çok faydalı bir bitkidir.
Çok sıcak iken çaya bal katılmamalıdır.
Hakiki bal buz dolabına konmaz.
Kapalı bir kutuda, serin bir yerde binlerce sene geçse bile bozulmaz.
Piramitlerden binlerce sene sonra çıkarılan ballar hala yenilebilecek haldeydiler.
► Balı ve zeytin yağını buz dolabının dondurucu kısmına koyun.
Donuyorlar ise doğallardır. Kısmen donup kısmen donmuyorlarsa, donan kısmı doğal, donmayan kısmı başka bir malzemedir.
Hiç donmuyor ise o ürünün bal ya da zeytin yağı ile alakası bile yoktur.
Bu size şaşırtıcı gelmesin, çünkü piyasada hiç arı görmemiş sözde ballar tonlarca satıldı, satılıyor. Başka başka ucuz yağlar karıştırılarak ve biraz aroma biraz renklendirici de katılarak şeklen zeytin yağına benzetilen yağlar da halen tonlarca satılıyor.
► Şifa niyetine kullandığınız ürünlerden beklenen faydayı görmediyseniz, hakiki diye sahtesini, doğal diye katkı maddeli ve ilaçlı olanını, taze diye bayat olanını aldınız demektir. Ya da düzenli kullanmayıp ihmal ettiniz demektir. Şu tarif edilenlere riayet eden birisinin sağlıklı olmaması, hasta olması, sağlığı bozulmuş olsa da şifa bulamaması başka türlü mümkün değildir.
***
KANSER VE İNCİR
Bu paylaşımımız da ülke genelinde ses getirdi.
(k.s.)
"Doktorlar, kanserin incir ile tedavi edileceğini öğrenecekler." buyurdu.
Hasan Arıkan hocamız buyurdular:
Ben üstazımız Süleyman Hilmi Tunahan k.s. dan duydum buyurdular ki;
"DOKTORLAR KANSERİN İNCİR İLE TEDAVİ EDİLECEĞİNİ ÖĞRENECEKLER..."
Hasan Arıkan hocamız devamında buyurdular:
Kuru inciri yıkayıp suyunu sızdırın.
Kuşbaşı doğrayıp alabildiği kadar kavanoza (hakiki) zeytin yağı ile beraber doldurup ağzını kapatın.
3-5 gün bekletip sonra sabah akşam (aç karına) yiyin. Buna devam edin.
Ben nice umutsuz vak'alar gördüm.
Cenab-u Hakk bu vesileyle şifa verdi.
Not:
Allahü Teala, Kur'an-ı Kerim'de Tin suresinde incirin ve zeytinin üzerine yemin etmiştir. Muhakkak ki Allahü Tealanın, üzerine yemin ettiği şeylerde çok sırlar ve hikmetler vardır.

11/01/2026

ÇOK ÖNEMLİ MANEVİ TAVSİYELER...

*Dışarıdan gelen vesveselere 11 Felak okunmalı, nefisten gelen vesveselere 11 Nas Suresi okunmalı.
*Cimriliğe karşı 11 defa Mâûn Suresi okunmalı
*Şirke karşı 11 defa Kafirûn Suresi okunmalı.
*Migrene karabaş balı kullanılmalı. Karabaş balı, beyin hastalıklarında damar açıcıdır.
*Kuyruk yağı romatizma, bel ve boyun ağrılarına iyi gelir.
*Kemik erimesine karşı kuyruk haşlanıp aç karnına yenmeli, belden alt kısmına tırnaklara kadar sürülmeli.
*Kalp damar tıkanıklıklarına karşı karabaş balı yenmeli.
*Kudret narı yağı, güzelleştirir, yüzde leke koymaz. İçilir ve hastalıklı yere sürülürse sedef hastalığını ve kaşıntıları yok eder.
*Ardıç yağı, antibiyotik yerine geçer. Ardıç yağına demiri koysan eritir, ama vücuda zarar vermez. Vücuttaki cerahati, iltihabı çıkarır, temizler. Vücut dengesini temin eder.
*Saf zeytinyağı ve kantaron, iç ve dış kanamaları önler, hücreleri yeniler, sinir uçlarını tamir eder. Kantaron yağı kanser ağrısını yok eder.
*Ağrı için ardıç yağı ve kantaron karışımı sürülür.
*Elmayı kabuğuyla yemek yüz güzelliği yapar.
*Çayı limonla içmek, çayın kan yapıcı özelliği yok etme keyfiyetini giderir.
*Saç için, kekik suyu ile saçlar yıkanır, dibine lavanta yağı sürülür. Kantaron yağı sürülür, saç diplerindeki cerahat boşalır, dibinden saç çıkar.
*Günlük 21 tane kuru üzüm hafızayı açar. Her birini besmele çekerek yemeli.
*Çörek otu baş ağrısını keser.
*Sütle kaynatılmış sarımsak bronşiti yok eder.
* Besmele ile 7 kez okunan Fatiha bütün hastalıklar için şifaya vesiledir.
* Besmele 786 kez okunursa her türlü müşkül halledilir.
* Besmele 19 kez okunursa kayıp eşya bulunur.
* 11 sayısı esma-ı ilahiyenin merdivenidir.
* Üzerinde zümrüt bulundurmak nazardan korur.

31/12/2025
30/12/2025

Yılbaşı kutlamayı planlayanlar bunu mutlaka okuyun ondan sonra dilerseniz yine kutlayın

İmam-ı Rabbani (ks) şöyle bir hadiseyi naklediyor;
“Bizim bir komşumuz vardı, Müslüman olmasına rağmen bazı yanlışları vardı. Vefat etmek üzereydi, komşuluk hakkı üzere beni çağırdılar. Gittim ve gördüm ki komadadır. Kendini kaybetmiş olarak onu gördüğümdendir ki teveccühte bulundum, mânevî bir yönelişle kendisine yanaştım. Kalbine nazar ettim (baktım), zifiri karanlık bulutlar çökmüş, iman nuru sönecek bir mum gibi kalmış olarak gördüm. Komşuluk hakkını mülâhaza ederek ne yapabileceğimi düşündüm. Karanlıkları dağıtmak amacıyla teveccüh ettim, dua ettim lakin zerre kadar karanlık açılmadı, dağılmadı. Bunu bir iki kere denedim ama fayda yok. Üçüncüde de olmayınca 
‘Yâ Rabbi! Acaba bende mi bir kusur var bugün’ diye düşündüm. ‘Bu kadar Sana müracaat ettim ama hiçbir faydası olmadı’ diye niyâz ederken tam o esnada kalbime bir nida: ‘Ey İmam! Eğer sen bu teveccühlerini dağlara yapmış olsaydın, senin hürmetine ve teveccühün bereketine dağları yerinden sökerdim. Ama bu adamdan sen bir karanlık açamazsın, çünkü bunun karanlığı bazı amel noksanlıklarından değil, bazı günahları işlediğinden değil, dinsizlerin ve müşriklerin Hindu’ların şirk merâsimlerine katılmasındandır. Burada şirk vardır ve bu nedenle senin teveccühüne iltica edilmiyor’ diye bir ilham geldi. O zaman Hindistan’da şirk bayramlarında boyalı, renkli pilav pişirip birbirlerine bunu hediye ediyorlarmış. Bu Müslüman adam da onlardan etkilenmiş aynı günde aynı şekilde pilav pişirip yiyor, dağıtıyor ve de kutluyormuş. (Mektubat-ı İ. Rabbani 1/266.) Müceddid-i elf-i sani İmam-ı Rabbani hazretlerinin bu izahlarıyla, başka dine mensup olanların bayramlarını bayramımız kabul edip kutlamanın bize vereceği zararlar zahirdir (açıktır).

15/12/2025

AİLE EFRADINLA BİRLİKTE KORUNMA İÇİN DUA:

Sabah ve akşam korunmak için çok önemli bir dua

Bu dua ile dinimiz,nefsimizi,evlatlarımızı,tüm ailemizi ve sahip olduğumuz her şeyi koruma altına alabiliriz.
Sabah ve akşam (3) defa okuyalım.

Okunacak dua;

“Bismillahi alâ dini ve nefsi ve veledi ve ehli ve mâli ve alâ külli mâ e’tânihi Rabbi.”
”Ya Rabbi! Dinimi ve nefsimi ve evladımı ve ailemi ve malımı ve bana vermiş olduğun her şeyi sana emanet ediyorun.”

04/12/2025

“ *RUHLAR ALEMİ / ÖLÜM ÖTESİNDE BİR GEZİNTİ…*

Ruhlar cisim değildir. Yırtılmazlar, parçalanmazlar.

Allah ruhlara sordu; *“Ben sizin Rabb’iniz değil miyim?"* Hepsi,
*"Evet, Sen bizim Rabb’imizsin”* dediler. Ruhlar aleminde tanışmış olanlar, bu dünyada da tanışırlar.

O alemde anlaşamayanlar bu alemde de anlaşamazlar.

Ruhun bu aleme gelmesi için bir bedene ihtiyaç vardır.
Diğer alemlerde bedene ihtiyaç yoktur.

Ruh Rabb’inin emrindedir yani *“OL”* emriyle meydana gelmiştir. Allah ruhu insanın bedenine üflemiştir. Üflemek canlandırmaktır. Ruh candır. Hayatın özüdür.

*İlk yaratılan ruh, Resulullah (s.a.v)’in ruhudur.* Resulullah (s.a.v)’in *Ruhu, RUHU AZAM’dır.*

*Resulullah (s.a.v)’in ruhundan* Peygamberlerin, Velilerin, Abitlerin ve halkın ruhları yaratılmıştır.

*Her insanda Resulullah (s.a.v) mevcuttur.* Ruhların babası Resulullah (s.a.v)’tır. *O ruhtan nefis ayrıldı.* Kur’an hakiki İnsanı Kamil’dir.

Bu alem bir çokluktur. Bu çokluk bizi aldatmaktadır. Örneğin, incir çekirdeği diktik, ağaç oldu, kök oldu, dal oldu, yaprak oldu, incir oldu. Şimdi ilk çekirdek nerede? Her yerde.

*İlk yaratılan ruh, Resulullah (s.a.v)’ın ruhudur. Tüm kainat, incir ağacı misali Resulullah (s.a.v)’tır.* Her zerrede mevcuttur.

İnsan ruh ve nefisten ibarettir. *"Yasak ağaca dokunmayın"* der Hz Allah.

İnsan yasak meyvaya dokunur, cennetten kovulur. Kendi varlığını görenler, çoklukta olanlar yasak meyvaya dokunmuştur.

Vahdeti yaşamayan, karanlıklarda, çoklukta, şirkte kalmış yasak ağaca dokunmuşlardır.

*Kur’an’da anlatılan Adem ve Havva olayı vahdete davettir.*
Bitkilerde nebatta olan Ruhlar, hayvanatta olan ruhlar vardır.
*İnsani ruh diridir,* *işitir görür.*
Ruhi hayvaniyette olan ruhlar görmez, işitmezler.
Ruh bedende hapistir. .
*Bazen ruhum sıkılıyor neden deriz acaba?*
*Ruh cesede hakim olursa sıkılmaz, hakim olamazsa sıkılır.*

Ruhlar insana gelene kadar birçok yerlere uğramışlardır.

Madenlerde olana *“Ruhu Madeni”.* Bitkilerde olana *“Ruhu Nebati”.* Hayvanlarda olana *“Ruhu Hayvani”* olarak bize ulaşmıştır.

*Ruhun düzelmesi için ibadet lazımdır* . Hayvani gıdalar yemeyerek ruhu hayvaniyetten kurtulmak gayesi tarikatlarda vardır.

Nefsin isteklerini yapanların ruhu azaptadır.

Ruhun gıdasını verenler ruhlarını nur yaparlar.

Öldükleri vakit, ruhları hafif, zahmetsiz olarak yükselir.

*İnsanın yaşlanmasıyla ruh yaşlanmaz.*
*Ruh hep aynıdır.* Vücud dağılır, ruh dağılmaz.
Ölüm anında ruh hep aynıdır.
Ruhlar aleminde, ruh yeni bir yaşama doğru gider.
*Ölen müminin ruhları kuşların şeklinde uçarlar.* *Bazen dünyayı ziyarete gelirler.*
Ruh dünyada iken bedende hapistir. Ölünce hür olur.

*İnsan ölünce ruhu, bedenini görür kabire konduğunu seyreder.*
Ölenin ruhu dünyada iken hangi surette ise o surettedir.
*Hani derler ya,*
*Tilki gibi adam,*
*Çakal gibi adam,*
*Melek gibi adam,*
ölünce o suret üzerine ruh olur.

Ölüm yok olmak değildir. Bedenin yok olmasıyla ruh yok olmaz.
*Kainatta hiçbir şey yok olmaz,* şekil değiştirir. Ölen bir kimsenin ruhu, hayatta yaptıklarını film gibi izler.

*Ölümü, berzah aleminde çektiği azap, rüyada gördüğü duyduğu azap gibidir.*
Ölen kişinin ruhu, öldüğü halde hala ölmediğini zanneder kaygıları vardır,
sıkıntıları vardır. Hep azaptadır. Kemale eremeyen Ruh kamer aleminde kalır yükselemez.

Allah’ın Celal ve Cemal’i vardır. Celal cehennemdir, Cemal cennettir.

Bu iki esma insanda mevcuttur. Cennette, cehennemde insanda mevcuttur.

Dünyada cehennem sıfatı
o insanda galip gelirse, hayvani sıfatlarla birleşirse berzahta hayvani şekline bürünür.

Hayvani sıfatları atanlar Cemal sahipleri insan suretinde olurlar.

Ariflerden bu dünyada perdeleri kaldıranlar, bazı insanları hayvan suretinde görürler.

*Arifler demişler ki;* Bir kimse iki kere doğmadan melekut alemine dahil olmaz. *Birinci doğuş* dünyaya gelmek, *ikinci doğuş* Fenafillah olmaktır.
Yani *“Ölmeden önce ölmektir.”*

İnsanın kalbinde, ruhunda melaike cinsinden bir kuvvet bir kudret vardır ki bu hayvanlarda yoktur.
İnsanın ruhu melek cinsinden değildir. Allah’ın emirlerini yapan ruhlardır. İyi düşünceli insan etrafına iyilik saçar.
Fena fikirli huylu olan şahıs çevresine fenalık saçar.

*Ruhlar terbiye olur.* Tarikatlarda hayvani gıda yememekle, tenhada kalarak, sürekli sessiz kalınarak harikulade haller olur.
Buna istidraç denir. *Hint fakirleri,* *Lasa rahipleri bunları yaparlar.*

Allah insanı iki nesneden yaratmıştır. *Birincisi* beden, *ikincisi* ruhtur. Ruh diğer adıyla gönüldür.
Bu gönül kalp değildir.
Asıl gönül ruhtur. Bedenin bineği ruhtur.
*Bütün azalar ruhun askeridir.* Ruh cisim değildir. Hayvanlarda da ruh vardır.
Buna ruhi hayvani denir.
Ruh Allah’ı bilmek için yaratıldı.
Halk arasında aklını başına almak tabiri vardır. Bu durum ruhun bedeni idare etmesidir.
İnsan, Allah’ın emirlerini yaparsa ruh yönetimi ele alırsa insan huzura kavuşur. *İnsanda nefisle ruh savaşmaktadır.* Hangisi galip gelirse onun hükmü geçer.

Peygamberimiz (s.a.v); *“Her ademde elbette şeytan (nefis) vardır, Allah bana yardımcı oldu ben şeytanımı Müslüman ettim.”* buyurmuşlardır.

*İnsanda şehvet ve hırs domuza,* Gazap öfke
köpeğe, Dedikoducu maymuna işarettir.

*Bazı Velilerin kalp gözü açıktır.*
Bu Veliler insana bakınca bu hayvan suretlerini görür. İnsandaki kuvvetler melek misalidir.
Kuvvetler ruhun askerleridir.
Tüm meleklerin başı ruhtur.
Ölüm halinde ruh bedenden ayrılır.
Bazı insanlar ölmeden evvel riyazatla, iyi ahlakla ve ibadetle dış duygularını hareketsiz bırakıp ruhun alemi gaybiye, melekut alemini seyrederler.
Zikirle masivadan, kötü ahlaktan kurtulurlar.
Ruh mutludur, beden hapishanesinden kurtulmuştur, özgürdür.

*Peygamberlerin, Velilerin, ruhlarıyla temasa geçerler,* çok şeyler öğrenirler. İnsanda melaike kuvveti vardır. *Mesela;* bu dünyada kafir, zındık diye bilinen kişilerin ruhlarıyla görüşürler. Onların ne halde olduklarını bilirler.
Bu dünyadakiler onları zındık sanarlar.
Evliya, gerçeği kendi ruhları davet ederek öğrenirler.
Evliyalar, aklından geçirdiği anda dilediği ruhtan bilgi alırlar. .
Adı Profesör olanlar bu bilgiden mahrumdurlar.
Onlara göre Profesör olanlar alimdir.
Böyle bir şey olsa bizde olur derler.
Kibir, benlik onların Allah ile arasında perde olmuştur.
Bu bilgi şeytanda da vardı, *"BEN"* dedi, gururlandı ve iblis oldu. Dikkat ediniz, Profesörler hep Kur’an’ın zahir manası üzerinde dururlar.
Hal adamı değildirler.
Oku bakalım Fatiha'yı derler. Daha Fatiha'yı bile yanlış okuyan nelerden bahsediyor derler. Bilgi, ilim onlara kibir ve gururdan başka bir şey kazandırmaz.

Halk’a rüyada keşfolan sırlar, Veli’ye açık ve net olarak zahirde olur.
Dikkat ediniz,
rüya aleminde nerelerde geziyorsunuz?
Bir kimse kendini temizlememişse, hangi fena halde ise o huy itibariyle o hayvanın suretindedir.

Öldüğü vakit o hayvanın sureti kendisini bırakmaz.
Evliya, ruhlar aleminde o ruhu hayvan suretinde görür. İnsan ruhu ayna gibidir.
Rüya aleminde oraya çok şeyler akseder,
bunlar batıni ilimlerdir.
*Bu ilimler çalışılarak elde edilmez.*
*Allah tarafından ilham yoluyla öğretilir* . İnsan büyük bir alemdir. Kainatta ne varsa insanda mevcuttur.

İnsandaki etler dağlara, damarlar nehirlere, kıllar ağaçlara, akıl gökyüzü ve yıldızlar duygulardır.

Huylarda hayvanlara benzer. Köpek gibi yırtıcı, kedi gibi nankör, domuz gibi haris, ayı gibi şehvetli. İnsanda hayvanlıkta mevcuttur.

Nefsini bilmek ruhu bilmeye,
ruhu bilmek Allah’ı bilmektir.
Ruhunu nefsini bilen Allah’ı bilir.

Ruh bedende tasarruf sahibidir. Bir insan bir şey yapmak istediği vakit ruhunda istek oluşur ve azalar o şeyi yapar.
*İnsanın kalbi arştır,*

*ruhu hayvaniyesi israfildir,* *aklı kürsi,*
*hayali levhi mahfuzdur.*
Bu görülen çokluk alemi Allah’tan hariç değildir. Mevcudat denizdeki balıklar gibidir, su onları nasıl kuşatmışsa Allah her yeri öyle kuşatmıştır.
Vücud yalnız Hakk’ındır.
Evvel baki kalır Allah. İnsanların rüyada gördükleri şeyler alemi misal alemidir.
Melek kuvvet şiddet manasındadır.

*Cennetteki huriler dünyadaki güzel kadınları nispeti gibidir.*

Berzah alemi, kabir alemi vardır. Eğer insan kesafetinden kurtulursa yani hayvani hırslarından, şehvet, hırs, riya, gurur ruhu letafet kesbeder ve uluiyete melekuta gider.

İnsan ölünce cesedi ile alakası kesilir.
Cesetle alakayı kesen ruh, dünyada iken huy edinmiş olduğu ahlak cinsinde yeni bir bedene kavuşur bu ceset latifdir.
*Bu olay REENKARNASYON değildir.* Tekamül edemeyen ruhlar tekamül etmeleri için değildir.
Ruh öldüğü vakit tekamül edememişse alemi misalde tekamül etmeye çalışır.
Bu olay alemi berzahta olur.

Ruh kesafetten kurtulamazsa geldiği yere ulaşamaz.
Alemi sufide azap içerisinde kalır.
*Kabirde dokuz başlı yılanlar vardır.*
Bundan murat *haset, kin, kibir, riya, şehvet, gıybet, hilekarlık ve yalancılıktır.* İşte bu sıfatlar birer hayvan suretinde ejderha şeklinde insana saldırırlar. “ *YANİ CEHENNEM İÇİMİZDEDİR.”*

*Kabir azabından başka kıyamette de azap vardır.* Ruhlar yeni cesede girerler, tekrar dünyaya gelip çürümüş kemiklerin dirilmesine gerek yoktur.

Asıl yük ruhtadır. Beden at’tır, ruh binicidir.
Kıyamette aynı ata gerek yoktur asıl olan binici ruhtur.
Atın azalarının eksik olması biniciyi etkilemez. Ruh bölünmez, eksilmez.
Ruhun güzelliği insanın yüzünden okunur. Güzelliği veren ruhtur. Ruh yoksa güzellik yoktur.

Ölen kişinin yüzü çirkinleşir çünkü güzellik ruhtadır. Öldükten sonra ayın altında kalanlar cehennemdedir, yıldızlar cennettir.

*Herkesin gökyüzünde bir yıldızı vardır.* Ruhların verilecek hesabı yoksa dünyaya gelirler ve sevdikleriyle görüşürler.” EYVALLAH.

*(İmam Gazali)* .....✍

01/12/2025

Sayın Hocamızın Gönlüne Yüreğine sağlık, Başını örten de Örtmeyen de Okur musunuz lütfen !!!!!!!

Prof. Dr. Nevzat Tarhan'dan Başörtüsü ile ilgili nefis bir yazı!

Başını örtenler:
Eğer inanmadan örtünüyor sanız, başörtüsünü çıkarınız.
Eğer siyasi simge olarak örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer mahalle baskısı ile örtüyorsanız çıkarınız.
Eğer babanızın baskısı ile örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer kocanızın baskısı ile örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer ağabeyinizin baskısı ile örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer yaşadığınız ortamda prim yaptığı için örtüyorsanız, başörtünüzü çıkarınız.
Eğer gelenek olduğu için örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer sizi güzelleştirdiği için başınızı örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer Allah için örtüyorsanız, sizi tebrik ederiz.
Eğer inandığınız için örtüyorsanız, sizi tebrik ederiz.
Eğer dini gereklilik için örtüyorsanız, sizi tebrik ederiz devam ediniz. Ancak artık özgür olmadığınızı unutmayın. Başörtüsü ile sakız çiğneyerek dolaşamazsınız. Karşı cinsle sarmaş dolaş olamazsınız. Artık temsil ettiğiniz bazı değerlerin var olduğunu unutmayınız.
Eğer inandığınız için örtünüyor sanız içini doldurunuz. Dürüstlüğünüz, çalışkanlığınız, hoşgörünüzle örnek olurken; ahlakî anlayışınız, oturup kalkışınızda da daha dikkatli olmalısınız.
Çünkü başörtüsü sizin için hem bir hak hem bir değerdir.
Haktır; çünkü sonradan çıkarılmış bir kavram değildir. 1400 yıllık bir geçmişi vardır. O halde örtündüğünüz gibi yaşayın. Yaşadığınız gibi örtünün.
Karşı çıkanlar:
Başörtüsüne size ölümü hatırlattığı için karşıysanız, vazgeçiniz. Ölüm vardır ve gerçektir.
Başörtüsüne din karşıt lığınız sebebiyle muhalifseniz, vazgeçiniz. Dinin teselli etme ve hayata anlam katma gücünü yok edemezsiniz.
Başörtüsüne korktuğunuz için karşıysanız, korkunuzu analiz ediniz.
Korkunuz dini bir veriden kaynaklanıyorsa, o veriyi tartışınız.
Korkunuz dinin yanlış yorumlarından kaynaklanıyorsa, doğru yorum bulmak ya da oluşturmak için mücadele ediniz.
Korkunuz küçük kentler ve Anadolu’ da ki mahalle baskısı ile insanlarla diyaloğa giriniz. Birlikte yaşama bilincini oluşturmak gibi bir misyon üstleniniz. Yasağı yasakla gidermek çözüm olamaz.
Korkunuz İran gibi olmaktan kaynaklanıyorsa, başörtüsüne karşı çıkmak yerine radikalliğe karşı çıkınız.
Korkunuz Atatürkçülüğün tehlikede olmasından kaynaklanıyorsa hangi Atatürk'ü savunduğunuzu sorgulayınız.
Korkunuz Cumhuriyetin tehlikede olmasından kaynaklanıyorsa “Tek Parti Cumhuriyeti”ni mi, “Çok Partili Cumhuriyeti” mi savunduğunuzu sorgulayınız.
Korkunuzun sebebi özgürlüklerin kaybolması ise, ise herkese özgür yaşayacağı ortam sağlayacak çözümler üretiniz.
Korkunuz laikliğin tehlikede olmasından ileri geliyorsa, laiklikle din karşıtlığını karıştırıp karıştırmadığınızı sorgulayınız.
Korkunuz sahip olduklarınızı yitirmekse, elde ettiğiniz varlıklara “düşünceye karşı düşünce” yöntemiyle mi mücadele ediyorsunuz, bunu sorgulayınız.
Başörtülü birini gördüğünüzde size ‘dinsiz’ denildiğini hissediyorsanız, vazgeçiniz. Çünkü bu sizin algınız olabilir. Niyet okuyarak hükme varmak, insanı realite körlüğüne götürür.
Başörtülü bir kadını gördüğünüzde, ‘dinde böyle bir uygulama yok’ diye düşünüyorsanız, bırakınız onu konunun uzmanları söylesin. Bilimsel cahillik yapmayınız.
Başörtüsünü ‘gericilik’ olarak değerlendiriyorsanız, asıl gericiliğin öğrenme hakkını engelleme olduğunu görünüz. Gericilikle mücadele cehaletle mücadeledir; dinle mücadele değildir.
Başörtülüleri ‘kendilerini kısıtlayan insanlar’ olarak görüyorsanız, inandığı değerler için zevklerinden vazgeçenlere saygı duyunuz.
Başörtülüler size ‘Usame Bin Ladin’i hatırlatıyorsa, zihin haritanızı değiştiriniz. Radikal din anlayışının, İslam dininin ilk doğuşunda üç halifeyi öldürdüğünü unutmayınız.
Başörtüsünü görünce ‘dinî faşizm’den korkuyorsanız, Hitler’den hareketle ‘bütün Almanlar faşisttir’ deme adaletsizliğini yapmayınız.
Başörtülüler, size ‘tehdit altında olduğunuz’ izlenimini veriyorlarsa, kendinize konuyu kişiselleştirip kişiselleştirmediğinizi sorunuz. Başörtülülerle konuşmayı deneyiniz. Önyargıları, diyaloglar aydınlatır.
Bir insanın başının zorla kapatılmasından yana iseniz, ceberutsunuz. İslam tarihinde selefi, harici radikalizm yorumu bunu öngörmüştür.
Bir insanın başını zorla açtırıyorsanız yine ceberutsunuz. Bu durum, din karşıtlığını dogma haline getirdiğinizin ispatıdır: Kendinizle yüzleşiniz. Belki de ‘Modern Tiran’lığı savunuyorsunuz.
Güç kullanarak kendi dogmalarınızı kabul ettirmek istiyorsanız, siz Ortaçağ’a aitsiniz. Dinî görünümlü ya da modern görünümlü olmanız fark etmez.
Siyasî talebi olmayan bir genç kızın inançlarının gereğine göre yaşamasına karşı çıkıyorsanız, laikliğe de karşı çıkıyorsunuz demektir.
Siyasî talebi olmayan bir ailelerin çocuklarına dinin öngördüğü ahlakî normları öğretmeyi, din dersi vermelerini laikliğe aykırı görüyorsanız; bu davranış bilimsel, çağdaş, ilerleme ve aydınlanmaya uygun değildir. Alternatif üretiniz.
Siyasî talebi olmayan ama dinini yaşamak isteyen doktora, mühendise, subaya karışmayınız. Aydınlanmanın Descartes döneminde takılıp kalmışsınız demektir. Allah’a hesap verme duygusu yaşayan bir subay ya da doktor ülke için şanstır.
Siyasî talebi olmayan ama dinin teselli gücünü, yaşama anlam katma özelliğini ve ölümden sonraki hayatı öngörme fikrini bilimle birleştirenlere karşıysanız, bilimsel gelişmeye ve düşüncenin ilerlemesine de karşısınız demektir.
Başörtüsüne ‘bazı siyasîler sahip çıkıyor’ diye karşıysanız, demokratlığınızı sorgulayınız.
‘Başörtüsü istismar ediliyor’ diye düşünerek muhalefet ediyorsanız, istismar edenle etmeyeni anlamanın en iyi yolunu deneyiniz.
Bu konuyu istismar edeni etmeyenden, önyargılı olanı olmayandan ayıran laboratuar, sosyal alanlardır. Üniversitelerde serbest bırakın. Üç, beş sene gözlemleyin. Eğer kamu düzeni bozulursa ve başı açıkların hakları ellerinden alınırsa, aptallık yapmayın; mücadelenizi verin.
Eğer askerseniz ve sezgileriniz, Türkiye’nin geleceğini tehdit edecek bir tehlikeyi haber veriyorsa; üniversiteler sizin için birer sosyal psikoloji laboratuarı olacak. Böylece siz de deneyecek ve göreceksiniz: Kamu düzeni, provokasyonlara rağmen bozuluyor mu bozulmuyor mu?
İnsan davranışlarının dilini, yalan söylenip söylenmediğini, niyetleri anlamayı ve korkuları yenmeyi gösterecek en iyi yol, deneme sınamadır.
Deneme-sınama yöntemi her zaman risklidir, ancak radikalliği önlemek için bu riski göze almak gerekir.
Adalet, cesaret istediği gibi doğruları bulmakta, risk almayı gerektirir.
Özgürlük ve barış tarihte hiç kolay elde edilmemiştir.
Bazıları başının dışını örtüyor, bazıları içini örtüyor. Bunun için sosyal psikoloji laboratuarı en etkili bilimsel deney ve gözlem yeridir.
Türkiye kendi modernizmini geliştirmek dünyaya model olma şansını yakalayabilir.
Bu konuda da rehberimiz akıl ve bilim olmalıdır.
Bilim inancı taklit etmez ama tehdit de etmez. İnceler, rapor eder ve tarih sahnesine sunar. Özellikle üniversiteler hiçbir fikre kapısını kapamazlar. Analiz ederler, yorumlarlar. Evrensel yaklaşım bu olmalıdır.
İnanç bilimsel kategoridir. Üniversitelerin sosyal psikolojik laboratuvar olması fırsatını kaçırmayalım. Türkiye'miz bu sınavı dünyaya örnek olacak şekilde aşması dileğiyle…
Prof. Dr. Nevzat TARHAN

Address

Antalya
07040

Opening Hours

Monday 02:00 - 12:00
Tuesday 02:00 - 12:00
Wednesday 02:00 - 12:00
Thursday 02:00 - 12:00
Friday 03:00 - 23:00
Saturday 02:00 - 23:00
Sunday 02:00 - 23:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Mehmet Hoca posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Mehmet Hoca:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram