Prof. Dr. Yusuf KALKO

Prof. Dr. Yusuf KALKO Prof.Dr. Yusuf KALKO Facebook Sayfası
(430)

29/04/2026

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.
‘’Sağlık Bakanlığı Yönetmeliği gereğince paylaşımlarımız yoruma kapatılmıştır.’’

29/04/2026

🔴Uykusuzluğun Kalbe Yaptıkları !

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

‘’Sağlık Bakanlığı Yönetmeliği gereğince paylaşımlarımız yoruma kapatılmıştır.’’

RİTİM SORUNU YAŞAYANLARDA ANİDEN GELEN AYAK AĞRISININ SEBEBİ PIHTI ATMASI OLABİLİR...🔺️Birden gelen şiddetli ayak ağrısı...
28/04/2026

RİTİM SORUNU YAŞAYANLARDA ANİDEN GELEN AYAK AĞRISININ SEBEBİ PIHTI ATMASI OLABİLİR...
🔺️Birden gelen şiddetli ayak ağrısı,
🔺️Ayağın birden soğuması ve buz gibi olması,
🔺️Birden meydana gelen hareket kaybı,
Tüm bu sıraladıklarım karşısında ritim sorunu yaşayanların uyanık olması gerekir.
Böyle bir durumda öncelikle vakit kaybetmeden acil servise gidin ve şikayetlerinizi sıralarken ritim sorunu yaşadığınızı da mutlaka belirtin. Çünkü ayaklarda meydana gelen bu belirtiler romatizma ya da kireçlenme ile karıştırılarak tanı atlanabilir. Oysa bu ağrıların sebebi yüksek ihtimalle pıhtı atması sonucudur. Böyle bir durumda ilk 6-8 saat çok önemlidir.
Bu çok basit ayrıntı ayağınızı ya da bacağınızı kaybetmenizi önleyecektir. Bu ayrıntı sizin için de önemliyse lütfen paylaşın.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

‘’Sağlık Bakanlığı Yönetmeliği gereğince paylaşımlarımız yoruma kapatılmıştır.’’

27/04/2026

SESSİZLİĞİN VİCDANI

Bir gün kapım çaldı…

Karşımda 83 yaşında bir beyefendi. Yorgun… ama gözlerinde bir telaş, bir çaresizlik.

“Hocam…” dedi,
“103 yaşında annem var… onu kurtarın.”

Bir an durdum.

Yanlış duymuş olabilirim diye düşündüm.
Ama hayır…
83 yaşındaki bir evlat, 103 yaşındaki annesi için yardım istiyordu.

İşte o an…
Tıp kitaplarında yazmayan bir şeyle karşılaştım:
Saf sevgi. Saf evlatlık. Saf vicdan.

Annesini getirdiler…

Adı Yaşa…

Masmavi gözleri vardı.
Kafkasların o asil, o derin bakışları…

Beden yorgundu…
Sağ tarafı felçliydi…
Konuşamıyordu…

Ama o gözler…

O gözler her şeyi anlatıyordu.
Acıyı…
Yorgunluğu…
Ve hâlâ yaşama tutunma isteğini…

Ayağında kangren vardı.
Herkes geri durmuştu.
“Bu yaşta olmaz…” demişlerdi.
“Riskli…” demişlerdi.
“Değmez…” demişlerdi.

Ama ben başka bir şey gördüm…

Ben orada bir “103 yaşında hasta” görmedim.

Ben orada…
Bir annenin acısını gördüm.
Bir evladın çaresizliğini gördüm.
Ve en önemlisi…

Kendimi gördüm.

Dedim ki:

“Eğer kabul ederseniz…
Ben bu ameliyatı yaparım.
Ama lokal anesteziyle…
Sizinle birlikte, göz göze…”

Onlar bana güvendi…

Ben de o güvenin altına imzamı değil…
yüreğimi koydum.

Ameliyatı yaptık.

O ızdırabı dindirdik.

Ve sonra…

O masmavi gözler…

Bana baktı.

Konuşamıyordu…
Ama o bakış…

Bir teşekkürden fazlasıydı.
Bir duadan fazlasıydı.
Bir hayatın sessiz alkışıydı.

Biz artık doktor-hasta değildik.

Biz bir aile olmuştuk.

Yıllar geçti…

Yaşa Ana…
105 yaşına kadar yaşadı.

Ve sonra…

Başka sebeplerle bu dünyadan ayrıldı.

Ama arkasında bir soru bıraktı:

“Böyle bir hasta kaderine terk edilmeli miydi?”

Yoksa…

Bir an durup…

Kendimizi onun yerine koyup…

O acıyı hissedip…

O riski almak mı gerekirdi?

Benim cevabım hep aynı oldu:

“Ben o taşın altına elimi koyarım…”
Ama…

Siz de koyarsanız.

Evet…

Beni eleştirenler oldu.

27/04/2026

🔴KALP VE BAĞIRSAK İLİŞKİSİ
Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.
‘’Sağlık Bakanlığı Yönetmeliği gereğince paylaşımlarımız yoruma kapatılmıştır.’’

**BİR TELEFONLA BAŞLAYAN KARDEŞLİK…BİR ÖMRE SIĞAN MİNNET**İnsan hayatında bazı anlar vardır…Bir telefon çalar…Ve o an, a...
26/04/2026

**BİR TELEFONLA BAŞLAYAN KARDEŞLİK…

BİR ÖMRE SIĞAN MİNNET**
İnsan hayatında bazı anlar vardır…
Bir telefon çalar…
Ve o an, artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz.
Benim için o an…
2009 yılbaşı gecesiydi.

Azerbaycan’dan bir ses:
“Bir insan ölmek üzere…
Aort damarı patladı…
Bu gece ameliyat olmazsa sabahı göremez.”

O gece herkes yeni yıla girerken…
Ben, bir canla bir kaderin kesiştiği yola çıktım.

BİLİNMEZE GİDEN YOL
Gece 01:00…
Özel uçak hazırdı.
İçimde korku vardı…
Endişe vardı…
Ama daha güçlü bir şey vardı:
“Bir insan yaşıyorsa, umut da yaşar.”

ÖLÜMLE BURUN BURUNA
Hastayı gördüğümde…
Karın kan dolu…
Aort üç yerden patlamış…
Böbrek üstü, altı… kasık damarları…
Diz damarlarında pıhtı…
Tıbben karşılığı şuydu:
“Bu hasta ya ameliyatta ölür… ya ameliyata girmezse zaten ölür.”
Ailesine her şeyi anlattım.
Hiçbir şeyi saklamadım.
Onlar bana baktı…
Ve sadece şunu söylediler:

“Önce Allah… sonra sana emanet.”

3 SAATLİK MUCİZE
O an…
Sadece bir ameliyat yapmadım.
Zamana karşı savaştım.
Ölümle pazarlık yaptım.
3 saat…
Aort değişti…
Böbrek damarı düzeltildi…
Kasık damarları onarıldı…
Dizlerdeki pıhtılar temizlendi…
Ve hasta…
Yaşadı.

AMA HİKÂYE ORADA BİTMEDİ…
Aylar sonra…
Türkiye’den bir profesör aradı:
“Ne yaptın sen?
Tüm ülke seni konuşuyor…
‘Esrarengiz Türk, Aksaçlı’yı kurtardı’ diyorlar.”
Ama ben şunu biliyordum:
Bu sadece bir ameliyat değildi.
Bu Allah’ın bir lütfuydu.

BİR HASTA DEĞİL… BİR AİLE OLDUK
Sonra o “hasta”…
Hayatımın en kıymetli insanlarından biri oldu.
Ağababa Hüseynov…

Bir dost…
Bir baba…
Bir aksaçlı bilge…
Oğlumun düğününe geldi…
Kliniğimin açılışında yanımdaydı…
Annemin vefatında omzumdaydı…
Çocuklarımın dedesi oldu…
Biz sadece bir hayat kurtarmadık…
Bir ömürlük bağ kurduk.

VE 10 YIL SONRA…
O güzel insan…
Hakk’ın rahmetine kavuştu.
Ama biz onu kaybetmedik…
Kalbimize emanet ettik.
Kendi öz yakınımızı kaybetmiş gibi ağladık.

🇹🇷🤝🇦🇿 **TEK MİLLET, İKİ DEVLET DEĞİL…

TEK YÜREK!
O gece anladım ki…
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağ
sadece siyaset değil…

Bir ameliyat masasında atılan dikiş…
Bir annenin duası…
Bir çocuğun sarılışıdır.

MİNNET
Sevgili Ağababa Huseynov…
Sen sadece bir hasta değildin…
Sen benim hayatımın dönüm noktasıydın.
Bana şunu öğrettin:
Bazen en büyük başarı…
Hayat kurtarmak değil…
Kalp kazanmaktır.

“O gece ben Azerbaycan’a bir hastayı kurtarmaya gittim…
Ama aslında Allah bana bir baba, bir dost ve bir ömürlük kardeşlik verdi.”

Vesselam

HEDİYELEŞMEK SÜNNETTİR...Uzun zamandır alışverişe gitmiyorduk ailecek. Geçen çocuklara hediye almak geldi içimden. Hediy...
25/04/2026

HEDİYELEŞMEK SÜNNETTİR...
Uzun zamandır alışverişe gitmiyorduk ailecek. Geçen çocuklara hediye almak geldi içimden. Hediyeleşmek sünnettir dinimizde. Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hediyeleşmenin insanlar arasındaki sevgi¸ dostluk¸ muhabbet bağlarını geliştirdiğini; kıskançlık¸ bencillik¸ cimrilik gibi kötü huyları giderdiğini ve rızkın genişlemesine vesile olduğunu bildirmiş. Hediyeleşmeyi teşvik etmiş¸ verilen hediyenin haklı bir sebep yoksa kabul edilmesini istemiştir.
Dünyanın her yerinde vardır hediye geleneği. Hatta global pazarlama teknikleri ile hediyeleşmeye teşvik etmek için çeşitli günler bile türetmişler. Sevgililer günü, anneler günü, babalar günü v.s. gibi. Ama hediyeleşmenin en güzel ve anlamlı manası dinimizde var yine. Sevgi, dostluk, muhabbet bağlarını geliştirmeyi amaç edinen. Ne mutlu bize.
Ben de çocuklar da fırsat buldukça bunu yapmaya çalışıyoruz. Hediye dediğimiz şey illa öyle pahalı, gösterişli ya da dünya markası bir ürün olmak zorunda değil. Küçücük şeyler bile çok büyük değere sahip olabiliyor gönülden verildiğinde.
Biz de indirimleri de fırsat bilip bir outlet merkezine gittik. Hocam koskoca profesörsünüz ne işiniz var outler merkezlerinde demeyin. Devir tasarruf devri. Ayrıca tasarruflu davranarak çocuklara da örnek olmak zorundayız. Ben de bu yüzden bu tarz merkezleri seçmeye özen gösteriyorum alışveriş için. İstediğiniz markayı aynı kalitede daha uyguna bulabiliyorsunuz. Çocuklar da özellikle büyük kızım ve oğlum bu duruma alıştılar. Şimdiden alışveriş konusunda tasarruflu davranmayı öğrendiler, bu da beni mutlu ediyor.
Mutlu olduğum asıl diğer mesele küçük kızım Duru’mun halleri. Alışverişe gittiğimiz o gün çok güzel pijamalar gördük. Bütün aileye pijama aldık. Bunu gören Duru yanıma geldi ve, “Babacığım Şevval’le Helin’e de almayacak mıyız?” dedi. Hadi onlara da alalım kızım dedim. Sonra durdu,” Halamla enişteme almayacak mıyız?” dedi. Hadi onlara da alalım derken bir sürü pijama aldık. Çok hoşuma gitti bu davranışı. Küçücük çocuk kendisine bir şey alındığı zaman kuzenlerine de alınsın istiyor. Ne kadar güzel ne kadar masumane bir duygu. Kıskançlık yok, bencillik yok. Benim var onun olmasın mantığı yok. Halbuki günümüzde o kadar çok rastlıyoruz ki ‘Bende varsa onda olmasın’ mantığına. Küçücük çucuğun yaklaşımı herkese bir ders niteliğinde aslında.
Biz de küçükken rahmetli annem bize bir şey aldığı zaman yeğenlerine de alırdı. Ya da rahmetli Kasım dayım işi gereği hep il dışına giderdi. Ne zaman gitse ve yolda bir şey alsa bize de alırdı. Babam da öyleydi. Ramazan aylarında Atatürk Orman Çiftliğinden yoğurt getirirdi eve bir kısmını da dedemlere verirdik.
Biz bunları artık unuttuk. Ama küçük çoçuklar o küçücük yürekleri ile bize önderlik edebiliyorlar böyle konularda. Mesela ben ne zaman Duru’ya bir hediye alsam “baba ya Sare’ye?” diyor. “Sare bende görürse üzülür” diyor.
Aynı şey büyük kızım Delfin’de de vardır. Bir şey alındığı zaman “ Baba kuzenlerime de alalım” der. Sanberk de öyle. Geçen Delfin bir okula giysi yardımı yapılması gerektiğini söyledi. Yapalım dedim. Eşimin kardeşinin eşi öğretmen Balıkesir’de. İhtiyacı olan öğrenciler varmış. Oraya para gönderdi çocuklar.
Bu şu anlama geliyor. Çocuklara bir şey aşılarız ama uygulamada zorlayamayız. Sadece doğru yolu gösteririz. Ama onlar abartısız hiç şımarmadan paylaşmayı biliyorlar. Hediyeleşmeyi biliyorlar. Markaya merakları yok ya da giyseler bile outletten alıyorlar.
Ben evde çocuklarımda rahat rahat yemek yerken başka yerde çoçukların neler çektiğini onlara anlatıyorum. Bakın bu sofrayı buldunuz ama bizim bunu bulamadığımız günler vardı. Sadece zeytinle, peynirle, salçayla, makarna ile karnımızı doyurduğumuz çok gün oldu diyorum.
Azeriler hediyeleşme konusunda çok duyarlılar. Azerbaycanlı dostlarım ne zaman Türkiye’ye gelseler mutlaka hediye ile gelirler. Son gidişimde ben de onlara götürdüm. O kadar mutlu olmuşlar ki. Yılbaşı gecesi beni aradılar. Baktığınızda çok pahalı şeyler değil ama düşünmem ve onu hatırlamam çok hoşlarına gitmiş. İşte o sevgi, dostluk, muhabbet bağları küçücük paketlerle daha da değerleniyor. Dedim ya paketin içinde ne olduğunun önemi yok önemli olan gönülden verilmiş olması. Karşı tarafa hatırlandığının, değer verildiğinin, sevildiğinin hissettirilmesi.
Yarım elma gönül alma derler. Bir gönül almaktan daha değerli ne alabilirsin bu hayatta?
Kalın sağlıcakla...

24/04/2026

Şeker Hastaları Yapmazsa Sonu Uzuv Kaybı!
Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.
‘’Sağlık Bakanlığı Yönetmeliği gereğince paylaşımlarımız yoruma kapatılmıştır.’’

24/04/2026

HAYIRLI CUMALAR!
HAVE A NICE FRIDAY!

23/04/2026

İnme Kader Değildir
Özellikle ülkemizde her yıl 150 bin kişi inme geçirmekte. Gerçekten bu bir kader değil. Bunu lokal anestezi ile inme cerrahisi yöntemi ile çözebiliyoruz. Nasıl yapıyoruz? Boynunuzdan giriyoruz önce lokal anestezi ile konuşa konuşa Şah damarınızın içini temizliyoruz. Sonra bir aletimiz ile pıhtıları alıyoruz. Ve sonra boyundan bir anjiyo yapıp balonlar yaparak gerekiyorsa beyin içine stentler takarak o şah damarının ve devamını açıyoruz. Bu insanları yatalak olmaktan kurtarıyoruz. Ülkemizde yaşam bekleyen süresi 78-80'ler konuşuluyor. İnme yaşlılık hastalığı gibi görülse'de genç yaşta'da da görülüyor. Ve yine söylüyorum, İnme kader değil.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

‘’Sağlık Bakanlığı Yönetmeliği gereğince paylaşımlarımız yoruma kapatılmıştır.’’

"Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz." -M...
23/04/2026

"Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz."
-Mustafa Kemal Atatürk

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI KUTLU OLSUN

Address

Brand İstanbul Park Büyükşehir Mahallesi Beylikdüzü Caddesi B Blok Kat : 7 D:53 Beylikdüzü/İstanbul, , WhatsApp +905523244543
Beylikdüzü
34520

Opening Hours

Monday 08:00 - 18:00
Tuesday 08:00 - 18:00
Wednesday 08:00 - 18:00
Thursday 08:00 - 18:00
Friday 08:00 - 18:00
Saturday 08:00 - 18:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Prof. Dr. Yusuf KALKO posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Prof. Dr. Yusuf KALKO:

Share

Category