10/03/2026
Travma anında insan beyninin verdiği tepkiler çoğu zaman dışarıdan bakıldığında anlaşılması zor olabilir. Ancak bu tepkiler, bilinçli bir tercihten çok, milyonlarca yıllık evrimsel bir hayatta kalma mekanizmasının sonucudur. Tehlike algılandığında amigdala hızla devreye girer ve vücudu savaş, kaç ya da don tepkilerinden birine yönlendirir. Bu sırada mantıklı düşünmeden sorumlu olan beyin bölgeleri geri planda kalır.
Özellikle yoğun korku ve tehdit içeren durumlarda bazı insanlar hareket edemez, ses çıkaramaz ya da tepki veremez. Bu durum irade eksikliği değil, sinir sisteminin aşırı tehdide karşı geliştirdiği otomatik bir donma tepkisidir. Beyin, o anda hayatta kalma ihtimalini artıracak yolu seçmeye çalışır ve bazen bu yol tamamen hareketsiz kalmak olur.
Bu nedenle travmatik bir olay sırasında bir kişinin neden karşı koymadığını sorgulamak, insan bedeninin kriz anlarında nasıl çalıştığını göz ardı etmek anlamına gelir. Travma tepkileri çoğu zaman kontrol edilemeyen biyolojik süreçlerdir; bireyin karakteri ya da cesaretiyle ölçülemez.
Benzer şekilde, korkunun en yoğun yaşandığı anlarda beyin mantıktan çok hayatta kalma refleksleriyle hareket eder. Amigdala tehdidi algıladığında vücudu korumaya odaklanır ve kişinin davranışlarını hızla yönlendirir. Bu süreçte ortaya çıkan donma, kaçma ya da mücadele etme tepkileri tamamen istemsizdir.
Bu yüzden travma anındaki sessizlik ya da hareketsizlik bir “seçim” değildir; aksine, beynin en temel savunma sistemlerinden birinin devreye girmesidir. İnsan biyolojisini anlamak, mağdurların yaşadığı bu tepkileri yargılamak yerine doğru şekilde değerlendirebilmenin en önemli adımıdır.
*Video hesabından alınmıştır.