07/02/2026
Yaşlı Eczacı Nöbette, Genç Eczacı İşsiz!
Türkiye’de eczane açmak, artık meslekî bir tercih değil;. Çünkü sistemin kapısına yıllar önce asılan bir tabela var: “3.500 kişiye 1 eczane.” Kağıt üzerinde planlı, makul, kamu yararı kokan bir düzenleme. Ama bugün geldiğimiz noktada bu tabela, mesleğin önünde kocaman bir kilide dönüştü.
Öyle bir kilit ki; içeride kalan içeride yaşlanıyor, dışarıda kalan dışarıda çürüyor.
Bir tarafta… 60’larını, 70’lerini geçmiş; hâlâ her sabah kepenk açan, hâlâ nöbet yazısını takip eden, hâlâ “bugün kaç reçete geldi” diye hesap yapan eczacılar var. “Hakkıyla emekli olayım” diyen ama olamayan… Çünkü eczanesini devrettiği gün, alıştığı hayat standardını sürdürememe korkusu var. Ve bu korku, çok insani bir korku.
Diğer tarafta… Eczacılık fakültesini bitirmiş, diplomasını cebine koymuş ama mesleğinin “sahibi” olamamış binlerce genç eczacı var. Eczane açmak istiyor. Hatta “çalışayım, hizmet vereyim” diyor. Ama önüne çıkan tek yol: Devir. Ve devir piyasası artık bir işletme devri değil; resmen ruhsat erişimi pazarı.
Yani mesele şuna dönüyor:
Eczane sahibi olmak için bilgi yetmiyor, emek yetmiyor, niyet yetmiyor. Para gerekiyor. Hem de öyle böyle değil; “hava parası”, “ruhsat parası” adı altında, yüksek rakamlar.
“Devir Bulursam Bırakırım” Dönemi
Yaşlı eczacı, devretmek istiyor ama devredemiyor. Çünkü devredince geliri düşecek. Bu yüzden “ben bu fiyata bırakırım” diyor. O fiyat bulunamazsa, mecburen çalışmaya devam ediyor. Genç eczacı ise “ben o parayı nereden bulacağım?” diyor ve geri çekiliyor.
Sonuç:
Yaşlı eczacı emekli olamıyor,
Genç eczacı eczane sahibi olamıyor,
Sistem ise çift taraflı mağduriyet üretiyor.
Bu durumun en ağır tarafı da şu: İnsanlar birbirini suçlamaya başlıyor. Gençler “yaşlılar devretmiyor” diyor; yaşlılar “gençler değer bilmiyor” diye cevap veriyor. Oysa problem kişilerde değil. Problem, düzenin kendisinde.
Çözüm Basit: Kredi + Emeklilik Güvencesi + Denetimli Devir
Bu kilidi açmak için “mucize reform” falan gerekmiyor. Üç tane net kaldıraç var:
1) Genç Eczacıya Finansman: Krediye Erişim Bir Lütuf Değil, Sistem İhtiyacı
Genç eczacı devir almak istiyor ama sermayesi yok. Krediye erişemiyor, erişse bile şartlar ağır. Burada devlet ve Türk Eczacıları Birliği devreye girmek zorunda. Çünkü bu artık bireysel bir mesele değil; mesleğin sürdürülebilirliği meselesi.
Uygun vadeli, makul faizli, gerçek değerlemeye dayalı devir kredisi modeli kurulmalı. Öyle “bankaya git, hallet” kolaycılığı değil; teminat sorununu da çözen, garanti mekanizması olan bir sistem.
2) Yaşlı Eczacıya “İkinci Emekli Maaşı”: Emekli Olmak Korku Değil Güven Olmalı
60–70 yaşına gelmiş bir eczacıyı tezgâhın arkasında tutan şey “inat” değil; çoğu zaman gelir güvencesizliği. Burada TEB’in yardımlaşma sandığı üzerinden, devletin de katkısıyla, emekliliği cazip kılacak bir tamamlayıcı gelir modeli devreye sokulmalı.
Bu bir “sadaka” değil. Bu, sistemin tıkanıklığını çözecek akıllı bir sosyal politika.
3) Ruhsat Devri Denetimli Olmalı: Uçuk Kaçık Bedellerin Önüne Geçilmeli
Devir bedelleri tamamen kontrolsüz kaldığında, piyasa spekülasyona açılır. Bugün olan da bu. O yüzden ruhsat devirleri, T.C. Sağlık Bakanlığı ve TEB denetiminde; şeffaf, kayıtlı, standardı olan bir çerçeveye oturtulmalı.
Emeklilik sadece para değil. Yalnızlık da işin içinde. Meslekten kopma hissi, sosyal çevrenin dağılması, “ben artık ne yapacağım?” sorusu… Bu yüzden devlet ve TEB birlikte emekli eczacı lokalleri, dinlenme evleri, sosyal tesisler kurmalı. Hatta isteyenin ekonomik katkısıyla sürdürülebilir bir emekli eczacı bakım evi modeli bile geliştirilebilir.
Çünkü bir eczacı, 40 yıl boyunca insanlara şifa dağıtıp sonra “kenara çekildiğinde” kendini sahipsiz hissetmemeli.
Son Söz: Bu Kilit Açılmalı
Bugün Türkiye’de eczane sistemi iki insan tipini aynı anda eziyor:
Bir yanda yaşlanmış ama çalışmak zorunda kalan eczacı,
Diğer yanda gençleşmiş ama işsiz bırakılan eczacı.
Bu, ne piyasanın “doğal” sonucu, ne de kader. Bu, yönetilebilir bir problem. Yeter ki meseleye “kim haklı?” diye değil, “kilidi nasıl açarız?” diye bakalım.
Kilit belli: Sınırlı açılış + kontrolsüz devir + yetersiz emeklilik güvencesi.
Anahtar da belli: Genç eczacıya finansman, yaşlı eczacıya güvenli emeklilik, denetimli-şeffaf devir.
Aksi halde daha çok genç işsiz kalır, daha çok yaşlı nöbette kalır.
Ve biz, yıllar sonra dönüp şunu konuşuruz:
“Bir mesleği, kapısına kilit vurarak nasıl tüketmişiz?”