06/11/2023
Zeytinyağı, antioksidan ve tekli doymamış yağ asit (MUFA) içeriği yüksek bir yağdır. Zeytinyağında bulunan antioksidanlar, vücudu hücresel hasardan korumaya yardımcı olabilir. Vücutta çok fazla serbest radikal birikirse, bu oksidatif strese neden olabilir. Bu, hücre hasarına yol açabilir ve belirli kanser türleri de dahil olmak üzere bazı hastalıkların gelişiminde rol oynayabilir.
Akdeniz diyeti uygulayan kişilerin, diğer diyet türlerini uygulayan kişilerle karşılaştırıldığında, kardiyovasküler hastalıklardan ölme riski daha yüksek görülmüştür. 2018'de yapılan bir araştırma, zeytinyağı veya kuruyemişleri içeren Akdeniz diyeti veya az yağlı diyet tüketen insanlar arasındaki kardiyovasküler risklerin sayısını karşılaştırdı. Zeytinyağı veya kuruyemiş ile Akdeniz diyetini tüketen kişilerde, düşük yağlı diyet uygulayanlara göre daha düşük kardiyovasküler hastalık insidansı vardı. Bir 2017 çalışmasının sonuçları ise, sızma zeytinyağındaki polifenollerin kardiyovasküler hastalık, ateroskleroz, felç, beyin fonksiyon bozukluğu ve kanserden koruma sağlayabileceğini öne sürdü.
Bir 2019 meta-analizinde Akdeniz diyetindeki zeytinyağının iltihaplanma, kan şekeri, trigliseritler (kandaki yağlar) ve LDL (kötü) kolesterol gibi metabolik sendrom semptomlarını iyileştirebileceği gösterildi. Buna karşılık, HDL (iyi) kolesterol seviyelerini arttırdığı görülüyor.
2018 tarihli bir laboratuvar incelemesi, sızma zeytinyağındaki moleküllerin karaciğer hasarını önlemeye veya onarmaya yardımcı olabileceğini buldu. Zeytinyağının içerisinde bulunan tekli doymamış yağ asitlerinden olan oleik asit ve fenolik bileşikleri, iltihaplanma, oksidatif stres, insülin direnci ve karaciğer hasarına neden olabilecek diğer nedenleri önlemeye yardımcı görünüyor.
Ayrıca 2019 yılında yapılan bir incelemede, zeytinyağındaki fenollerin bağırsaktaki mikropları değiştirerek bağırsak bağışıklığını ve bağırsak sağlığını artırmaya yardımcı olabileceği görüldü. Bu, kolit ve diğer inflamatuar bağırsak hastalıkları türleri olan kişiler için faydalı olabilir.
Kaynak : https://www.medicalnewstoday.com/articles/266258