Psikolog Özge Akçay

Psikolog Özge Akçay Uzman Klinik Psikolog Özge Akçay | Persona Psikolojik Danışmanlık Merkezi

10/03/2026

Travma anında insan beyninin verdiği tepkiler çoğu zaman dışarıdan bakıldığında anlaşılması zor olabilir. Ancak bu tepkiler, bilinçli bir tercihten çok, milyonlarca yıllık evrimsel bir hayatta kalma mekanizmasının sonucudur. Tehlike algılandığında amigdala hızla devreye girer ve vücudu savaş, kaç ya da don tepkilerinden birine yönlendirir. Bu sırada mantıklı düşünmeden sorumlu olan beyin bölgeleri geri planda kalır.

Özellikle yoğun korku ve tehdit içeren durumlarda bazı insanlar hareket edemez, ses çıkaramaz ya da tepki veremez. Bu durum irade eksikliği değil, sinir sisteminin aşırı tehdide karşı geliştirdiği otomatik bir donma tepkisidir. Beyin, o anda hayatta kalma ihtimalini artıracak yolu seçmeye çalışır ve bazen bu yol tamamen hareketsiz kalmak olur.

Bu nedenle travmatik bir olay sırasında bir kişinin neden karşı koymadığını sorgulamak, insan bedeninin kriz anlarında nasıl çalıştığını göz ardı etmek anlamına gelir. Travma tepkileri çoğu zaman kontrol edilemeyen biyolojik süreçlerdir; bireyin karakteri ya da cesaretiyle ölçülemez.

Benzer şekilde, korkunun en yoğun yaşandığı anlarda beyin mantıktan çok hayatta kalma refleksleriyle hareket eder. Amigdala tehdidi algıladığında vücudu korumaya odaklanır ve kişinin davranışlarını hızla yönlendirir. Bu süreçte ortaya çıkan donma, kaçma ya da mücadele etme tepkileri tamamen istemsizdir.

Bu yüzden travma anındaki sessizlik ya da hareketsizlik bir “seçim” değildir; aksine, beynin en temel savunma sistemlerinden birinin devreye girmesidir. İnsan biyolojisini anlamak, mağdurların yaşadığı bu tepkileri yargılamak yerine doğru şekilde değerlendirebilmenin en önemli adımıdır.

*Video hesabından alınmıştır.

Bazı başlangıçlar bir vaat gibi gelir insana. İlk sayfalarda kurulan dünya, karakterlerin sesleri, umutla atılan her adı...
04/03/2026

Bazı başlangıçlar bir vaat gibi gelir insana. İlk sayfalarda kurulan dünya, karakterlerin sesleri, umutla atılan her adım… Hepsi “bu sefer olacak” duygusunu taşır. Ama sonra bir yerde ritim bozulur. Hikâye ilerlemez, anlam bulanıklaşır, heves yerini yorgunluğa bırakır. İşte tam o noktada çoğumuz kendimizi zorlarız: “Belki düzelir”, “Biraz daha sabredeyim.” Oysa bazen ilerlemek, devam etmek değildir; bazen ilerlemek vazgeçebilmeyi öğrenmektir.

Sayfanın köşesini katlamak bu yüzden bir unutma çabası değil, bilinçli bir hatırlamadır. “Burada durdum” demektir. Çünkü insan nerede vazgeçtiğini bilirse, neden vazgeçtiğini de bilir. Yarım bırakılan şey her zaman başarısızlık değildir; kimi zaman kendine gösterilen bir saygıdır.Her yol yürünmek için, her insan tutulmak için, her acı çekilmek için var olmaz.

Toplum bize hep dayanmayı, sürdürmeyi, bitirmeyi över. Oysa kimse “artık istemiyorum” diyebilmenin cesaretinden bahsetmez. Bir şey ilerlemiyorsa, seni büyütmüyor, aksine küçültüyorsa; ona tutunmak sadakat değil, kendine haksızlıktır. Kitapta da böyledir bu. Sırf başladın diye sıkıldığın bir hikâyeyi sonuna kadar taşımak zorunda değilsin. Hayatta da öyle… Başladın diye mutsuz bir yolda yürümeye mecbur değilsin.

Belki de olgunluk tam burada başlar: Her şeye katlanmakta değil, neyi bırakacağını seçebilmekte. İnsan, enerjisinin sınırlı olduğunu anladığında her şeyi zorla sürdürmenin anlamsızlığını fark eder.

Ve belki de asıl umut, yarım bırakılanlarda saklıdır. Çünkü vazgeçtiğin her şey, sana daha iyisine yer açar. İlerlemediğini fark ettiğin yerde durmak, yeni bir başlangıcın en sessiz ama en güçlü adımıdır.

26/02/2026

Aşık olduğumuzda beynimizde neler olur?

Neden bazı insanlar bize daha çekici gelir?

Ayrılık neden bu kadar yoğun hissedilir?

↪️ Bu seminerde romantik deneyimlerin
nörobiyolojik ve psikolojik temellerini birlikte ele alacağız.

Kayıt için DM’den ulaşabilirsiniz.

Aşık olduğumuzda beynimizde neler olur?Neden bazı insanlar bize daha çekici gelir?Ayrılık neden bu kadar yoğun hissedili...
22/02/2026

Aşık olduğumuzda beynimizde neler olur?

Neden bazı insanlar bize daha çekici gelir?

Ayrılık neden bu kadar yoğun hissedilir?

↪️ Bu seminerde romantik deneyimlerin
nörobiyolojik ve psikolojik temellerini ele alacağız.

Aşk Beynin Bir Oyunu mu?
Aşkın nöropsikolojik ve kimyasal temelleri
• Online- Teams

📅 2 Mart Pazartesi

⏰ 20.30

❗️Katılım için Dm’den ulaşabilirsiniz.

Bugün Hamnet’i izleme fırsatı yakadım ve izlerken büyük bir trajediyle sarsılmadım.Aksine, sessiz ve taşkınlıktan uzak b...
18/02/2026

Bugün Hamnet’i izleme fırsatı yakadım ve
izlerken büyük bir trajediyle sarsılmadım.
Aksine, sessiz ve taşkınlıktan uzak bir yas anlatısı izledim.

Bu bir kayıp hikâyesinden çok, aynı acıyı farklı taşıyan iki insanın hikâyesi. Çünkü yas her zaman birleştirmez; çoğu zaman ayrıştırır. Biri öfkelenir, biri susar. Biri suçlu arar, biri kaçar. Aynı kayba aynı anda bakabilmek zaman ister.

Film bana şunu düşündürdü:
Yas hemen anlam bulmak zorunda değildir…
Bazen sadece vardır.
Ve doğru zamanda, iki insanın bakışında ortak bir yer bulur.

13/02/2026

Orijinal video için;

Bazen ruhumuzun yorulduğunu bedenimiz bize fısıldar; uykusuzlukla, ağrıyla ya da bitmek bilmeyen bir halsizlikle... Seni...
12/02/2026

Bazen ruhumuzun yorulduğunu bedenimiz bize fısıldar; uykusuzlukla, ağrıyla ya da bitmek bilmeyen bir halsizlikle... Senin bedenin sana ne söylemeye çalışıyor olabilir; dikkat ettin mi hiç..?

10/02/2026

Seven sevdiğine- doğru insan- dediği kişiye göndersin. 🙏🏽♥️

Hayat bazen baştan sona gülünç bir kıssa gibi görünür insana; inanılması güç, hatta yer yer ahmakça bir masal… Doğarız, ...
09/02/2026

Hayat bazen baştan sona gülünç bir kıssa gibi görünür insana; inanılması güç, hatta yer yer ahmakça bir masal… Doğarız, büyürüz, umutlar biriktiririz, hayal kırıklıklarıyla yoğruluruz ve çoğu zaman neyi neden yaptığımızı bile tam bilmeden bir ömür tüketiriz. Dışarıdan bakıldığında bütün bu koşuşturma, bir çocuğun uydurduğu karmaşık ama sonu belirsiz bir hikâyeye benzer. Ciddiyetle sarıldığımız şeylerin yıllar sonra ne kadar küçük kaldığını fark ettiğimizde, hayatın tuhaf bir mizah duygusu olduğunu düşünürüz.

Ama belki de asıl gülünç olan hayatın kendisi değil, onu hazır bir senaryo sanmamızdır. Oysa insan, her gün attığı adımlarla kendi masalını yazan bir anlatıcıdır. Seçimlerimiz, korkularımız, cesaretlerimiz ve vazgeçişlerimiz hikâyenin yönünü değiştirir. Aynı başlangıçtan yola çıkan iki insanın bambaşka sonlara ulaşması bundandır. Kimisi hikâyesini başkalarının beklentileriyle doldurur, kimisi kendi sesini bulmaya çalışır.

“Acaba bir baştan bir başa hayat gülünç bir kıssa ,inanılmaz ve ahmakça bir masal değil midir ?Acaba ben kendi masalımı yazmıyor muyum?” Diye sorar Kör Baykuş kitabında Sadık Hidayet.

Sonuçta hayat, ne tamamen anlamsız bir saçmalıktır; ne de baştan yazılmış kusursuz bir hikâye. O, insanın her gün yeniden kalem aldığı, bazen güldüren bazen yaralayan canlı bir masaldır. Ve belki de onu değerli kılan şey, sonunun bilinmemesi ve her satırında bizim izimizin bulunmasıdır.

31/01/2026

Mutluluk, içindeyken sessizdir...

Narration by Alan Watts. Footage by Kristian Ozer Kettner.

29/01/2026

Kendinizi sık sık haklıyken özür dilerken mi buluyorsunuz?
Yoksa ‘acaba ben mi yanlış hatırlıyorum?’ şüphesi zihninizi mi kemiriyor?
İlişki dediğimiz alan güven ve şeffaflık üzerine kurulur; kafa karışıklığı ve suçluluk üzerine değil.
Yukarıda saydığım 5 madde, sevginin değil, psikolojik bir taktiğin işaretleri olabilir. Manipülasyon sinsidir; yavaş yavaş özgüveninizi eritir ve sizi kendinize yabancılaştırır.
Eğer bu döngünün içinde sıkışmış hissediyorsanız, suçlu siz değilsiniz... Ancak bu döngüden çıkmak ve sınırlarınızı yeniden inşa etmek sizin elinizde…

29/01/2026

Kendinizi sık sık haklıyken özür dilerken mi buluyorsunuz?
Yoksa ‘acaba ben mi yanlış hatırlıyorum?’ şüphesi zihninizi mi kemiriyor?
İlişki dediğimiz alan güven ve şeffaflık üzerine kurulur; kafa karışıklığı ve suçluluk üzerine değil.
Yukarıda saydığım 5 madde, sevginin değil, psikolojik bir taktiğin işaretleri olabilir. Manipülasyon sinsidir; yavaş yavaş özgüveninizi eritir ve sizi kendinize yabancılaştırır…

Eğer bu döngünün içinde sıkışmış hissediyorsanız, suçlu siz değilsiniz… Ancak bu döngüden çıkmak ve sınırlarınızı yeniden inşa etmek sizin elinizde…

Address

Bayrampasa

Opening Hours

Monday 09:00 - 20:00
Tuesday 09:00 - 20:00
Wednesday 09:00 - 20:00
Thursday 09:00 - 20:00
Friday 09:00 - 20:00
Saturday 09:00 - 20:00

Telephone

+905511864241

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psikolog Özge Akçay posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Psikolog Özge Akçay:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category