05/05/2026
Geçenlerde okuduğum bir yazı, “disiplinsizlik” veya “erteleme” olarak adlandırdığımız birçok durumun aslında bir kapasite ya da irade sorunu olmadığını; temelinde bir niyet ve anlam meselesi yattığını çok güzel anlatıyordu.
Zihnimiz, arkasındaki niyeti tam olarak kavramadığı veya duygusal bir anlam yüklemediği hedefler için harekete geçmekte zorlanıyor.
Yazıdan zihnimde kalan temel çıkarımlar şunlar:
-İrade Eksikliği mi, Niyet Boşluğu mu? Yürütücü işlevler yalnızca mekanik bilişsel işlemlerden ibaret değildir; gücünü içsel bir niyetten alan ve bu niyetle koordine olan süreçlerdir.
-Duygusal Değer Yoksa, Eylem de Yok: Bir hedef kişi için derin bir kişisel anlam veya “belirginlik” taşımıyorsa, motivasyon sistemleri tetiklenmez ve zihin o görevi yerine getirmeyi reddedebilir.
- Gizli Önceliklerimiz: “Yapamıyorum” dediğimiz o kilitlenme anlarında, zihnimiz aslında bizim bile henüz bilincinde olmadığımız başka bir amaca veya niyete gizlice hizmet ediyor olabilir.
-Anlamın Dönüştürücü Gücü: Bir eylemin arkasındaki niyet ve önem net bir şekilde tanımlandığında, gözümüzde büyüyen görevler çok daha ulaşılabilir ve yapılabilir hale gelir.
Özetle; kendimize veya bir başkasına sadece “ne yapılması gerektiğini” söylemek yeterli olmuyor. Asıl sormamız gereken: “Bu senin için neden önemli?”
Bir eylem duygusal bir anlam kazandığında, o zorlu basamakları tırmanmak ağır bir yük olmaktan çıkar ve içsel bir keşif yolculuğuna dönüşür. 🕯️
Sevgiyle,
İpek🌱
—————————————————————————————-
Sacks-Zimmerman, A. (2026, January 14). Executive functions: The quirks behind control. Psychology Today.