16/02/2026
Bir duruma “alışmak”, her zaman iyileştiğimiz anlamına gelmez.
Bazen alışmak, sadece bedenin ve zihnin kendini korumak için geliştirdiği bir uyuşma hâlidir.
Alışmak iyileşmek değildir çünkü:
• Duygusal tepki kaybolabilir ama duygu çözülmemiş olabilir
Kişi artık ağlamaz, tepki vermez ama içsel acı hâlâ oradadır.
• Zihin tehdidi görmezden gelmeye çalışır
Bunu “normalleşme” gibi algılarız; oysa zihin kendini kapatmış olabilir.
• Sinir sistemi sürekli stres altında "donma" moduna geçebilir
Bu durum içsel uyuşma, motivasyon düşüklüğü ve hayattan kopma hissi yaratır.
• Kişi kendini ifade etmeyi bırakır
“Alıştım” dediğinde çoğu zaman kastettiği şey, “Artık savaşacak gücüm yok”tur.
Gerçek iyileşme ile uyuşma arasındaki fark nettir:
İyileşmede duygu işlenir; uyuşmada duygu sessizce içerde kalır.
Kendimize “Alıştım mı, yoksa hissetmeyi mi bıraktım?” sorusunu sormak bu nedenle çok önemli bir farkındalıktır.