30/04/2026
Dr. Refik Saydam
Atatürk"ün Sağlık Bakanı, Başbakanı
Soyadının neden saydam olduğuyla başlayalım.
Bakın soyadını veren Atatürk ne diyor?
" Ben ona niçin Saydam dedim? O içi dışı bir,
tertemiz bir insan pırlantasıdır da ondan."
Peyami Safa ne diyor?
" Refik Saydam Anadolunun kanını kurutan,
iliğini emen, çiğerini deşen, gözünün ferini söndüren en büyük düşmanlarının üstüne ne yaman bir hamleyle saldı biliyoruz."
Yaptıklarını anlatırken de ;
"Hıfzıssıhha Kanunu, Hastaneler Talimatnamesi, Kodeks kanunu, Doğum evleri talimatnamesi, Teşkilatı Sıhhıye Kanunu, Laboratuvarlar Kanunu, Doktorlar Kanunu, Tıp Talebe yurdu Teşkişatı, Numune Hastaneleri Teşkilatı, Dispanser Teşkilatı, Aşı ve Serum Laboratuvarı, Leyli Ebe Mektebi, Verem Senatoryumları, Hemşire Mektebi ve
Ankara Hıfzıssıha Müessesesi " diye devam
ediyor Peyami Safa.
Bu çalışmalar sonunda, çiçek hastalığı,
sıtma, verem, trahom, lepra, tifo, tifüs,
difteri, boğmaca, kuduz mücadelesinin
başarıyla yapıldığından bahsediyor
1928 yılında açılan Refik Saydam Hıfzıssıha
Enstitüsünde neler mi yapılmış?
1931 yılında Oral BCG Aşısı
1932 yılında Serum Üretimi
1933 yılında Kuduz Aşısı üretimi
1934 yılında Çiçek Aşısı üretimi
1942 yılında Tifüs Aşısı ve Akrep serumu üretimi
1958 yılında Boğmaca Aşısı üretimi
1965 yılında kuru Çiçek Aşısı üretimi
1970 yılında Fibrinojen, Albümin, ve Gamma globülin üretimi gibi devam ediyordu.
Sonra mı? Tabiiki her başarı gibi o da ödüllendirildi. 2011 yılında kapatıldı.
Halk Sağlığı kurumuna devredildi.
Üzücü olan bütün bu mücadeleyi yapan
Refik Saydam'ı sizin bilmemeniz değil.
Kurtuluş savaşında Atatürk'ün yanında mehmetlerimizin dertleriyle ilgilenen ,
sonra da Sağlık sistemimizin temellerini
atan bu muhteşem insanın adının sağlık
camiasında da unutulması!!!
Ruhu şad, mekanı cennet olsun
Dr. Murat Yapıcı