22/11/2025
“İYİLERİN DUASI SANA OLSUN” DERDİ ANNEM…
"Duasız üşürmüş yürekler bil!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin…
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan, sana ummadık kapılar açan…
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan!"
Mevlana
İnsanın en büyük sığınma kaynağı, yaşama tutunma gücüdür dualar. Hangi dinden, hangi mezhepten olduğunun önemi yok. Her çaresizlikte, her bekleyişte, her yol arayışında yürekler duada birleşiyor.
Benim hayatımda da duanın yeri çok büyük. Rahmetli anacığım “Oğlum iyilerin duası sana olsun” derdi hep. Duaları kabul oldu anacığımın. O kadar çok dua edenim var ki, Allah hepsinden razı olsun.
Yaptığım her ameliyatın ardından… Hastaya yaptığım her muayenenin ardından… Sayfamda paylaştığım her bilginin ardından… Anılarımı kaleme döktüğüm her yazımın ardından… Sayısız dua alıyorum. Bilemezsiniz ne kadar büyük bir mükafattır bu. Ahmet amcanın, Ayşe teyzenin, Mehmet kardeşimin, Fatma kardeşimin “Hocam Allah ayağına taş değdirmesin” duası.
Annem ve babam yoğun bakımdayken bile hep dua ederlerdi. Belki de beni bu hayatta yalnız bırakmanın telaşı içindelerdi, bilinmez. Hamdolsun ana baba duası almak bana nasip oldu. Özellikle annemin ölümünden sonra manevi duygularım çok yoğunlaştı. Ailemle Umreye gittiğimi anlatmıştım. Önce Medine’ye gittik. Peygamber Efendimiz SAV’in Mescidi Nebevi’si, kabirler, türbeler çok etkileyiciydi. Orada ibadetlerimizi yaptık dualar ettik ailecek. Mekke’ye geldiğimizde hoca,” Sakın başınızı hemen Kabe’ye dönmeyin dönünce de mutlaka bir şey isteyin” dedi. Gidenler, görenler bunu bilir. Kabe’yi ilk gördüğüm anı hiç unutmuyorum. O tarifsiz duyguyu anlatmak imkansız. O an çok enteresan bir şey oldu. Daha önce hiç etmediğim bir dua geldi kalbime. Ölmüşlerime, çoluğuma çocuğuma, sevdiklerime, hastalarıma dua etmeye başladım. Ağlaya ağlaya iki rekat namaz kıldım hemen. Daha önce hiç etmediğim bu duayı ezberlerim anında. Üzerinden beş yıl geçti ve bu duayı kıldığım her namazımdan sonra ediyorum.
Bazen umutsuzluğa düşüp ‘Olmuyor, kabul olmuyor dualarım’ diye yakaranlar oluyordur. Ancak şunu unutmamak lazım… Olanda bir hayır varsa olmayanda bin hayır vardır. Biz bilemeyiz ki. Bizim görevimiz yılmadan, usanmadan dua etmek. Dua ederken de gerçekleşmesini istediğimiz şey için çabalamak, çalışmak, emek harcamak. Elli beş yıllık hayatımda geriye dönüp baktığım zaman çok isteyip de dua ettiğim ve elde edemediğim pek bir şey olmadı. Hatta öyle etkileyici hayat kesitleri oldu ki, hayatımda duanın gücünü bana kat be kat gösterdi.
Rahmetli Kasım dayımın akciğer kanseri olup doktorların ne kadar umutsuz konuştuğundan bahsetmiştim. Bir hekim olarak söylüyorum ki, o adamı hayatta tutan başka bir şeydi. Bu mucize duanın gücüydü bana göre. Anne babama da çok dua ettik ama olmadı. O zaman da takdiri ilahi demeyi bilmek lazım. Allah’ın bir bildiği var işte…
Bir başka duam da doktor olmak içindi. En büyük hayalimdi. Annemin de en büyük hayaliydi. Çok dua ettik birlikte. İlk sınavda daha önce size anlattığım aksiliklerden dolayı mühendisliği kazanabildim. Ama yılmadım. Daha çok çalıştım. Hem de gece gündüz. İşim çok zordu. İkinci bir sınavda puanlarım otomatik olarak düşecekti hatta hocalarım bile yaptığımın delilik olduğunu söylediler ama yılmadım. İkinci sene Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandım çok şükür.
Bir diğer duam da kalp damar cerrahı olmak içindi. Doktor olmuşsun, kalp damar cerrahı ya da başka bir branş önemi var mı diyeceksiniz? Hem de çok var. Ailemde de vardı kalp damar hastaları ve gerçekten bu insanlar çok zor durumda kalıyor. Özellikle benim üzerinde uzmanlaştığım damar cerrahisinde o kadar zor durumda olan insanlar var ki. Şah damarı tıkanıyor, felç oluyor ve hasta kaderine terk ediliyor. Bacak damarı tıkanıyor kangren oluyor, boşu boşuna bacağı kesiliyor. Yaşlı hastalar özellikle… Onlara hiç kıyamıyorum. Şeker, tansiyon, akciğer hastalıkları ve daha birçoğu almış başını gitmiş. Bu insanların bir de damarları tıkanıyor. Felç oluyor kimse dokunamıyor çünkü ameliyat olmaz deniliyor. Kangren oluyor kimse dokunamıyor çünkü ameliyat olmaz deniliyor. Onlara yardım edebilmek için dua ettim. Teknikler geliştirdim. Ameliyatlarda dua ettim. Dönmeleri için yalvardım Allah’a. Geliştirdiğim teknikle şimdi binin üstünde şah damarı felçli hasta yaşama yeniden tutundu mesela. Bacağı kesmemek için uğraşıyorum, durumu çok kötüyse hastanın bacağını kezsem bile hayatını kurtarmaya uğraşıyorum. Bunlar sadece insan gücü ve doktor tecrübesi ile olacak şeyler değil. Burada ilahi bir güç var işte, burada duaların kabul bulmuş hali var. Normal şartlarda belki bu teknikleri geliştirmem ve hayata geçirmem imkansızdı. Çünkü akademik hayatımda çok mücadele ettim çok fazla engellemeyle karşılaştım. Ama çok şükür hayalimdekini gerçekleştirmeyi başardım, çok şükür hayatlara dokunmaya devam ediyorum.
Peygamber efendimiz SAV de “Dua ederken çok isteyin çünkü vereceği hiçbir şey Allah’a zor gelmez” diyor.
Biz elimizden geleni yapalım, çalışalım, çabalayalım, uğraşalım ve bunun sonucunda dua edelim. Oluyorsa şükredelim ama olmuyorsa da şükredelim. Dua ederken bir de şunu unutmayalım. Dua almak için uğraşalım. İhtiyacı olana yardım edelim, yetimi mutlu edelim, biçareye çare olmaya çalışalım. İmkanımız yettiğince tabi. Sadece maddi şeyler değil mutlu etmenin karşılığı. Bazen bir gülümseme, bir yetimin başını okşamak bile insanın hayatına ne mucizeler getirebilir, kim bilir?
Kalın sağlıcakla...