15/04/2024
“Her kapı vurulduğu zaman, iki şeyle karşı karşıya kalırsınız. Bu kapı ya açılır, ya açılmaz. Kapının açılıp açılmaması, bir meçhulün bilinip bilinmemesini gerektirir. Bu meçhul, kapının arkasındaki bir şahsiyet. Eğer kapıyı açacak olan, muhitinin ihtiyaçlarının ve şuurunun idrakine sahipse, kapıyı vuranın neci ve ne talep edebileceğini kestirebilen kimsedir. Şüphesiz, bir kapının açılışı, yeni bir hadisenin başlangıcı demektir. Bu hadise her şeyden evvel, kapıyı açan kimsenin ihtiyaçlarının ve arzularının bir yankısı olacaktır. İnsan, psişenin ve maddenin ayrı bir mekânda tatbikatta bulunmasından meydana gelmiş özel bir varlıktır. Yani o, ne psişedir, ne maddedir. Bu yüzden insan, her iki plânın deterministik bağıntıları içerisinde hareket etmek kaderiyle yüklüdür. Kapıyı açacak olan insan, karşısında gene kendisine benzer, kendinden bir şey bulacağını ümit eder. Bazen sadece kapının açılışı bir şey ifade eder. İnsan kapıyı açabilecek iradeye ve kudrete maliktir, fakat açılan kapıdan kendisine doğru akacak olan hadise ve tesirlerin nevini, vasıflarını tayin edecek kudret ve idrakte değildir. Demek oluyor ki, istekleriniz ve cevaplarınız hangi istikametten gelirse gelsin, sizlere en uygun olanı olacaktır.”
Celse : 195
21.05.1966
SADIKLAR PLANI