Uzm.Dr.Fatma Coşar

Uzm.Dr.Fatma Coşar Dr. Fatma Coşar
Psikiyatrist&Psikoterapist
Evlilik ve Çift Terapisti
Cinsel Terapist

17/02/2026

Doğadaki hiçbir yönelim tesadüfi değildir; hepsi bir uyum ve hayatta kalma çabasıdır. Ayçiçekleri, ışık kaynağı çekildiğinde yüzlerini birbirlerine dönerek, karanlıkta birbirlerinden güç alırlar.
İnsan ilişkilerinde de benzer bir dinamik işler. Dışsal kaynakların tükendiği, “karanlığın” (zorlantıların, kayıpların) çöktüğü anlarda; yüzümüzü çevirebileceğimiz, bizi kapsayan bir “öteki”nin varlığı, ruhsal dayanıklılığın temelidir. Bu, ilişkideki karşılıklı onarım kapasitesidir.
Belki de birine ayçiçeği vermek, sadece bir “sevgi nesnesi” sunmak değildir.
Aynı zamanda sessiz bir söz vermektir:
“Karanlıkta yönümü sana çevireceğim.”
ayçiçeği

16/02/2026

Şehvet ve tutku aynı şey değildir.

Şehvet biyolojik bir dürtüdür. Hızlı yükselir, haz odaklıdır, anlıktır. Bedeni merkeze alır ve çoğu zaman tüketmeye yönelir.

Tutku ise duygusal ve zihinsel yatırım içerir. Sadece çekim değil, bağlanma ve anlam da vardır. Süreklilik potansiyeli taşır, beslenirse derinleşir.

Şehvet ateştir.
Tutku o ateşi sürdürebilen enerjidir.

Sağlıklı bir ilişkide ikisi de vardır ama dengesi belirleyicidir.

Uzm. Dr. Fatma Coşar
Psikiyatrist & Psikoterapist

‼️Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır.

☎️ 0 549 782 16 11
📞4447888
📞 0 252 311 99 99
📍 Memorial Bodrum Hastanesi
Müskebi, Bodrum Cad. No:2/2 Bodrum/Muğla
🌍 https://fatmacosar.com
✉️ mail@fatmacosar.com
▶️ Youtube: uzm.dr.fatmacosar

🌟 Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik kapsamında paylaşımlar yoruma kapatılmıştır. Bizimle DM üzerinden ya da telefon numaramız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

15/02/2026

“Bu bakış açısını seviyorum:
İyi insanların başına kötü şeyler geldiğini düşünmüyorum.
Kötü şeyler herkesin başına gelir.
İnsanı ‘iyi’ yapan şey, yaşadıklarına verdiği tepkidir.
İncindikten sonra bile seçilen nezâket,
Hayal kırıklığına uğradıktan sonra bile sunulan şefkat,
Korumaya devam edilen o incelik..
Dünya onları sertleştirmeye çalışsa bile;
İyi insanlar, hayat onlara kolay davrandığı için iyi değildir.
Onlar iyiler çünkü acının onları değiştirmesine izin vermemeye karar verdiler.
Nazik kalmayı seçtiler.
Onlara nazik kalmamaları için her türlü nedeni veren bu dünyada,
Onları güzel yapan şey de bu.
Onları güzel kılan şey şansları değil, seçimleridir.”

14/02/2026

✨ Aşk, Bir Keşif Değil; Bir “Yeniden Buluş”tur.
Freud, “Nesneyi bulmak, aslında onu yeniden bulmaktır” der.
Videodaki “Seni bambaşka bir hayatta, farklı bedenlerde yine tanırdım” repliği, kulağa ne kadar mistik gelse de psikodinamik açıdan derin bir gerçeğe işaret eder. Yetişkinlikteki aşklarımızda, bilinçdışımız aslında çocukluğun o ilk “tanıdık” nesnelerinin izini sürer. Aşık olduğumuzda hissettiğimiz o “Sanki seni yıllardır tanıyorum” hissi, işte bu kadim hafızanın canlanmasıdır.
Ancak aşkın asıl sınavı, bu ilk yansıtma (projeksiyon) evresi geçtikten sonra başlar.
Gerçek sevgi; Nesne Sürekliliği (Object Constancy) kazanabilmektir. Yani sevilen kişi değişse, zamanla başkalaşsa, hatta bizi hayal kırıklığına uğratsa bile; içimizdeki o bütünlüklü temsili koruyabilme kapasitesidir.
Videodaki gibi “yıldızlar sönene dek” sürebilen bağlar; ötekinin sadece idealize edilmiş suretini değil, tüm karanlık ve aydınlık yanlarını kapsayabilen, bütünleşmiş bir ruhsallığın ürünüdür.
⚡️ Sevginin dönüştürücü gücüne ve sürekliliğine inanan herkesin günü kutlu olsun.



13/02/2026

“Her şey yolunda, rutinimdeyim” derken aniden göğse oturan o tanıdık ağırlık...
Anksiyete (kaygı) söz konusu olduğunda en sık düşülen tuzak, o hissin bir süre yatışmasını “tamamen iyileşme” olarak yorumlamaktır. Bu sessizlik hali, his tekrar kapıyı çaldığında yerini büyük bir yıkıma bırakır: “Demek ki en başa döndüm, hiçbir şey düzelmedi.”
Oysa bu geri dönüş bir başarısızlık ya da başa sarma hali değildir. Zihnin, “mış gibi” yapmanın ve duyguları bastırmanın sınırlarına geldiğini gösteren bir çağrıdır. İçeride hala görülmeyi, anlaşılmayı ve işlenmeyi bekleyen bir meselenin ısrarlı hatırlatmasıdır.
O hissi hızla yok etmeye çalışmak veya o eski “işlevsel” maskeyi aceleyle yeniden takmak yerine, durup duygunun ne anlattığına bakmak gerekir. Gerçek ruhsal dönüşüm, kaygıyı tamamen silmek için savaşmakla değil; geldiğinde onun dilini çözebilme kapasitesiyle başlar.
Kullanılabilecek Etiketler:

13/02/2026

Eşini her şeyden kıskanmak…
İşinden, arkadaşından, annesinden, hatta bazen çocuktan bile. Zihin bunu “sevgi” diye pazarlıyor ama aslında seni tetikte tutan yanlış bir alarm sistemi.

Kıskançlık genelde eşinin yaptıklarıyla değil, senin içindeki kaygıyla büyür.
Yani çözüm karşı tarafı kısıtlamakta değil, kendi düşünce ve davranış düzenini yönetmekte yatar.

Psikiyatride sık söyleriz;
“Eşini kontrol etmeye çalışma. Kendi davranışını düzenle.”
Çünkü kontrol etmeye çalıştığın her şey daha çok kaçar, düzenlemeye çalıştığın her davranış da güçlenir.

Eşin aynı, arkadaşı aynı, işi aynı.
Değişen tek şey, senin verdiğin tepki olabilir ve o tepki değiştiğinde kıskançlığın şiddeti de hızlıca düşer. Beyin “tehlike” uyarısını daha az verir, ilişki rahatlar, sen de nefes alırsın.

Eşini kıskanmaktan yorulduysan, çözüm onun davranışlarında değil, senin davranışını dönüştürmende.

Uzm. Dr. Fatma Coşar
Psikiyatrist & Psikoterapist

‼️Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır.

☎️ 0 549 782 16 11
📞4447888
📞 0 252 311 99 99
📍 Memorial Bodrum Hastanesi
Müskebi, Bodrum Cad. No:2/2 Bodrum/Muğla
🌍 https://fatmacosar.com
✉️ mail@fatmacosar.com
▶️ Youtube: uzm.dr.fatmacosar

🌟 Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik kapsamında paylaşımlar yoruma kapatılmıştır. Bizimle DM üzerinden ya da telefon numaramız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

12/02/2026

“Birine inanmakla, birinin size gösterdiklerine inanmayı öğrenmek arasında ince bir çizgi var.”

02/02/2026

🌿🤍🧠


01/02/2026

Hipokampus, Bağlam ve Zamanın Donması 🧠⏳

Travmatik bir deneyim esnasında beyin “alarm” moduna (amigdala aktivasyonu) geçerken, olaylara zaman ve mekan etiketi yapıştıran Hipokampus baskılanır.
Hipokampusun bu işlevini yitirmesi kritik bir soruna yol açar: Bağlamın (Context) kaybolması.
Olay, “geçmişte, belirli bir yerde yaşandı ve bitti” şeklinde kodlanamaz. Bağlamdan kopan anı, zihinde asılı kalır ve kişi için “sonsuz bir şimdi” (eternal now) başlar. Kişinin yıllar sonra bile tetiklendiğinde aynı fizyolojik tepkileri vermesinin sebebi budur; beyin, tehdidin geçtiğini kaydedememiştir.
Videodaki “Bu da geçecek” mesajı, aslında sağlıklı çalışan bir hipokampusun sesidir. İyileşme süreci (özellikle EMDR gibi yöntemlerle), o donmuş anı ağlarına erişip, hipokampusu tekrar devreye sokarak olayı tarihselleştirmektir.
Acının geçmesi için, önce beynin onun “geçmişte kaldığına” ikna olması gerekir.
Doğanın akışı bize bunu hatırlatır: Hiçbir dalga havada asılı kalmaz, kıyıya vurur ve geri çekilir.

01/02/2026

✨Zarafetin İçindeki Çelik Çekirdek: Ruhsal Dayanıklılık 🌿🛡️
“Bu videoda çok kritik bir psikolojik metafor gizli: Dikkat ederseniz zırh kadının üzerinde değil, sadece aynadaki yansımasında.
✨Ruhsal dayanıklılık (resiliyans) dediğimiz kavram tam olarak budur. Dış dünya ile temasımızda, insan ilişkilerimizde zarif, şefkatli, hatta kırılgan görünebiliriz. Bu bizim insan tarafımızdır.
✨Ancak sağlıklı bir ruhsal yapı, görünürdeki bu yumuşaklığın altında, hayatın zorluklarına karşı sarsılmaz bir ‘içsel zırh’ barındırır. Bu zırh; dışarıya karşı ördüğümüz duvarlar değil, içeride sahip olduğumuz baş etme mekanizmalarımız, öz değerimiz ve sınırlarımızdır.
✨Gerçek güç, dışarıda sertleşmek zorunda kalmadan, içerideki o sağlam çekirdeği koruyabilmektir.

31/01/2026

Freud, uzun yıllar boyunca insan ruhunun tek bir amacı olduğuna inandı: “Haz elde etmek, acıdan kaçınmak.” (Haz İlkesi)
Ancak klinik odasındaki gözlemler ve travmatik deneyimler, onu bu teoriyi sarsan bir gerçeği kabul etmeye zorladı.
İnsanlar, kendilerine acı vermesine rağmen bazı deneyimleri ısrarla, sanki büyülenmiş gibi tekrar ediyordu.
📚 1920: Bir Dönüm Noktası
Freud, “Haz İlkesinin Ötesinde” adlı eserinde bu durumu “Tekrarlama Zorlantısı” (Wiederholungszwang) olarak tanımladı ve kabul etti. Ona göre bu dürtü, haz ilkesinden çok daha ilkel, çok daha güçlü ve “şeytani” bir güçtü.
Zihin;
❌ Hatırlayamadığı,
❌ İşlemleyemediği,
❌ Ve söze dökemediği travmayı,
kontrolü ele geçirmek umuduyla tekrar tekrar eyleme döker.
İlişkilerde yaşadığınız o “hep aynı senaryo” hissi, işte bu köklü psikolojik mekanizmanın eseridir. Seçimleriniz tesadüf değil, bilinçdışının o eski hikayeyi “bu kez mutlu sonla bitirme” çabasıdır.
Ama unutmayın; farkındalık olmadan yapılan her tekrar, sadece eskinin kopyasıdır. İyileşmek, tekrar etmekten vazgeçip hatırlamaya cesaret etmektir.

Uzm. Dr. Fatma Coşar
Psikiyatrist & Psikoterapist

‼️Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır.

☎️ 0 549 782 16 11
📞4447888
📞 0 252 311 99 99
📍 Memorial Bodrum Hastanesi
Müskebi, Bodrum Cad. No:2/2 Bodrum/Muğla
🌍 https://fatmacosar.com
✉️ mail@fatmacosar.com
▶️ Youtube: uzm.dr.fatmacosar

🌟 Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik kapsamında paylaşımlar yoruma kapatılmıştır. Bizimle DM üzerinden ya da telefon numaramız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

31/01/2026

Yine de denemeye değer, eğlenceli görünüyor 🤩
Karar sizin 🤓

Address

Konacık Mahallesi Oğuzhan Caddesi No 30/A Bodrum/Muğla
Bodrum
48480

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Uzm.Dr.Fatma Coşar posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram