Klinik Psikolog İpek Keskin

Klinik Psikolog İpek Keskin Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Klinik Psikolog İpek Keskin, Mental Health Service, Beytepe.

Geçenlerde okuduğum bir yazı, “disiplinsizlik” veya “erteleme” olarak adlandırdığımız birçok durumun aslında bir kapasit...
05/05/2026

Geçenlerde okuduğum bir yazı, “disiplinsizlik” veya “erteleme” olarak adlandırdığımız birçok durumun aslında bir kapasite ya da irade sorunu olmadığını; temelinde bir niyet ve anlam meselesi yattığını çok güzel anlatıyordu.

Zihnimiz, arkasındaki niyeti tam olarak kavramadığı veya duygusal bir anlam yüklemediği hedefler için harekete geçmekte zorlanıyor.

Yazıdan zihnimde kalan temel çıkarımlar şunlar:
-İrade Eksikliği mi, Niyet Boşluğu mu? Yürütücü işlevler yalnızca mekanik bilişsel işlemlerden ibaret değildir; gücünü içsel bir niyetten alan ve bu niyetle koordine olan süreçlerdir.

-Duygusal Değer Yoksa, Eylem de Yok: Bir hedef kişi için derin bir kişisel anlam veya “belirginlik” taşımıyorsa, motivasyon sistemleri tetiklenmez ve zihin o görevi yerine getirmeyi reddedebilir.

- Gizli Önceliklerimiz: “Yapamıyorum” dediğimiz o kilitlenme anlarında, zihnimiz aslında bizim bile henüz bilincinde olmadığımız başka bir amaca veya niyete gizlice hizmet ediyor olabilir.

-Anlamın Dönüştürücü Gücü: Bir eylemin arkasındaki niyet ve önem net bir şekilde tanımlandığında, gözümüzde büyüyen görevler çok daha ulaşılabilir ve yapılabilir hale gelir.

Özetle; kendimize veya bir başkasına sadece “ne yapılması gerektiğini” söylemek yeterli olmuyor. Asıl sormamız gereken: “Bu senin için neden önemli?”

Bir eylem duygusal bir anlam kazandığında, o zorlu basamakları tırmanmak ağır bir yük olmaktan çıkar ve içsel bir keşif yolculuğuna dönüşür. 🕯️

Sevgiyle,
İpek🌱
—————————————————————————————-

Sacks-Zimmerman, A. (2026, January 14). Executive functions: The quirks behind control. Psychology Today.

Bir yere, bir duyguya ya da bir insana tam anlamıyla yerleşememe hali...Hep gitmeye hazır, bavulu hep kapı ağzında yaşam...
01/05/2026

Bir yere, bir duyguya ya da bir insana tam anlamıyla yerleşememe hali...
Hep gitmeye hazır, bavulu hep kapı ağzında yaşamak.

Kendimizi özgür hissettiğimizi sanırız böyle anlarda. Hiçbir yere kök salmamanın, hiçbir şeye tam olarak bağlanmamanın verdiği rahatlığa sığınırız.

Oysa kök salamamak; “ait olursam ve kaybedersem bir daha toparlanamam” korkusunun bedene bürünmüş halidir.

Bir saksının içinde, toprağa hiç değmeden büyümeye çalışmak gibi…

Güvendesindir. Fırtına seni kolay kolay yıkamaz belki ama asla tam anlamıyla serpilip çiçek de açamazsın.

Çünkü kırılganlığını masaya koymadığın, bütün eksiklerinle görünür olmaya izin vermediğin hiçbir yer seni gerçekten beslemez.

İncinmemek için aramıza koyduğumuz o görünmez mesafeler, bizi hayal kırıklıklarından korur belki; ama yaşamın sıcak, gerçek ve dönüştürücü özünden de mahrum bırakır.

Kök salmak, tehlikesiz bir liman bulmak demek değildir...
“Buradayım, yara alma ihtimalimi biliyorum ama yine de bu toprağı seçiyorum” diyebilme halidir.

Sevgiyle,
İpek 🌱

“Bağ kurduk ve bitti” değil, “Bağ Kurarken”... 🪢Fark ettik ki; insanın kendine ve ötekine uzanan köprüleri konuşmaya sad...
24/04/2026

“Bağ kurduk ve bitti” değil, “Bağ Kurarken”... 🪢

Fark ettik ki; insanın kendine ve ötekine uzanan köprüleri konuşmaya sadece dört duvar arasında değil; mutfakta kahve içerken, yürüyüş yaparken ya da trafikteyken, yani hayatın her anında ihtiyacı var.

Bu yüzden iki klinik psikolog olarak bir yola çıktık. Akademik bilgiyi, klinik tecrübeyi ve en önemlisi yalın “insan olma” halimizi yanımıza aldık. Seans odasının derinliğini günlük hayatın diliyle harmanlayıp anlatmaya geliyoruz. 🎙️

Dün, heyecanla ilk bölümümüzün kaydını tamamladık. Çok yakında kulaklarınızda, zihninizde ve kalbinizde yer açmaya hazırız.

Bize bu yolculukta eşlik etmek isterseniz, bizi takipte kalın!☺️🌸

Bugün story’de size “Telaşlı günlerde sizi ne yatıştırır?” diye sormuştum. Gelen cevaplar o kadar kıymetli, o kadar insa...
22/04/2026

Bugün story’de size “Telaşlı günlerde sizi ne yatıştırır?” diye sormuştum. Gelen cevaplar o kadar kıymetli, o kadar insani ki...

Madem size sordum, o zaman sırayı kendime alıp kendi kaynağımı paylaşmak istiyorum.

Seans odamın bir köşesi benim için sadece bir dekorasyon alanı değil; ruhumu besleyen ve kaynakların da ev sahibi.

Sanat sadece bir hobi değil benim için; zihnimin ve ruhumun en önemli kaynaklarından biri. Hatta sanat yolculuğumda, bizzat Burhan Doğançay’ın kendisinden bir ödül alma onuruna eriştiğimi biliyor muydunuz? 🙈

Bizi biz yapan anılarımız, tutkularımız ve ruhumuzu zenginleştiren her deneyim birer kaynaktır. Tıpkı benim için sanatın o iyileştirici gücü gibi.

Bazen en güçlü kaynaklarımız, yıllar içinde hayat telaşına dalıp unuttuğumuz o eski tutkularda saklıdır. Kendi kaynaklarınızı bulamayanlar, kafası karışanlar aynayı kendinize çevirin ve şu soruyu sorun:

Geçmişte, belki çocukluğunuzda ya da gençliğinizde, yaparken zamanın nasıl aktığını tamamen unuttuğunuz, size en çok “kendiniz gibi” hissettiren o şey neydi?

Benimle paylaşmanızı çok isterim. 🧡

Sevgiyle,
İpek 🌱

Reklam değil ama 🤷🏻‍♀️

22/04/2026

Başkalarının zihnindeki yerimizi korumak için, kendi içimizdeki o en gerçek evi yakıyoruz bazen.

Kabul görme arzusu o kadar baskın ki; başkaları bizi sevsin diye, biz kendimizi sevmeyi çoktan bırakıyoruz…

Oysa sevgi, bir maskeye değil; tüm kırılganlığınla, hatanla ve “hayır”ınla sana yöneldiğinde iyileştiricidir.

Başkasına “evet” derken, kendine kaç kez “hayır” dediğini hiç saydın mı?

Eğer sevildiğin yer, senin sınırlarının bittiği yerse; orada sevilen kişi gerçekten sen misin?

Bugün o maskeyi bir anlığına masaya bıraksan;
Seni sadece “uyumlu” olduğun için değil, sadece “sen” olduğun için kapsayacak olanlara yer açılır mıydı?

Sevgiyle,
İpek 🌱

Değişimin bir son kullanma tarihi yoktur. 👇🏻Genelde “ben böyleyim”, “karakterim bu”, “bu yaştan sonra değişmez” diyerek ...
19/04/2026

Değişimin bir son kullanma tarihi yoktur. 👇🏻

Genelde “ben böyleyim”, “karakterim bu”, “bu yaştan sonra değişmez” diyerek kendimizi bir kalıba hapsederiz.

Oysa beyin, son nefesimize kadar dönüşmeye, yeni bağlar kurmaya ve gelişmeye programlı muazzam bir yapı.

Yaşadığımız zorluklar, sadece canımızı yakmak için orada değiller. Onlar aynı zamanda yaratıcılığımızla şekillenmeyi bekleyen ham maddeler.

Eğer istersek, o acılardan istediğimiz yere götürecek araçlar yapabiliriz. Zihnimiz esnek, ruhumuz özgür. Yeter ki o lastiği koparmadan, şefkatle esnetmeyi öğrenelim.

Sevgiyle,
İpek 🌱

Sayfama yeni katılanlar, bir süredir benimle burada yürüyenler ve sessizce bakıp çıkanlar... Hepiniz bu güvenli alana ho...
13/04/2026

Sayfama yeni katılanlar, bir süredir benimle burada yürüyenler ve sessizce bakıp çıkanlar... Hepiniz bu güvenli alana hoş geldiniz. Gelin, bugün hem bilgilerimizi tazeleyelim hem de yeniden tanışalım. 👇🏻

Merhaba, ben Klinik Psikolog İpek Keskin.

Terapi odasında, zihninizin size koyduğu görünmez sınırları fark etmeniz, yorgunluklarınızı anlamlandırmanız ve kendi gücünüzü yeniden keşfetmeniz için size şefkatle eşlik ediyorum. Bu iyileşme yolculuğunda adımlarımızı güvenli kılan temel pusulam ise mesleki donanımım:

🎓 Lisans: Altınbaş Üniversitesi - Psikoloji (%100 İngilizce)
🎓 Yüksek Lisans: Altınbaş Üniversitesi - Klinik Psikoloji
📜 Uzmanlık Eğitimleri: CBTiSTANBUL - Beck Yönelimli Kognitif Terapi ve Klinik Beceri Geliştirme Programı
Beck Institute

Tüm bu akademik sürecin ışığında; teorik bilginin insan ruhuna şefkatle dokunması gerektiğine inanıyorum. Bu yüzden seans odasında sadece “teşhisleri” değil, hikayenin bütününü merkeze alarak ağırlıklı olarak şu alanlarda birlikte yol yürüyoruz:

🌿 Kaygı (Anksiyete)
🌿 Depresyon ve Bipolar Bozukluklar
🌿 OKB
🌿 Bağımlılık ve İlişkili Bozukluklar
🌿 Kişilik Bozuklukları

Sizi bugün bu sayfaya getiren, omzunuzdaki görünmez yük nedir? Yorumlarda tanışalım, belki o yükü yavaşça yere bırakmanın vakti gelmiştir. 🌿

Sevgiyle,
İpek 🌱

Güzel bir haber aldığında bile içini kemiren o tanıdık hissi biliyor musun? “Çok sevinmeyeyim, kesin bir pürüz çıkacak.....
09/04/2026

Güzel bir haber aldığında bile içini kemiren o tanıdık hissi biliyor musun? “Çok sevinmeyeyim, kesin bir pürüz çıkacak...” 👇

Psikolojide buna “Dampening” (Söndürme) diyoruz. Zihnimiz, hissettiğimiz o yüksek coşkuyu ve mutluluğu, olası bir hayal kırıklığına karşı bizi korumak adına otomatik olarak küçültür. Kendimize tuttuğumuz o berrak aynada gördüğümüz şey aslında bize zarar vermek isteyen bir sabotajcı değil, bizi geçmişteki yaralarımızdan korumaya çalışan yorgun bir savunma mekanizmasıdır. 

Kaydırmalı görsellerde bu durumun nedenlerini anlattım. ✨

📌 Bu savunma mekanizmasının farkında kalmak ve zihninin oyunlarına yenilmemek için bu gönderiyi sağ alt köşeden Kaydet.

💌 Mutluluğunu sürekli sabote eden, bu şefkatli farkındalığa ihtiyacı olan o arkadaşına Gönder.

Peki senin zihninin mutluluğu söndürme cümlesi ne? Yorumlarda buluşalım. ☕️

Sevgiyle,
İpek 🌱

Güzel bir haber aldın. Bir anlık mutluluk hissettin. Ama hemen ardından:“Bu çok uzun sürmez.”“Kesin kötü bir şey olacak....
05/04/2026

Güzel bir haber aldın. Bir anlık mutluluk hissettin. Ama hemen ardından:

“Bu çok uzun sürmez.”
“Kesin kötü bir şey olacak.”
“Ben bunu hak etmiyorum.”

Psikolojide buna “dampening” (söndürme) diyoruz. İyi bir duygu yaşadığımızda, zihnimizin otomatik olarak bu duyguyu küçültmesi veya süresini kısaltmasıdır.

Zihin bunu aslında bizi korumak için yapar. “Çok sevinme ki, işler kötü giderse canın çok yanmasın” der.

Araştırmalar en çok şu iki düşüncenin bizi yorduğunu söylüyor:
1. “Bu mutluluk kalıcı değil.”
2. “Şansım yakında tersine dönecek.”

Burada önemli bir şeye dikkat çekmek istiyorum….

Mutluluğun geçici olduğunu bilmekle, onu “hemen bitmeli” diye zorlamak arasındaki farkı anlamaya ihtiyaç var. 🤔

Siz ne düşünüyorsunuz?

Sevgiyle,
İpek 🌱

02/04/2026

Birinin kışına kendi güneşli yazımızdan bakınca, onu sadece yargılıyoruz…

“Neden böyle hissediyorsun?” diyoruz, “Bak ben olsam...” diye başlayan cümleler kuruyoruz. ❄️☀️

Oysa gerçek empati; kendi mevsimimizden çıkıp, bir başkasının rüzgarında onunla beraber ıslanmayı göze almaktır. Baharın gelmesi için o kışın yaşanması gerektiğini, o durgunluğun bir ihtiyaç olduğunu kabul etmektir.

Sizin için birinin “iklimine misafir olmak” mı daha zor, yoksa kendi “yazını” bir kenara bırakmak mı?

Sevgiyle,
İpek 🌱

Bu ayın nasıl geçtiğini, zamanın nasıl bu kadar hızlı aktığını hiç anlamadım.Şimdi, kalbimi kıpır kıpır eden bir heyecan...
29/03/2026

Bu ayın nasıl geçtiğini, zamanın nasıl bu kadar hızlı aktığını hiç anlamadım.

Şimdi, kalbimi kıpır kıpır eden bir heyecan eklendi. Sizinle paylaşmak için sabırsızlandığım birkaç güzel haberim var.

Şimdilik bu küçük heyecanıma ortak olmanız bile benim için çok kıymetli. Takipte kalın, çok az kaldı! 🙈

Sevgiyle,
İpek 🌱

Marka göründüğü için ama alakası yok… 🤷🏻‍♀️

Değişemediğimiz için kendimizi suçlamak yerine, bu durağanlığın bizi neyden koruduğuna bakabiliriz. Bazen tanıdık bir hu...
26/03/2026

Değişemediğimiz için kendimizi suçlamak yerine, bu durağanlığın bizi neyden koruduğuna bakabiliriz.

Bazen tanıdık bir huzursuzluk, bilinmez bir iyilikten daha güvenli hissettirir. Hata yapma riskinden veya yeni sorumluluklardan kaçmak için o eski döngüye tutunuyor olabiliriz.

Sevgiyle,
İpek 🌱

Address

Beytepe

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Klinik Psikolog İpek Keskin posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share